Mağdur Tarafın Temyiz Talebi İncelenmezse Dava Ne Olur?
Bir ceza davasında hem siz hem de karşı taraf (örneğin mağdur ya da bir kamu kurumu) kararı temyiz ettiyseniz ama sadece bir tarafın itirazı incelendiyse, bu durumun davanın sonucunu nasıl etkileyeceğini merak edebilirsiniz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bu kararı, bu usul eksikliğinin neden davayı yeniden Özel Daire’ye gönderdiğini gösteriyor.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Değerlendirmesi
Kurul, davanın esasına yani suçun nitelendirilmesine girmeden önce ciddi bir usul sorunu tespit etmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre, kanun yoluna başvurulabilecek kararların ilgilisine tebliğ edilmesi ve katılan sıfatını almış olanların da temyiz hakkının bulunması zorunludur.
Kurul, temyiz taleplerinin tüm taraflar için bir seferde ve birlikte incelenerek sonuçlandırılması gerektiğini, Özel Daire’nin daha önce karara bağlamadığı bir hususun doğrudan Ceza Genel Kurulu tarafından ele alınamayacağını vurgulamıştır. Bu nedenle, dosyanın katılan kurumun temyiz talebinin de değerlendirilmesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesi’ne geri gönderilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca temyiz süresi, hükmün açıklanmasından ya da tebliğinden itibaren on beş gündür; taraflardan birinin bu süre içindeki itirazı incelenmeden karar verilmesi usul hatası oluşturur.
Ceza Genel Kurulu, bu tür usul eksikliklerini genellikle altı ay ila bir yıl içinde tespit edip dosyayı ilgili daireye geri gönderir. Katılan sıfatını alan tarafların temyiz hakkı sanığınkiyle aynı anda değerlendirilmelidir; aksi halde dosya iki defa, bazen üç defa Yargıtay ile yerel mahkeme arasında gidip gelebilir.
Bu kararda katılan taraf, mağdurun yaşı nedeniyle davaya katılan bir kamu kurumuydu, ancak aynı ilke davadaki her katılan ve mağdur için geçerlidir.
Olayın Özeti
Bir ilk derece mahkemesi, nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçlamasıyla yargılanan sanığı beraat ettirmiş. Katılan sıfatıyla davada yer alan bir kamu kurumunun istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı kaldırarak sanığı mahkum etmiş. Hem sanık müdafii hem de katılan kurum vekili bu hükmü temyiz etmiş.
Ancak Yargıtay 9. Ceza Dairesi, ilk incelemesinde sadece sanık müdafiinin itirazlarını değerlendirip hükmü bozmuş, katılan kurumun temyiz talebini hiç incelememiş. Bölge Adliye Mahkemesi, Yargıtay’ın bu bozma kararına direnerek önceki mahkumiyet hükmünde ısrar etmiş, dosya bu direnme üzerine Ceza Genel Kurulu’na gelmiş.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Bir ceza davasında hem siz hem de karşı taraf kararı temyiz ettiyseniz, mahkemenin sadece bir tarafın itirazını inceleyip diğerini atlaması usule aykırıdır. Böyle bir eksiklik fark edilirse, dava esastan karara bağlanmadan önce bu eksikliğin giderilmesi için geri gönderilir. Bu, sürecin uzamasına neden olsa da, her iki tarafın da hakkının eksiksiz değerlendirilmesini güvence altına alır.
Her Temyiz Talebi İncelenmeli
Davada birden fazla taraf kararı temyiz ettiyse, mahkeme bunların hepsini birlikte değerlendirmek zorundadır.
Usul Eksikliği Esastan Önce Gelir
Yargıtay, davanın esasına girmeden önce böyle bir usul eksikliğini tespit ederse, önce bu eksikliği gidermeyi tercih eder.
Katılan Kurumların da Temyiz Hakkı Var
Davaya katılan sıfatıyla giren kamu kurumları da, tıpkı taraflar gibi, kararı temyiz etme hakkına sahiptir.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay Ceza Genel Kurulu | 2023/104 | 2026/63 | 04.02.2026 | Ceza davasında birden fazla tarafın temyiz talebinin birlikte incelenmesi zorunluluğu |
Ceza Davanızda Usul Haklarınız Korunuyor mu?
Temyiz ve itiraz süreçlerinizi birlikte kontrol edelim.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSIKÇA SOLURAN SORULAR
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, temyiz yargılamasında katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin başvurusunun Özel Dairece incelenmemesini usule aykırı bularak verdiği emsal karara dair merak edilenler:
-
Ceza davasında katılan tarafın temyiz başvurusunun üst mahkemece incelenmemesinin hukuki sonucu nedir?
Temyiz yargılamasının hukuken geçerli olabilmesi için davanın tüm taraflarının usulüne uygun başvurularının tek seferde ve nihai olarak çözülmesi gerekir. Katılan tarafın temyiz dilekçesi olmasına rağmen Özel Dairece bu talebin değerlendirilmemesi ciddi bir usul eksikliği olup, davanın esasına girilmesini engelleyen bir ön sorun teşkil eder.
-
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Özel Dairenin gözden kaçırdığı bir temyiz talebini doğrudan kendisi inceleyebilir mi?
Hayır, inceleyemez. Usul ekonomisi ve hiyerarşik denetim mekanizması uyarınca, Özel Daire tarafından daha önce karara bağlanmamış ve hukuki süzgeçten geçirilmemiş bir hususun doğrudan Ceza Genel Kurulu tarafından ilk kez ele alınması mümkün değildir. Dosyanın ilgili daireye geri gönderilmesi zorunludur.
-
Yargıtay Kanunu ve İç Yönetmeliği’ne göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tebliğname düzenleme zorunluluğu nedir?
Yargıtay Kanunu’nun 28. ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 37. maddeleri gereğince, temyiz incelemesi öncesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyada temyiz hakkı bulunan tüm taraflara ve temyiz edilen tüm hükümlere yönelik kapsamlı bir hukuki görüşün açıklandığı tebliğnamenin eksiksiz düzenlenmesi şarttır.
-
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın cinsel suç davalarındaki temyiz hakkının yasal dayanağı nedir?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 260/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatını almış olanların kanun yollarına başvurma hakkı açıkça güvence altına alınmıştır. Cinsel saldırı gibi hassas suçlarda Bakanlığın davaya müdahil olarak mağdur haklarını savunması ve hükmü temyiz etmesi yasal bir haktır.
-
Ceza Genel Kurulu’nun bu bozma ve iade kararından sonra dava süreci nasıl ilerleyecektir?
Ceza Genel Kurulu, Özel Dairenin eksik incelemeye dayanan önceki tevdi kararını kaldırmıştır. Dosya, katılan Bakanlık vekilinin temyiz taleplerinin de eksiksiz şekilde değerlendirilmesi ve temyiz davasının bir bütün halinde sonuçlandırılması için Yargıtay 9. Ceza Dairesi’ne geri gönderilecektir.

