Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Vasiniz Var Diye Mahkemeye Başvuramaz mısınız?

Cezaevinde olduğunuz için size vasi atandıysa ve bu yüzden açtığınız bir dava reddedildiyse, bu durumun hukuka aykırı olabileceğini biliyor musunuz? Anayasa Mahkemesi, hükümlülerin kendini ilgilendiren idari kararlara karşı dava açma hakkının vasi izni olmadan da kullanılabileceğine karar verdi. Aşağıda bu kararın detaylarını ve sizin için ne anlama geldiğini anlatıyoruz.

Dikkat

Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesi daha önce iptal edildiği için, hükümlülerin ayırt etme gücüne sahip olmaları halinde kişisel haklarını ilgilendiren davalarda vasi izni aranmaması gerekiyor.

Olayın Özeti

Bandırma 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olan V. C., ailesine yakın olmak için nakil talebinde bulunmuş ancak bu talep idare tarafından reddedilmiştir. Başvurucu bu ret kararına karşı İdare Mahkemesi’nde iptal davası açmıştır. Ancak Ankara 18.

İdare Mahkemesi, başvurucunun uzun süreli hapis cezası nedeniyle kendisine vasi atandığını ve davanın vasi ile vesayet makamının izni olmadan açıldığını belirterek davayı ehliyet yönünden reddetmiştir. Bu karar istinafta da onanarak kesinleşmiş ve başvurucu, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur.

Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi

AYM, hükümlünün vasi izni olmadan dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesini mahkemeye erişim hakkına bir müdahale olarak görmüştür. Mahkeme, müdahalenin kanunilik ve meşru amaç şartlarını karşıladığını ancak ölçülülük açısından yetersiz kaldığını tespit etmiştir. Bu noktada, Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesinin daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini ve hükümlülerin ayırt etme gücüne sahip olmaları halinde kendi işlemlerini yürütebileceklerinin açık olduğunu vurgulamıştır.

AYM, nakil talebinin reddine karşı açılan davanın kişiyi borç altına sokmadığını, mal varlığını etkilemediğini ve kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanılması niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle davanın sadece vasi izni yokluğu gerekçesiyle esasa girilmeden reddedilmesinin gerekli ve ölçülü olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak AYM, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiş ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı Ankara 18. İdare Mahkemesi’ne göndermiştir.

Bu tür bir hak ihlaliyle karşılaştığınızda, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvurunun, olağan kanun yollarının tükendiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerektiğini unutmamalısınız; bu süre, hükümlü olsanız bile aynen işler.

Vesayet altındaki bir kişi için mahkemeye erişim hakkının bu şekilde genişletilmesi, benzer davalarda yıllardır süregelen bir uygulamayı değiştiren, on yıl önce açılmış davaları bile etkileyebilecek nitelikte köklü bir içtihat dönüşümüdür.

Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarınızı ilgilendiren bir idari işleme (nakil talebi reddi gibi) karşı dava açma hakkınız, vasi atanmış olsanız bile ayırt etme gücünüz varsa devam eder; bir ay içinde benzer bir ret kararıyla karşılaşırsanız bu ayrımı bilmeniz size zaman kazandırır.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Bu karar, hükümlü olsanız ve size vasi atanmış olsa bile, kişisel haklarınızı ilgilendiren ve sizi mali olarak bağlamayan konularda dava açma hakkınızın elinizden alınamayacağını gösteriyor. Eğer benzer bir gerekçeyle davanız ehliyet yönünden reddedildiyse, bu kararı emsal göstererek hukuki yollara başvurabilirsiniz. Vasi atanmış olmak, sizi tüm hukuki süreçlerden otomatik olarak dışlamaz; özellikle kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar söz konusuysa, mahkemeye erişim hakkınız korunmalıdır.

1

Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlı Haklar Korunur

Sizi borç altına sokmayan, mal varlığınızı etkilemeyen davalarda vasi izni aranması ölçülü kabul edilmemiştir.

2

Vasi Atanması Otomatik Ehliyetsizlik Anlamına Gelmez

Ayırt etme gücünüz varsa, kişisel haklarınızı ilgilendiren konularda kendi başınıza dava açabilirsiniz.

3

Ehliyet Yönünden Ret Kararına Karşı Yol Açık

Benzer gerekçeyle davanız reddedildiyse, bu AYM kararını emsal göstererek hak arama yoluna gidebilirsiniz.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Anayasa Mahkemesi2022/74582Bireysel Başvuru24.12.2025Hükümlünün vasi izni olmadan dava açma ehliyeti ve mahkemeye erişim hakkı

Ceza İnfaz Sürecinde Hukuki Desteğe mi İhtiyacınız Var?

Vasi atanması, dava ehliyeti veya idari işlemlere itiraz konularında haklarınızı korumak için uzman desteği alın.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Cezaevindeki bir hükümlünün vasi izni olmadan dava açma hakkı var mıdır?

    Evet, vardır. Anayasa Mahkemesi’nin emsal kararına göre, kişiyi borç altına sokmayan ve ‘kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar’ niteliğinde olan davalar (örneğin nakil talebinin reddine karşı açılan iptal davaları), vasinin veya vesayet makamının onayı aranmaksızın tek başına açılabilir.

  • Hükümlülere otomatik olarak vasi atanmasını öngören kanun maddesi halen yürürlükte midir?

    Hayır, değildir. Türk Medeni Kanunu’nun, uzun süreli hapis cezası alan hükümlülere otomatik olarak vasi atanmasını düzenleyen 407. maddesi, Anayasa Mahkemesi’nin 22 Mart 2023 tarihli kararı ile iptal edilmiştir. Hükümlüler ayırt etme gücüne sahip oldukları sürece kendi işlemlerini yürütebilirler.

  • Mahkemenin, vasi izni yok gerekçesiyle hükümlünün davasını reddetmesi hangi hakkı ihlal eder?

    Bir idare mahkemesinin, hükümlünün şahsi haklarını ilgilendiren bir davayı ‘vasi izni veya vesayet makamı onayı yok’ diyerek ehliyet yönünden reddetmesi, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki ‘mahkemeye erişim hakkını’ doğrudan ihlal eder.

  • Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar ne anlama gelir ve kısıtlılık durumunda nasıl uygulanır?

    Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar; kişinin sadece kendisini ilgilendiren, mal varlığında azalmaya yol açmayan ve başkası tarafından yerine getirilemeyen şahsi haklarıdır. Kısıtlılık veya hükümlülük durumu, bireyin bu nitelikteki hak arama özgürlüğünü otomatik olarak ortadan kaldırmaz ve sınırlandırılamaz.

  • Anayasa Mahkemesi dava ehliyeti yönünden ihlal kararı verirse süreç nasıl işler?

    AYM, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdiğinde, ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmak için dosyayı ilgili ilk derece mahkemesine gönderir. Mahkeme, ‘ehliyet yokluğu’ nedeniyle verdiği ret kararını kaldırarak davanın esasına girmek ve yeni bir karar vermek zorundadır.

İLGİLİ YAZILAR