Facebook, Instagram, Twitter (İnternet) üzerinden bana hakaret edildi, nasıl dava açılır?

Facebook, Instagram, Twitter (İnternet) üzerinden bana hakaret edildi, nasıl dava açılır?

Sosyal medyada size hakaret eden birinin ekranın arkasına saklanarak bundan kurtulacağını düşünmesi gerçeği yansıtmıyor.

Manevi tazminat şartlarını, ceza mahkemesindeki yargılamanın hukuk davasına etkisini ve zamanaşımı sürelerini anlatıyoruz.

İnternet Yoluyla Kişilik Haklarına Saldırı ve Hukuki Altyapısı

Kişilik hakları; insanın insan olmasından güç alan, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgili olan ve kişinin adı, onuru, şeref ve haysiyeti, sır alanı gibi dolaylı varlıkları kapsayan, mutlak surette korunan haklardır. Bir kimsenin şeref ve haysiyetine, toplum içindeki saygınlığına sosyal medya (Facebook, Instagram, Twitter, forum siteleri vb.) üzerinden hakaret edilmesi, açıkça “kişilik haklarına saldırı” niteliği taşır.

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 24. maddesinde; “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir” düzenlemesi yer almaktadır. Bir kişinin onurunu kıracak, onu toplum husumeti veya alayı önüne atacak nitelikteki hakaretamiz paylaşımlar, hukuka aykırı birer haksız fiildir. Bu hukuka aykırı fiillerin tazminat hukuku boyutundaki yaptırımı ise Türk Borçlar Kanunu‘nun (TBK) 58. maddesinde düzenlenmiştir.

TBK madde 58’e göre; “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir”. Manevi zarar, kişinin malvarlığında değil, doğrudan doğruya duygu dünyasında ve kişilik değerlerinde oluşan objektif bir eksilmedir. İnternette hakarete uğrayan bir kişinin yaşadığı utanç, küçük düşürülme, öfke, korku ve itibar kaybı, hukuk sistemimizde manevi tazminat yoluyla tatmin edilecek bir zarar olarak kabul edilir.

Bu tür saldırılara karşı açılacak olan Siber Zorbalık ve Haksız Fiilden Kaynaklı Tazminat Davaları, dijital itibarınızın iadesi ve haksızlığın bir mahkeme kararıyla tescillenmesi açısından en kritik hukuki adımdır.

Sosyal Medya Hakaretlerinde Manevi Tazminat Şartları Nelerdir?

İnternet üzerinden şahsınıza yönelik yapılan bir paylaşım veya yorum nedeniyle manevi tazminat davası açabilmeniz ve bu davayı kazanabilmeniz için, haksız fiil sorumluluğunun belirli unsurlarının somut olayda vücut bulması zorunludur.

Hukuka Aykırı Fiilin (Saldırının) VarlığıÖncelikle ortada sosyal medya platformları, internet siteleri veya mesajlaşma uygulamaları üzerinden yapılmış, şeref, onur ve saygınlığınızı ihlal eden, küçük düşürücü, aşağılayıcı veya tahkir edici bir beyan (hakaret) bulunmalıdır.
Kusur (Kast)Hakareti eden kişinin bu eylemi bilerek ve isteyerek (kasten) gerçekleştirmiş olması gerekir. Hakaret suçları doğası gereği genellikle kasten işlenir.
Manevi ZararYapılan paylaşım neticesinde, mağdurun iç huzurunun bozulması, acı, elem ve ıstırap duyması, toplum içindeki veya mesleki çevresindeki itibarının zedelenmesi gerekmektedir.
Matufiyet Şartı (En Kritik Unsur)Hukuk sistemimizde ve Yargıtay içtihatlarında, özellikle hakaret içerikli paylaşımlarda failin cezalandırılabilmesi ve tazminatla sorumlu tutulabilmesi için “matufiyet” unsurunun gerçekleşmesi aranır. Matufiyet; kelime anlamı olarak “yöneliklik, yönelmiş olmaklık” demektir. Failin sosyal medyadaki paylaşımında sizin adınızı, soyadınızı açıkça yazmamış olması onu sorumluluktan kurtarmaz. Eğer paylaşımda kullanılan ifadelerden, sıfatlardan, konumuzdan veya olayın içeriğinden sözlerin size yönelik olduğu (size matuf olduğu) şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlaşılabiliyorsa, matufiyet şartı gerçekleşmiş ve hakaret doğrudan size yapılmış sayılır. Bu şartın ispatı ancak uzman bir avukatın stratejik delil sunumuyla mümkündür.

Hakaret Edenin Ceza Mahkemesinde Yargılanmasının Hukuk Davasına Etkisi (TBK M. 74)

İnternet üzerinden hakarete uğrayan kişilerin izlemesi gereken en sağlıklı yol, öncelikle Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunarak şüpheli hakkında “Hakaret (TCK m. 125)” suçundan ceza davası açılmasını sağlamaktır. Çünkü ceza mahkemesinin vereceği karar, açacağınız manevi tazminat davasının (hukuk davasının) kaderini doğrudan etkiler.

TBK’nın 74. maddesi; “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz” şeklinde bir düzenleme içerse de, bu kuralın Yargıtay nezdinde çok kesin bir istisnası vardır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin verdiği “mahkûmiyet kararı”, hukuk hâkimi yönünden kesin olarak bağlayıcıdır ve taraflar yönünden kesin delil niteliği taşır. Yani, sosyal medyada size o hakareti eden kişi ceza mahkemesinde yargılanıp “hakaret suçundan” ceza alırsa, artık Asliye Hukuk Mahkemesindeki tazminat davasında “Ben o sözü söylemedim”, “Hesabım çalınmış”, “O lafı davacıya demedim” gibi savunmalar yapamaz.

Ceza mahkemesi o fiilin sanık tarafından ve size yönelik işlendiğini tespit edip mahkûmiyet verdiyse, hukuk hâkimi bu maddi gerçeği kabul etmek ve sizin lehinize uygun bir manevi tazminata hükmetmek zorundadır.

Ancak ceza davasında “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)” kararı verilmişse, bu karar CMK anlamında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü sayılmadığı için hukuk hâkimini bağlamaz; hukuk hâkimi olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini kendi toplayacağı delillerle bağımsız olarak yeniden değerlendirir. Bu nedenle dijital ekran görüntüleri (screenshot), URL adresleri ve tarih/saat damgalı tespit tutanaklarının dosyaya zamanında sunulması tazminatın kazanılması için hayatidir.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Manevi Tazminata Ek Olarak “Kınama Kararı” ve Yayınlatma Hakkı

İnternet üzerinden şeref ve haysiyeti zedelenen bir kişi için, cebine girecek üç beş kuruş tazminattan ziyade, adının temize çıkması ve kendisine saldıran kişinin haksızlığının tüm toplum önünde tescillenmesi çok daha büyük bir manevi doyum sağlar. İşte kanun koyucu bu insani ihtiyacı öngörerek, TBK’nın 58. maddesinin 2. fıkrasında büyük bir hak tanımıştır.

İlgili yasaya göre; “Hâkim, bu (manevi) tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir”.

Yani, Facebook veya Instagram’da size iftira atan ve hakaret eden kişi aleyhine açtığımız davada mahkemeden şunları talep edebiliriz:

  1. Hâkimin, olayın özelliklerini göz önünde tutarak takdir edeceği tutarda manevi tazminat ödenmesi.
  2. Davalının bu haksız saldırısının ve hakaretinin kınanması.
  3. Bu kınama kararının, aynı sosyal medya platformlarında, failin kendi hesabında veya tirajı yüksek gazetelerde/internet sitelerinde masrafı davalıya ait olmak üzere yayımlanması.

Bu yolla fail, sadece gizlice para ödeyerek kurtulamaz; aynı zamanda yaptığı haksızlığı ve yediği cezayı kendi çevresine ve topluma ilan etmek zorunda kalır. Dijital itibarın onarılmasında en etkili hukuki silah olan “kınama ve yayınlatma” kurumu, özür beyanı veya isnadın geri alınması gibi alternatiflerle de mahkemece şekillendirilebilir.

Yargıtay ve Emsal Karar Yaklaşımı: Sosyal Medyada Hakaret

Yargıtay, internetin yaygınlaşmasıyla birlikte artan sosyal medya hakaretleri konusunda mağduru koruyan ve failin cezalandırılmasını öngören çok net emsal kararlar geliştirmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (2018/952 E. – 2020/1756 K.)İnternet ve sosyal medya üzerinden kişilik haklarına saldırının en net örneklerinden biri olan bu kararda; davacı, bir sosyal paylaşım sitesi olan “Facebook” üzerinden “. facebook grubu” isimli kullanıcı sayfasında, davalının kendisine yönelik hakaret içerikli paylaşımlarda bulunduğunu ve “hortumcu” ifadesini kullandığını belirterek manevi tazminat ve kınama kararının yayınlanmasını talep etmiştir. Mahkeme, davalı hakkında hakaret suçundan ceza davasında mahkûmiyet kararı verildiğini, “hortumcu” ifadesinin yasa dışı yollarla zimmetine para veya mal geçirmek manasına geldiğini ve bu ifadenin kişilik haklarına ağır bir saldırı niteliğinde olduğunu belirterek hem manevi tazminat ödenmesine hem de davalının “kınanmasına ve kınama kararının yayımlanmasına” hükmetmiştir. Yargıtay incelemesinde, ceza mahkûmiyetinin hukuk hâkimini bağlayacağı teyit edilmiş, TBK 58/2 uyarınca tecavüzün kınanması kararının ve bu kararın basın/internet yoluyla ilanının yasal bir hak olduğu açıkça vurgulanmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (2018/4149 E. – 2019/2107 K.)İnternet sitelerinde isim vermeden yapılan hakaretlere ilişkin “matufiyet” kavramının incelendiği bu kararda Yargıtay; failin hukuka aykırı eyleminde mağdurun ismini açıkça belirtmemiş veya üstü kapalı bir biçimde geçiştirmiş olsa bile, isnadın mahiyetinde ve kime yöneltildiğinde şüphe bırakmayacak derecede karineler varsa, ismin zikredilmiş ve hakaretin gerçekleşmiş sayılacağını hükme bağlamıştır. Bu nedenle “Ben onun adını yazmadım” şeklindeki kötü niyetli sosyal medya savunmaları hukuk sistemimiz tarafından çöpe atılmaktadır.

Sosyal Medya Hakaret Davalarında Zamanaşımı Süreleri

İnternet ortamında uğradığınız hakaret nedeniyle manevi tazminat davası açma hakkınız sonsuza dek sürmez. TBK’nın 72. maddesi gereğince, haksız fiilden doğan tazminat talepleri, kural olarak zararı ve faili öğrendiğiniz tarihten itibaren 2 yıl ve her hâlükârda fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Ancak burada mağdurların lehine işleyen çok büyük bir kanuni istisna vardır: Sosyal medyada birisine hakaret etmek, Türk Ceza Kanunu kapsamında (TCK m. 125 vb.) cezayı gerektiren bir suç (haksız fiil) oluşturduğundan, tazminat davalarında normal 2 yıllık süre değil, ceza kanununun bu suç için öngördüğü daha uzun olan “uzamış ceza zamanaşımı” süresi (kural olarak 8 yıl) uygulanır. Hakareti failin yaptığı öğrenildikten sonra, bu uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde hukuk mahkemelerinde manevi tazminat davası açılabilir.

Uzman Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç

Sosyal medyada size, ailenize veya inançlarınıza yapılan bir hakarete sessiz kalmak, faili cesaretlendirmekten başka bir işe yaramaz. Hukukumuz, ekran başında yapılan bir hakareti kalabalık bir meydanda yapılan hakaretten farklı görmüyor. Anonim bir hesabın arkasına sığınmak veya paylaşımı silmek faili sorumluluktan kurtarmıyor.

Ama bu davalarda paylaşımın silinme ihtimaline karşı URL, IP adresi ve ekran görüntüsü gibi dijital delillerin Noter veya e tespit sistemiyle hukuka uygun şekilde toplanması önemli.

İnternet üzerinden yapılan hakarette iki yol birlikte yürür: fail hakkında ceza şikayeti ve kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davası. Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi, hakime tazminat yerine ya da yanında saldırıyı kınayan bir karar verme ve bu kararı yayımlatma yetkisi de tanır. İçeriğin noter tespiti ya da ekran görüntüsüyle kayda alınması ilk adımdır. Tazminat Hukuku alanındaki deneyimimizle, iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Sosyal medyada bana hakaret edildi, ne yapmalıyım?

    Türk Hukuku dijital itibarınızı korur. Size hakaret edenlere hem ceza davası açtırabilir hem de uğradığınız zararın karşılığı olarak manevi tazminat ve kınama kararının yayımlanmasını talep edebilirsiniz.

  • İnternet üzerinden hakarete uğrayınca dava açmak gerçekten işe yarar mı?

    Evet, kesinlikle işe yarar. Hukuk sistemimiz, internetteki hakaretleri en az fiziksel dünyadaki hakaretler kadar ciddiye alır ve mağdurlara haklarını arama imkanı sunar.

  • Sosyal medyada bana edilen hakaret kişilik haklarıma saldırı sayılır mı?

    Evet, kesinlikle sayılır. Bir kimsenin şeref ve haysiyetine internet üzerinden hakaret edilmesi, Türk Medeni Kanunu’na göre açıkça “kişilik haklarına saldırı” niteliğindedir.

  • İnternet hakaretinde manevi tazminat davası açmak için hangi şartlar gerekiyor?

    Hakaretin yapılmış olması, bunu yapanın bilerek ve isteyerek davranması ve sizin ruhsal olarak zarar görmeniz gerekir. Ayrıca hakaret edenin adınızı açıkça yazmasa bile, sözlerin size yönelik olduğunun anlaşılması da önemlidir.

  • Sosyal medyada adımı yazmadan hakaret ettiler, dava açabilir miyim?

    Evet, açabilirsiniz. Hakaret eden kişi adınızı açıkça yazmasa bile, kullanılan ifadelerden veya olayın içeriğinden sözlerin size yönelik olduğu kesin olarak anlaşılıyorsa dava açma hakkınız vardır.

  • Sosyal medyada hakarete uğradığımda ilk nereye başvurmalıyım?

    Öncelikle Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunarak hakaret edene karşı ceza davası açılmasını sağlamalısınız. Bu, açacağınız tazminat davasını olumlu yönde etkileyecektir.

  • Hakaret eden kişi ceza mahkemesinde ceza alırsa, bu tazminat davamı nasıl etkiler?

    Eğer ceza mahkemesi hakaret eden kişiye mahkumiyet kararı verirse, bu karar hukuk davasında kesin delil sayılır. Artık hakaret eden kişi “ben yapmadım” gibi savunmalar yapamaz ve sizin lehinize uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi kolaylaşır.

  • Ceza davasında HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kararı verilirse ne olur?

    HAGB kararı, hukuk davasını bağlamaz. Bu durumda hukuk hakimi, olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini kendi topladığı delillerle bağımsız olarak yeniden değerlendirir.

  • Manevi tazminat dışında başka ne talep edebilirim?

    Mahkemeden manevi tazminata ek olarak, hakareti kınayan bir karar verilmesini ve bu kararın aynı sosyal medya platformlarında, failin kendi hesabında veya yüksek tirajlı gazete/internet sitelerinde yayımlanmasını talep edebilirsiniz.

  • Kınama kararının yayımlanması ne anlama geliyor?

    Bu, hakaret eden kişinin sadece para ödeyerek kurtulamayacağı, aynı zamanda yaptığı haksızlığın ve aldığı cezanın kendi çevresine ve topluma ilan edilmesi demektir. Dijital itibarınızın onarılması için çok güçlü bir hukuki yoldur.

  • İnternet hakaret davalarında zamanaşımı süresi ne kadar? Ne zamana kadar dava açabilirim?

    Hakareti ve hakaret edeni öğrendiğiniz tarihten itibaren genellikle 2 yıl içinde dava açmanız gerekir. Ancak hakaret suç teşkil ettiği için, ceza kanunundaki daha uzun olan 8 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.

  • İnternet hakaret davalarında nelere dikkat etmeliyim, kanıt toplama nasıl yapılır?

    Dijital delillerin (URL linkleri, IP adresleri, ekran görüntüleri) Noter veya e-tespit sistemiyle hemen güvence altına alınması çok önemlidir. Ayrıca ceza ve tazminat davalarının birbiriyle uyumlu bir stratejiyle yönetilmesi davanızın başarısı için hayati önem taşır.

İLGİLİ YAZILAR