Yargıtay’dan ByLock ve Terör Üyeliği Kararı: Eksik Soruşturmaya Bozma
Giriş ve Olayın Özeti
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, ceza hukukunun hassas konularından olan silahlı terör örgütüne üyelik suçlamasıyla ilgili önemli bir karara imza attı. 2023/3501 Esas ve 2025/27564 Karar numaralı bu karar, özellikle dijital delillerin ve örgütle bağlantının ispatı sürecindeki titizliğin altını çiziyor. İlk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinden geçerek Yargıtay önüne gelen davada, Yargıtay eksik araştırma gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verdi. Bu karar, yargılamanın her aşamasında delillerin eksiksiz ve hukuka uygun bir şekilde toplanması ve değerlendirilmesinin ne denli kritik olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, temel olarak iki ana eksik araştırma noktası nedeniyle bozmuştur:
- ByLock İletişim Sistemi Delillerinin Yetersiz İncelenmesi: Yargıtay, ByLock’un FETÖ/PDY tarafından münhasıran kullanıldığı kabul edilen bir iletişim ağı olduğunu belirtmekle birlikte, sanığın savunmasının denetlenmesi ve örgütsel konumunun tespiti için daha kapsamlı bir inceleme yapılmasını şart koşmuştur. Bu kapsamda, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin, ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun ve ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait ilk kullanım tarihinden itibaren HTS kayıtlarının getirtilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında “ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunan” kişiler hakkında ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, mevcutsa ifade örneklerinin getirtilmesi ve bu kişilerin mahkeme huzurunda (mümkün değilse istinabe yoluyla) tanık olarak dinlenilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay, bu hususlarda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmasının zorunluluğuna işaret etmiştir. Bu değerlendirme, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarihli ve Anayasa Mahkemesi’nin 04.06.2020 tarihli emsal kararları ile uyumlu bir yaklaşımdır.
- Örgütsel Faaliyetlerin Eksik Araştırılması: Yargıtay, sanık hakkında UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak, FETÖ/PDY’nin kamuoyunca bilinen operasyonel eylemlerinden sonra sanığın örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespiti gerektiğini belirtmiştir. Sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa aşama beyanlarının dosyaya getirtilerek tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Bu bozma kararı, yargılamada “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit” ilkesinin ve maddi gerçeğe ulaşmada gösterilmesi gereken özenin altını çizmektedir. Delil toplama ve değerlendirme sürecindeki eksikliklerin, yargılamanın sonucunu doğrudan etkileyebileceği bir kez daha vurgulanmıştır.
Yorum
Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin bu kararı, özellikle terör örgütü üyeliği gibi ciddi suçlamalarla yürütülen yargılamalarda, delillerin niteliği ve toplanma şekli konusunda mahkemelerin ne kadar hassas davranması gerektiğini göstermektedir. ByLock gibi dijital delillerin tek başına değil, diğer somut ve hukuka uygun delillerle desteklenerek bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiği prensibi bir kez daha pekiştirilmiştir. Karar, aynı zamanda, sanık lehine ve aleyhine olan tüm delillerin eksiksiz bir şekilde toplanması, analiz edilmesi ve savunma hakkına riayet edilerek gerekli araştırmaların yapılmasının adil yargılanma ilkesinin temel bir gereği olduğunu hatırlatmaktadır. Alt mahkemelerin, Yargıtay’ın bozma gerekçeleri doğrultusunda yeniden detaylı bir inceleme yapması ve maddi gerçeğe ulaşmak için tüm delilleri titizlikle değerlendirmesi gerekecektir.
Karar Künyesi
- Mahkeme: Yargıtay 3. Ceza Dairesi
- Esas Numarası: 2023/3501
- Karar Numarası: 2025/27564
- Karar Tarihi: 03.12.2025
- Suç: Silahlı terör örgütüne üye olma
- İlk Derece Mahkemesi: Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi (2019/352 E., 2019/360 K.)
- İstinaf Mahkemesi: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi (2019/2348 E., 2021/1363 K.)
- Temyiz Sonucu: BOZMA
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Hakkımda sadece ByLock kullanıcısı olduğum yönünde iddia varsa doğrudan mahkûm olur muyum?
Hayır, doğrudan mahkûm olmazsınız. Yargıtay’ın en son bozma kararına göre, sadece bir isim veya numara eşleşmesine dayanarak ceza verilmesi hukuka aykırıdır. Maddi gerçeğe ulaşılması için hakkınızda detaylı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun dosyaya kazandırılması ve verilerin savunmanızla birlikte duruşmada tartışılması zorunludur.
-
ByLock listesinde beni ekleyen ya da benim eklediğim kişilerin davadaki hukuki önemi nedir?
Yargıtay emsal kararında, ByLock listesinde sizinle bağlantılı görünen kişilerin açık kimliklerinin ve GSM numaralarının mutlaka tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu kişilerin kendi ceza dosyalarındaki ifadeleri incelenmeli ve gerektiğinde mahkeme huzurunda veya istinabe yoluyla tanık olarak dinlenmelidir.
-
ByLock davalarında telefon hattına ait HTS kayıtları ve bilirkişi incelemesi neden istenir?
ByLock programına bağlandığı öne sürülen GSM hattının geriye dönük HTS (arama ve internet bağlantı) kayıtlarının programın ilk kullanım tarihinden itibaren getirtilmesi gerekir. Bu kayıtlar ile dijital rapordaki verilerin birbiriyle eşleşip eşleşmediği uzman bir bilirkişi tarafından incelenip raporlanmadan mahkûmiyet hükmü kurulamaz.
-
UYAP örgütlü suçlar bilgi havuzundaki araştırmalar davanın seyrini nasıl etkiler?
Mahkeme, UYAP sisteminde oluşturulan örgütlü suçlar havuzunu taratarak sanık hakkında başka dosyalarda verilmiş gizli bir ifade, itirafçı beyanı veya bilgi olup olmadığını resmi olarak araştırmak zorundadır. Bir bilgiye rastlanması halinde bu beyanların aslı getirtilmeli ve duruşmada sanığa okunarak savunması alınmalıdır.
-
Mahkemenin gerekli dijital raporları ve tanık ifadelerini toplamadan ceza vermesi durumunda ne olur?
Eğer yerel mahkeme, HTS kayıtlarını inceletmeden, ByLock detay raporunu dosyaya almadan ve listedeki tanıkları dinlemeden doğrudan mahkûmiyet kararı verirse, Yargıtay bu durumu ‘eksik araştırma’ ve ‘savunma hakkının kısıtlanması’ olarak görür. Adil yargılanma ilkesi gereğince verilen cezayı oy birliğiyle bozar.
