Yabancı Plakalı (Yeşil Kart) Araçla Kazada Tazminat Nereden Alınır?
Trafikte yabancı plakalı bir araç size çarptı; sürücü birkaç gün sonra ülkesine dönecek ve aracın Türkiye’de sigortası olup olmadığını bilmiyorsunuz. Aklınıza gelen ilk soru şu: zararımı kimden ve nasıl alacağım?
Bu yazıda yabancı plakalı araçların Türkiye’deki sigorta düzeninin nasıl işlediğini, Yeşil Kart belgesini, sınır sigortasını, aracın hiç sigortası yoksa Güvence Hesabına başvurmayı, dava öncesi zorunlu başvuruyu, zamanaşımını ve toplamanız gereken belgeleri anlatıyoruz.
Yabancı Aracın Sigortası Üç Şekilde Olabilir
Türkiye’ye giren her yabancı plakalı aracın, Türkiye’de geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunması gerekir. Bu sigorta ya aracın kendi ülkesinde yapılan Yeşil Kart belgesiyle ya da sınır kapısında yapılan bir poliçeyle sağlanır. Uygulamada bazen hiçbiri bulunmadan trafiğe çıkan araçlarla da karşılaşılır.
Tazminatı kimden isteyeceğiniz tamamen bu üç durumdan hangisinin geçerli olduğuna bağlıdır. Bu yüzden kaza anında karşı taraftan ilk isteyeceğiniz şey, aracın sigorta belgesidir. Belge yoksa plakayı, aracın ülkesini ve sürücünün pasaport bilgilerini mutlaka kayda geçirmelisiniz.
| Aracın durumu | Kime başvurulur | Dayanak |
|---|---|---|
| Aracın Yeşil Kart belgesi var | Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu (Yeşil Kart Bürosu) | 5684 sayılı Kanun m.14/2-d |
| Girişte sınır sigortası yapılmış | Poliçeyi düzenleyen Türk sigorta şirketi | KTK m.91/6 ve m.97 |
| Geçerli sigorta hiç yok | Güvence Hesabı (bedensel zararlar için) | 5684 sayılı Kanun m.14/2-b |
Her durumda aracın sürücüsü ve işleteni de ayrıca sorumludur; sigortalar poliçe limiti kadar öder.
Kaza Anında Yapmanız Gerekenler
Yabancı plakalı bir araçla kaza yaptığınızda, karşılıklı imzalanan kaza tespit tutanağı yerine kolluğu çağırmak çoğu zaman daha güvenlidir. Dil farkı nedeniyle tutanağa yanlış bilgi geçmesi, sürücünün tutanağı imzalamaktan kaçınması ya da olay yerinden ayrılması ihtimali yüksektir. Polis veya jandarmanın düzenlediği tutanak, ileride kusur tartışmasında en güçlü belgeniz olur.
Kolluk gelene kadar araçların konumunu, plakayı, hasarları ve çevreyi farklı açılardan fotoğraflayın. Sürücünün pasaportunu, ehliyetini ve aracın sigorta belgesini de fotoğraflamanız, sürücü birkaç gün içinde ülkesine döndüğünde ulaşamayacağınız bilgileri elinizde tutmanızı sağlar. Yaralanma varsa aynı gün hastaneye başvurup kayıt oluşturmak, bedensel zararın kazayla bağlantısını ispatlamayı kolaylaştırır.
Yeşil Kart Varsa Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna Başvurulur
Yeşil Kart, aracın kayıtlı olduğu ülkede yapılan ve sisteme taraf ülkelerde zorunlu trafik sigortasının yerine geçen uluslararası bir sigorta belgesidir. Türkiye’de bu belgeyle meydana gelen hasarların takibini Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu yürütür.
Sigortacılık Kanunu‘nun 14. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, Yeşil Kart uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeleri Güvence Hesabı sistemine bağlar. Bunun pratik anlamı şudur: yabancı sigortacı ile doğrudan yazışmanız gerekmez, talebinizi Türkiye’deki büroya iletirsiniz.
Başvurunuzda kaza tespit tutanağını, Yeşil Kart belgesinin fotoğrafını veya numarasını ve zararınızı gösteren belgeleri sunmanız gerekir. Büro, talebinizi aracın ülkesindeki sigortacı adına değerlendirir ve ödeme poliçenin Türkiye’deki geçerli teminat tutarları içinde yapılır.
Sınırda Sigorta Yapılmışsa Poliçeyi Düzenleyen Şirkete Başvurulur
Karayolları Trafik Kanunu‘nun 91. maddesinin altıncı fıkrasına göre, Türkiye’de geçerli sigortası olmayan yabancı plakalı taşıtlar için zorunlu mali sorumluluk sigortası Türkiye sınırlarına girişleri sırasında yapılır. Uygulamada buna sınır sigortası denir.
Bu durumda araç, bir Türk sigorta şirketinin düzenlediği sıradan bir trafik poliçesine sahiptir. Başvurunuzu da tıpkı Türk plakalı bir araçla yaşanan kazada olduğu gibi bu şirkete yaparsınız. Poliçenin hangi şirkete ait olduğunu sürücünün elindeki belgeden veya kolluk tutanağından öğrenebilirsiniz.
Aracın Hiç Sigortası Yoksa Güvence Hesabı Devreye Girer
Bazı yabancı araçlar ne Yeşil Kart ne de sınır sigortasıyla trafikte bulunabilir. Bu durumda Sigortacılık Kanunu‘nun 14. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, geçerli sigortası olmayan aracın sebep olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurabilirsiniz.
Buradaki sınıra dikkat etmek gerekir: Güvence Hesabı sigortasız araçlarda kural olarak bedensel zararları karşılar. Tedavi giderleri, iş göremezlik tazminatı ve destekten yoksun kalma tazminatı bu kapsama girer; aracınızdaki hasar ve değer kaybı ise girmez. Maddi zararlarınız için sürücüye ve aracın işletenine karşı ayrıca talepte bulunmanız gerekir. Kaçan veya sigortası olmayan araçlarda bu sürecin nasıl işlediğini vuran aracın kaçtığı ya da sigortasının olmadığı durumları anlattığımız yazıda ayrıntılı olarak ele aldık.
Sürücü ve İşletenin Sorumluluğu Ayrıca Devam Eder
Sigortacıya ya da büroya başvurmanız, sürücünün ve aracın işleteninin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Sigortalar ödemeyi poliçe limiti kadar yapar; zararınız bu limiti aşıyorsa aşan kısmı sürücü ve işletenden isteyebilirsiniz. Limiti aşan zararın kimden isteneceğini poliçe limitini aşan zararı anlattığımız sayfada ayrıca inceledik.
Yabancı sürücüye karşı dava açmak mümkündür, ancak tebligatın yurt dışına yapılması ve kararın o ülkede icra edilmesi zaman alır. Bu yüzden pratikte ilk hedef, sigortacı ya da büro üzerinden poliçe limiti içindeki zararın tahsil edilmesidir.
Sık Karşılaşılan Durumlar
Uluslararası yük taşıyan yabancı plakalı tır ve kamyonlar, düzenli sefer yaptıkları için genellikle Yeşil Kart belgesiyle seyahat eder; bu kazalarda başvuru adresi çoğunlukla Türkiye Motorlu Taşıt Bürosudur. Tatil için ülkeye gelen yabancı turistlerin kendi araçlarında ise Yeşil Kart da sınır sigortası da görülebilir, bu yüzden belgeyi mutlaka görmek gerekir.
Turistin Türkiye’de kiraladığı araç ise yabancı plakalı değildir. Bu araçlar Türk plakalıdır ve kiralama şirketinin yaptırdığı Türk trafik sigortasına sahiptir; sürücü yabancı olsa bile başvurunuzu o sigorta şirketine yaparsınız. Plakanın hangi ülkeye ait olduğunu baştan doğru tespit etmek, yanlış kuruma başvurup zaman kaybetmenizi önler.
Sürücünün tamamen kusursuz olduğunu iddia ettiği durumlarda da başvuru hakkınız ortadan kalkmaz. Kusur oranı bilirkişi raporuyla belirlenir ve tazminat bu orana göre hesaplanır; sizin de kısmen kusurlu bulunmanız talebinizi tamamen değil, kusurunuz oranında azaltır.
Dava Açmadan Önce Yazılı Başvuru Zorunludur
Karayolları Trafik Kanunu‘nun 97. maddesi, zorunlu sigorta sınırları içinde dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmasını şart koşar. Kuruluş başvurudan itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya verilen cevap talebinizi karşılamıyorsa dava açabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilirsiniz.
Bu başvuruyu atlamak, davanızın dava şartı eksikliğinden reddedilmesine yol açabilir. Başvurunun yazılı yapılması, tarihinin belgelenmesi ve talep ettiğiniz tutarın açıkça yazılması, 15 günlük sürenin başlangıcını ispat etmeniz açısından önemlidir.
Başvurunuz Reddedilirse veya Eksik Ödeme Yapılırsa
Sigorta şirketi ya da büro talebinizi reddederse, kusur oranına itiraz ederse veya zararınızın altında bir ödeme teklif ederse, bu cevap sizi bağlamaz. Teklifi kabul etmeden önce hesaplamanın hangi rapora ve hangi kusur oranına dayandığını yazılı olarak istemeniz, itirazınızı neye dayandıracağınızı görmenizi sağlar.
Sigorta şirketine karşı dava yolunun yanında Sigorta Tahkim Komisyonu da bir seçenektir; tahkim genellikle mahkemeye göre daha kısa sürede sonuçlanır. Hangi yolun sizin dosyanız için daha uygun olduğu, zararın büyüklüğüne, kusur tartışmasının derinliğine ve karşı tarafın kim olduğuna göre değişir. Teklifi imzalayarak ibraname vermeden önce bu değerlendirmeyi yapmanız, sonradan kalan zararınızı isteme imkânınızı korur.
Hangi Zararlarınızı İsteyebilirsiniz
Yaralanmalı bir kazada tedavi giderlerinizi, iyileşme süresince çalışamamanızdan doğan kazanç kaybınızı ve kalıcı bir sakatlık varsa iş gücü kaybınızı talep edebilirsiniz. Kazada bir yakınınızı kaybettiyseniz destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderleri de gündeme gelir.
Aracınız hasar gördüyse onarım bedeli, onarım süresince araçtan yararlanamamanın karşılığı ve aracın ikinci el piyasasında uğradığı değer kaybı istenebilir. Manevi tazminat ise sigortanın değil, sürücü ve işletenin sorumluluğundadır; miktarının nasıl belirlendiğini manevi tazminatı anlattığımız yazıda ele aldık.
Yaralanmalı bir kazada talep edebileceğiniz tazminat kalemlerini yaklaşık olarak hesaplayabilirsiniz.
Hesaplama aracını açZamanaşımı Süresi Ne Kadardır
Karayolları Trafik Kanunu‘nun 109. maddesine göre maddi zararların tazmini talepleri, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiğiniz tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir süre öngörüyorsa, o süre uygulanır.
Aynı maddeye göre zamanaşımı sürücüye karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Yabancı sürücünün kimliğini ve sigortacıyı geç öğrenmeniz, iki yıllık sürenin başlangıcını da etkiler; bu yüzden öğrenme tarihini gösteren belgeleri saklamanızda fayda vardır.
Başvurudan Önce Toplamanız Gereken Belgeler
Kaza tespit tutanağı ya da kolluk tutanağı, aracın plakası ve kayıtlı olduğu ülke, sürücünün pasaport veya kimlik bilgileri ile Yeşil Kart ya da sınır sigortası poliçesinin fotoğrafı başvurunuzun temelini oluşturur. Kaza yerinde bu belgeleri fotoğraflamak, sürücü ülkesine döndükten sonra ulaşılması zor bilgileri güvenceye alır.
Bunlara ek olarak hastane ve tedavi kayıtlarınızı, masraf faturalarınızı, araç hasarı için ekspertiz raporunu ve tanık bilgilerini de toplamalısınız. Kusur oranının belirlenmesinde farklı raporlar çıkarsa hangisinin esas alınacağını aynı kaza için iki farklı kusur raporunu incelediğimiz yazıda anlattık.
Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.
Sonuç
Yabancı plakalı bir araçla yaşanan kazada tazminatı nereden alacağınız, aracın Türkiye’deki sigorta durumuna bağlıdır. Yeşil Kart varsa Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna, sınırda sigorta yapılmışsa o poliçeyi düzenleyen şirkete, hiç sigorta yoksa bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulur. Sürücü ve işletenin sorumluluğu ise her durumda ayrıca devam eder.
Hangi yolu seçerseniz seçin, dava açmadan önce yazılı başvuru zorunludur ve iki yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlamıştır. Kaza anında belgeleri eksiksiz toplamak, sürücü ülkesine döndükten sonra yaşanabilecek ispat sorunlarının önüne geçer.
Tazminat Hukuku alanındaki deneyimimizle, yabancı plakalı araçla yaşadığınız kazada doğru muhataba başvurunun yapılması ve tazminat sürecinin yürütülmesi için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Yabancı plakalı bir araç bana çarptı, tazminatı kimden isteyeceğim?
Aracın Türkiye’de geçerli bir sigortası olup olmadığına bakılır. Yeşil Kart belgesi varsa Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna, sınırda sigorta yapılmışsa o poliçeyi düzenleyen şirkete başvurursunuz. Sürücü ve işleten de ayrıca sorumludur.
-
Yeşil Kart nedir?
Aracın kayıtlı olduğu ülkede yapılan ve anlaşmaya taraf ülkelerde zorunlu trafik sigortası yerine geçen uluslararası bir sigorta belgesidir. Türkiye’de bu belgeyle ilgili hasarları Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu yürütür.
-
Yabancı aracın hiç sigortası yoksa ne olur?
Geçerli sigortası olmayan aracın sebep olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurabilirsiniz. Araç hasarı gibi maddi zararlarınızı ise sürücü ve işletenden istemeniz gerekir.
-
Dava açmadan önce başvuru yapmak zorunlu mu?
Evet. Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılır. 15 gün içinde cevap gelmezse veya cevap yetersizse dava açabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna gidebilirsiniz.
-
Tazminat talebinin zamanaşımı ne kadardır?
Maddi zararlar için zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl, her halde kaza gününden itibaren on yıldır. Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanır.
-
Sürücü ülkesine döndüyse dava açabilir miyim?
Evet. Sigortacıya veya Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna yöneltilen talepler sürücünün Türkiye’de bulunmasına bağlı değildir; sürücüye karşı ayrıca açılan davada ise tebligat yurt dışına yapılır.



