Tüketici Hakem Heyeti Kararına İtiraz Nasıl Edilir, Avukat Masrafını Ben mi Öderim?
Tüketici Hakem Heyeti kararına razı değilseniz, buna itiraz etmeniz mümkün. Ama bu davayı kaybederseniz karşı tarafın avukatlık ücretini ödeyip ödemeyeceğiniz merak edilen bir konu.
İtiraz için aranan kesin süreleri, itiraz davasında arabulucuya gidilip gidilmeyeceğini ve tüketici mahkemesindeki yargılama usulünü anlatıyoruz.
Tüketici Hakem Heyeti Kararına İtirazın Hukuki Altyapısı ve Kesin Süreler
| Konu | Kural |
|---|---|
| İtiraz süresi | Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta |
| İtiraz mercii | Hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesi |
| İtirazın icraya etkisi | İcrayı kendiliğinden durdurmaz; hâkim talep üzerine tedbir yoluyla durdurabilir |
| Mahkeme kararının niteliği | İtiraz üzerine tüketici mahkemesinin verdiği karar kesindir |
| Vekâlet ücreti | Tüketici hakem heyetleri vekâlet ücretine hükmedemez |
Hakem heyeti kararları tarafları bağlar ve İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yerine getirilir; yani lehe çıkan karar doğrudan icra takibine konulabilir.
Tüketici Hakem Heyetleri, mahkemelerin iş yükünü azaltmak ve uyuşmazlıkları hızlıca çözmek için kurulmuş idari merciler olsa da, verdikleri kararlar mahkeme ilamı gücündedir ve tarafları kesin olarak bağlar. Ancak bu kararlar tartışılamaz veya itiraz edilemez değildir. Gerek tüketici olarak siz gerekse aleyhine karar verilen satıcı/sağlayıcı firma, hakem heyetinin verdiği kararın haksız veya hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsa yargı yoluna (mahkemeye) başvurma hakkına sahiptir.
6502 sayılı Kanun’un 70. maddesinin 3. fıkrası ve Yönetmeliğin 27. maddesi, itirazın nerede ve ne kadar süre içinde yapılacağını çok kesin kurallara bağlamıştır:
| İtiraz Edilecek Yetkili Mahkeme | Tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı yapılacak itirazlar, kararı veren tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki veya doğrudan tüketicinin yerleşim yerinin (ikametgâhının) bulunduğu yerdeki Tüketici Mahkemesine yapılır. Bu, tüketici nerede yaşıyorsa mahkemenin de orada olmasını sağlayan büyük bir yasal kolaylıktır. |
| İtiraz Süresi (2 Hafta Kuralı) | Karara itiraz etmek isteyen taraf (siz veya şirket), kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz davasını açmak zorundadır. (Önemli Not: Eski mevzuatta bu süre 15 gün iken, 7499 sayılı Kanun ile yapılan güncel yasal değişiklikle süre kesin olarak “iki hafta” olarak belirlenmiştir). Bu süre “hak düşürücü” bir süredir; iki hafta geçtikten sonra dava açılırsa, mahkeme davanın süreden reddine karar verir. |
İtiraz Davası Açılması İcrayı (Paranın Ödenmesini) Durdurur Mu?
Tüketicilerin en sık sorduğu sorulardan biri şudur: “Hakem heyetini kazandım, şirket mahkemeye itiraz davası açtı. Paramı almak için mahkemenin bitmesini beklemek zorunda mıyım?”
Kanunun bu konudaki yanıtı tüketicinin yüzünü güldürecek niteliktedir. 6502 sayılı Kanun’un 70. maddesinin 3. fıkrasına göre; İtiraz, tüketici hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Yani şirket itiraz davası açmış olsa bile, elinizdeki lehe hakem heyeti kararıyla İcra Müdürlüğüne giderek şirket aleyhine icra takibi başlatabilir ve paranızı tahsil edebilirsiniz.
Ancak burada bir istisna vardır: Şirket, Tüketici Mahkemesine dava açarken hâkimden “İcranın durdurulması” yönünde bir “İhtiyati Tedbir” talep edebilir. Ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketici hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Hâkim bu tedbir kararını vermediği sürece icra işlemleri son hızla devam eder.
Zorunlu Arabuluculuk İstisnası: İtiraz Davasında Arabulucuya Gidilir Mi?
Günümüzde Tüketici Mahkemelerinde dava açmadan önce “Zorunlu Arabuluculuk” bürosuna başvurmak kanuni bir dava şartı hâline getirilmiştir (6502 sayılı Kanun m. 73/A). Birçok kişi, hakem heyeti kararına itiraz ederken de önce arabulucuya gitmesi gerektiğini zannederek hata yapmaktadır.
Ancak 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar için dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin KESİNLİKLE UYGULANMAYACAĞINI açıkça hüküm altına almıştır. Yani hakem heyeti kararını iptal ettirmek isteyen taraf, arabuluculukla vakit kaybetmeden doğrudan Tüketici Mahkemesine itiraz davası açmalıdır. Yanlışlıkla arabulucuya başvurulması, 2 haftalık kesin dava açma süresinin kaçırılmasına ve hakkın tamamen kaybedilmesine yol açabilir.
Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.
İtiraz Davasını Tüketici Kaybederse Karşı Tarafın Avukat Masrafını (Vekâlet Ücretini) Öder Mi?
İşte bu makalenin en can alıcı noktası ve dev şirketlerin tüketicileri korkutmak için kullandığı en büyük silaha gelmiş bulunuyoruz. Diyelim ki ayıplı bir ürün için Hakem Heyetine başvurdunuz ve lehinize 10.000 TL iade kararı çıktı.
Şirket, kararı iptal ettirmek için 2 hafta içinde Tüketici Mahkemesinde dava açtı. Mahkemede yapılan yargılama sonucunda, tüketici olarak siz davayı kaybettiniz ve lehinize olan heyet kararı iptal edildi. Bu durumda şirket avukatının 15.000-20.000 TL’yi bulan “maktu (sabit)” avukatlık ücretini siz mi ödeyeceksiniz?
Kanun koyucu, tüketicinin hak arama hürriyetinin bu yüksek avukatlık ücretleri tehdidiyle engellenmesini (chilling effect/caydırıcı etki) önlemek için 6502 sayılı Kanun’un 70. maddesinin 6. fıkrası ile dünyada eşine az rastlanır türden bir koruma kalkanı yaratmıştır. Bu devasa güvence iki ana sütuna dayanır:
1. Maktu (Yüksek ve Sabit) Değil, Nispi (Oransal ve Düşük) Vekâlet Ücreti Kuralı
Tüketici hakem heyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın iptali durumunda mahkemece tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nispi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir. Yönetmelik açıkça “Tarifenin maktu vekâlete ilişkin hükümleri uygulanmaz” der.
Bunun anlamı şudur: Uyuşmazlık bedeli 5.000 TL ise, mahkemede davayı kaybetseniz bile karşı tarafın avukatına on binlerce liralık sabit (maktu) ücret ödemezsiniz. Sadece o 5.000 TL’nin yasada belirlenen çok küçük bir yüzdesi (nispi oran) kadar avukatlık ücreti ödersiniz. Bu da uyuşmazlık bedeline oranlandığında tüketicinin belini bükmeyecek, son derece cüzi bir rakamdır. Dev şirketler sizi fahiş avukatlık masraflarıyla korkutamaz.
2. Altın İstisna: Şirket Belge Sakladıysa “SIFIR” Avukatlık ve Yargılama Masrafı Kuralı
Tüketicilerin en çok bilmesi gereken büyük yasal sır buradadır. Şirketler genellikle hakem heyeti sürecini ciddiye almaz, savunma vermez veya ellerindeki belgeleri (teslim tutanağı, sözleşme vb.) hakem heyetine sunmazlar. Heyet de belge olmadığı için haklı olarak tüketici lehine karar verir. Şirket daha sonra Tüketici Mahkemesinde dava açıp, hakem heyetinden sakladığı o belgeyi mahkemeye sunar ve davayı kazanır.
Eskiden tüketiciler bu “pusu” taktiği yüzünden mağdur oluyordu. Ancak 6502 sayılı Kanun’un 70/6. fıkrasına eklenen şu emredici amir hüküm, şirketlerin bu pusu kurma kurnazlığını yerle bir etmiştir: “Ancak, mevcut olduğu hâlde tüketici hakem heyetine sunulmayan bir bilgi veya belgenin tüketici mahkemesine sunulması nedeniyle kararın iptali hâlinde tüketici aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine HÜKMEDİLEMEZ.”.
Eğer şirket, kendi ihmaliyle hakem heyetine sunmadığı bir belgeyi ilk kez mahkemeye sunarak sizin kazandığınız kararı iptal ettirdiyse; mahkeme masraflarının, harçların, bilirkişi ücretlerinin ve karşı taraf avukatlık ücretinin BİR KURUŞUNU DAHİ ÖDEMEZSİNİZ! Şirket davayı kazanmış olsa bile kendi avukatlık ücretini ve mahkeme masrafını kendi cebinden ödemek zorundadır. Tüketici aleyhine tek bir kuruş masraf çıkarılamaz.
Tüketici Mahkemesindeki İtiraz Yargılamasının Usulü ve Kararın Kesinliği
Hakem heyeti kararına itiraz üzerine Tüketici Mahkemesinde görülen dava, basit yargılama usulüne tabidir. Mahkeme her zaman duruşma açmak zorunda değildir; kanun koyucu mahkemeye evrak üzerinden hızlı karar verme yetkisi tanımıştır.
6502 sayılı Kanun’un 70. maddesinin 4. fıkrası uyarınca; itiraz olunan kararın esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı itirazın kabul edilmesi gerektiği veya kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılamayı gerektirmediği takdirde, tüketici mahkemesi evrak üzerinde kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir. Tarafların kimliklerindeki veya ticari unvanlarındaki basit harf ve hesap hataları da bu yolla mahkemece doğrudan düzeltilerek karar onanabilir.
Karar Kesindir (Temyiz Edilemez): Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine Tüketici Mahkemesinin vereceği karar KESİNDİR. Tüketici Mahkemesinin verdiği bu karar karşısında Bölge Adliye Mahkemesine (İstinaf) veya Yargıtay’a (Temyiz) başvurulamaz. Adalet mekanizması uyuşmazlığı en kısa sürede çözüp dosyayı tamamen kapatır.
Yargıtay ve Emsal Kararlar Işığında İtiraz Süreçleri ve Dava Şartları
Türkiye’nin en üst yargı mercii olan Yargıtay, tüketici hakem heyeti kararlarına itiraz süreçlerinde yukarıda bahsettiğimiz kanunun emredici hükümlerini titizlikle ve tavizsiz bir şekilde uygulamaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin (21.01.2022 tarihli ve 2021/5340 E., 2022/488 K.) sayılı emsal kararında arabuluculuk istisnası şu şekilde tescillenmiştir: “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası ile Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73/A maddesinin birinci fıkrası göz önüne alındığında, tüketici hakem heyeti kararlarına TKHK’nin 70. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan itirazlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Buna göre mahkemece, tüketici hakem heyeti kararına karşı yapılan itirazı, dosyada mevcut delillere göre değerlendirerek karar vermesi gerekirken, dava şartı (arabuluculuk) yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir”.
Görüldüğü üzere, dev şirketlerin veya onların vekillerinin usul oyunları ile dosyaları sürüncemede bırakmaları veya tüketicinin üzerine fahiş masraflar yıkmaya çalışmaları Yargıtay içtihatları ve 6502 sayılı Kanun’un emredici hükümleri karşısında her seferinde duvara çarpmaktadır.
Profesyonel Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç
Hakem heyeti kararını lehinize aldıysanız, şirketin Tüketici Mahkemesinde açtığı itiraz davası sizi korkutmasın. İtiraz davası açılması icrayı (tahsilatı) durdurmuyor.
Ayrıca nispi ücret kuralı sayesinde davayı kaybetseniz bile fahiş bir avukatlık ücretiyle karşılaşmıyorsunuz; kanunun 70/6. maddesi belirli durumlarda size sıfır masraf garantisi sağlıyor.
Hakem heyeti kararına karşı itiraz, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine yapılır ve itiraz kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; durdurma ancak talep üzerine hâkim tarafından tedbir yoluyla verilebilir. Bu itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir. Ayrıca hakem heyetleri vekalet ücretine hükmedemez. Tüketici Hukuku alanındaki deneyimimizle, aleyhinize karar verildiyse ve iki haftalık süre içindeyseniz, iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Tüketici Hakem Heyeti kararını kazandım ama şirket mahkemeye verdi ne yapmalıyım?
Şirketin açtığı itiraz davası sizi korkutmamalıdır çünkü hukuk sistemimiz tüketiciyi bu tür yıldırma taktiklerine karşı koruma altına almıştır. Mahkemede davanın kaybedilmesi durumunda dahi tüketicinin ödeyeceği masraflar sınırlandırılmış ve belirli şartlarda tamamen ortadan kaldırılmıştır.
-
Tüketici Hakem Heyeti kararına itiraz süresi kaç gündür?
Güncel mevzuata göre itiraz süresi kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır. Bu süre hak düşürücü bir nitelik taşıdığı için iki haftalık zaman dilimi geçtikten sonra mahkemeye yapılan başvurular reddedilmektedir.
-
Şirket karara itiraz edince paramı almam gecikir mi?
Kural olarak tüketici hakem heyeti kararına itiraz edilmesi kararın icrasını ve paranın tahsil edilmesini durdurmaz. Ancak şirket mahkemeden ‘icranın durdurulması’ yönünde bir tedbir kararı alırsa ödeme süreci mahkeme sonuçlanana kadar durabilir.
-
Tüketici Hakem Heyeti kararına itirazda arabuluculuğa gitmek şart mı?
Hayır, tüketici hakem heyeti kararlarına karşı açılacak itiraz davalarında zorunlu arabuluculuk şartı uygulanmaz. Kararı iptal ettirmek isteyen tarafın arabulucuya gitmeden doğrudan Tüketici Mahkemesine başvurması yasal bir zorunluluktur.
-
İtiraz davasını kaybedersem çok yüksek avukatlık masrafı öder miyim?
Tüketici aleyhine yüksek ve sabit bir avukatlık ücretine hükmedilmesi yasaktır; sadece uyuşmazlık tutarı üzerinden hesaplanan düşük oranlı bir ücret ödenir. Eğer şirket hakem heyetine sunmadığı bir belgeyi mahkemeye sunarak davayı kazanırsa tüketici hiçbir masraf veya avukatlık ücreti ödemez.
-
Tüketici Mahkemesinin verdiği itiraz kararına karşı üst mahkemeye gidilir mi?
Hayır, tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine Tüketici Mahkemesinin verdiği kararlar kesindir. Bu kararlara karşı İstinaf veya Yargıtay gibi üst yargı yollarına başvurulması mümkün değildir ve dosya bu aşamada kapanır.
-
Tüketici hakem heyeti kararına itiraz nasıl yapılır?
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde hakem heyetine veya tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesine itiraz edilir (6502 sayılı Kanun m.70). İtiraz icrayı kendiliğinden durdurmaz.
-
Tüketici hakem heyeti beni haklı buldu, şimdi ne yapmalıyım?
Karşı taraf karara itiraz etse bile itiraz icrayı kendiliğinden durdurmaz. Ancak talep üzerine hâkim, hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir.





