Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Meslek Hastalığı Tazminatına Yargıtay’dan Önemli Karar

Giriş ve Olayın Özeti

İş sağlığı ve güvenliği, çalışanların en temel haklarından biri olup, meslek hastalıkları bu hakkın ihlal edildiği durumların başında gelmektedir. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, iş hukuku alanındaki güncel gelişmeleri ve Yargıtay kararlarını yakından takip ederek müvekkillerimizi bilgilendirmeyi görev edindik. Bu bağlamda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2023/14467 E., 2024/12362 K. sayılı kararı, meslek hastalığı nedeniyle açılan maddi tazminat davalarında önemli bir emsal teşkil etmektedir.

Davacı, davalı iş yerinde ocakçı olarak çalışırken, 2016 yılında “mesleki silikoz” tanısı almış ve sonrasında “pnömokonyoz ve alüminyum intoksikasyonu” hastalıkları da teşhis edilmiştir. Davacı vekili, davalı iş yerindeki çalışma koşullarının bu hastalıklara yol açtığını belirterek, manevi tazminat hakkı saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi ve istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesi, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu (YSK) ve Adli Tıp Kurumu (ATK) raporlarında maluliyet oranının %0 (sıfır) olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, ATK 3. İhtisas Kurulu Raporu’nda pnömokonyoz ve alüminyum intoksikasyonu hastalıklarının mesleki olduğunun belirtilmesine rağmen, maluliyet oranının %0 çıkmasının hatalı olduğunu, davacının akciğerlerinin iflas etme noktasına geldiğini, hastalıklarının ilerleyici nitelikte olduğunu ve YSK ile ATK raporları arasında çelişki bulunması nedeniyle dosyanın ATK Üst Kurulu’na gönderilmesi gerektiğini savunmuştur.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yapılan ön inceleme ve dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını bozmuştur. Yargıtay, uyuşmazlığın meslek hastalığı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğunu vurgulamıştır. Dosyadaki çeşitli raporlarda davacının mesleki hastalık tanısı aldığı, ancak sürekli iş göremezlik oranının %0 olarak tespit edildiği görülmüştür.

Yargıtay’ın bozma gerekçeleri şu başlıklar altında toplanabilir:

  • Sürekli İş Göremezlik Oranının Kesin Tespiti: Mahkemece yapılması gerekenin, sürekli iş göremezlik oranının her türlü şüpheden uzak bir şekilde belirlenmesi olduğu belirtilmiştir. Bu amaçla, davacıya, SGK ve işvereni davalı olarak göstererek maluliyet oranının tespiti davası açması için önel verilmesi, bu davanın sonucunun beklenmesi ve tespit edilecek kesin orana göre tazminatın belirlenmesi gerekmektedir.
  • Geçici İş Göremezlik Tazminatı: İş göremezlik oranının %0 olması halinde dahi, geçici iş göremezlik dönemi için %100 oranında geçici iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmamış olması hatalı bulunmuştur.
  • Kusur Oranlarının Belirlenmemesi: Tarafların kusur oran ve aidiyetlerinin belirlenmemiş olması da isabetsizlik olarak değerlendirilmiştir.

Bu sebeplerle Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararını ortadan kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur.

Yorum

Yargıtay’ın bu kararı, meslek hastalığı tazminat davalarında maluliyet oranının tespitinin ne denli kritik ve titizlikle yapılması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur. Karar, özellikle şu noktaların altını çizmektedir:

  • Uzman Raporlarının Önemi ve Çelişkilerin Giderilmesi: Farklı sağlık kurullarından (SGK, YSK, ATK) gelen raporlar arasında çelişki bulunması durumunda, en üst karar mercii olan ATK Üst Kurulu gibi yetkin bir kuruma başvurulması ve bu çelişkilerin giderilmesi hayati önem taşımaktadır. Yargıtay, maluliyet oranının “her türlü şüpheden uzak” bir şekilde belirlenmesini şart koşmuştur.
  • Ayrı Dava Açma Zorunluluğu: Yargıtay’ın, maluliyet oranının tespiti için davacıya ayrı bir dava açması için önel vermesi, bu tür davalarda ispat yükünün ve sürecin karmaşıklığının bir göstergesidir. Bu durum, meslek hastalığı iddiasında bulunan işçilerin ve vekillerinin izlemesi gereken hukuki yolu netleştirmektedir.
  • Geçici İş Göremezlik Tazminatı: Sürekli iş göremezlik oranının %0 çıkması durumunda dahi, meslek hastalığı teşhisi konulan bir dönemde işçinin çalışamaması nedeniyle uğradığı geçici iş göremezliğin tazmin edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu, işçinin hak kaybı yaşamaması adına önemli bir detaydır.
  • Kusur Tespiti: İşverenlerin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin, dolayısıyla kusur oranının tespiti, tazminat miktarının belirlenmesinde temel unsurlardan biridir. Yargıtay, bu konudaki eksikliği de bozma nedeni sayarak, işverenin sorumluluğunun detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bu karar, meslek hastalığı mağduru işçilerin hak arayışlarında izlenmesi gereken yolu daha da güçlendirmekte ve ilgili süreçlerin eksiksiz yürütülmesinin önemini vurgulamaktadır. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, meslek hastalığı ve iş kazası davalarında müvekkillerimize en doğru hukuki desteği sunmak için uzman ekibimizle her zaman hazırız.

Karar Künyesi

  • Mahkemesi: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
  • Sayısı: 2023/1699 E., 2023/1530 K.
  • İlk Derece Mahkemesi: İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi
  • Sayısı: 2018/309 E., 2023/531 K.
  • Yargıtay Kararı: T.C. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/14467 E., 2024/12362 K.
  • Karar Tarihi: 04.12.2024

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin, meslek hastalığına yakalanan çalışanların sürekli iş göremezlik oranlarının kesin tespiti, raporlar arası çelişkiler ve geçici iş göremezlik tazminat haklarına ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:

  • Meslek hastalığı nedeniyle açılan tazminat davasında maluliyet oranının %0 çıkması davanın reddini mi gerektirir?

    Hayır, doğrudan reddini gerektirir. Yargıtay’ın emsal kararına göre, Sosyal Güvenlik Kurumu veya Adli Tıp Kurumu raporlarında sürekli iş göremezlik (maluliyet) oranının %0 olarak belirlenmesi durumunda dahi yerel mahkeme davayı hemen reddedemez. İşçinin hastalık tanısı aldığı dönemdeki geçici iş göremezlik tazminatı hakları ile tarafların kusur durumları mutlaka incelenmelidir.

  • Sağlık kurulu ve Adli Tıp raporları arasında maluliyet yönünden çelişki varsa mahkeme ne yapmalıdır?

    Mahkeme, maluliyet oranını hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak netlikte saptamak zorundadır. Raporlar arasında çelişki bulunması halinde, davacı işçiye SGK ve işvereni davalı göstererek bağımsız bir ‘maluliyet oranının tespiti davası’ açması için uygun bir süre (önel) verilmelidir. Bu tespit davasının kesin sonucu bekletici mesele yapılarak tazminat davası yürütülmelidir.

  • Sürekli iş göremezlik oranı sıfır olan bir işçi hangi durumlarda geçici iş göremezlik tazminatı alabilir?

    İşçinin meslek hastalığı (örneğin silikozis veya pnömokonyoz) nedeniyle tedavi gördüğü, istirahatli olduğu ve fiilen çalışamadığı belirli bir geçici dönem mevcutsa, sürekli iş göremezliği bulunmasa dahi bu ara dönem için %100 oranında geçici iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmalıdır. Bu tazminatın hesaplanmaması açık bir bozma nedenidir.

  • Emsal davaya konu olan ocakçı işçinin yakalandığı meslek hastalıkları nelerdir?

    Davacı işçi, davalıya ait iş yerinde ocakçı statüsünde çalışırken maruz kaldığı ağır çalışma koşulları nedeniyle ilk olarak 2016 yılında ‘mesleki silikoz’ tanısı almıştır. İlerleyen süreçteki sağlık tetkiklerinde ise işçiye ayrıca ‘pnömokonyoz ve alüminyum intoksikasyonu’ hastalıklarının teşhisi konulmuştur.

  • Meslek hastalığı tazminatına ilişkin bu emsal bozma hükmünün karar künyesi nedir?

    İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi ile İstanbul BAM 50. Hukuk Dairesi süreçlerinin ardından son denetimi gerçekleştiren Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 04.12.2024 tarihinde 2023/14467 Esas ve 2024/12362 Karar sayılı ilamıyla yerel mahkemenin ret hükmünü hukuka aykırı bularak bozmuştur.

İLGİLİ YAZILAR