Aile İçi Şiddet Mağduru İçin Koruma Kararı (6284 Sayılı Kanun) Nasıl Alınır?
Evde sürekli şiddet, tehdit veya baskı yaşayan biri için en zor adım genellikle ilk adımdır. “Elimde delil yok, kimse inanmaz, karakola gitsem ne olur” gibi düşünceler, kişiyi aylarca hatta yıllarca aynı ortamda kalmaya mahkum edebiliyor. Oysa 6284 sayılı Kanun, tam da bu tereddüdü ortadan kaldırmak için tasarlanmış, hızlı işleyen ve delil aranmayan bir koruma mekanizması sunuyor.
Bu yazıda 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararının kimler tarafından, nereye ve nasıl istenebileceğini, kararın neler içerdiğini ve ihlal edilmesi halinde ne olacağını güncel mevzuat üzerinden anlatıyoruz.
Kimler bu kanun kapsamında koruma isteyebilir
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz. Kanun, sadece evli çiftleri değil, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan herkesi kapsar.
Şiddet burada sadece fiziksel darp anlamına gelmez, kanun ekonomik şiddeti, psikolojik şiddeti ve cinsel şiddeti de aynı kapsamda değerlendirir. Yani sürekli aşağılanma, tehdit edilme, parasına el konulma veya sürekli takip edilme durumları da bu kanun kapsamında koruma talep etmek için yeterli bir zemin oluşturur.
Kanunun en önemli özelliği delil aranmamasıdır
Birçok mağdur, elinde rapor veya tanık olmadığı için başvurunun reddedileceğini düşünür ve bu yüzden başvurmaktan vazgeçer. Oysa kanunun 8. maddesi açıkça, tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin gerçekleştiğinin ispatının aranmayacağını belirtir. Hakim veya yetkili idari makam, sadece beyan üzerine, şiddet riskinin makul görünmesi halinde tedbire karar verebilir. Bu düzenleme bilinçli olarak böyle kurgulanmıştır çünkü aile içi şiddet olaylarının büyük bölümü kapalı kapılar ardında yaşanır ve klasik anlamda delil toplamak çoğu zaman mümkün olmaz.
Nasıl ve nereye başvurulur
Başvuru birden fazla merciye yapılabilir ve hangisine gidildiğinin bir önemi yoktur, hepsi işlemi başlatabilir. En hızlı ve yaygın yol, doğrudan en yakın karakol veya jandarma komutanlığına gitmektir, kolluk gecikmesinde sakınca bulunan hallerde tedbiri kendisi uygulayıp sonradan hakim onayına sunabilir.
Bunun yanında Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri, kısaca ŞÖNİM’ler her il ve büyük ilçede yirmi dört saat esasıyla çalışır ve başvuruyu hem yönlendirir hem de barınma, psikolojik destek gibi ek hizmetleri koordine eder. Ayrıca doğrudan Aile Mahkemesine, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesine, mülki amirliğe yani kaymakamlık veya valiliğe ya da Cumhuriyet Başsavcılığına da başvuru yapılabilir. Başvuru için avukat tutma zorunluluğu yoktur ve işlemler tamamen ücretsizdir, harç veya masraf talep edilemez.
| Başvuru Yeri | Özelliği |
|---|---|
| Karakol veya jandarma komutanlığı | En hızlı yol; gecikmesinde sakınca varsa tedbir kolluk tarafından uygulanıp sonradan hakim onayına sunulur |
| ŞÖNİM | Yirmi dört saat esasıyla çalışır; başvuruyu yönlendirir, barınma ve psikolojik destek koordine eder |
| Aile Mahkemesi | Doğrudan başvuru yapılabilir |
| Asliye Hukuk Mahkemesi | Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde |
| Mülki amirlik (kaymakamlık/valilik) | Doğrudan başvuru yapılabilir |
| Cumhuriyet Başsavcılığı | Doğrudan başvuru yapılabilir |
Koruma kararı, başvurudan itibaren genellikle bir gün ila üç gün içinde verilir; acil durumlarda kolluk aynı gün tedbiri uygulayabilir. Tedbir kararına itiraz süresi ise tebliğden itibaren iki haftadır.
Koruma kararı neleri içerebilir
Kanun, mağdura yönelik koruyucu tedbirler ile şiddet uygulayan kişiye yönelik önleyici tedbirleri ayrı ayrı düzenler. Mağdur için barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, psikolojik ve hukuki danışmanlık, gerekiyorsa geçici koruma altına alınma gibi tedbirler istenebilir.
Şiddet uygulayan kişiye yönelik olarak ise müşterek konuttan uzaklaştırma, mağdura, çocuklara veya diğer aile bireylerine yaklaşmama, her türlü iletişim aracıyla ulaşmama, silahını yetkili makamlara teslim etme, alkol veya uyuşturucu etkisindeyken ortak konuta yaklaşmama gibi yükümlülükler getirilebilir. Hakim, somut olayın özelliklerine göre bu tedbirlerden birkaçını birlikte de uygulayabilir.
İlk tedbir kararı belirli bir süre için verilir ve şiddet riski devam ettiği sürece bu süre mahkemece uzatılabilir, hatta gerekli görülen hallerde süresiz tedbire de karar verilebilmektedir. Kararın süresi ve kapsamı, dosyanın somut durumuna göre hakim tarafından belirlenir.
Boşanma sürecinde koruma kararının rolü
Koruma kararı, mevcut bir evlilik varsa ayrı yürüyen boşanma davasının yerine geçmez ama onu doğrudan güçlendirir. Eşinden şiddet gören birinin boşanma davası açma sürecini anlattığımız yazımızda da değindiğimiz gibi, alınan bir koruma kararı, boşanma davasında şiddetin varlığına dair güçlü bir emare olarak değerlendirilebilir ve velayet, nafaka gibi taleplerin belirlenmesinde mahkemenin dikkate aldığı unsurlardan biri haline gelir. Bu iki süreç birbirini engellemez, aksine birbirini destekler şekilde yürütülebilir.
Erkekler ve LGBTİ+ bireyler de bu kanundan faydalanabilir mi
Kanun uygulamada en çok kadına yönelik şiddet bağlamında bilinse de, metninin kendisi cinsiyet ayrımı gözetmeksizin aile içi şiddete uğrayan herkesi kapsar. Eşinden, ailesinden veya birlikte yaşadığı kişiden şiddet gören bir erkek de aynı başvuru yollarını kullanarak koruma kararı isteyebilir. Önemli olan mağdurun cinsiyeti değil, kanunda tanımlanan şiddet türlerinden birine maruz kalınmış veya kalınma tehlikesinin bulunmasıdır.
Israrlı takip mağduriyeti de bu kapsamda mı
2022 yılında yapılan değişiklikle, bir kişinin açıkça istemediği halde sürekli takip edilmesi, fiziksel olarak izlenmesi veya iletişim kurulmaya zorlanması durumları da hem Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç olarak hem de 6284 sayılı Kanun kapsamında korunan bir mağduriyet türü olarak tanınmıştır. Yani aranızda hiçbir evlilik veya birliktelik ilişkisi olmasa bile, örneğin eski bir sevgili veya tanımadığınız biri tarafından ısrarla takip ediliyorsanız da bu kanun kapsamında koruma kararı talep edebilirsiniz.
Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.
Karara uyulmazsa ne olur
6284 sayılı Kanunun en caydırıcı yönlerinden biri, tedbir kararına aykırı davranan kişiye uygulanan zorlama hapsidir. Kanunun 13. maddesi uyarınca, tedbir kararına aykırı davranan şiddet uygulayan kişi, bu davranışı ayrıca başka bir suç oluştursa bile üç günden on güne kadar zorlama hapsiyle cezalandırılır, ihlalin tekrarı halinde bu süre on beş günden otuz güne kadar uygulanır.
Yani koruma kararı sadece kağıt üzerinde kalan bir belge değildir, ihlali doğrudan özgürlüğü bağlayıcı bir yaptırıma bağlanmıştır. İhlal fark edildiği anda durumu derhal en yakın kolluk birimine bildirmek, yeni bir zorlama hapsi talebinin hızlıca işleme alınmasını sağlar.
Başvurudan önce ve sonra dikkat edilmesi gerekenler
Mümkünse tehdit mesajları, ses kayıtları veya yaralanma varsa fotoğraflar saklanmalıdır, bunlar zorunlu olmasa da başvuruyu güçlendirir. Başvuru sırasında adres bilginizin gizli tutulmasını, yani şiddet uygulayan kişiyle paylaşılmamasını talep edebilirsiniz, bu talep kanunen güvence altındadır.
Ayrıca çocuklarınız varsa ve şiddet uygulayan kişi aynı zamanda çocukların da velisiyse, koruma kararı talebiyle birlikte çocuklarla kişisel ilişkinin geçici olarak nasıl düzenleneceğini de talep edebilirsiniz, hakim bu konuda da ayrıca ara karar verebilir. Bu, boşanma davası açılmadan önce dahi çocukların güvenliğini sağlamak açısından önemli bir imkandır.
Başvuru yaptıktan sonra süreç genellikle çok hızlı işler, birçok ilde tedbir talebi aynı gün içinde değerlendirilip karara bağlanabiliyor. Karar verildikten sonra kolluk kuvvetlerine de bilgi verilir, böylece mahalle karakolunuz veya en yakın devriye ekipleri sizin bir koruma kararınız olduğunu bilir ve bir ihlal ihbarında hızlı müdahale edebilir. Bu nedenle, kararı aldıktan sonra kararın bir örneğini yanınızda bulundurmanız, gerektiğinde farklı bir bölgede veya farklı bir kolluk biriminde de durumu hızlıca ispatlayabilmeniz açısından pratik bir öneridir.
Koruma kararının süresi dolmak üzereyse ne yapılmalı
Verilen tedbirin süresi dolmadan önce, şiddet riskinin hâlâ devam ettiğini düşünüyorsanız süre bitmeden uzatma talebinde bulunmanız gerekir, aksi halde tedbir kendiliğinden sona erer ve yeniden başvuru sürecini baştan işletmeniz gerekebilir. Uzatma talebinde, ilk kararı gerektiren koşulların hâlâ devam ettiğini gösteren güncel bir açıklama yeterlidir, yeni bir şiddet olayı yaşanmış olması şart değildir. Mahkeme, dosyanın genel seyrine ve varsa yeni gelişmelere bakarak süreyi uzatmaya, tedbirin kapsamını genişletmeye veya daraltmaya karar verebilir.
Başvuru sürecinde sık yapılan hatalar
Uygulamada mağdurların en çok karşılaştığı sorun, ilk başvuruda çekingen davranıp durumu eksik anlatmaktır, oysa beyanınız kararın temel dayanağı olduğundan yaşadığınız olayları mümkün olduğunca somut tarih ve ayrıntılarla anlatmanız kararın kapsamının doğru belirlenmesini sağlar. Bir diğer sık hata, tedbir kararı alındıktan sonra rahatlayıp süreci takip etmeyi bırakmaktır, oysa tedbirin süresinin ne zaman dolacağını ve ihlal halinde nereye başvurulacağını bilmek, korumanın kesintisiz devam etmesi için şarttır.
6284 sayılı Kanun kapsamındaki uygulama ayrıntılarına ve mağdur haklarına ilişkin Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı uygulama kılavuzuna buradan ulaşabilirsiniz.
Koruma kararı süreci hızlı işlese de, tedbirin kapsamının doğru belirlenmesi, ihlal halinde hızlı hareket edilmesi ve paralel yürüyen boşanma veya velayet süreçleriyle uyumlu bir strateji kurulması ciddi bir hukuki takip gerektirir. Aile içi şiddet mağduruysanız veya bir yakınınız için bu süreci başlatmayı düşünüyorsanız, Aile Hukuku alanındaki deneyimimizle durumunuzu değerlendirmemiz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
-
Koruma kararı almak için delil sunmam gerekir mi?
Hayır. 6284 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin gerçekleştiğinin ispatı aranmaz, beyanınız ve şiddet riskinin makul görünmesi yeterli olabilir.
-
Koruma kararı için nereye başvurabilirim?
En yakın karakol veya jandarma komutanlığına, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’ne (ŞÖNİM), Aile Mahkemesine, mülki amirliğe veya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurabilirsiniz, hepsi süreci başlatabilir.
-
Koruma kararına uyulmazsa ne olur?
Tedbir kararına aykırı davranan kişi, bu davranış başka bir suç oluştursa bile üç günden on güne kadar zorlama hapsiyle cezalandırılır, ihlalin tekrarında bu süre on beş günden otuz güne kadar uygulanır.
-
Başvuru için avukat tutmam veya harç ödemem gerekir mi?
Hayır. Başvuru için avukat tutma zorunluluğu yoktur ve işlemler tamamen ücretsizdir, harç veya masraf talep edilemez.
-
6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı ne kadar sürer?
Koruyucu tedbir kararları belirli bir süre için verilir ve genellikle altı ayı geçmez. Şiddet riski devam ediyorsa süre uzatılabilir. Süre dolmadan yeni bir başvuru veya uzatma talebi yapılması gerekebilir. Kararın süresini ve içeriğini tebliğ evrakından mutlaka kontrol edin.
-
Şiddet uygulayan kişi evden uzaklaştırılabilir mi?
Evet. Hâkim, koruyucu tedbir olarak şiddet uygulayan kişiye ortak konuta girmeme, mağdura yaklaşmama veya iletişim kurmama gibi yükümlülükler getirebilir. Bu kararın uygulanmasını kolluk takip eder. Karara aykırı davranış yaptırım gerektirir ve bu durumu hemen bildirmek önemlidir.
-
Aile içi şiddette acil olarak kime başvurulur?
Acil tehlike varsa 112 veya 155’i arayabilirsiniz. Ayrıca 183 Sosyal Destek Hattı ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) destek verir. Kolluğa, savcılığa veya aile mahkemesine de başvurabilirsiniz. Başvuru için delil sunmak zorunlu değildir, beyanınız koruma sürecini başlatmak için yeterli olabilir.




