Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Yargılamanın İadesinde Hak Düşürücü Süre Nasıl Hesaplanır?

Boşanma kararı kesinleştikten sonra eski eşinizin evlilik sırasında sadakatsizlik yaptığına dair yeni bir belge ele geçirdiniz ve yargılamanın yenilenmesini istediniz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bir kararı, bu yolun sadece haklı bir gerekçeyle değil, doğru sürede kullanılması gerektiğini gösteriyor.

Pratik uyarı

Yeni bir belge ele geçirdiğinizde önce boşanma kararının kesinleşme tarihini netleştirin. Üç aylık süre, belgeyi öğrendiğiniz tarih ile kesinleşme tarihinden hangisi sonraysa ondan işlemeye başlar.

Olayın Özeti

Tarafların boşanma davası 13.03.2015 tarihinde kesinleşti. Davacı erkek, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra, evlilik birliği devam ederken ayrı yaşadıkları dönemde davalı kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair bir belge ele geçirdiğini ileri sürdü. Bu belge, kadının 20.07.2013 tarihinde kürtaj yaptırdığına dair bir hastane kaydıydı. Davacı, bu belgeye dayanarak 31.07.2015 tarihinde yargılamanın iadesi talebinde bulundu.

İlk derece mahkemesi talebi kabul etti, ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yargılamanın iadesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle bu kararı bozdu. Mahkeme bozmaya direndi; bu direnme kararı önce Hukuk Genel Kurulu tarafından usulden bozuldu.

Yeniden yargılama yapan Aile Mahkemesi bu kez davanın reddine karar verdi, davacı vekili bu kararı temyiz etti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, usuli kazanılmış hak ilkesi gereği mahkemenin önceki direnme kararına uygun hareket etmesi gerektiğini belirterek kararı tekrar bozdu. Bunun üzerine mahkeme yeniden direnme kararı vererek davacının talebini kabul etti. Bu son direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edildi.

Hukuk Genel Kurulunun Değerlendirmesi

Hukuk Genel Kurulu, önüne gelen uyuşmazlığı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375/1-ç bendinde düzenlenen, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edemediği bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması sebebinin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında değil, esas olarak hak düşürücü süreler yönünden değerlendirdi.

Yargılamanın iadesi, kesin hükmün sonuçlarını ortadan kaldıran olağanüstü bir kanun yoludur ve HMK’nın 375. maddesinde sınırlı sayıda sayılan sebeplerden birine dayanmak zorundadır. Ancak bu yola başvurmak için HMK’nın 377. maddesindeki hak düşürücü sürelere de uyulması gerekir. 377/1-c bendine göre talep, belgenin elde edildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde yapılmalıdır.

Dosyaya göre davacı erkek, hastane kaydına ilişkin belgeyi en geç 27.01.2015 tarihli dilekçesiyle elde etmişti. Ancak hüküm, karar düzeltme talebinin reddiyle 09.02.2015 tarihinde kesinleşti. Kurul, belge hüküm kesinleşmeden önce elde edilmişse üç aylık sürenin kesinleşme tarihinden itibaren işlemeye başlayacağını vurguladı.

Buna göre süre 09.02.2015’te başlayıp 09.05.2015’te sona erdi; davacı ise yargılamanın iadesi davasını ancak 31.07.2015’te açtı. Bu nedenle Hukuk Genel Kurulu, talebin hak düşürücü süre dolduktan sonra yapıldığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi gerektiğine karar verdi ve direnme kararını değişik gerekçeyle bozdu.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Bu karar, elinizde gerçekten güçlü bir belge olsa bile yargılamanın iadesi yolunun süresinde kullanılmazsa işe yaramayacağını gösteriyor. Belgeyi ne zaman öğrendiğiniz kadar, hükmün ne zaman kesinleştiği de önemlidir; süre, hangisi daha sonraysa o tarihten işlemeye başlar.

Üç aylık süre kısa olduğu için, elinize yeni bir belge geçtiğinde önce boşanma kararının kesinleşip kesinleşmediğini, kesinleştiyse hangi tarihte kesinleştiğini netleştirmek gerekir. Bu hesap yanlış yapılırsa, davanın esası hiç tartışılmadan sadece süre nedeniyle reddedilme riski doğar.

Yargılamanın İadesi Hangi Sebeplerle ve Nereye İstenir?

Kesinleşmiş bir kararı yeniden gündeme getirmek istediğinizde ilk sorunuz, bunun mümkün olup olmadığıdır. Yargılamanın iadesi her memnuniyetsizlikte değil, HMK’nın 375. maddesinde sayılan sebeplerle istenebilir. Bunlar arasında karardan sonra ele geçen ve daha önce elde edilemeyen bir belge, karara esas alınan senedin sahte çıkması, tanığın yalan tanıklık yaptığının sabit olması ve hileli davranış yer alır.

Talep, kararı veren mahkemeye verilen dilekçeyle yapılır. Mahkeme önce talebin süresinde olup olmadığını, hükmün kesinleşip kesinleşmediğini ve dayanılan sebebin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını inceler. Bunlardan biri eksikse davayı esasa girmeden reddeder. Mahkeme ayrıca karşı tarafın zararını karşılamak üzere sizden teminat isteyebilir.

Süre çoğu sebepte belgenin elde edildiği veya hilenin fark edildiği tarihten itibaren üç aydır ve her hâlde hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. Yargılamanın iadesi davası hükmün icrasını kendiliğinden durdurmaz; duruma göre icranın durdurulması ayrıca talep edilebilir. Bu yüzden elinize önemli bir belge geçtiğinde günleri kaybetmeden bir avukata danışmak yerindedir.

1

Süre iki ihtimale göre işler

Belge hükümden önce elde edildiyse üç aylık süre hükmün kesinleşme tarihinden, sonra elde edildiyse belgenin öğrenildiği tarihten başlar.

2

On yıllık mutlak süre de var

Belgeyi ne zaman öğrendiğinizden bağımsız olarak, hükmün kesinleşmesinden itibaren her halde on yıl içinde başvurulmalıdır.

3

Süre geçince esas hiç tartışılmaz

Bu kararda talep süresinde yapılmadığı için Kurul, belgenin gerçekten yeterli olup olmadığını tartışmadan davayı süre yönünden reddetmiştir.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2025/5202025/76903.12.2025Yargılamanın iadesi talebinde hak düşürücü sürenin başlangıcının belirlenmesi

Yargılamanın İadesi veya Yenilenmesi Hakkında Bilgiye mi İhtiyacınız Var?

Durumunuzu birlikte değerlendirelim.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

Sıkça Sorulan Sorular

  • Yargılamanın iadesi talebinde süre ne zaman başlar?

    Belge hüküm kesinleşmeden önce elde edildiyse üç aylık süre hükmün kesinleşme tarihinden, belge kesinleşmeden sonra elde edildiyse belgenin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

  • Süre kaçırılırsa dava nasıl sonuçlanır?

    Bu kararda görüldüğü gibi, süre kaçırıldığında dava esası hiç tartışılmadan yalnızca süre yönünden reddedilir.

  • On yıllık süre neyi ifade eder?

    Hükmün kesinleşmesinden itibaren her halde on yıl geçtikten sonra yargılamanın iadesi talep edilemez; bu, belgeyi ne zaman öğrendiğinizden bağımsız mutlak bir sınırdır.

İLGİLİ YAZILAR