Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Ölen Sanatçının Hayatını Anlatan Film Ailesinin Hakkını İhlal Eder mi?

Ünlü bir sanatçının ölümünden yıllar sonra hayatı film olduğunda, ailesi kurgulanmış sahneler yüzünden kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürebilir mi? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 14.05.2026 tarihli kararında davanın tümden reddini hatalı buldu.

Pratik uyarı

Bir film veya dizi nedeniyle kişilik hakkınızın zedelendiğini düşünüyorsanız, rıza vermediğinizi gösteren yazışmaları ve filmin toplumda gerçek hikâye olarak tanıtıldığını gösteren basın içeriklerini saklayın.

Olayın Özeti

Davacılar, 2000 yılında vefat eden bir sanatçının yasal mirasçılarıdır. Sanatçının hayatını konu alan bir sinema filminin çekileceği basında duyurulunca film yapımcısına muvafakat vermediklerini bildirdiler. Buna rağmen filmin 07.02.2020 tarihinde vizyona gireceğine ilişkin afişler ve tanıtım videoları yayınlandı.

Mirasçılar, filmdeki olayların gerçeğe aykırı olduğunu, sanatçının ölene kadar yanında bulunan ailesine yer verilmediğini ve kurgu karakterlerle yok sayıldıklarını ileri sürdü. Kişilik haklarına saldırının tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını, kınama kararı verilmesini ve 1 TL manevi tazminat istedi.

İlk derece mahkemesi filmin kurgu olduğunu, sanatçının gerçek yaşamından değil tasarlanmış bir karakterin öyküsünden esinlendiğini belirterek davayı reddetti. Bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu reddetti.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin Değerlendirmesi

Daire, davanın iki temel hakkın çatışmasına dayandığını belirtti: kişilik hakları ile sanatsal ifade özgürlüğü. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesine göre kişilik hakkına saldırı, rıza, üstün bir özel ya da kamusal yarar veya kanunun verdiği yetki ile haklı kılınmadıkça hukuka aykırıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi manevi tazminat ve kınama gibi giderim biçimlerini düzenler.

Çatışan değerler arasında temel ölçütün kamu yararı olduğunu vurgulayan Daire, somut olayda şunları tespit etti: filmin çekilmesine ve yayınlanmasına mirasçıların rızası yoktu ve bu durum davalıca biliniyordu. Toplum filmi sanatçının hayat hikâyesi olarak biliyordu. Filmde sanatçının özel hayatına dair gerçekliği bilinmeyen kurgusal karakterlere ve olaylara yer verilmişti.

Daire, özel hayata dair sahneler içeren filmin yapılmasında ve yayınlanmasında üstün tutulması gereken bir kamu yararının bulunmadığını kabul etti. Toplumda değer görmüş bir kişinin itibarını zedeleyebilecek kurgulama sahnelerle davacıların kişilik haklarının zarar gördüğünü ve çatışan değerlerden aile hayatı ile özel yaşama saygı hakkına üstünlük tanınması gerektiğini belirtti.

Bu nedenle davanın tümden reddedilmesi usul ve yasaya aykırıydı. Daire kararı oy çokluğuyla bozdu. Bir üye karşı oy kullanarak onama görüşünü savundu.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Karar, ünlü bir kişinin hayatını konu alan filmin kurgu diye sunulmasının tek başına sorumluluktan kurtarmadığını gösteriyor. Toplum filmi gerçek kişinin hayat hikâyesi olarak algılıyorsa, kurgusal sahnelerin ailenin kişilik haklarına etkisi ayrıca incelenir.

Karar dosyanın sonucunu belirlemiyor. Daire yalnızca davanın tümden reddedilmesini hatalı buldu. Dosya ilk derece mahkemesine döndü ve manevi tazminat ile diğer taleplerin kabul edilip edilmeyeceği yeniden değerlendirilecek.

Filmden etkilenen aileler için bu karar, rızanın alınmadığını, filmin toplumda gerçek hayat hikâyesi olarak algılandığını ve özel hayata ilişkin kurgusal sahnelerin bulunduğunu belgelemenin önemini gösteriyor.

1

Kurgu demek yetmez

Toplum filmi gerçek kişinin hayat hikâyesi olarak biliyorsa, kurgusal sahneler ailenin kişilik haklarına saldırı sayılabilir.

2

Üstün kamu yararı aranır

Özel hayata dair sahneler içeren filmin yayınlanmasında üstün tutulması gereken bir kamu yararı bulunmadığı kabul edildi.

3

Dava sonuçlanmadı

Yargıtay yalnızca davanın tümden reddini hatalı buldu; tazminat ve diğer talepler yeniden incelenecek.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi2023/60722026/585314.05.2026Ölen sanatçının hayatını konu alan filmde mirasçıların kişilik haklarına saldırı iddiası

Kişilik Haklarınız İhlal Edildi mi?

Dosyanızı birlikte değerlendirelim.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

Sıkça Sorulan Sorular

  • Ölen kişinin ailesi film nedeniyle dava açabilir mi?

    Bu dosyada mirasçılar manevi tazminat ve saldırının önlenmesi için dava açtı. Yargıtay, davanın tümden reddini hatalı buldu ve dosyayı yeniden inceleme için geri gönderdi.

  • Film kurgu ise kişilik hakkı ihlal edilmiş sayılmaz mı?

    Yargıtay’a göre toplum filmi sanatçının hayat hikâyesi olarak biliyorsa ve özel hayata dair kurgusal sahneler varsa ailenin kişilik haklarına zarar verildiği kabul edilebilir.

  • Sanatsal ifade özgürlüğü kişilik haklarının önüne geçer mi?

    İki hak çatıştığında temel ölçüt kamu yararıdır. Bu dosyada Daire, aile hayatı ile özel yaşama saygı hakkına üstünlük tanınması gerektiğini belirtti.

İLGİLİ YAZILAR