Cezaevinden Cenaze veya Hastalık İzni (Mazeret İzni) Nasıl Alınır?
Hakkınızda veya cezaevinde bulunan çok sevdiğiniz bir yakınınız hakkında kesinleşen hapis cezasının infazı devam ederken, şüphesiz ki o dört duvar arasındaki en büyük kâbus, dışarıdaki sevdiklerinizin başına kötü bir şey gelmesi ihtimalidir. Cezaevinin soğuk ve ağır tecrit koşulları altında gün sayarken; annenizin, babanızın, eşinizin veya evladınızın amansız bir hastalığın pençesinde yaşam mücadelesi verdiğini öğrenmek ya da onların acı ölüm haberiyle sarsılmak, bir insanın yaşayabileceği en ağır psikolojik travmadır. O an zihninizde sadece tek bir çaresiz düşünce yankılanır: “Onu son bir kez göremeyecek miyim? Cenazesinde toprağına bir avuç toprak atamayacak mıyım?” Aileler ve hükümlüler, genellikle cezaevi kapılarının üzerlerine sonsuza dek kilitlendiğini ve böylesi acı günlerde dahi dışarı çıkmalarının imkânsız olduğunu düşünerek büyük bir umutsuzluğa kapılırlar.
Ancak derin bir nefes almalı ve acınızı yaşarken hukuki haklarınızı unutmamalısınız; modern Türk Ceza İnfaz sistemimiz, adaleti sağlarken insan onurunu, aile bağlarının kutsallığını ve merhameti tamamen göz ardı eden, kör ve intikamcı bir mekanizma değildir. Kanun koyucu, tam da böylesi yürek yakan anlar için “Mazeret İzni” (Cenaze ve Hastalık İzni) adı altında, hükümlü ve tutukluların sevdiklerine son görevlerini yapabilmelerini sağlayan hayati bir hukuki köprü inşa etmiştir. Fakat takdir edersiniz ki; bir cenazenin defnedilmesi veya yoğun bakımdaki bir hastanın ziyaret edilmesi saniyelerle yarışılan, cezaevi bürokrasisinin hantal çarklarında kaybedilecek tek bir dakikanın bile telafisinin olmadığı bir süreçtir. Yanlış alınmış bir doktor raporu, eksik yazılmış bir dilekçe veya usulüne uygun yapılmayan bir savcılık başvurusu, bu son vedayı sonsuza dek kaçırmanıza neden olabilir. Türkyılmaz Hukuk bürosu olarak, acınızın en taze olduğu bu anlarda bürokratik engelleri yıkıyor, İnfaz Hukuku alanındaki tüm üst düzey birikimimiz ve hızımızla sevdiklerinize kavuşmanızı yasal güvence altına alıyoruz. Saatlerimizi harcayarak ve 2026 yılı güncel infaz mevzuatını satır satır analiz ederek hazırladığımız bu kapsamlı rehberde; cezaevinden cenaze ve hastalık izninin nasıl alınacağını, 1/10 yatar kuralını, refakatli izin şartlarını, tutukluların haklarını ve bu kriz anında yapmanız gereken her şeyi derinlemesine inceleyeceğiz.
Cezaevinden Mazeret İzni (Cenaze ve Hastalık İzni) Nedir?
Ceza infaz hukukunda kural olarak bir hükümlü; cezasının infazı tamamlanmadan, şartlı tahliye veya denetimli serbestlik hakkı kazanmadan kapalı ceza infaz kurumunun dışına adım atamaz. Ancak bu katı kuralın en insani ve vicdani istisnası, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (CGTİHK) 94. maddesinde düzenlenen “Mazeret İzni”dir.
Mazeret izni; hükümlü veya tutuklunun birinci derece kan veya kayın hısımlarının (anne, baba, eş, çocuk, kardeş) vefat etmesi, yaşamsal tehlike arz eden ağır bir hastalığa yakalanması veya deprem, sel, yangın gibi doğal afetler nedeniyle ailenin büyük bir zarara uğraması durumlarında, kişinin cezaevinden geçici bir süreliğine çıkarak ailesinin yanında bulunmasına olanak tanıyan kanuni bir haktır. İzinde geçen bu süreler, aynen cezaevinde yatılmış gibi infazdan (yatar süresinden) sayılır.
Ancak infaz sistemimiz, güvenlik risklerini minimize etmek amacıyla mazeret iznini iki farklı kategoriye ayırmıştır: “10 Günlük Uzun Mazeret İzni” ve “1-2 Günlük Refakatli (Kısa) Mazeret İzni”. Hangi izinden faydalanacağınız, cezaevinde geçirdiğiniz süreye, bulunduğunuz cezaevinin türüne (açık/kapalı) ve suçunuzun niteliğine göre devasa farklılıklar gösterir.
10 Günlük Uzun Mazeret İzni ve “1/10 Yatar Kuralı”
Eğer yakınınızın cenazesine katılmak veya hastalığında onun yanında daha uzun süre (10 güne kadar) kalmak istiyorsanız, kanunun aradığı çok temel bir matematiksel yatar şartını sağlamış olmanız gerekir. 7242 sayılı Kanun ile 2020 yılında yapılan değişiklikle, bu şart mahkûmlar lehine esnetilmiştir.
5275 sayılı CGTİHK Madde 94/1 uyarınca, hükümlülük süresinin onda birini (1/10’unu) iyi hâlle geçirmiş olanlara, kendi istekleriyle yol süresi dışında 10 güne kadar mazeret izni verilebilir.
Bu 10 günlük iznin verilebileceği durumlar ve onay mercileri şunlardır:
- Vefat Durumunda (Cenaze İzni): Hükümlünün annesi, babası, eşi, kardeşi veya çocuğunun ölümü hâlinde, kurum en üst amirinin (Cezaevi Müdürü) önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayı ile verilir.
- Ağır Hastalık veya Doğal Afet Durumunda: Yukarıda sayılan yakınlardan birisinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin bulunması veya deprem, su baskını, yangın gibi felaketler nedeniyle zarara uğranması hâlinde; durumun belgelendirilmesi koşuluyla kurum en üst amirinin görüşü, Cumhuriyet Başsavcılığının önerisi ve bizzat Adalet Bakanlığının onayı ile verilir.
Güvenlik ve Uygulama Farkı: Bu 10 günlük izne hak kazanan hükümlü eğer Açık Cezaevinde veya Çocuk Eğitimevinde ise, cenazeye veya hastaneye “refakatsiz” (yanında jandarma/gardiyan olmadan) tek başına gider. Ancak hükümlü Kapalı Cezaevinde ise, 1/10 şartını sağlasa bile mutlaka dış güvenlik görevlilerinin (jandarmanın) refakatinde gönderilir ve yol/harcırah masrafları hükümlü tarafından karşılanır.
Yatar Şartı Aranmaksızın Verilen 1 ve 2 Günlük “Refakatli Mazeret İzinleri”
Cezaevine gireli henüz 1 ay olmuş bir hükümlünün babası vefat ettiğinde, “Sen daha cezanın 1/10’unu yatmadın, cenazeye gidemezsin” demek hukukun vicdanıyla bağdaşmaz. İşte kanun koyucu, 1/10 yatar kuralını dolduramayanlar veya yüksek güvenlikli kurumlarda yatanlar için 5275 sayılı Kanun Madde 94/3 hükmünü ihdas etmiştir.
Bu maddeye göre; ceza yatar süresine bakılmaksızın, güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla (tehlikeli olmayan hükümlüye), dış güvenlik görevlisinin (jandarma) refakatinde bulunmak şartıyla, talebi ve Cumhuriyet Başsavcısının onayıyla kısa süreli izin verilir:
1. Vefat Durumunda (2 Günlük Cenaze İzni)
- Kimlerin Cenazesine Gidilebilir? İkinci derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin (anne, baba, eş, çocuk, kardeş, dede, nine, torun) ya da eşinin ölümü nedeniyle verilir.
- Süre: Yol süresi hariç tutulmak üzere cenazeye katılım için 2 güne kadar izin verilir.
2. Hastalık Durumunda (1 Günlük Ziyaret İzni)
- Kimler Ziyaret Edilebilir? Ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından (kayınvalide/kayınpeder) birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâli bulunmalıdır.
- Süre ve Sınır: Hastalığın sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi şartıyla, yol süresi dışında 1 güne kadar izin verilir. Kanun, bu hastane ziyaretinin toplam iki defaya mahsus olmak üzere yapılabileceğini emretmektedir. (Eskiden asgari 1 ay arayla yapılabilirdi, güncel yasayla bu 1 aylık ara şartı kaldırılmıştır).
Hastalık İzni İçin Gerekli Olan “Sağlık Kurulu Raporu”nun Şartları Nelerdir?
Mazeret izinlerinde en çok mağduriyet yaşanan, taleplerin savcılıkça en çok reddedildiği aşama doktor raporu aşamasıdır. Sıradan bir acil servis doktorunun yazdığı “Durumu ağırdır” kağıdı ile cezaevinden izin alınamaz.
Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi Yönetmeliği Madde 114/4 uyarınca; ağır hastalık nedeniyle mazeret izni talep edildiğinde aranacak zorunlu şartlar şunlardır:
- Hastalığın Ağırlığı: Hastanın durumunun “yaşamsal tehlike (hayati risk)” oluşturacak boyutta olması şarttır.
- İki Uzman Hekim İmzası: Hastalığı belgeleyen resmi raporun, biri hastalığın uzmanı olmak üzere en az iki uzman hekim tarafından imzalanmış olması (Sağlık Kurulu Raporu) yasal bir zorunluluktur.
- Yakınlık Belgesi: Hükümlü ile hasta veya vefat eden kişi arasındaki yakınlık derecesinin nüfus idaresinden alınacak “Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği” ile mutlaka belgelendirilmesi gerekir.
İzin Sürecinde Yol İzni, Masraflar ve Gece Konaklama Kuralları
Cenaze veya hastane Türkiye’nin diğer ucunda olabilir. Bu durumda kanun, izin süresine ek olarak yol izni de verir.
- Yol İzni: Gidilecek mesafe göz önünde bulundurularak, gidiş ve geliş için toplam 4 günü geçmemek üzere yol izni verilir.
- Masraflar Kimin Cebinden Çıkar? Kapalı cezaevinden jandarma (dış güvenlik görevlisi) refakatinde izne çıkan hükümlünün, hem kendi yol masraflarını hem de yanındaki jandarma personelinin yol, yemek ve harcırah giderlerini peşin olarak karşılaması yasal bir zorunluluktur. Maddi durumu yetersiz olanlar için maalesef devlet bu masrafı karşılamaz.
- Gece Konaklaması Nerede Yapılır? Hükümlünün izin süresi içinde gece konaklaması gerektiğinde, nerede uyuyacağına gidilen yerin Valisi karar verir. Güvenlik değerlendirmesine göre hükümlü; kendi evinde, cenazesi/hastası olan yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde veya doğrudan gidilen şehirdeki en yakın kapalı ceza infaz kurumunun misafirhanesinde geceyi geçirebilir.
- Yurtdışı Yasağı: Hastanız veya cenazeniz yurtdışındaysa, mazeret izni kapsamında yurtdışına çıkışa kesinlikle izin verilmez.
Tutuklular İçin Cenaze ve Hastalık İzni Var mıdır?
Henüz yargılaması devam eden, cezası kesinleşmemiş olan “Tutuklu” statüsündeki kişilerin mazeret izni hakları, 5275 sayılı Kanun’un 116. maddesinde düzenlenmiştir. Tutuklular da tıpkı hükümlüler gibi cenaze ve hastalık izninden yararlanabilirler ancak burada çok daha katı bir güvenlik filtresi vardır.
- Cenaze İzni: İkinci derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü hâlinde, tutukluya, ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayı ile dış güvenlik görevlisinin refakatinde yol süresi dışında 2 güne kadar cenazeye katılması için izin verilebilir.
- Hastalık İzni: Ağır ve hayati tehlikesi olan hastalık durumlarında (sağlık kurulu raporuyla belgelenmek şartıyla) yine 1 güne kadar (en fazla 2 defa) hasta ziyareti izni verilebilir.
- Büyük Fark (Soruşturmanın Selameti): Tutuklulara bu iznin verilebilmesi için, “soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti ve güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması” şartı aranır. Yani kişi cinayet, örgüt veya terör suçundan tutukluysa, delilleri karartma veya mağdurlara baskı yapma ihtimali varsa, savcılık cenaze izni talebini reddedebilir.
Yargıtay İçtihatları ve İnfaz Hâkimliğine İtiraz Yolları
Uygulamada, cezaevi idarelerinin veya infaz savcılıklarının bazen “güvenlik personeli yetersizliği”, “raporun formatının uymaması” veya “hükümlünün tehlikeli olduğu” gibi gerekçelerle cenaze ve hastalık izni taleplerini haksız yere reddettiği görülmektedir.
Yargıtay Emsal Kararları ışığında; cenaze ve hastalık izni gibi “gecikmesinde sakınca bulunan”, kişinin anayasal ve insani haklarıyla doğrudan bağlantılı olan taleplerin reddedilmesi durumunda, karara karşı derhal hukuki yollara başvurulmalıdır. Cumhuriyet Başsavcılığının veya Cezaevi İdaresinin infaz uygulamalarına ve mazeret izninin reddine dair kararlarına karşı, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu kapsamında İnfaz Hâkimliğine Şikâyet / İtiraz yoluna gidilebilir. İnfaz hâkimi, ortada geçerli bir sağlık kurulu raporu ve nüfus kaydı varken, somut bir güvenlik tehlikesi ispatlanmadan verilen ret kararlarını kaldırarak hükümlünün acil olarak izne çıkarılmasına hükmedebilir. Ancak zamanın saniyelerle ölçüldüğü bu kriz anlarında, bu itirazın ışık hızıyla ve kusursuz bir hukuki dilekçeyle yapılması şarttır.
Profesyonel Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç
Sonuç olarak; demir parmaklıklar ardında özgürlüğünden mahrum bir şekilde cezasını infaz eden bir kişinin, annesinin, babasının, eşinin veya evladının cenazesine katılamaması, ölüm döşeğindeki son anlarında onların elini tutamaması, infaz hukukunun ıslah edici amacıyla bağdaşmayan ve ömür boyu kapanmayacak psikolojik yaralar açan bir durumdur. Devlet, “Mazeret İzni” mekanizmasıyla bu insani acıya hukuki bir çözüm sunmuş, 1/10 yatar şartını sağlayanlara 10 güne kadar, sağlayamayanlara ise jandarma refakatinde 1-2 günlük özel ziyaret hakları tanımıştır.
Ancak unutulmamalıdır ki; cenaze ve ağır hastalık durumlarında zaman, hukukun en acımasız düşmanıdır. Hastaneden “iki uzman hekim imzalı yaşamsal tehlike raporu”nun dakikalar içinde çıkartılması, Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ile birlikte cezaevi savcılığına ulaştırılması, ret kararı gelmesi ihtimalinde Nöbetçi İnfaz Hâkimliğine saniyeler içinde Yargıtay içtihatlarıyla desteklenmiş bir itiraz dilekçesinin sunulması ve jandarma yol masraflarının anında organize edilmesi gerekmektedir. Panik, acı ve bilgisizlik içinde adliye koridorlarında koşuşturarak yapılacak her usul hatası, cenazenin çoktan defnedilmesine veya hastanızın son nefesini sizsiz vermesine neden olacaktır.
Acınızın en ağır olduğu bu zorlu saatlerde, bürokratik engelleri profesyonel bir güçle aşmak, cenaze veya hastalık izni sürecinizi saniyeler içinde yasal güvence altına alarak sevdiklerinize son görevinizi yapabilmek için vakit kaybetmeden uzman avukat ekibimizle iletişim sayfamız üzerinden iletişime geçin. Acınızı paylaşıyor, hukuki mücadelenizi üstleniyoruz.
