Ağır Hastayım / Engelliyim, Cezaevinde Yatamam. Sağlık Nedeniyle İnfaz Erteleme Nasıl Alınır?
Hakkınızda yıllar süren ve psikolojik olarak son derece yıpratıcı olan ceza davası sürecinin sona ermesi, verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesiyle birlikte hayatınızda yeni bir endişe kaynağını beraberinde getirir. Hele ki yatağa bağımlıysanız, ağır bir engellilik durumunuz varsa veya hayatınızı tehdit eden ölümcül bir hastalıkla mücadele ediyorsanız, zihninizde yankılanan “Ağır hastayım, cezaevinde yatamam, bana ne olacak?” sorusu tarifi imkânsız bir korkuya dönüşebilir. Ağır hasta veya engelli bir bireyin, cezaevinin o kısıtlayıcı, ağır ve tıbbi müdahalelerin sınırlı olduğu soğuk duvarları arasına girmesi, sadece hürriyetin bağlanması değil, doğrudan yaşam hakkının tehlikeye atılması anlamına gelir.
Ancak derin bir nefes almalı ve umutsuzluğa kapılmamalısınız; modern ceza infaz sistemimiz intikamcı ve yok edici bir mantıkla çalışmaz. Hukuk sistemimiz, adaletin tecellisini sağlarken kişinin yaşam hakkını, beden bütünlüğünü ve insan onurunu her şeyin üstünde tutar. Bu nedenle, cezaevi koşullarında hayatını tek başına idame ettiremeyecek derecede ağır hasta veya engelli olan mahkûmlar için, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİHK) kapsamında çok güçlü “İnfaz Ertelemesi” ve “Konutta İnfaz (Ev Hapsi)” zırhları öngörülmüştür. Fakat bu hayati haklar size otomatik olarak altın tepside sunulmaz; son derece katı şekil şartlarına, Adli Tıp Kurumu onaylarına ve savcılık nezdinde yürütülecek stratejik hukuki adımlara bağlıdır. Türkyılmaz Hukuk bürosu olarak, en ufak bir prosedür hatasının doğrudan cezaevine girmenizle sonuçlanabileceği bu hassas evreyi, İnfaz Hukuku alanındaki tüm uzmanlığımızla yönetiyor ve yaşam hakkınızı yasal güvence altına alıyoruz. Bu kapsamlı makalemizde, 2026 güncel mevzuatı ve özellikle 2025 yılında yapılan devrim niteliğindeki yasal güncellemeler ışığında, sağlık nedeniyle infaz ertelemenin nasıl alınacağını adım adım inceleyeceğiz.
Ağır Hastalık ve Engellilik Durumunda İnfaz Süreci Nasıl İşler?
5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 16. maddesi, hastalık ve engellilik durumlarında hapis cezasının infazının nasıl erteleneceğini veya şekil değiştireceğini suçun ve hastalığın türüne göre üç ana kategoriye ayırmıştır.
1. Akıl Hastalığı Nedeniyle İnfazın Ertelenmesi (Madde 16/1)
Eğer hükümlü, hapis cezasının kesinleşmesinden sonra veya infazı sırasında akıl hastalığına tutulursa, cezanın infazı derhal geriye bırakılır. Hükümlü, iyileşinceye kadar yüksek güvenlikli tam teşekküllü ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde koruma ve tedavi altına alınır. Bu durumdaki en büyük yasal avantaj şudur: Sağlık kurumunda tedavi altında geçen bu süreler, doğrudan cezaevinde (infazda) geçmiş sayılır.
2. Hayati Tehlike Taşıyan Bedensel Hastalıklar (Madde 16/2)
Akıl hastalığı dışındaki diğer bedensel hastalıklarda kural olarak cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının (devlet veya üniversite hastanelerinin) mahkûmlara ayrılan güvenli bölümlerinde devam olunur. Ancak kanun burada çok kritik bir istisna getirmiştir: Eğer hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa, mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar tamamen geri bırakılır. Yani kişi hastanede mahkûm koğuşunda değil, dışarıda sivil bir vatandaş gibi kendi imkânlarıyla tedavi olma şansına kavuşur.
3. Ağır Engellilik ve Kocama (Yaşlılık) Durumu (Madde 16/6)
Maruz kaldığı ağır bir hastalık, felç durumu veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız başına idame ettiremeyen mahkûmların cezası, tıpkı hayati tehlike taşıyan hastalıklarda olduğu gibi iyileşinceye kadar geri bırakılabilir. Ancak bu haktan yararlanabilmek için kanunun aradığı çok önemli bir şart vardır: Hükümlünün dışarıda olmasının, toplum güvenliği bakımından ağır ve somut bir tehlike oluşturmaması gerekir.
Sağlık Nedeniyle İnfaz Ertelemesi Almak İçin Gereken Şartlar Nelerdir?
Hastalık, engellilik veya yaşlılık bahanesiyle cezaevinden kaçışın önüne geçmek isteyen kanun koyucu, sağlık nedeniyle erteleme şartlarını çok sıkı prosedürlere bağlamıştır. Sokaktaki herhangi bir doktorun veya özel bir hastanenin verdiği raporla cezanızı erteletmeniz hukuken mümkün değildir.
- Tam Teşekküllü Hastane ve Adli Tıp Kurumu (ATK) Onayı: Erteleme kararının verilebilmesi için mutlak surette Sağlık Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü devlet veya üniversite hastanelerinin “Sağlık Kurullarından” (Heyet) hastalık durumunu belgeleyen bir rapor alınması zorunludur. Ancak bu da yetmez; alınan bu heyet raporunun, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından incelenip onaylanması yasal bir zorunluluktur. Adli Tıp Kurumu onay vermedikçe infaz savcısı erteleme kararı veremez.
- Toplum Güvenliği Bakımından Tehlike Oluşturmama Şartı: Kanun, kişinin dışarı bırakılmasının toplum için “ağır ve somut bir tehlike” oluşturmamasını şart koşar. Savcılık, ATK raporu olumlu gelse bile, emniyet veya jandarma birimlerine yazı yazarak mahkûmun dışarıda olmasının kamu güvenliğini tehdit edip etmeyeceğini (örneğin organize suç lideri olup olmadığını) araştırır. Emniyetten gelecek rapora göre nihai karar verilir.
- Periyodik Kontrol Şartı: Erteleme kararı sonsuza dek süren bir af değildir. İnfaz savcılığı, erteleme kararını verirken hükümlünün tabi olacağı yükümlülükleri belirtir. Mahkûmun durumu, Cumhuriyet Başsavcılığınca (ATK raporunda özel bir süre belirtilmemişse) birer yıllık dönemler halinde yeniden incelettirilir. İyileşme tespit edilirse erteleme kaldırılır ve kişi cezaevine alınır.
2025 Yasal Güncellemesi: Ağır Hastalar İçin Ev Hapsi (Konutta İnfaz) İmkanı
Ceza İnfaz Hukukunda, ağır hasta ve engelliler için devrim niteliğindeki en büyük yasal gelişme, 4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun’un 110. maddesinde yapılan değişikliktir. Önceki yıllarda, ağır hasta olan bir kişinin konutta infaz (ev hapsi) hakkından yararlanabilmesi için cezasının 5 yıl veya daha az olması gerekiyordu.
Ancak 2025 güncellemesiyle bu 5 yıllık katı ceza sınırı tamamen kaldırılmıştır! Güncel 5275 sayılı Kanun Madde 110/3’e göre:
- Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, ceza miktarı ne olursa olsun (örneğin 15 yıl hapis cezası olan bir kişi bile) ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremiyorsa cezasını evinde çekebilir.
- Bu haktan yararlanabilmek için ATK onaylı rapor ve toplum güvenliği bakımından ağır/somut tehlike oluşturmama şartı aranır.
- Bu durumdaki kişilerin cezalarının “konutunda (ev hapsinde) çektirilmesine” Cumhuriyet Savcısı değil, doğrudan İnfaz Hâkimi tarafından karar verilir.
- Toplam cezası 10 yıldan fazla olan hükümlülerin elektronik kelepçe (GPS/GSM ünitesi) kullanılması suretiyle takibi zorunludur.
Özellikle terör suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve örgüt suçları kural olarak konutta infazdan yararlanamasa da, kanunun 110/9. maddesi, ağır hasta ve engellileri düzenleyen 3. fıkrayı bu istisnalardan muaf tutmuştur. Yani suçunuz ne olursa olsun (ağırlaştırılmış müebbet hariç), cezaevi koşullarında yaşayamayacak derecede ağır hastaysanız, İnfaz Hâkimliği kararıyla cezanızı ailenizin şefkatli elleri arasında, kendi evinizde çekebilirsiniz.
Adım Adım Sağlık Nedeniyle İnfaz Erteleme Başvuru Prosedürü
- Hukuki Başvuru: Hakkınızda hapis cezası kesinleştiğinde veya infaz savcılığından “Çağrı Kâğıdı” (davetiye) geldiğinde, kaçmak yerine derhal uzman bir avukat aracılığıyla infaz savcılığına “Sağlık Nedeniyle İnfazın Ertelenmesi” talepli dilekçe sunulmalıdır.
- Hastaneye Sevk: Savcılık, dilekçenizi işleme koyarak sizi (eğer dışarıdaysanız polis nezaretinde veya kendi imkânınızla, eğer cezaevindeyseniz jandarma eşliğinde) tam teşekküllü devlet hastanesi sağlık kuruluna sevk eder.
- Heyet Raporu ve ATK Süreci: Hastanede ilgili uzman doktorlar tarafından muayene edilirsiniz. Hazırlanan heyet raporu savcılığa gönderilir. Savcılık, bu raporu onaylanması ve nihai kararın verilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna (veya ilgili kurula) gönderir.
- İnfazın Durdurulması (Tedbiren): ATK’dan rapor dönüşü bazen aylar sürebilir. Bu bekleme süresinde, eğer hayati tehlikeniz doktor raporlarıyla barizse, infaz savcısı takdiren ATK raporu gelene kadar yakalama emrini durdurabilir veya cezaevindeyseniz tedbiren tahliyenize karar verebilir.
- Karar Aşaması: ATK’dan “cezaevi koşullarında hayatını yalnız idame ettiremez” şeklinde olumlu rapor gelirse ve emniyet araştırmasında toplum için tehlike oluşturmadığınız anlaşılırsa, savcılık “İnfaz Erteleme” kararı, İnfaz Hâkimliği ise şartları varsa “Konutta İnfaz” kararı verir.
Yargıtay ve Emsal Kararlar Işığında Sağlık Mazereti ve İnfaz Hukuku
Uygulamada infaz savcılıkları, toplum güvenliği şartını veya ATK raporlarını çok dar yorumlayarak ağır hasta kişilerin erteleme taleplerini haksız yere reddedebilmektedir. Bu aşamada, kararın bittiğini düşünüp pes etmek yerine etkin hukuki yollara başvurulmalıdır.
Yargıtay Emsal Kararları ve güncel 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu içtihatlarına göre; Cumhuriyet Savcısının infazın ertelenmesi veya konutta infaz talebini reddetmesi bir son değildir. Ret kararının size veya avukatınıza tebliğ edildiği (veya öğrenildiği) tarihten itibaren tam 15 gün içinde kararı veren savcılığın bulunduğu yerdeki İnfaz Hâkimliğine Şikâyet yoluna başvurma hakkınız bulunmaktadır. İnfaz Hâkimi, dosyayı ve tıbbi raporları inceleyerek, savcının ret kararının hukuka ve insan haklarına aykırı olduğunu tespit ederse, ret işlemini iptal eder ve infazın durdurulmasına veya konutta çektirilmesine kesin olarak hükmeder. Şayet İnfaz Hâkimi de talebi reddederse, bu karara karşı 7 gün içinde Ağır Ceza Mahkemesine itiraz hakkı mevcuttur. Yargıtay denetiminden geçen süreçler göstermektedir ki, “kişinin yaşama ve sağlık hakkı, devletin cezalandırma hakkından üstündür”.
İnfaz Sürecinde Avukatın Rolü ve Profesyonel Değerlendirme
Sonuç olarak; ağır bir bedensel engelinizin, felç durumunuzun, ilerlemiş kanser gibi ölümcül bir hastalığınızın veya yatağa bağımlı kılan kocama (yaşlılık) halinizin olması, adalet sisteminin sizi zorla kapalı cezaevinde tutacağı anlamına gelmez. Devlet, kanunlarla (özellikle 2025 yılındaki 110. madde reformuyla) yaşam hakkınızı ve tedavinizi güvence altına alan devasa ev hapsi ve infaz erteleme imkânları sunmuştur.
Ancak bu süreç, bir dilekçe yazıp hastaneye gitmekten ibaret basit bir işleyiş değildir. Emniyetin hakkınızda tutacağı “toplum güvenliği” raporlarına müdahale edilmesi, ATK sürecinin aylar süren bürokrasisinde yakalama emrinizin tedbiren durdurulmasının sağlanması ve savcılığın olası ret kararlarına karşı 15 günlük kesin yasal sürede İnfaz Hâkimliğine etkili, emsal Yargıtay kararlarıyla desteklenmiş bir şikâyet davası açılması mutlak surette hukuki bir strateji gerektirir.
Özgürlüğünüzü ve hepsinden önemlisi sağlığınızı, hayati tehlikenizi bürokrasinin insafına terk etmeyin. Sizin veya yakınınızın ağır hastalığı / engelliliği nedeniyle cezaevine girme riskini ortadan kaldırmak, ev hapsi ve infaz erteleme haklarınızı eksiksiz kullanmak için vakit kaybetmeden uzman ekibimizle iletişime geçin.
