Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nden Terör Üyeliği Kararında Bozma
Giriş ve Olayın Özeti
Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma hakkının korunması adına Yargıtay kararlarını yakından takip etmekteyiz. Bu bağlamda, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2022/28802 Esas, 2025/27406 Karar sayılı yakın tarihli kararı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen bir mahkumiyet hükmüne ilişkin önemli usul eksikliklerine dikkat çekmektedir.
Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2020/1 Esas, 2021/12 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında TCK’nın 314/2 maddesi gereğince “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan mahkumiyet hükmü verilmiş, bu hüküm Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddi ile onanmıştı. Sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesi, dosya üzerinde yaptığı inceleme neticesinde, ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarında önemli hukuka aykırılıklar tespit ederek hükmün bozulmasına karar vermiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, temyiz incelemesi sonucunda mahkumiyet hükmünün iki temel nedenden dolayı bozulmasına hükmetmiştir:
- Tanık Dinleme Usulündeki Eksiklikler: Karara esas alınan ve suçun sübutu ile cezanın kişiselleştirilmesi açısından belirleyici delil niteliğindeki tanık beyanlarının, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180. maddesi uyarınca SEGBİS aracılığıyla dinlenmediği tespit edilmiştir. Yargıtay, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6/3-d ve Anayasa’nın 36. maddeleriyle güvence altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekme veya çektirme” hakkının ihlal edildiğini, sanığa bu hakkın tanınması ve tanıkların örgütteki konumu ile faaliyetleri hakkında ayrıntılı beyanlarının alınması gerekirken, sadece ifade metinlerinin okunmasıyla yetinilmesinin CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine aykırılık teşkil ettiğini belirtmiştir. Bu durum, adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olan silahların eşitliği ilkesinin ihlali anlamına gelmektedir.
- Delil Toplama ve Araştırma Eksiklikleri: Sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunda adı geçen ve sanıkla ilişkili olduğu belirtilen kişilerin (öğretmeni, zümre başkanı) açık kimlik bilgilerinin tespit edilmediği, haklarında FETÖ/PDY ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılmadığı görülmüştür. Yargıtay, bu kişilerin tespiti halinde ilgili soruşturma dosyalarının getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan veya bilginin olup olmadığının araştırılması ve tespit edilmesi durumunda bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenerek CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulmasının zorunluluğuna işaret etmiştir. Bu eksiklikler, maddi gerçeğin tam olarak ortaya çıkarılmamasına yönelik önemli usul hataları olarak değerlendirilmiştir.
Yargıtay, bu hukuka aykırılıklar nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemini yerinde bularak hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA karar vermiştir.
Yorum
Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin bu bozma kararı, ceza muhakemesi hukukunun temel ilkelerinden olan doğrudanlık, yüz yüzelik ve adil yargılanma hakkını bir kez daha teyit etmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle terör suçları gibi ciddi isnatların söz konusu olduğu davalarda, yargılamanın her aşamasında sanığın savunma haklarının eksiksiz sağlanması, delillerin usulüne uygun toplanması ve değerlendirilmesi, hukuki güvenlik ve güvenilir bir adalet sistemi için elzemdir.
Karar, mahkemelerin, özellikle tanık beyanlarına dayanarak hüküm kurarken, AİHS ve Anayasa ile güvence altına alınan tanıkları sorgulama veya çektirme hakkını titizlikle uygulaması gerektiğini hatırlatmaktadır. Ayrıca, sanıkla ilişkilendirilen diğer şahıslar hakkında eksiksiz bir araştırma yapılması, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve şüphenin ortadan kaldırılması açısından kritik bir rol oynamaktadır. Yargıtay, bu kararıyla alt derece mahkemelerine, yargılamanın her aşamasında usul hükümlerine riayet etmeleri ve temel hak ihlallerine yol açmamaları yönünde önemli bir rehberlik sağlamıştır. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, bu tür kararların, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesine katkıda bulunduğuna inanıyoruz.
Karar Künyesi
- Mahkemesi: Yargıtay 3. Ceza Dairesi
- Esas No: 2022/28802
- Karar No: 2025/27406
- Karar Tarihi: 03.12.2025
- İlk Derece Mahkemesi: Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesi (2020/1 E., 2021/12 K.)
- İstinaf Mahkemesi: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi (2020/863 E., 2020/1120 K.)
- Suç: Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm: Mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı üzerine temyiz incelemesi sonucu BOZMA
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Aleyhimde ifade veren tanık mahkemeye hiç gelmedi, eski kağıtları okunarak bana ceza verilmesi hukuka uygun mu?
Hayır, kesinlikle hukuka aykırıdır. Yargıtay’ın en son emsal kararına göre, davanın kaderini etkileyecek kilit bir tanığın aleni duruşmada sanık ve avukat huzurunda dinlenmemesi; Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile korunan ‘tanık sorgulama hakkının’ açık ihlalidir. Sadece eski karakol/savcılık ifadelerinin okunmasıyla mahkumiyet kararı kurulamaz.
-
Ceza hukukunda ‘yüz yüzelik’ ve ‘doğrudanlık’ ilkeleri ne anlama gelir?
Bu ilkeler, mahkeme heyetinin hükme esas alacağı delillerle ve özellikle tanıklarla doğrudan temas kurmasını gerektirir. Hakim, tanığın ifadesini bizzat duruşmada almalı, sanık tarafı da tanığa doğrudan soru sorabilmelidir. Tanık mahkemeye gelemiyorsa bile SEGBİS (görüntülü sistem) yoluyla bu yüz yüzelik sağlanmak zorundadır.
-
Dosyamda bulunan veri inceleme raporundaki diğer isimlerin hukuki sürece etkisi nedir?
Dijital veya veri inceleme raporlarında sizinle ilişkili olduğu öne sürülen (öğretmen, zümre başkanı vb.) kişilerin açık kimliklerinin mahkemece tek tek tespit edilmesi gerekir. Yargıtay, bu kişilerin kendi örgüt soruşturmalarının olup olmadığının araştırılmasını, ilgili dosyaların getirtilmesini ve bu kişilerin sizin davanızda tanık olarak dinlenmesini zorunlu bir araştırma kriteri olarak görmektedir.
-
UYAP örgütlü suçlar bilgi bankası taraması yapılmaması neden cezayı bozar?
Adli makamlar, UYAP sistemindeki örgütlü suçlar bilgi havuzunu resmi olarak taratarak başka dosyalarda sanık hakkında herhangi bir itirafçı beyanı, bilgi veya ifade olup olmadığını kontrol etmekle yükümlüdür. Bu kontrol yapılmadan ya da havuzda çıkan beyanlar duruşmada sanığa okunup savunması alınmadan alelacele verilen kararlar eksik araştırma gerekçesiyle bozulur.
-
Yargıtay usul eksiklikleri nedeniyle bozma kararı verdiğinde yerel mahkeme ne yapmak zorundadır?
Bozma kararı sonrasında dosya ilk derece mahkemesine geri döner. Mahkeme, Yargıtay’ın kararına uymak zorundadır; yani duruşma açarak dinlenmeyen tanıkları çağıracak, eksik raporları ve kimlik tespitlerini tamamlayacak, UYAP havuzunu tarayacak ve tüm bu delilleri sanık ile avukatına sordu kten sonra yeniden bir hüküm kuracaktır.
