Belediye Birleşmesi Sonrası Haksız Fesih ve Tazminat Sorumluluğu
Türkiye’de yerel yönetimler ve kamu ihaleleri, sözleşme hukuku açısından karmaşık dinamikler barındırabilmektedir. Özellikle belediyelerin yeniden yapılandırılması, birleşmesi veya tüzel kişiliklerinin sona ermesi gibi durumlarda, mevcut sözleşmelerin akıbeti önemli hukuki tartışmalara yol açmaktadır. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak bu bağlamda dikkat çekici bir Yargıtay kararı olan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2026/3634 E., 2026/2711 K. sayılı kararı, belediye birleşmesi sonrası haksız fesih ve tazminat sorumluluğu konularında önemli içtihat niteliğindedir.
Giriş ve Olayın Özeti
Dava konusu olayda, davacı şirket ile eski … Belediye Başkanlığı arasında 16.10.2006 tarihinde “Ambalaj Atıklarının … Belediyesinde Kaynağında Ayrı Toplanması ve Geri Kazanımı Projesi Uygulama Protokolü” imzalanmıştır. Beş yıl süreli bu protokol, … Belde Belediyesi’nin 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile tüzel kişiliğinin 29.03.2009 tarihinde sona ermesi üzerine davalı … Belediye Başkanlığı tarafından tek taraflı olarak feshedilmiştir. Davacı şirket, bu fesih işleminin geçersiz olduğunu, sözleşmenin devam etmesi gerektiğini ve haksız fesih nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek tespit ve tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı … Belediye Başkanlığı ise, protokolün tarafı olan eski belediyenin tüzel kişiliğinin sona ermesiyle protokolün geçerliliğini yitirdiğini ve davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunmuştur. Diğer davalı şirket ise fesih işleminde sorumluluğunun bulunmadığını beyan etmiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Yerel Mahkeme, başlangıçta sözleşmenin geçerliliğine hükmetmiş ve davacının tazminat talebini kabul etmiştir. Ancak bu karar, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi tarafından usul eksiklikleri (değişik iş dosyası ile esas davanın birleştirilmesi) nedeniyle bozulmuştur.
Bozma kararına uyan Mahkeme, davalı … Belediye Başkanlığı’nın tüzel kişiliğinin sona ermiş olmasına rağmen, bu durumun eski belediye başkanlığının devam eden süreçte yaptığı işlemlerin yok hükmünde sayılmasına yol açmayacağını belirtmiştir. Mahkeme, davalı … Belediye Başkanlığı’nın protokolü tek taraflı feshetme iradesinin haksız fesih niteliğinde olduğuna karar vermiştir. Davacının haksız feshe bağlı olarak kâr mahrumiyeti niteliğindeki müspet zararını talep edebileceği kabul edilmiş ve davalı … Belediye Başkanlığı’ndan 358.835,37 TL’nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Diğer davalı şirketin ise fesih işleminde sorumluluğu olmadığı gerekçesiyle davasının reddine hükmedilmiştir.
Davalı … vekilinin temyiz itirazı üzerine dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne gelmiş, Dairece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetlenebilir ve somut olaya uygun bulunması, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin incelenmesinin mümkün olmaması gerekçeleriyle yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davalı … vekili, bu onama kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Karar düzeltme dilekçesinde, kararın gerekçesinin yetersiz olduğu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, alacağın zamanaşımına uğradığı, müvekkil idarenin sorumlu olmadığı, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği, zarar hesabında ikame iş kazançlarının ve tasarrufların düşülmesi gerektiği iddiaları öne sürülmüştür.
Ancak Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, karar düzeltme incelemesinde, tarafların iddia ve savunmalarını, belgelere, hukuk kurallarına, yargılama ve ispat kurallarına, özellikle de hükme esas alınan bilirkişi raporunun taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğunu tespit ederek, davalı … vekilinin karar düzeltme isteminin reddine oy birliğiyle karar vermiştir.
Yorum
Bu karar, kamu tüzel kişiliklerinin mevzuat değişikliğiyle sona ermesi veya birleşmesi durumlarında dahi, devam eden hukuki ilişkilerin ve sözleşmelerin akıbeti konusunda önemli bir ışık tutmaktadır. Yargıtay, tüzel kişiliğin sona ermesini tek başına bir sözleşmeyi haksız feshetme gerekçesi olarak kabul etmeyerek, kamu idaresinin sözleşmesel sorumluluklarına dikkat çekmiştir. Özellikle 5747 sayılı Kanun gibi yeniden yapılandırmayı öngören düzenlemelerde, eski belediyelerin hak ve borçlarının devralan kuruma geçtiği gerçeği, sözleşme hukukunun genel ilkeleriyle birleşerek devralan idarenin sorumluluğunu pekiştirmektedir.
Karar, aynı zamanda, haksız fesih durumunda müspet zararın (kâr mahrumiyeti) hesaplanması ve bilirkişi raporlarının denetlenebilirliği konularında da yol göstericidir. Davalı tarafın, fesih nedeniyle davacının elde ettiği alternatif kazançların veya tasarrufların mahsubu yönündeki iddiaları, Yargıtay tarafından bilirkişi raporunun yeterliliği kapsamında değerlendirilmiş ve bu yöndeki itirazlar reddedilmiştir. Bu durum, zarar hesaplamalarında uzman görüşünün ve raporunun sağlam bir zemine oturtulmasının, yargı sürecindeki önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, müvekkillerimize hem kamu kurumlarıyla yapılan sözleşmelerde hem de genel sözleşme hukukundan kaynaklanan ihtilaflarda profesyonel hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmetleri sunmaktayız. Özellikle belediye mevzuatı, kamu ihaleleri ve sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda derinlemesine bilgi ve deneyimimizle müvekkillerimizin haklarını etkin bir şekilde savunmaktayız.
Karar Künyesi
T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2026/3634
Karar No: 2026/2711
Karar Tarihi: 04.05.2026
Mahkemesi: Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahkeme Esas No / Karar No: 2020/43 E., 2023/254 K.
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Protokol imzaladığımız belde belediyesi kapanıp ilçe belediyesine bağlanırsa sözleşmemiz iptal mi olur?
Hayır, iptal olmaz. Hukukta külli halefiyet ilkesi gereğince, kanunla kapatılan veya birleştirilen belediyelerin tüm hakları, borçları, yetkileri ve imzalamış olduğu sözleşmeler devralan (bağlanılan) yeni belediyeye kendiliğinden geçer. Yeni idare, ‘bu sözleşmeyi eski belediye yaptı’ diyerek protokolü keyfi olarak sonlandıramaz.
-
Belediyenin sözleşmeyi haksız yere tek taraflı feshetmesi durumunda hangi zararları talep edebiliriz?
Belediyenin haklı bir neden sunmadan sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi durumunda, ‘müspet zarar’ kapsamındaki kâr mahrumiyetinizi talep edebilirsiniz. Yani, eğer sözleşme haksız yere feshedilmeseydi ve süre sonuna kadar devam etseydi firmanızın elde edeceği net kâr miktarı hesaplanarak belediyeden tazminat olarak tahsil edilir.
-
Haksız fesih davalarında kâr mahrumiyeti (tazminat) miktarı neye göre hesaplanır?
Mahkemece atanan uzman bilirkişi heyeti; sözleşmenin kalan süresini, işin niteliğini, piyasa koşullarını ve şirketin geçmiş ticari kayıtlarını inceler. Yapılan hesaplamada, şirketin o işi yapmamakla elde ettiği tasarruflar ile personelin veya araçların başka işlerde kullanılmasıyla kazanılan (ikame iş) kazançlar toplam zarardan düşülerek net kâr kaybı belirlenir.
-
Yargıtay kararlarında geçen ‘karar düzeltme’ aşaması nedir ve süreçte neyi ifade eder?
Karar düzeltme, Yargıtay dairelerinin vermiş olduğu onama veya bozma kararlarına karşı, tarafların yasal şartlar dahilinde aynı daireden kararını yeniden gözden geçirmesini talep ettiği olağanüstü bir kanun yoludur. Bu aşamada Yargıtay, kararında bariz bir hata, eksiklik veya kanun maddesinde yanılgı olup olmadığını son kez inceler ve talebi uygun görmezse reddeder.
-
Belediye ile yaşanan sözleşme ve tazminat uyuşmazlıklarında zaman aşımı süresi ne kadardır?
Belediyelerle yapılan protokol ve sözleşmelerden (haksız fesih dahil) kaynaklanan alacak ve tazminat davalarında, Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uyarınca 10 yıllık genel zaman aşımı süresi uygulanır. Bu süre, hakkın ihlal edildiği ve feshin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
