YMM Kısıtlamasında Mahkemeye Erişim Hakkına AYM Kararı
Giriş ve Olayın Özeti
Türkiye’de idari yargının işleyişinde “kesin ve yürütülebilir idari işlem” kavramının ne denli kritik bir rol oynadığını bir kez daha gözler önüne seren önemli bir Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı yayımlandı. Nur Gözüküçük başvurusu (2020/40204) olarak bilinen bu karar, yeminli mali müşavirler (YMM) hakkında uygulanan “kısıtlama” veya “koda alma” gibi idari işlemlerin yargısal denetimine ilişkin önemli prensipler getirmektedir. Başvurucu YMM Nur Gözüküçük, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hakkında uygulanan, ancak herhangi bir bildirim yapılmayan mesleki kısıtlamanın kaldırılması ve doğan zararlarının tazmini talebiyle dava açmıştır. Kısıtlama nedeniyle bazı mükellefleriyle sözleşmelerinin iptal edildiğini belirten başvurucu, idarenin zımni ret işlemine karşı Ankara 17. İdare Mahkemesi’nde iptal davası açmıştır.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Ankara 17. İdare Mahkemesi, başvurucunun açtığı davayı 22/11/2019 tarihinde, dava konusu işlemin bir “iç yazışma” olduğu, mesleki faaliyete yönelik bir ceza veya müeyyide içermediği, dolayısıyla “kesin ve yürütülebilir bir işlem” olmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddetmiştir. Bu karar, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi tarafından da onanmıştır.
Başvurucu, istinaf dilekçesinde, söz konusu işlemin hukuki sonuç doğurduğunu ve menfaatini doğrudan ihlal ettiğini, özellikle de Diyarbakır Gökalp Vergi Müdürlüğü’nün yazısında isminin “kısıtlı yeminli mali müşavirler listesinde” yer alması nedeniyle işlemlerinin yapılmadığını belirtmiştir. Bu durum, işlemin bir iç yazışmadan öte, somut sonuçları olan icrai bir işlem olduğunu ortaya koymuştur.
Nitekim, aynı başvurucu tarafından Diyarbakır Gökalp Vergi Müdürlüğü’nün kısıtlı YMM listesi işlemi hakkında açılan davada, Ankara 6. İdare Mahkemesi 22/2/2022 tarihinde, işlemin başvurucunun hak ve menfaatlerini etkileyecek kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte olduğunu kabul ederek iptaline karar vermiştir. Bu karar, idarenin YMM’leri kısıtlı listeye almasına dair mevzuatta bir düzenleme bulunmadığına da dikkat çekmiştir.
Anayasa Mahkemesi, başvurucunun mahkemeye erişim hakkının (Anayasa m. 36) ihlal edildiği iddiasını değerlendirmiştir. AYM, davanın “kesin ve yürütülebilir işlem” olmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmesini mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müdahale olarak kabul etmiştir. Müdahalenin kanuni dayanağını (2577 sayılı Kanun m. 15/1-b) ve usul ekonomisi ile kamu yararı temelinde meşru amacını bulan AYM, ölçülülük ilkesi bakımından ciddi bir ihlal tespit etmiştir. AYM, idarenin “kısıtlı yeminli mali müşavirler listesine alınması” şeklindeki uygulamasının kanuni dayanaklarının ortaya konulmadığını ve bu işlem bakımından idarenin yetkisinin yargı kararlarında tartışılmadığını vurgulamıştır.
Kararda, iptali istenen idari işlemin kesinlik niteliği taşıyıp taşımadığının ve davaya konu edilebilirliğinin değerlendirilmesinde mahkemenin yorumunun, başvurucunun hukuksal durumunu etkileyen uyuşmazlığı mahkeme önüne taşımasını engellediği ve başvurucuya ağır bir külfet yüklediği belirtilerek, müdahalenin ölçüsüz olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi 11/2/2026 tarihinde oybirliğiyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar vermiş ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın Ankara 17. İdare Mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.
Yorum
Anayasa Mahkemesi’nin Nur Gözüküçük kararı, idare hukukumuz açısından önemli bir dönüm noktası niteliğindedir. Bu karar, idarelerin iç yazışma veya hazırlık işlemi olarak nitelendirdiği ancak uygulamada kişiler üzerinde somut ve olumsuz hukuki sonuçlar doğuran işlemlerin yargı denetimi dışında tutulamayacağı ilkesini bir kez daha pekiştirmiştir. Özellikle, Yeminli Mali Müşavirler gibi meslek mensuplarının itibarlarını ve mesleki faaliyetlerini doğrudan etkileyen “kısıtlama listeleri” gibi uygulamaların, açık bir yasal dayanağa sahip olması ve yargı denetimine tabi tutulması gerektiği açıktır. Aksi takdirde, kanunilik ilkesinin ihlali söz konusu olacak ve bireylerin hak arama özgürlüğü kısıtlanacaktır. Bu karar, idari işlemin kesinliği yorumunda mahkemelere, işlemin özündeki etkiyi ve birey üzerindeki sonuçlarını dikkate alarak daha geniş bir yorum getirme sorumluluğu yüklemektedir. Böylece, idari uygulamaların hukuka uygunluğu ve yargısal denetimin etkinliği sağlanarak hukuk devleti ilkesinin güçlenmesine katkıda bulunulmuştur.
Karar Künyesi
- Başvuru Numarası: 2020/40204
- Karar Tarihi: 11/2/2026
- Resmi Gazete Tarih ve Sayı: 17/7/2026 – 33312
- Başvurucu: Nur GÖZÜKÜÇÜK
- Konu: Yeminli mali müşavir hakkında uygulanan mesleki kısıtlamanın kaldırılması istemiyle açılan davanın incelenmeksizin reddi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlali.
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
AYM Nur Gözüküçük kararı neyi kapsıyor?
Yeminli mali müşavirlerin (YMM) rızaları veya bilgileri dışında ‘kısıtlı listeye’ alınması gibi idari işlemlerin, iç yazışma olduğu gerekçesiyle dava açılamamasının mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini kapsamaktadır.
-
İç yazışma olarak görülen idari işlemlere karşı dava açılabilir mi?
Normalde hazırlık işlemleri dava konusu edilemez ancak bu yazışmalar bireyin hukuksal durumunu etkiliyor ve mesleki faaliyetini kısıtlıyorsa, kesin ve yürütülebilir bir işlem sayılarak yargı denetimine tabi tutulmalıdır.
-
YMM koda alınması veya kısıtlanması hukuka uygun mudur?
AYM kararına göre, idarenin bir meslek mensubunu kısıtlı listeye alması için açık bir kanuni dayanağı olmalıdır. Yasal dayanak olmaksızın yapılan kısıtlamalar hak ihlali teşkil eder.
-
Mahkemeye erişim hakkı neden ihlal edilmiş sayıldı?
İdarenin işlemini ‘iç yazışma’ kabul ederek davayı esastan incelemeden reddeden mahkeme tutumu, başvurucunun hak arama özgürlüğüne ölçüsüz bir yük getirdiği için ihlal kararı verilmiştir.

