Faturaya İtiraz Edildi, İcra İnkar Tazminatı Alabilir Miyim?

Faturaya İtiraz Edildi, İcra İnkar Tazminatı Alabilir Miyim?

Kestiğiniz faturaya dayanarak başlattığınız icra takibine itiraz edildiyse, icra inkar tazminatı alıp alamayacağınız faturanızın niteliğine bağlı bir konu. Faturanın tek başına “likit” (belirli) bir alacak sayılıp sayılmaması bu hakkı belirliyor.

8 günlük itiraz süresinin faturanın hukuki gücünü nasıl etkilediğini, %20 icra inkar tazminatının hangi şartlarda istenebileceğini ve Yargıtay’ın fatura alacağını likit sayıp saymadığını anlatıyoruz.

Ticari Hayatta Faturanın Hukuki Gücü ve 8 Günlük İtiraz Süresi

Ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde fatura, sadece mali ve vergisel bir evrak değil, aynı zamanda taraflar arasındaki ticari ilişkinin, teslimatın ve alacak hakkının en temel ispat aracıdır. Fatura alacaklarının icra hukuku boyutuna geçmeden önce, Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) faturaya tanıdığı o büyük hukuki gücü iyi anlamak gerekir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini isteyebilir. Kanun koyucu, ticari hayatın hızını ve güvenliğini korumak adına faturayı teslim alan tarafa çok net ve keskin bir süre sınırı koymuştur: Bir fatura alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz (8) gün içinde faturanın içeriğine itiraz etmemişse, faturanın içeriğini tamamen kabul etmiş sayılır.

Bu 8 günlük yasal itiraz süresi, ticari uyuşmazlıklarda şirketinizin en büyük silahıdır. Eğer karşı taraf (borçlu şirket), faturayı tebliğ aldıktan sonra 8 gün içinde içeriğine (miktarına, fiyatına, hizmetin yapılıp yapılmadığına) itiraz etmemişse, faturanın münderecatı (içeriği) kesinleşir. İşte ticari hayatta faturasına 8 gün içinde itiraz etmeyen bir firmanın, aylar sonra başlatılan icra takibinde aniden “Benim böyle bir borcum yoktur” diyerek icra dairesine itiraz etmesi, hukuken açıkça haksız ve kötü niyetli bir eylemdir.

Fatura Alacağı İçin İcra Takibi ve Borçlunun İtirazı

Fatura bedelini ödemeyen borçluya karşı başvurulacak en pratik yol, ilamsız icra takibi başlatmaktır. İcra müdürlüğü aracılığıyla borçluya bir ödeme emri gönderilir. Ancak İcra ve İflas Kanunu (İİK), borçluya da bir savunma hakkı tanımıştır. Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içinde icra dairesine dilekçe ile veya sözlü olarak itiraz edebilir.

Süresi içinde yapılan bu itiraz, icra takibini kendiliğinden durdurur. Takibin durmasıyla birlikte icra müdürlüğü, borçlunun banka hesaplarına, araçlarına veya şirket üzerindeki gayrimenkullere haciz işlemi uygulayamaz. Kötü niyetli borçluların “nasıl olsa dava açmak uzun sürer, alacaklı uğraşmak istemez” düşüncesiyle yaptıkları bu itirazı bertaraf etmenin yegane yolu İtirazın İptali Davaları açmaktır.

İtirazın İptali Davası Şartları ve 1 Yıllık Kritik Süre

İtiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak ve borçluyu köşeye sıkıştırmak için açılacak itirazın iptali davası, İİK’nın 67. maddesinde düzenlenmiştir. Faturaya dayalı alacaklarınızı kurtarabilmek için bu davanın kanuni şartlarına harfiyen uyulması büyük önem taşır.

Bu davanın açılabilmesi ve kazanılabilmesi için gereken temel şartlar şunlardır:

Geçerli Bir İcra TakibiOrtada usulüne uygun başlatılmış bir ilamsız icra takibi olmalıdır.
Süresinde İtirazBorçlunun 7 gün içinde ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurmuş olması gerekir.
1 Yıllık Hak Düşürücü SüreAlacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren tam 1 (bir) yıl içinde mahkemeye başvurarak bu davayı açmak zorundadır. Bir yıllık süre geçirilirse, yapılan ilamsız takip düşer ve en önemlisi %20 icra inkar tazminatı talep etme hakkı sonsuza dek yanar.
Görevli MahkemeFatura alacağı, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren ticari bir iş olduğundan, bu davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.

Fatura Alacaklarında %20 İcra İnkar Tazminatı Şartları

İtirazın iptali davasının, ticari işletmeler açısından en cazip ve en güçlü yönü şüphesiz ki İcra İnkar Tazminatıdır. Borçlunun haksız itirazı yüzünden paranızı aylar sonra almak zorunda kalmanızın ve mahkeme masrafları yapmanızın telafisi olarak kanun, çok sert bir ceza öngörmüştür. İİK madde 67 uyarınca; açılan davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, hükmolunan borç meblağının yüzde yirmisinden (%20) aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edilir.

Bu tazminatı alabilmeniz için;

  • Dava dilekçesinde açıkça “icra inkar tazminatı” talep edilmiş olması,
  • Davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olması,
  • Borçlunun itirazında haksız olduğunun mahkemece tespit edilmesi,
  • Ve en önemli şart olarak, takibe konu alacağın “Likit (Belirli/Hesaplanabilir)” bir alacak olması zorunludur.

Borçlunun bu %20’lik cezayı ödemesi için “kötü niyetli” olması şart değildir. Borçlu borcu olmadığını zannederek dürüstçe (iyi niyetle) itiraz etmiş olsa bile, dava sonunda haksız çıkarsa ve faturanız “likit” kabul edilirse bu tazminatı ödemek zorundadır.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Yargıtay’a Göre Fatura Alacağı “Likit” Midir?

Peki, ticari şirketinizin kestiği bir fatura “likit” bir alacak mıdır? İşte şirketlerin en çok aradığı, uyuşmazlığın kaderini belirleyen altın soru budur. Eğer alacak likit değilse (örneğin bir haksız fiil tazminatı gibi mahkemece belirlenecek bir bedelse), davayı %100 kazansanız bile mahkeme size %20 tazminat vermez.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre likit alacak; gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gereken alacaktır.

Yargıtay’ın fatura alacaklarına yaklaşımı son derece net ve alacaklı lehinedir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi‘nin emsal kararlarına göre, ticari satımdan kaynaklanan ve faturaya dayanan alacaklar tartışmasız olarak likit (muayyen) kabul edilmektedir.

Emsal bir Yargıtay kararında şu ifadelere yer verilmiştir: “Satış sözleşmesi uyarınca düzenlenen faturaya dayanan alacak baştan bilinebilir (likit, muayyen, hesap edilebilir) nitelik taşıdığından davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu kalem isteğin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddedilmiş olması İİK’nun 67/2. maddesine aykırılık oluşturur.”.

Aynı şekilde başka bir kararda da; “Alacak ticari satımdan kaynaklanmakta olup, malın alıcısı (borçlu) tarafından bilinebilecek durumdadır. Bir başka anlatımla likittir. Bu halde mahkemece İİK’nun 67/2. maddesi dikkate alınarak icra inkar tazminatına hükmolunmak gerekirken.” denilerek faturanın likit vasfı kesinleştirilmiştir.

Bu emsal kararların ticari hayatınızdaki anlamı şudur: Siz malı veya hizmeti teslim edip faturanızı kestiğinizde, karşı tarafın borcu rakamsal olarak sabittir ve borçlu ne kadar ödeyeceğini tam olarak bilmektedir. Bu nedenle borçlunun icra takibine itiraz etmesi haksızdır ve fatura alacağı likit olduğu için %20 icra inkar tazminatını ödemekten kesinlikle kurtulamaz!

Hangi alacakta icra inkar tazminatı istenebilir
Alacak türüLikit sayılır mıİcra inkar tazminatı
Çek, bono, poliçe gibi kambiyo senetleriEvetİstenebilir
Kredi sözleşmesi ve cari hesap ekstresine dayalı banka alacağıEvetİstenebilir
Süresinde itiraz edilmemiş fatura (irsaliye ve kayıtlarla desteklenirse)Evetİstenebilir
Bedeli rakamla belirlenmiş sözleşme veya protokol alacağıEvetİstenebilir
Bordroda görünen ücret alacağıEvetİstenebilir
Fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil alacaklarıHayır (hesap tartışmalı)İstenemez
Trafik kazası ve haksız fiil zararlarıHayır (kusur ve takdire bağlı)Kural olarak istenemez
Manevi tazminatHayır (tamamen hâkim takdiri)İstenemez
Cezai şart talepleriTartışmalı (hâkim indirim yetkisi var)Riskli

İcra ve İflas Kanunu m.67 uyarınca tazminat oranı hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden az olamaz ve hesapta takip talebi ya da davadaki talep esas alınır; sonradan yapılan artırmalar dikkate alınmaz.

İtiraz sonrası süreler
YolSüreMerciDayanak
Ödeme emrine itiraz7 günİcra dairesiİİK m.62
Gecikmiş itirazEngelin kalktığı günden 3 günİcra mahkemesiİİK m.65
İtirazın kaldırılması6 ayİcra mahkemesiİİK m.68
İtirazın iptali davası1 yılGenel mahkemeİİK m.67
İcra inkar tazminatıHükmolunan meblağın en az %20’siMahkemeİİK m.67
İhtiyati haczin infazıKarardan itibaren 10 günİcra dairesiİİK m.261

İtirazın kaldırılması için altı ay içinde başvurulmazsa yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m.68).

Faturaya İtiraz Sürecinde Avukatın Stratejik Rolü ve Sonuç

Faturaya dayalı alacaklarda Yargıtay’ın yerleşik görüşü fatura likittir yönünde, bu da icra inkar tazminatı almanızı kolaylaştırıyor.

Ama 1 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılması veya küçük bir usul hatası, yüzde 20’lik tazminattan mahrum kalmanıza, hatta davanın reddiyle karşı tarafa vekalet ücreti ödemenize yol açabilir.

Faturaya dayalı alacaklarda icra inkar tazminatı istenebilir, ancak bunun ön şartı faturanın likit alacak niteliği taşımasıdır. Belirleyici olan, faturanın karşı tarafça kabul edilmiş sayılıp sayılmadığıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesi, bir faturayı alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağını düzenler.

Bu süre içinde itiraz edilmemiş bir fatura, arkasındaki sözleşme ilişkisi de ortaya konabildiğinde likit alacak kabul edilir ve İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilebilir.

Buna karşılık faturaya süresinde itiraz edilmişse ya da fatura tek başına kalıp ticari defterler, irsaliye veya teslim kayıtlarıyla desteklenmiyorsa alacağın likit sayılması zorlaşır. Bu nedenle dosyaya faturayla birlikte irsaliye, teslim tutanağı ve cari hesap ekstresini de koymak gerekir. Likit alacak ölçüsünü ayrı bir yazıda ele aldık. İtirazın İptali Davaları alanındaki deneyimimizle, fatura alacağınızın likit sayılıp sayılmayacağını değerlendirmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Faturaya dayalı icra takibine borçlu tarafından itiraz edildiğinde ne yapmalıyım?

    Borçlunun yasal 7 günlük süre içinde ödeme emrine itiraz etmesiyle fatura takibiniz kendiliğinden durur. Duran bu takibi yeniden canlandırmak, borçlunun haksız direnişini kırmak ve haciz aşamasına geçebilmek için itirazın size tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde genel mahkemelerde “İtirazın İptali Davası” açmanız gerekir.

  • Türk Ticaret Kanunu’na göre faturaya itiraz süresi kaç gündür ve bu süre icra takibini nasıl etkiler?

    Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre, bir fatura alan kişi faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren sekiz (8) gün içinde içeriğine itiraz etmezse faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Faturaya 8 gün içinde itiraz etmeyen borçlunun, aylar sonra başlatılan icra takibinde borcu inkar etmesi mahkeme nezdinde haksızlığının en somut kanıtıdır.

  • Faturaya dayalı itirazın iptali davasında borçludan %20 icra inkar tazminatı alabilir miyim?

    Evet, kesinlikle alabilirsiniz. Faturaya dayalı icra takibine haksız yere itiraz eden borçlu, açacağınız davanın sonunda mahkemece hükmolunan meblağın en az %20’si oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilir. Bunun için davanın 1 yıl içinde açılması ve dava dilekçesinde tazminatın açıkça talep edilmiş olması şarttır.

  • Yargıtay kararlarına göre fatura alacakları “likit” (belirlenebilir) kabul edilir mi?

    Evet, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre faturaya dayanan ticari alacaklar tartışmasız olarak “likit” (muayyen, hesaplanabilir) kabul edilmektedir. Alacak faturayla rakamsal olarak sabitlendiğinden ve borçlu ne kadar ödeyeceğini baştan bildiğinden, mahkeme davayı kazandığınızda borçlu aleyhine %20 tazminata hükmetmek zorundadır.

  • Faturaya dayalı alacağımı mahkemede ispatlamak için hangi delilleri sunmam gerekir?

    Fatura alacağınızı kanıtlamak için faturanın tebliğ belgelerini, mal veya hizmetin teslim edildiğini gösteren sevk irsaliyelerini ve teslim tutanaklarını mahkemeye sunmalısınız. Ayrıca, şirketinizin yasal ticari defterleri ile borçlu firmanın ticari defterlerinin (bilirkişi incelemesiyle) birbiriyle uyumlu ve kayıtlı olması davanın kazanılmasını garantiler.

  • Fatura icra takibinde itirazın iptali davası hangi mahkemede açılmalıdır?

    Fatura alacağı, Türk Ticaret Kanunu uyarınca her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren mutlak ticari işlerden biri olarak kabul edilir. Bu nedenle, faturaya dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.

  • Borçlu dava devam ederken fatura borcunun ana parasını öderse %20 tazminat hakkım kaybolur mu?

    Hayır, kaybolmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, fatura alacağı likit nitelikte olduğundan, borçlu dava aşamasında borcu ödemiş veya itirazını geri çekmiş olsa bile alacaklı talep ettiği sürece mahkeme borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek zorundadır. Borçlu sonradan ödeme yaparak bu cezadan kurtulamaz.

v

İLGİLİ YAZILAR