yargıtay kararları, karar analizi, karar incelemesi, emsal kararlar

Bozma Sonrası Islah Talebi: Nafaka ve Tazminat Davaları

Boşanma davaları, taraflar arasındaki evlilik birliğinin sona ermesinin yanı sıra, çoğu zaman nafaka, maddi ve manevi tazminat gibi fer’i talepleri de beraberinde getiren karmaşık hukuki süreçlerdir. Bu davalarda verilen hükümlerin miktarları, yargılamanın çeşitli aşamalarında temyiz incelemesine tabi tutulabilir ve Yargıtay tarafından bozma kararı verilebilir. Bu makalemizde, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yakın tarihli bir kararı ışığında, bozma sonrası nafaka ve maddi tazminat miktarı yönünden ıslah talebinin hukuki niteliğini ve önemini inceleyeceğiz.

Giriş ve Olayın Özeti

Davacı kadının açtığı boşanma davasında, İlk Derece Mahkemesi tarafların boşanmasına ve boşanmanın fer’ilerine hükmetmiştir. Tarafların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırarak yeniden karar vermiştir. Karar, taraflarca temyiz edilmiş ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından incelenmiştir. Daire, erkeğin tüm, kadının ise sair temyiz itirazlarını reddederken, ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası ile kadın yararına hükmedilen maddi tazminatın miktarını az bularak Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.

Bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesi’nde duruşma açılmış ve Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak, davacı kadın vekilinin nafaka ve maddi tazminat miktarı yönünden davayı ıslah etmek için süre talebinde bulunması üzerine, Mahkemece bu talep reddedilmiş ve akabinde hüküm kurulmuştur. Bu red kararı, davacı vekili tarafından tekrar temyiz incelemesine götürülmüştür.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Türk hukukunda ıslah kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Islah, tarafların iddiasını veya savunmasını, karşı tarafın iznine ve hakimin onayına bağlı olmaksızın, belirli kurallar çerçevesinde bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmesini sağlayan önemli bir usul hukuk aracıdır. HMK’nın 177. maddesi, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğini belirtmektedir. Ancak, Yargıtay’ın eski içtihadı, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı yönündeydi.

Bu durum, 22.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 18. maddesiyle değişmiştir. HMK’nın 177. maddesine eklenen ikinci fıkra ile “Yargıtayın bozma kararından veya Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya İlk Derece Mahkemesine gönderildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” hükmü getirilmiştir. Bu düzenleme ile, kanunda öngörülen şartların sağlanması halinde Yargıtay bozma kararından sonra da ıslah yapılabilmesi mümkün kılınmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, söz konusu olayda Bölge Adliye Mahkemesi’nin bozma sonrasında duruşma açarak yaptığı yargılamanın, istinaf incelemesi niteliğinde olmadığını, bilakis bozmaya uyularak tahkikata devam edildiğini tespit etmiştir. Bu durumda, yeni HMK düzenlemesi uyarınca tarafların ıslah talebinde bulunmasının hukuken mümkün olduğuna karar verilmiştir. Mahkemenin, davacı vekiline maddi tazminat ve iştirak nafakası yönünden ıslah dilekçesi sunmak için süre vermesi, sunulan dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi ve sonrasında bir karar verilmesi gerekirken, ıslah için süre talebinin reddedilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

Yorum

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin bu kararı, 7251 sayılı Kanun ile HMK 177. maddesinde yapılan değişikliğin uygulanması açısından büyük önem taşımaktadır. Karar, bozma sonrası yargılama sürecinde tarafların ıslah hakkını netleştirmiş ve özellikle nafaka ile maddi tazminat gibi dinamik ve miktarı değişebilen taleplerde, adil yargılanma hakkının bir gereği olarak ıslah imkanının tanınması gerektiğini vurgulamıştır. Bu durum, yargılama ekonomisi açısından da olumlu sonuçlar doğurabilir; çünkü taraflara, bozma sonrası ortaya çıkan hukuki duruma göre taleplerini revize etme imkanı sunulmuştur. Avukatların, bozma sonrası süreçlerde ıslah hakkını doğru şekilde kullanabilmek adına yasal düzenlemeleri ve güncel içtihatları yakından takip etmeleri büyük önem arz etmektedir.

Karar Künyesi

  • T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
  • Esas Numarası: 2024/10310
  • Karar Numarası: 2025/6377
  • Karar Tarihi: 24.06.2025
  • Kaynak: legalbank.net & hukukihaber.net

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Boşanma davası Yargıtay’dan döndükten sonra istenen nafaka veya tazminat miktarı artırılabilir mi?

    Evet, artırılabilir. Eskiden Yargıtay bozma kararından sonra miktar artırımı (ıslah) yapılamıyordu. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 177. maddesine eklenen yeni fıkra uyarınca, bozma sonrasında alt mahkeme yargılamaya ve araştırmaya (tahkikata) devam ediyorsa, talep edilen nafaka ve tazminat miktarlarını ıslah dilekçesiyle artırabilirsiniz.

  • Bozma sonrası ıslah hakkı davanın her aşamasında kullanılabilir mi? Kriteri nedir?

    Bozma sonrasında ıslah yapılabilmesi için mahkemenin dosya üzerinde ‘tahkikata ilişkin bir işlem’ yapıyor olması gerekir. Yani mahkeme duruşma açmış, delil topluyor veya miktar araştırması yapıyorsa, bu tahkikat süreci resmen sona erinceye kadar bir defaya mahsus olmak üzere ıslah dilekçesi sunulabilir.

  • Yargıtay kararında geçen ‘bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum’ (usuli kazanılmış hak) nedir?

    Mahkemenin Yargıtay bozma ilamına uymasıyla taraflar lehine veya aleyhine kesinleşen hukuki duruma usuli kazanılmış hak denir. Yapacağınız yeni ıslah, bu kesinleşen hakları ortadan kaldıramaz. Örneğin mahkeme boşanma kusur oranlarına kesin olarak karar verdiyse, siz ıslah dilekçesiyle kusur durumunun değiştirilmesini isteyemezsiniz; sadece bozulan tazminat miktarını revize edebilirsiniz.

  • Mahkeme bozma sonrası ıslah yapmak için süre talebimi reddederse ne yapmalıyım?

    Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin bu güncel emsal kararında da belirtildiği üzere, mahkemenin ‘bozma sonrası ıslah olmaz’ diyerek süre talebinizi reddetmesi açık bir kanun ihlalidir. Böyle bir durumda mahkemenin verdiği nihai kararı, savunma ve adil yargılanma hakkınızın kısıtlandığı gerekçesiyle yeniden Yargıtay nezdinde temyiz etme hakkınız doğar.

  • Islah dilekçesi verdikten sonra karşı tarafın bu duruma itiraz etme hakkı var mıdır?

    Islah, tek taraflı ve yenilik doğuran bir usul işlemidir; karşı tarafın rızasına veya hakimin onayına bağlı değildir. Ancak verdiğiniz ıslah dilekçesinin kanunen karşı tarafa tebliğ edilmesi zorunludur. Karşı taraf da bu yeni artırılan miktarlara karşı kendi hukuki savunmalarını ve beyanlarını mahkemeye sunabilir.

  • Boşanmanın fer’i (eki) niteliğindeki maddi-manevi tazminatlar için ıslah yaparken harç ödenir mi?

    Boşanma davası devam ederken veya boşanmanın eki olarak talep edilen maddi-manevi tazminat ile nafaka talepleri harca tabi değildir. Dolayısıyla, bozma sonrasında bu kalemlerin miktarını ıslah dilekçesiyle yükselttiğinizde, normal alacak davalarında olduğu gibi nispi (miktara göre) bir ıslah harcı ödemeniz gerekmez.

DİĞER YAZILAR