AVM veya İş Yerinde Düşüp Yaralandım, İşletmeden Tazminat Alabilir miyim?
Bir alışveriş merkezinde yürürken yeni silinmiş ve başına uyarı levhası konmamış zeminde kaydınız, ya da bir markette yere dökülmüş bir sıvıya basıp düştünüz. Kolunuz kırıldı, haftalarca işe gidemediniz, hastane masrafları birikti. İşletme ise geçmiş olsun deyip konuyu kapattı. Aklınızdaki soru basit: bu zararı kim ödeyecek?
Bu yazıda çalışan ile müşteri arasındaki farkı, işletmenin hangi kanun maddeleriyle sorumlu tutulduğunu, işletme kusursuz olduğunu söylediğinde ispatın kime düştüğünü, kendi dikkatsizliğinizin tazminatı nasıl etkilediğini, isteyebileceğiniz kalemleri, kamera kaydı silinmeden delili nasıl koruyacağınızı, davanın hangi mahkemede açılacağını, ceza şikayetini ve süreleri anlatıyoruz.
Önce Şunu Ayırmak Gerekiyor: Orada Çalışıyor muydunuz
Aynı iş yerinde düşen iki kişinin hukuki durumu tamamen farklı olabilir. O işletmede çalışıyorsanız ve iş sırasında düştüyseniz olay bir iş kazasıdır; tazminatın yanında sosyal güvenlik hakları da gündeme gelir.
Müşteri, ziyaretçi ya da yoldan geçen biri olarak düştüyseniz aranızda bir iş ilişkisi yoktur ve talebiniz haksız fiil kurallarına dayanır. Bu yazı ikinci durumu anlatıyor. Çalışan olarak yaşadığınız bir kaza için iş kazası geçirenlerin haklarını anlattığımız sayfaya bakabilirsiniz.
İşletme Hangi Durumda Sorumlu Olur
Türk Borçlar Kanunu bu tür kazalarda üç ayrı sorumluluk yolu tanıyor. Hangisine dayandığınız, neyi ispat etmeniz gerektiğini doğrudan değiştiriyor.
Birincisi genel kural olan 49. maddedir: kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ancak 50. madde uyarınca bu yolda zarar gören, hem zararını hem de zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yalnızca bu maddeye dayanırsanız işletmenin gerçekten kusurlu olduğunu sizin kanıtlamanız gerekir.
İkincisi 66. maddedeki adam çalıştıranın sorumluluğudur. Zemini silen ya da rafı dizen çalışanın işi yaparken verdiği zarardan işletme sorumludur. Maddenin son cümlesi işletmeler için daha sıkı bir kural koyar: işletmede adam çalıştıran, çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür.
Üçüncüsü 69. maddedeki yapı malikinin sorumluluğudur. Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Kırık bir basamak, kopmuş bir merdiven kaplaması ya da bakımsız bir rampa bu kapsama girer. Maddede malikin ayrıca kusurlu olması aranmıyor.
Burada bir ayrıntıya dikkat etmek gerekir. Mağaza bir alışveriş merkezinde kiracıysa binanın maliki ile mağazayı işleten farklı kişilerdir. Kaza zeminin bakımsızlığından kaynaklanıyorsa malik, dökülen bir sıvının zamanında temizlenmemesinden kaynaklanıyorsa işleten öne çıkar. Bina kaynaklı kazalarda muhatabın nasıl belirlendiğini bina ve balkon çökmelerinde sorumluyu anlattığımız sayfada ayrıca ele aldık.
| Dayanak | Ne zaman uygulanır | Neyi ispat etmeniz gerekir |
|---|---|---|
| TBK m.49 | İşletmenin kusurlu bir davranışı varsa | Zararınızı ve işletmenin kusurunu |
| TBK m.66 | Zarar bir çalışanın işi sırasında doğduysa | Zararın işletmenin faaliyetinden doğduğunu; çalışma düzeninin yeterli olduğunu işletme ispat eder |
| TBK m.69 | Zarar binanın yapım bozukluğundan ya da bakım eksikliğinden doğduysa | Bozukluğu veya bakım eksikliğini ve zararın bundan doğduğunu; malikin kusuru ayrıca aranmaz |
Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49, m.50, m.66 ve m.69.
İşletme Kusurumuz Yok Derse İspat Kime Düşer
Kazadan sonra işletmelerin en sık savunması, zeminin kısa süre önce kontrol edildiği ve bir kusurlarının olmadığıdır. 66. maddenin işletmelere ilişkin kuralı burada belirleyici olur. Zararın işletmenin faaliyeti dolayısıyla doğduğu ortaya konduğunda, çalışma düzeninin bu zararı önlemeye elverişli olduğunu ispatlamak işletmeye düşer.
Pratikte bu, işletmenin temizlik ve kontrol çizelgelerini, ıslak zemin için uyarı levhası koyma talimatını ve bunun o gün uygulandığını gösteren kayıtları ortaya koyması anlamına gelir. Bunları gösteremeyen bir işletme, yalnızca kusurumuz yok demekle sorumluluktan kurtulamaz.
Kendi Dikkatsizliğiniz Tazminatı Düşürür mü
Düşürebilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesine göre zarar gören, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Örneğin açıkça görülen bir uyarı levhasının bulunduğu alandan geçmekte ısrar ettiyseniz ya da yürürken telefonunuza bakıyorsanız, işletme bunu indirim sebebi olarak ileri sürecektir. Buna karşılık uyarı levhası hiç yoksa ya da tehlike görülemeyecek durumdaysa sizin payınız çok daha zor tartışılır. Bu nedenle olay yerinde levha olup olmadığını fotoğrafla tespit etmek önemlidir.
Hangi Kalemleri İsteyebilirsiniz
54. madde bedensel zararları sayıyor: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Çalışamadığınız günlerin kazancı ile kalıcı bir kısıtlılık kaldıysa bunun gelecekteki etkisi ayrı kalemlerdir.
55. madde bu hesaba önemli kurallar ekliyor. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri tazminattan indirilemez. 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla eklenen fıkraya göre ise çalışma gücü kaybına bağlı tazminatta, kazancınızın bilindiği döneme ilişkin tutara olay tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tutara karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.
Aynı Kanunla eklenen bir başka fıkraya göre, bu tazminatlar için tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılmış bir ödeme varsa, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir.
56. maddeye göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde hâkim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak uygun bir miktar manevi tazminata da karar verebilir. Maluliyetin gelir kaybına nasıl çevrildiğini maluliyet halinde maaş kaybının hesabını anlattığımız sayfada ayrıntılı bulabilirsiniz.
Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.
Kamera Kaydı Silinmeden Delili Nasıl Korursunuz
Bu davaların kaderini çoğu zaman ilk günler belirler. Zeminin ıslak olduğunu, uyarı levhası bulunmadığını ya da basamağın kırık olduğunu gösteren izler zamanla kaybolur, işletmenin kamera kayıtları da bir süre sonra üzerine yazılarak silinebilir.
Kaza anında yapabileceğiniz en önemli şey düştüğünüz yerin, zeminin ve çevrenin fotoğrafını çekmek, olayı gören kişilerin adını ve telefonunu almak ve işletme yetkilisinden bir olay tutanağı istemektir. Hastanede doktora nasıl yaralandığınızı anlatmanız da olay ile yaralanma arasındaki bağı kayda geçirir.
Muayene raporlarını, reçeteleri ve ödediğiniz her faturayı saklamak da gerekir. Tedavi giderini ve çalışamadığınız günleri sonradan ispat etmenin en kısa yolu bu belgelerdir.
Kamera kayıtları için dava açmayı beklemek gerekmiyor. Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 400. maddesi, ileride açılacak davada ileri sürülecek bir vakıanın tespiti için delil tespiti istenebileceğini düzenliyor. Delilin hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı ya da ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali varsa hukuki yarar var sayılır.
Henüz dava açılmamışsa delil tespiti, 401. madde uyarınca esas davaya bakacak mahkemeden ya da üzerinde inceleme yapılacak şeyin bulunduğu yer sulh mahkemesinden istenir. Noter aracılığıyla vakıa tespiti yaptırma imkanı da saklıdır.
Davayı Hangi Mahkemede Açacaksınız
Görevli mahkeme için iki kural yan yana duruyor. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2. maddesine göre malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi görevlidir. 6502 sayılı Kanunun 73. maddesi ise tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklarda tüketici mahkemelerini görevli kılar.
Alışveriş sırasında düşen bir kişinin davasının hangi kurala gireceği, yaralanmanın bir tüketici işlemiyle ne ölçüde bağlantılı olduğuna göre değerlendirilir. Bu yüzden görev meselesi dava açılmadan önce netleştirilmelidir; yanlış mahkemede açılan dava görevsizlik kararıyla zaman kaybına yol açar.
Uyuşmazlık tüketici uyuşmazlığı sayılıyorsa iki kural daha devreye girer. 23 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan tebliğe göre 2026 yılında değeri 186.000 TL’nin altında kalan uyuşmazlıklarda il veya ilçe tüketici hakem heyetleri görevlidir. Bu tutarın üzerindeki taleplerde ise 6502 sayılı Kanunun 73/A maddesi uyarınca dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
İşletmeyi Ceza Yönünden Şikayet Edebilir misiniz
Tazminat davası hukuk yoludur, ama olay aynı zamanda suç oluşturabilir. Türk Ceza Kanunu‘nun 89. maddesine göre taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının bozulmasına neden olan kişi dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Yaralanma vücutta kemik kırılmasına yol açmışsa bu ceza yarısı oranında artırılır.
Fiil birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuşsa ceza dokuz aydan beş yıla kadar hapistir. Şikayet, olayda gerekli önlemi almadığını düşündüğünüz kişiler hakkında yapılır.
Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır; ancak birinci fıkra kapsamı dışındaki bir yaralanma bilinçli taksirle işlenmişse şikayet aranmaz. 73. madde uyarınca şikayet hakkı olan kişi, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikayette bulunmazsa soruşturma yapılamaz.
Tazminat İçin Ne Kadar Süreniz Var
Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesine göre tazminat istemi, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiğiniz tarihten başlayarak iki yılın ve her halde olayın üzerinden on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü bir suçtan doğmuşsa o daha uzun süre uygulanır.
Tedavi süreci aylar sürebildiği için bu süreleri en baştan takvime almak gerekir. Ceza şikayeti için altı aylık sürenin tazminat süresinden çok daha kısa olduğunu da unutmamak gerekir.
Sonuç
İşletmede düşüp yaralanan bir müşterinin tazminat alıp alamayacağını belirleyen şey, kazanın ne kadar can yaktığı değil, sorumluluğun hangi maddeye dayandığı ve delilin korunup korunmadığıdır. Zarar bir çalışanın işi sırasında doğduysa çalışma düzeninin yeterliliğini işletme ispat eder, binanın bakımsızlığından doğduysa malikin kusuru ayrıca aranmaz.
Belirleyici ikinci unsur zamandır. Kamera kayıtları ve olay yerindeki izler kısa sürede kaybolur, tazminat için iki yıllık, ceza şikayeti için altı aylık süre işlemeye başlar. Kazanın hemen ardından fotoğraf, tanık bilgisi ve gerekirse delil tespitiyle dosyayı korumak, sonradan kurulacak bütün iddiaların temelidir.
Tazminat Hukuku alanındaki deneyimimizle, işletmede ya da alışveriş merkezinde yaşadığınız bir düşme kazasında sorumlunun belirlenmesi, delil tespiti ve tazminat sürecinin yürütülmesi için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
AVM’de düştüm, tazminatı kimden isteyebilirim?
Kazanın sebebine göre değişir. Zarar bir çalışanın işi sırasında doğduysa işletme Türk Borçlar Kanunu’nun 66. maddesi uyarınca, binanın yapım bozukluğundan ya da bakım eksikliğinden doğduysa bina maliki 69. madde uyarınca sorumlu tutulabilir.
-
Uyarı levhası varken düştüysem tazminat alabilir miyim?
Alabilirsiniz, ancak tazminattan indirim yapılabilir. 52. maddeye göre zarar gören, zararın doğmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
-
İşletme kusursuz olduğunu söylerse ne olur?
Zarar işletmenin faaliyetinden doğduysa, çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat etmek işletmeye düşer. Yalnızca kusurumuz yok demek sorumluluktan kurtarmaz.
-
Kamera kaydı silinmeden ne yapabilirim?
Dava açmayı beklemeden delil tespiti isteyebilirsiniz. Henüz dava açılmamışsa bu talep esas davaya bakacak mahkemeye ya da incelenecek kaydın bulunduğu yer sulh mahkemesine yapılır.
-
Tazminat davası için ne kadar sürem var?
Zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl, her halde olaydan itibaren on yıl içinde dava açılmalıdır. Olay daha uzun zamanaşımı öngören bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır.
-
İşletme hakkında ceza şikayetinde bulunabilir miyim?
Taksirle yaralama suçu kural olarak şikayete bağlıdır. Fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günden itibaren altı ay içinde şikayette bulunmanız gerekir.
-
AVM’de düşen kişi işletmeden neler isteyebilir?
Tedavi ve ilaç giderlerini, çalışamadığınız döneme ait gelir kaybını, kalıcı sakatlık varsa iş gücü kaybı tazminatını ve yaşadığınız acı için manevi tazminatı isteyebilirsiniz. Bunun için hastane raporlarını, faturaları ve olay yerine dair fotoğraf ve kamera kaydı talebinizi belgelemeniz gerekir.




