Kripto para borsası mağduriyetinde tüketici hukuku ve başvuru yolları

Kripto Para Borsası Mağduriyetinde Tüketici Hukuku Uygulanır mı?

Bir sabah uygulamayı açtığınızda bakiyenin sıfırlandığını görüyorsunuz. Ya hesabınız ele geçirilmiş, ya çekim talebiniz günlerdir askıda bekliyor, ya da platform bir anda işlemleri durdurup erişimi kapatmış. Müşteri hizmetleri otomatik cevap veriyor, sözleşmede ise firmanın hiçbir şeyden sorumlu olmadığını söyleyen uzun bir madde var. Akla gelen ilk soru şu: ben tüketici sayılıyor muyum, hakem heyetine gidip bu parayı alabilir miyim.

Bu yazıda kripto platformlarının 2024 yılından beri hangi kanuna tabi olduğunu, kanunun neyi güvence altına alıp neyi almadığını, sözleşmedeki sorumsuzluk kayıtlarının akıbetini, talebin kime yöneltildiğine göre tüketici hükümlerinin ne zaman devreye girdiğini ve başvurunun nereye yapılacağını anlatıyoruz.

Kripto Platformları Artık Hangi Kanuna Tabi

26 Haziran 2024 tarihli 7518 sayılı Kanunla 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa kripto varlıklara ilişkin hükümler eklendi. Bu değişiklikle kripto varlık hizmet sağlayıcıların kurulabilmesi ve faaliyete başlaması Sermaye Piyasası Kurulundan izin almaya bağlandı. Platformlar münhasıran Kurulca belirlenecek faaliyetleri yerine getirebilir, ortakları ve yöneticileri için şartlar arandı, bilgi sistemleri ve teknolojik altyapı bakımından TÜBİTAK’ın belirleyeceği kriterlere uygunluk zorunlu hale geldi.

Bu düzenleme çoğu kullanıcıda bir beklenti yarattı: madem devlet denetimine girdi, artık param güvencede. Kanunun kendisi bu beklentiyi açıkça reddediyor ve bir sonraki başlıkta göreceğiniz üzere neyin güvence altında olmadığını tek tek sayıyor.

Kanun Neyi Güvence Altına Alıyor, Neyi Almıyor

Kanunun 35/C maddesinin dördüncü fıkrası üç cümleyle çerçeveyi çiziyor. Platformlar ile müşterileri arasındaki ilişkiler ve platformlarda gerçekleştirilen işlemler nedeniyle oluşan uyuşmazlıklar genel hükümlere tabidir. Platformlara Kurul tarafından faaliyet izni verilmiş olması, işlemlerin kamunun güvencesi altında olduğu anlamına gelmez. Kripto varlıklar Kanunun 82 nci maddesinde düzenlenen yatırımcı tazmin hükümlerine tabi değildir.

Aynı maddenin altıncı fıkrası bir güvenceyi daha dışarıda bırakıyor. Müşterilerin kendi cüzdanlarında tutmadığı kripto varlıkların saklama hizmeti yetkili kuruluşlarca sunulur ve müşteri nakitleri bankalarda tutulur, ancak bankalar nezdinde saklanan bu kripto varlıklar ile nakitler mevduat ve katılım fonunun sigortalanması hükümlerine tabi değildir.

Buna karşılık kanun müşteri lehine iki önemli kural da getiriyor. Birincisi, kripto varlık hizmet sağlayıcıların müşterilerine karşı sorumluluğunu ortadan kaldıran veya sınırlandıran her türlü sözleşme şartı geçersizdir. İkincisi, platformlar müşterilerinin işlemlerine ilişkin itirazlarını ve şikayetlerini etkin şekilde çözecek dahili mekanizmalar kurmakla yükümlüdür.

Kripto platformlarında neyin güvence altında olduğu ve olmadığı
SoruKanunun cevabı
Platformun SPK izni paramı güvenceye alır mıAlmaz, faaliyet izni verilmiş olması işlemlerin kamu güvencesi altında olduğu anlamına gelmez
Yatırımcı tazmin sistemi kapsıyor muKapsamıyor, kripto varlıklar Kanunun 82 nci maddesindeki yatırımcı tazmin hükümlerine tabi değil
Mevduat sigortası var mıYok, saklanan kripto varlıklar ve nakitler mevduat sigortası hükümlerine tabi değil
Sözleşmedeki sorumsuzluk kaydı geçerli miGeçersiz, sorumluluğu kaldıran veya sınırlandıran her türlü şart hükümsüzdür
Platformla uyuşmazlık nereye giderGenel hükümlere tabidir, özel bir tahkim ya da tazmin yolu öngörülmemiştir

Dayanak: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.35/C.

Platformun Kendisine Karşı Talep: Tüketici Sıfatı Neye Göre Belirlenir

Kanun uyuşmazlığın genel hükümlere tabi olduğunu söylerken tüketici mevzuatını dışlamıyor, sadece özel bir tahkim ya da tazmin yolu getirmediğini belirtiyor. Tüketici hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı, olayın tüketici işlemi sayılıp sayılmadığına bakılarak belirlenir.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi tüketiciyi ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden kişi olarak tanımlar ve tüketici işleminin kapsamına eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet ve bankacılık gibi sözleşmeler dahil her türlü sözleşme ve hukuki işlemi sokar. Kendi birikimini değerlendiren bir kişi bu tanımın içindedir. Buna karşılık işlem hacmi, süreklilik ve organizasyon bakımından faaliyeti mesleki bir uğraşa dönüşmüş kişilerde tüketici sıfatı tartışmalı hale gelir.

Talebin dayanağı da önemlidir. Çekim taleplerinin karşılanmaması, erişimin haksız kapatılması veya sözleşmeye aykırı bir işlem yapılması ayıplı hizmet olarak ileri sürülebilir. Kanunun 15 inci maddesi ayıplı hizmette hizmetin yeniden görülmesi, ücretsiz onarım, ayıp oranında bedelden indirim ve sözleşmeden dönme haklarını tanır, bunlardan biriyle birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre tazminat da istenebilir. Buna karşılık fiyat düşüşünden doğan yatırım zararı hiçbir şekilde bu kapsamda değildir, çünkü kanunun kendisi platformlarda fiyatların serbestçe oluştuğunu söylemektedir.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Zarar Başka Bir Şirketin Kusurundan Doğduysa Tablo Değişir

Kripto mağduriyetlerinin büyük kısmı aslında platformun kendi kusurundan değil, hesaba erişimi sağlayan başka bir halkanın zayıflığından doğar. Telefon hattı, banka hesabı ya da doğrulama mesajları bu halkalardır. Böyle durumlarda dava platforma değil, kusuru bulunan hizmet sağlayıcısına yöneltilir ve tüketici hükümleri doğrudan uygulanır.

Türk Borçlar Kanununun 66 ncı maddesi burada belirleyicidir. Adam çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermek zorundadır. Yani sorumluluktan kurtulmak için kusursuzluğunu değil, düzeninin yeterliliğini ispatlamak zorundadır.

Yargıtay Kararı: SIM Kart Değişikliğiyle Boşaltılan Kripto Hesabı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/5594 esas ve 2026/2402 karar sayılı 22 Nisan 2026 tarihli kararına konu olayda, kullanıcının telefonuna 5 Nisan 2024 günü SIM kart değişikliği yapıldığına dair bir mesaj gelmiş, hat anında görüşmeye kapanmış ve hattın yeniden kendi adına alınmasının ardından yapılan incelemede, Binance TR nezdindeki hesapta bulunan kripto para ile USDT varlıklarının tamamının çekildiği anlaşılmıştı. Hesaba erişim anahtarı olan doğrulama mesajları, SIM kart değişikliği sayesinde başkasının eline geçmişti.

Kullanıcı 554.140,84 TL maddi zararının tahsili için GSM operatörüne karşı tüketici mahkemesinde dava açtı. İlk derece mahkemesi, davalı şirketin yetkili bayi çalışanının usulsüz işlemleriyle zarara sebep olunduğunu, davalının Türk Borçlar Kanununun 66 ncı maddesi uyarınca çalıştıranın hukuka aykırı eylemlerinden kusursuz sorumlu olacağını ve kurtuluş beyyinesi de getirilmediğini gerekçe göstererek davayı kabul etti.

Yargıtay uyuşmazlığı açıkça ayıplı hizmetten kaynaklanan maddi zarar talebi olarak niteledi ve hattın davalı şirkete ait olduğu, bayi çalışanının usulsüz işlemiyle yedek SIM kartın çıkarıldığı ve bu suretle hesaplardan transfer yapıldığının anlaşılması karşısında kararı onadı. Kararın tam metnine Adalet Bakanlığı içtihat sisteminden ulaşabilirsiniz.

Bu karar, başlıktaki sorunun cevabını net biçimde gösteriyor. Tüketici hukuku kripto mağduriyetinde uygulanabilir, ancak uygulanıp uygulanmayacağını belirleyen şey varlığın kripto olması değil, talebin bir hizmet sağlayıcısının ayıplı hizmetine dayanıp dayanmadığıdır.

Fiyat Manipülasyonu İddiasında Platformun Yükümlülüğü

Kullanıcıların sık dile getirdiği bir şikayet de, belirli bir kripto varlıkta anlamsız fiyat hareketleri yaşandığı ve bunun platform tarafından engellenmediğidir. Kanun bu konuda platforma edilgen değil, etkin bir rol yüklüyor.

Kanunun 35/C maddesinin üçüncü fıkrasına göre platformlar; işlemlerin güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil, dürüst ve rekabetçi şekilde gerçekleşmesini sağlamak ve piyasa bozucu nitelikteki eylem ve işlemlerin tespit edilmesi, önlenmesi ve tekrarlanmaması amacıyla emir ve işlem esaslarını belirlemek, bünyelerinde gözetim sistemi kurmak ve önleyici tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu nitelikteki işlemleri tespit etmek, ilgili hesapların kısıtlanması ve kapatılması dahil tedbirleri almak ve tespitleri rapora bağlayarak Kurula bildirmek de aynı yükümlülüğün parçasıdır.

Yurt dışı piyasalarda yaygın olarak işlem gören ve fiyatı oralarda da oluşan varlıklar bu kapsamın dışında tutulmuştur. Bunun dışındaki, makul ve ekonomik bir gerekçeyle açıklanamayan işlemler bakımından Kanunun 104 üncü maddesi hükümleri uygulanır. Ayrıca bir kripto varlığın platformda listelenmiş olması, kanunun açık ifadesiyle onun kamuca tekeffülü anlamına gelmez.

İzinsiz Platformlarda Durum Nedir

İzin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkilileri, Kanunun 109/A maddesi uyarınca üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu, kullanıcının kendisine bir tazminat sağlamaz ama ceza soruşturması dosyası, hukuk davasında delil toplamayı kolaylaştırır.

Kanunun 99 uncu maddesi ayrıca Kurula, izinsiz sermaye piyasası faaliyet ve işlemlerinin doğurduğu sonuçların iptali ve nakit ya da sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine iadesi için dava açma yetkisi verir. Bu yetki tespit tarihlerinden itibaren bir yıl ve her halde vukuu tarihlerinden itibaren beş yıl içinde kullanılır. Baştan dolandırıcılık kastıyla kurulmuş yapılarda izlenecek yolu sahte ve kripto yatırım dolandırıcılığı şikayetini anlattığımız yazımızda ayrıca ele aldık.

Başvuru Nereye Yapılır ve İlk Gün Ne Toplanır

Tüketici hükümlerinin uygulandığı bir talepte başvuru yerini tutar belirler. 23 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan tebliğe göre 2026 yılında yapılacak başvurularda değeri 186.000 Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il veya ilçe tüketici hakem heyetleri görevlidir. Bu tutarın üzerindeki talepler tüketici mahkemesinde görülür ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Parasal sınırın nasıl uygulandığını hakem heyeti başvuru sınırını ele aldığımız sayfada bulabilirsiniz.

Delil tarafında kripto dosyalarının en büyük zaafı, kayıtların kullanıcıda değil platformda bulunmasıdır. Bu yüzden fark ettiğiniz gün platformun dahili şikayet kanalından yazılı başvuru yapılmalı ve bu başvurunun tarih ve numarası saklanmalıdır.

Bunun yanında işlem geçmişinin ve bakiye dökümünün ekran görüntüleri, çekim taleplerine ilişkin yazışmalar, cüzdan adresleri ile işlem karma değerleri, bankaya yapılan para transferlerinin dekontları ve hesabın ele geçirildiği düşünülüyorsa operatörden alınacak hat işlem dökümü toplanır. Kart ve hesap bilgilerinin kötüye kullanıldığı durumlarda izlenecek adımları kart bilgileri çalınanların yapması gerekenleri anlattığımız sayfada bulabilirsiniz.

Sonuç

Kripto mağduriyetlerinde tüketici hukukunun uygulanıp uygulanmayacağı, varlığın türüne değil ilişkinin niteliğine bakılarak belirlenir. Kanun platformla müşterisi arasındaki uyuşmazlıkları genel hükümlere bırakmış, faaliyet izninin bir kamu güvencesi olmadığını ve kripto varlıkların ne yatırımcı tazmin ne de mevduat sigortası kapsamında bulunduğunu açıkça yazmıştır.

Buna karşılık iki kural kullanıcının elini güçlendirir. Sorumluluğu kaldıran veya sınırlandıran sözleşme şartları geçersizdir ve zarar bir hizmet sağlayıcısının kusurundan doğmuşsa ayıplı hizmet hükümleriyle tüketici mahkemesinin kapısı açılır. Fiyat düşüşünden doğan zarar ise hiçbir yolla talep edilemez, çünkü fiyat riski baştan kullanıcıya aittir.

Tüketici Hukuku alanındaki deneyimimizle, kripto platformu veya ilgili hizmet sağlayıcısıyla yaşadığınız uyuşmazlıkta belgelerin incelenmesi, başvuru yolunun belirlenmesi ve sürecin yürütülmesi için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Kripto borsası uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde mi görülür?

    Sermaye Piyasası Kanununun 35/C maddesi, platformlar ile müşterileri arasındaki uyuşmazlıkların genel hükümlere tabi olduğunu söyler. Talep bir hizmet sağlayıcısının ayıplı hizmetine dayanıyorsa ve kişi ticari ya da mesleki olmayan amaçla hareket ediyorsa tüketici hükümleri gündeme gelir. Karşı taraf ve talebin dayanağı belirleyicidir.

  • Borsanın sözleşmesinde sorumluluk kabul etmiyoruz yazıyor, geçerli mi?

    Değil. Kanun açıkça, kripto varlık hizmet sağlayıcıların müşterilerine karşı sorumluluğunu ortadan kaldıran veya sınırlandıran her türlü sözleşme şartının geçersiz olduğunu düzenlemiştir. Bu kayıtlar dosyada ileri sürülse bile dikkate alınmaz.

  • Kripto param mevduat sigortası veya yatırımcı tazmin kapsamında mı?

    Hayır. Kanun her ikisini de açıkça dışarıda bırakmıştır. Bankada saklanan kripto varlıklar ve bu kapsamdaki nakitler mevduat sigortası hükümlerine tabi değildir, kripto varlıklar yatırımcı tazmin hükümlerine de tabi değildir.

  • Önce platforma mı başvurmalıyım?

    Evet, bu bir zorunluluk olmasa da dosyanızı güçlendirir. Platformlar müşterilerinin işlemlerine ilişkin itirazlarını ve şikayetlerini etkin şekilde çözecek dahili mekanizmalar kurmakla yükümlüdür. Bu başvurunun kaydı, sonraki aşamada bildirim tarihini ve platformun tutumunu ispatlar.

  • İzinsiz bir platformda kaybettiğim para için ne yapabilirim?

    İzin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcı olarak faaliyet yürütenler üç yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Ayrıca Kurul, izinsiz faaliyetin doğurduğu sonuçların iptali ve nakit ya da varlıkların hak sahiplerine iadesi için dava açmaya yetkilidir.

  • Hesabım SIM kart değişikliğiyle ele geçirildiyse kime dava açılır?

    Zarar bir hizmet sağlayıcısının kusurundan doğmuşsa dava o sağlayıcıya yöneltilir. Yargıtay incelemesinden geçen bir dosyada, bayi çalışanının usulsüz işlemiyle yedek SIM kart çıkarılması sonucu kripto hesabının boşaltılmasında GSM operatörünün sorumluluğu kabul edilmiştir.

  • Kripto borsası çekim talebimi yerine getirmiyorsa ne yapmalıyım?

    Önce çekim talebinizin kaydını, bekleme süresini ve platforma yaptığınız yazılı başvuruyu belgeleyin. Cevap alamazsanız SPK’ya şikayette bulunabilir, uyuşmazlığın niteliğine göre tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurabilirsiniz. Platform yetkisizse dolandırıcılık şüphesiyle savcılığa suç duyurusu da yapılabilir.

İLGİLİ YAZILAR