Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Cezaevinde uzaktan eğitim sınavına genel güvenlik gerekçesiyle alınamadınız mı?

Cezaevinde bulunan bir yakınınız uzaktan eğitim görüyorsa ve çevrim içi sınavlara katılımı sadece genel güvenlik gerekçesiyle engellendiyse, bu uygulamanın hukuka aykırı olabileceğini bilmelisiniz. Anayasa Mahkemesi, bireyselleştirme yapılmadan alınan bu tür kararların eğitim hakkını ihlal ettiğine hükmetti. Aşağıda bu önemli kararın detaylarını bulabilirsiniz.

Dikkat

Tahliye sonrası yeniden yargılama talebi reddedilebilir; bu durumda ihlalin giderilmesi manevi tazminatla sağlanır.

Olayın Özeti

Hüseyin Değirmen, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Kayseri 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunurken Ankara Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisiydi. Uzaktan öğretim programındaki çevrim içi sınavlara katılma talebi reddedilince eğitim hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulundu.

Süreç, Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu’nun 15 Ekim 2020 tarihli kararıyla başladı. Bu kararda uygun şartları sağlayanların Adalet Bakanlığı onayı ve kurum imkanları dahilinde çevrim içi sınavlara katılabileceği belirtilse de, başvurucunun itirazı istenen belgelerin sunulması gerekçesiyle reddedildi.

23 Kasım 2020’de ise Eğitim Kurulu yeni bir karar aldı. Bu kez, internet ortamında derslere ve sınavlara katılmak isteyen mahpusların tamamının terör örgütü üyesi olduğu ve bilgisayar ekranlarının kısıtlanamamasının güvenlik zafiyeti oluşturabileceği gerekçesiyle bu kişilere internet bağlantılı bilgisayar kullandırılmayacağı, ancak sınav evrakının fiziken kuruma gönderilmesi halinde yüz yüze sınav imkanı sağlanabileceği belirtildi. Başvurucunun itirazları İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi tarafından güvenlik gerekçeleriyle kesin olarak reddedildi.

AYM’nin Değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesi, başvuruyu Anayasa’nın 42. maddesindeki eğitim hakkı kapsamında inceledi. Ayrımcılık iddiasını ise başvurucunun yeterli delil sunmaması nedeniyle ayrı bir incelemeye tabi tutmadı.

Mahkeme, daha önce verdiği Ömer Aslan kararındaki değerlendirmelerini bu başvuru için de geçerli saydı. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da mahpusların örgün eğitime devamı konusunda açık bir düzenleme olmasa da, Bakanlık düzenlemelerinde çevrim içi sınavlara katılıma izin veren hükümler bulunduğunu belirtti.

AYM’ye göre, ceza infaz kurumunun genel nitelikli ve bireyselleştirme yapılmadan, olası risklere dair soyut bir değerlendirmeye dayanarak aldığı kararlar eğitim hakkını ihlal eder. Somut olayda 23 Kasım 2020 tarihli kararın genel güvenlik sebeplerine dayandığı, İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi’nin de bireyselleştirme yapmaksızın bu genel gerekçeleri onayladığı tespit edildi. Başvurucunun kendi özel durumu değerlendirilmeden karar verilmesi, eğitim hakkının ihlali olarak kabul edildi.

Mahkeme oy çokluğuyla eğitim hakkının ihlal edildiğine karar verdi; Basri Bağcı ve Ömer Çınar karşıoy kullandı. Başvurucunun tahliye olması nedeniyle yeniden yargılama talebi reddedilirken, ihlalin sonuçlarının giderilmesi için başvurucuya net 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.

Bu ihlal iddiasıyla bireysel başvuru yapmak isteyen hükümlü ve tutuklular, kararın kesinleştiği veya ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde başvurmalıdır; kurum içi itiraz süreçlerinin ne kadar sürdüğünü gösteren belgeleri saklamak, bu süreyi doğru hesaplamanız için önemlidir.

Eğitim Kurulu’nun iki ayrı kararı arasında yaklaşık bir ay bulunması, kurumların aynı konuda kısa aralıklarla farklı gerekçelerle karar alabildiğini gösteriyor; başvurucunun bu süreçte iki yıl boyunca eğitimine ara vermeden devam edebilmiş olması, mahpusların uzaktan eğitim hakkının ne kadar somut bir güvence gerektirdiğini gösteriyor.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Bu karar, cezaevlerinde eğitim gören hükümlü ve tutukluların haklarının korunması açısından önemli bir referans noktası oluşturuyor. Devletin ceza infaz kurumlarında eğitim ve iyileştirme faaliyetleri sağlama yükümlülüğünün yanı sıra, bu faaliyetlere getirilecek kısıtlamaların somut ve kişiye özel gerekçelere dayanması gerektiğini teyit ediyor.

Eğer bir yakınınız cezaevinde eğitim hakkından genel güvenlik gerekçesiyle, kendi özel durumu incelenmeden mahrum bırakıldıysa, bu kararı emsal göstererek itiraz sürecini başlatabilir ve idari makamların bireyselleştirilmiş bir değerlendirme yapması gerektiğini talep edebilirsiniz. Güvenlik kaygıları haklı olsa da, bu kaygıların her hükümlünün kendi risk profiline göre somut biçimde ortaya konması gerekiyor.

1

Genel gerekçe yetmez

Cezaevi idaresi, sadece genel güvenlik kaygısına dayanarak eğitim hakkını kısıtlayamaz; her mahpusun durumu ayrı değerlendirilmeli.

2

Bireyselleştirme şart

Mahkemeler de idarenin genel gerekçelerini sorgulamadan onaylarsa bu durum hak ihlaline yol açar.

3

Tazminat ve emsal karar

Hak ihlali tespit edilse dahi tahliye sonrası yeniden yargılama mümkün olmayabilir, ancak manevi tazminat talep edilebilir.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm2021/2869Bireysel Başvuru13.01.2026Ceza infaz kurumunda eğitim hakkının ihlali

Cezaevinde Eğitim Hakkı İhlali mi Yaşadınız?

Hükümlü veya tutuklu yakınınızın eğitim hakkına yönelik haksız kısıtlamalarla karşılaşması durumunda hukuki sürecinizi birlikte yönetelim.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

SIKÇA SORULAN SORULAR

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin uzaktan eğitim kapsamındaki çevrim içi sınavlara katılım haklarına ve bu hakların idarece kısıtlanma sınırlarına ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:

  • Anayasa Mahkemesi’nin Hüseyin Değirmen kararına konu olan hukuki uyuşmazlık nedir?

    Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Kayseri Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olan ve aynı zamanda üniversitede uzaktan öğretim gören başvurucunun, çevrim içi (online) sınavlara internet ortamında katılma talebi idarece reddedilmiştir. Uyuşmazlık, bu reddin eğitim hakkını ihlal edip etmediği noktasındadır.

  • Cezaevi müdürlüğü online sınav talebini hangi gerekçelerle engellemiştir?

    Cezaevi Eğitim Kurulu, internet bağlantılı bilgisayar talep eden mahpusların tamamının terör örgütü mensubu olduğunu belirtmiştir. Bilgisayar ekranlarının ve ağ kullanım alanlarının kısıtlanamamasının kurum güvenliğinde zafiyet yaratabileceğini savunarak, online sınav yerine sadece fiziki evrakla yüz yüze sınav imkanı sunulabileceğini kararlaştırmıştır.

  • AYM, cezaevi idaresinin ve yerel mahkemelerin ret gerekçelerini neden hukuka aykırı bulmuştur?

    AYM, idari ve yargısal makamların olası risklere dair genel, soyut ve ‘bireyselleştirme’ yapılmamış kaygılara dayanmasını kusurlu bulmuştur. Hükümlünün kişisel risk profili, öznel durumu ve somut davranışları analiz edilmeden, sırf genel güvenlik gerekçesiyle hakkın engellenmesini ölçüsüz bularak eğitim hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir.

  • Hüseyin Değirmen başvurusunda ihlal kararı verilmesinin ardından nasıl bir hukuki sonuç doğmuştur?

    Başvurucu yargılama süreci devam ederken 21 Nisan 2024 tarihinde cezaevinden tahliye edilmiştir. Bu nedenle AYM, yeniden yargılama yapılması talebini hukuken reddetmiş; ancak yaşanan hak ihlalinin yarattığı mağduriyeti gidermek amacıyla başvurucuya net 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine oy çokluğuyla karar vermiştir.

  • Bu emsal karar cezaevlerindeki eğitim hakkı uygulamalarını gelecekte nasıl etkileyecektir?

    Bu karar, ceza infaz kurumlarında temel hak ve özgürlüklerin tamamen ortadan kaldırılamayacağını tescillemiştir. İdari yönetimler artık mahpusların eğitim ve sınav haklarını kısıtlarken genel şablon kararlar alamayacak; her bir tutuklu veya hükümlünün durumunu kişiye özel, somut ve bireyselleştirilmiş risk değerlendirmelerine tabi tutmak zorunda kalacaktır.

İLGİLİ YAZILAR