Kişisel Verileriniz İhlal Edildi Ama Takipsizlik Kararı mı Verildi?
Kişisel verilerinizin hukuka aykırı şekilde kaydedildiğini veya paylaşıldığını düşünüp suç duyurusunda bulunduysanız ve savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiyse, bunun hakkınızın ihlal edildiği anlamına gelip gelmediğini merak edebilirsiniz. Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, bu konuda önemli bir ayrımı netleştiriyor.
Olayın Özeti
Bir emniyet mensubu hakkında, meslektaşları tarafından dini inancına ve alışkanlıklarına göre fişlendiği iddiasıyla haberler yayımlanmıştır. Kişi, bu iddialar üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunmuş, ancak yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, itirazı da reddedilmiştir. Kişi, kişisel verilerinin korunması hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuştur.
Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi
AYM, devletin kişisel verilerin korunması hakkı kapsamında, üçüncü kişilerin saldırılarını önlemek ve etkili bir yargısal sistem kurmak yönünde pozitif yükümlülüğü bulunduğunu belirtmiştir. Ancak bu yükümlülüğün her durumda ceza soruşturması açılmasını veya faillerin cezalandırılmasını zorunlu kılmadığını, önemli olanın bağımsız, özenli, süratli ve etkili bir soruşturma yürütülmesi ve sonucun ilgili ve yeterli gerekçeyle açıklanması olduğunu vurgulamıştır.
Somut olayda savcılığın, tarafların ifadelerini aldığı, delilleri incelediği ve gerekçeli bir sonuca ulaştığı tespit edilmiştir. AYM, ayrıca başvurucunun kişilik haklarına yönelik iddialarını hukuk veya idari yargıda tazminat davası yoluyla da ileri sürebileceğini belirterek, kişisel verilerin korunması hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme suçu, Türk Ceza Kanunu m.135 hükmünde düzenlenir; verileri hukuka aykırı verme veya ele geçirme ise TCK m.136 kapsamındadır.
Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, iç hukuk yollarının tüketilmesinden itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresi ise on beş gündür. Tazminat davası açma süresi ise haksız fiilin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her halde on yıldır.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresi tebliğden itibaren on beş gün olarak uygulanır; bu süre içinde itiraz edilmezse karar kesinleşir. Tazminat davası açma süresi ise haksız fiilin öğrenilmesinden itibaren on yıl olabilir.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Kişisel verilerinizin ihlal edildiği iddianızla ilgili savcılık kovuşturmaya yer olmadığı kararı verse bile, bu tek başına hakkınızın ihlal edildiği anlamına gelmez. Önemli olan soruşturmanın gerçekten özenli ve gerekçeli yürütülmüş olmasıdır. Soruşturma sonucundan tatmin olmasanız bile, hukuk veya idari yargıda tazminat davası açma yolunuz her zaman açıktır.
Sonuç Değil Sürecin Etkinliği Önemlidir
Devletin yükümlülüğü, her soruşturmanın mahkumiyetle sonuçlanmasını değil, gerçekten özenli ve etkili yürütülmesini sağlamaktır.
Takipsizlik Kararı Tek Başına İhlal Sayılmaz
Soruşturma usulüne uygun ve gerekçeli yürütüldüyse, kovuşturmaya yer olmadığı kararı hak ihlali oluşturmaz.
Hukuk ve İdari Yargı Yolu Her Zaman Açıktır
Ceza soruşturması sonuçsuz kalsa bile, kişilik haklarınıza yönelik zararınız için ayrıca tazminat davası açabilirsiniz.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Anayasa Mahkemesi | 2015/19298 | Bireysel Başvuru | 08.05.2019 | Kişisel veri ihlali iddiasında etkili soruşturma yükümlülüğünün kapsamı |
Kişisel Verilerinizin İhlal Edildiğini mi Düşünüyorsunuz?
Hukuki yollarınızı birlikte değerlendirelim.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSIKÇA SORULAN SORULAR
-
Kişisel verilerimin usulsüz kaydedildiğini veya fişlendiğimi düşünerek şikayetçi olursam savcılık mutlaka dava açmak zorunda mıdır?
Hayır, zorunda değildir. Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, devletin bu konudaki görevi kesin bir ceza davası açılması (sonuç yükümlülüğü) değil; bağımsız, süratli ve etkili bir soruşturma yürütülmesidir (araç yükümlülüğü). Savcılık şikayetiniz üzerine tarafları dinler, delilleri toplar ve ulaştığı hukuki sonucu yeterli/mantıklı bir gerekçeyle açıklayarak takipsizlik (kovuşturmaya yer olmadığına dair) kararı verebilir.
-
Kişisel veri ihlallerine karşı devletin ‘pozitif yükümlülüğü’ tam olarak ne anlama gelir?
Devletin pozitif yükümlülüğü, sadece kendisinin vatandaşa ait verileri hukuka aykırı şekilde kaydetmemesini değil, aynı zamanda üçüncü kişilerin (iş arkadaşları, yöneticiler veya yabancılar) vatandaşın kişisel verilerine saldırmasını engelleyecek koruyucu yasalar çıkarmasını ve ihlal durumunda etkili işleyen adli/idari mekanizmalar (mahkemeler, kurullar) sunmasını ifade eder.
-
Kişisel veri ihlali veya fişleme iddiasıyla açılan ceza soruşturması takipsizlikle sonuçlanırsa hak arama sürecim biter mi?
Kesinlikle bitmez. AYM’nin Ali ÇIĞIR kararında da açıkça hatırlatıldığı üzere, ceza soruşturmasının takipsizlikle bitmesi tüm yolların kapandığı anlamına gelmez. Kişilik hakları zedelenen ve verileri usulsüz kullanılan bireyler, adli yargıda (Asliye Hukuk Mahkemesi) tazminat davası veya kamu görevlisi iseler idari yargıda (İdare Mahkemesi) devlet aleyhine ‘tam yargı’ davası açarak maddi ve manevi zararlarının ödenmesini talep edebilirler.
-
Kişisel verilerin korunması hakkı kapsamında Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bir başvuru hangi durumlarda ‘açıkça dayanaktan yoksun’ bulunur?
Eğer yerel mahkemeler veya cumhuriyet başsavcılıkları somut olayda yasal usul kurallarına tamamen uymuş, başvurucunun iddialarını detaylıca incelemiş, gerekli delilleri toplamış ve verdiği kararı anayasal hakları zedelemeyecek şekilde hukuki gerekçelere oturtmuşsa, AYM ortada incelenmesi gereken anayasal bir ihlal kalmadığına hükmeder ve başvuruyu ‘açıkça dayanaktan yoksun’ bularak reddeder.
-
İş yerinde kişisel veri güvenliğimi korumak ve olası bir ihlalde yasal haklarımı kullanmak için ne yapmalıyım?
Böyle bir durum sezinlediğinizde veya öğrendiğinizde, öncelikle ihlale konu olan belgelerin, ekran görüntülerinin veya dijital kayıtların somut delillerini güvence altına almalısınız. Ardından yasal hak düşürücü süreleri kaçırmadan Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmalı ve eş zamanlı olarak Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na (KVKK) şikayette bulunarak idari süreçleri tetiklemelisiniz.

