Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Elektrik Çarpması Tazminatında Kusura Yargıtay’dan Önemli Karar

Giriş ve Olayın Özeti

Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, hukuki gelişmeleri ve Yargıtay içtihatlarını müvekkillerimizle ve kamuoyuyla paylaşmaya devam ediyoruz. Bu makalemizde, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin elektrik çarpması sonucu meydana gelen ölüm olayında elektrik dağıtım şirketinin sorumluluğunu ele alan önemli bir kararını inceleyeceğiz.

Olay, 31.05.2005 tarihinde, elektrik direğindeki bir arızayı gidermek üzere direğe çıkan 18 yaşındaki bir şahsın elektrik çarpması sonucu hayatını kaybetmesiyle gelişmiştir. Hayatını kaybeden desteğin eşi ve çocuğu, davalı elektrik dağıtım şirketine karşı maddi ve manevi tazminat davası açmıştır. Davacılar, şirket tarafından gerekli güvenlik önlemlerinin alınmamasını ve ağır özen yükümlülüğünün ihlalini ileri sürmüştür. Davalı ise, davanın zamanaşımına uğradığını, yetkisizlik iddiasını ve ölenin kendi kusuruyla olaya sebebiyet verdiğini savunmuştur.

Yargılama süreci oldukça inişli çıkışlı seyretmiştir. İlk derece mahkemesi, davacı vekilinin bilirkişi ücretini yatırmaması gerekçesiyle davayı reddetmiş; ancak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın esasına girilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Bozma sonrası ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak davalı şirketin kusuru olmadığı gerekçesiyle davayı tekrar reddetmiştir. Bu karar üzerine yapılan temyiz incelemesinde ise, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ilk olarak mahkeme hükmünü onamış, murisin olayda tamamen kusurlu olduğunu belirtmiştir. Ancak davacılar vekilinin karar düzeltme talebi üzerine dosya yeniden incelenmiştir.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, karar düzeltme incelemesinde, uyuşmazlığın desteğin ölümünden davalı elektrik şirketinin sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplandığını ifade etmiştir. Kararda, Türk Borçlar Kanunu’nun 69. maddesi (eski Borçlar Kanunu m.58) uyarınca bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikinin, bunların yapımındaki eksikliklerden veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararları gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Elektrik tesislerinin de yapı eseri niteliğinde olduğu ve malikin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk türlerinden “olağan sebep sorumluluğu” olduğu vurgulanmıştır. Bu durumda, zararla tesisin faaliyeti arasında uygun illiyet bağı ve hukuka aykırılık unsurları gerçekleştiğinde, kusur aranmaksızın sorumluluk doğacağı kabul edilmiştir. Malik, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir.

Kararda ayrıca, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin 5. maddesine atıf yapılarak, kuvvetli akım tesislerinin cana ve mala zarar vermeyecek şekilde yapılması ve emniyet mesafeleri ile koruma önlemlerinin sağlanması gerektiği belirtilmiştir. Davalı elektrik dağıtım şirketinin, “ağır özen yükümlülüğü” kapsamında gerekli güvenlik uzaklıklarına uymak, uyarı levhaları koymak ve tesislerin can ve mal güvenliğine zarar vermemesi için periyodik kontrolleri yapmakla yükümlü olduğu açıkça ifade edilmiştir.

Somut olayın incelenmesinde; olay yeri inceleme raporları ve bilirkişi raporları, elektrik direğinde uyarıcı levhanın olmadığı, direğe çıkılmasını engelleyici korkuluğun eğik olduğu ve direğin yerleşim alanı içinde herkesin kolaylıkla çıkabileceği bir durumda bulunduğunu göstermiştir. Yargıtay, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun, olaydan dört yıl sonra yapılan keşfe dayanması ve bu önemli delilleri göz ardı etmesi nedeniyle yetersiz olduğuna hükmetmiştir.

Yargıtay, davacıların murisinin olay tarihinde 18 yaşında yetişkin biri olarak elektrik direğine çıkmakta kusurlu olsa dahi, davalı elektrik dağıtım şirketinin ağır özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin açık olduğunu belirtmiştir. Davalının gerekli güvenlik önlemlerini almamasının, murisin ölümünden tamamen kusursuz olduğundan söz edilemeyeceği sonucunu doğurduğu ifade edilmiştir. Murisin direğe çıkmış olmasının davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, ancak tazminatın kapsamı ve miktarının belirlenmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmıştır.

Bu gerekçelerle Yargıtay, önceki onama kararını kaldırarak, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuş; davalının ağır özen yükümlülüğüne aykırı davrandığının kabulü ile desteğin ve davalının kusur oranlarının yeniden belirlenerek bir karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Yorum

Yargıtay’ın bu kararı, elektrik dağıtım şirketlerinin ve benzeri riskli altyapı hizmeti sunan kurumların, “ağır özen yükümlülüğü” altındaki sorumluluklarının ne denli titizlikle değerlendirilmesi gerektiğine dair önemli bir içtihat niteliğindedir. Karar, kusursuz sorumluluk ilkesinin uygulama alanını genişletmekte ve yapı maliklerinin, tesislerinin güvenliğini sağlamak konusundaki yükümlülüklerini bir kez daha hatırlatmaktadır. Özellikle, zarar görenin kısmi kusurunun dahi, hizmet sağlayıcının sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmayacağı, yalnızca tazminat miktarının belirlenmesinde bir etken olacağı ilkesi, vatandaşların haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu karar, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarının yargılamanın seyrini nasıl etkileyebileceğini de gözler önüne sermektedir. Hakkaniyetli bir sonuca ulaşılabilmesi için delillerin eksiksiz ve doğru bir şekilde değerlendirilmesinin zaruri olduğu vurgulanmıştır. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, bu tür kararların, benzer mağduriyetlerin önlenmesi ve adil tazminat taleplerinin karşılanması yolunda emsal teşkil ettiğine inanıyoruz.

Karar Künyesi

  • T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2015/13694
  • Karar No: 2016/2152
  • Karar Tarihi: 18.02.2016

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Elektrik çarpması sonucu ölüm vakalarında dağıtım şirketinin sorumluluğu nedir?

    Yargıtay’a göre elektrik tesisleri yapı eseri niteliğindedir ve malikinin sorumluluğu ‘olağan sebep sorumluluğu’ yani kusursuz sorumluluktur. Şirket, tesisin güvenliğinden ağır özen yükümlülüğü kapsamında sorumludur.

  • Ölen kişinin kendi kusuru elektrik şirketinin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırır mı?

    Hayır, ölen kişinin kusurlu olması şirketin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz. Bu durum sadece tazminat miktarının belirlenmesinde indirim sebebi olarak dikkate alınır.

  • Elektrik direklerinde hangi güvenlik önlemlerinin bulunması zorunludur?

    Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği uyarınca direklerde uyarı levhaları bulunmalı, tırmanmayı engelleyici korkuluklar sağlam olmalı ve tesisler can güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde periyodik kontrol edilmelidir.

İLGİLİ YAZILAR