Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

FETÖ/PDY Davalarında Bank Asya Verisi ve Gerekçeli Karar Hakkı

Giriş ve Olayın Özeti

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi, 19/11/2025 tarihli ve 2023/47552 başvuru numaralı D. K. VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU kararında, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üyelik veya yardım etme suçlarından mahkûm edilen başvurucuların "gerekçeli karar hakkı"nın ihlal edildiğine hükmetmiştir. Bu önemli karar, özellikle Bank Asya hesap hareketlerinin tek veya belirleyici delil olarak kullanıldığı yargılamalarda mahkemelerin gerekçe sunma yükümlülüğünün sınırlarını bir kez daha çizmiştir.

Başvurucular, FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu kabul edilen Bank Asya’daki hesap hareketleri (hesap açma, para yatırma, döviz alım satım, kredi kartı harcamaları vb.) nedeniyle mahkûmiyete çarptırılmıştır. Mahkemeler, bu işlemleri örgüt talimatıyla yapıldığına dair delil olarak kabul etmiş, ancak başvurucuların "mutat bankacılık işlemleri" olduğu yönündeki esaslı iddialarını yeterince karşılamamıştır. Kararların istinaf ve temyiz yollarından geçerek kesinleşmesinin ardından yapılan bireysel başvurular, Anayasa Mahkemesi’nce birleştirilerek incelenmiştir.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Anayasa Mahkemesi, başvurucuların Bank Asya’daki işlemlerinin örgütsel faaliyet amacı taşımadığı, rutin bankacılık işlemleri olduğu ve bu konudaki savunmalarının mahkeme kararlarında yeterince açıklanmadığı iddialarını "gerekçeli karar hakkı" kapsamında değerlendirmiştir. Yüksek Mahkeme, daha önceki Gürcan Balık kararına atıfta bulunarak, Bank Asya verilerinin mahkûmiyette belirleyici delil olduğu durumlarda başvurucunun savunmasının gerekçede karşılanmamasının ihlal teşkil ettiğini hatırlatmıştır.

Kararda, Yargıtay’ın Bank Asya’da gerçekleştirilen mutat hesap hareketlerinin kategorik olarak örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceğine dair içtihadına vurgu yapılmıştır. Yargıtay içtihatlarına göre, sanığın örgüte yardım kastıyla, bilerek ve isteyerek hesap açtığını gösterir yeterli delil bulunmadıkça mahkûmiyet kararı verilmesi bozma sebebi sayılmaktadır. Anayasa Mahkemesi, mahkemelerin, kişilerin örgüt liderinin talimatıyla işlem yaptığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde tespiti için Bank Asya nezdindeki tüm hesap hareketlerinin (2014 öncesi dahil) incelenmesi, uzman bilirkişi raporu alınması ve örgüt liderinin talimatından sonraki işlemlerin örgütsel saikle yapılıp yapılmadığının ortaya konulması gerektiğini belirtmiştir.

AYM, bilirkişi raporlarının çoğu zaman sadece belirli bir dönemi kapsadığını, hesabın açılış tarihine, talimat öncesi ve sonrası işlem hacmine dair yeterli açıklama sunmadığını tespit etmiştir. Dolayısıyla, bankacılık işlemlerinin neden mutat kabul edilemeyeceği veya olağan dışı bir hareketlilik olduğu yeterince ortaya konulamamıştır.

Ayrıca karar, FETÖ/PDY yargılamalarında sıkça kullanılan diğer delillerin değerlendirilmesi için de emsal niteliğinde ilkeler sunmuştur:

  • Dernek ve Sendika Üyelikleri: Kişilerin anayasal örgütlenme özgürlüğü dışında ve örgütsel faaliyet veya örgüte yardım kastıyla hareket edip etmediğini ortaya koyan değerlendirmelerin yapılması gerekmektedir. Yargıtay uygulamasına göre, sempati ve iltisak boyutunu aşmayan üyelikler, örgüte yardım kastını ispat eden faaliyetler kapsamında değerlendirilmemektedir.
  • Sohbetlere Katılım: Örgütsel özellik taşıdığı somut delillerle ortaya konulmadıkça, dinî sohbetlere katılım eylemleri mahkûmiyet için yeterli değildir.
  • Sosyal Güvenlik Kurumu Kayıtları ve Konaklamalar: Örgüte müzahir kurum veya kuruluşlarda çalışma ya da otelde konaklama tek başına örgütsel faaliyet olarak kabul edilemez; somut olay bazında, örgütün amacı, niteliği, bilinirliği ve kullanılan şiddet gibi faktörler dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
  • Tanık Beyanları: Tanık sorgulama hakkı bağlamında, sanığa sorgulama imkânı tanınmayan tanık beyanının mahkûmiyetin tek veya belirleyici delili olması durumunda, savunma tarafına yeterli karşı dengeleyici güvenceler sağlanıp sağlanmadığı titizlikle incelenmelidir.
  • Dijital Materyaller: ByLock veya Eagle program kalıntıları gibi dijital veriler tek başına mahkûmiyet için yeterli olmayıp, destekleyici delil ve bilgilerin varlığı araştırılmalıdır.

Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi, başvurucuların örgüt lideri ve yöneticilerinin talimatı sonrası bankacılık işlemlerinin örgütsel saikle yapıldığına dair yeterli gerekçenin kararlarda bulunmamasını Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlali olarak kabul etmiştir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına hükmedilmiştir.

Yorum

Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, özellikle FETÖ/PDY yargılamaları kapsamında temel hak ve özgürlüklerin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Karar, yargı mercilerine, Bank Asya verileri başta olmak üzere dijital materyaller, tanık beyanları, dernek/sendika üyelikleri gibi delillerin değerlendirilmesinde daha titiz, şeffaf ve Anayasa’ya uygun bir yaklaşım sergileme yükümlülüğünü hatırlatmaktadır. Bireylerin masumiyet karinesi ve savunma hakkının ihlal edilmemesi adına, soyut veya mutat sayılabilecek eylemlerin otomatikman örgütsel kastın delili olarak kabul edilemeyeceği prensibi pekiştirilmiştir. Yeniden yargılama kararı, ilgili mahkemelerin delilleri Anayasa Mahkemesi’nin ortaya koyduğu ilkeler doğrultusunda yeniden inceleyerek, her bir somut olayın özgün koşullarını, örgütsel kastın varlığını ve delillerin ağırlığını makul ve somut gerekçelerle ortaya koymasını zorunlu kılmaktadır. Bu karar, Türkiye’deki adil yargılanma hakkı standartlarının yükseltilmesi ve hukukun üstünlüğünün tesisi yolunda kritik bir adımdır.

Karar Künyesi

  • Başvuru Numarası: 2023/47552
  • Karar Tarihi: 19/11/2025
  • Başvurucular: D. K. ve Diğerleri
  • İhlal Edilen Hak: Gerekçeli Karar Hakkı (Anayasa m.36 – Adil Yargılanma Hakkı kapsamında)
  • Sonuç: Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği kabul edilerek, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemelere gönderilmesine.

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Bu kararın konusu nedir?

    2023/47552 başvuru numaralı bu AYM kararı da, FETÖ/PDY yargılamalarında Bank Asya hesap hareketlerinin belirleyici delil olarak kullanıldığı davalarda gerekçeli karar hakkının ihlal edilip edilmediğini incelemektedir.

  • Dernek/sendika üyeliği veya sohbetlere katılım tek başına mahkûmiyet sebebi olabilir mi?

    Hayır; AYM’ye göre örgütsel faaliyet veya yardım kastı somut delillerle ortaya konulmadıkça, sadece üyelik ya da sohbete katılım gibi eylemler mahkûmiyet için yeterli sayılmaz.

  • Tanık beyanı ve dijital materyaller (ByLock, Eagle) hakkında AYM ne diyor?

    Sanığa sorgulama imkânı tanınmayan bir tanık beyanı tek/belirleyici delilse dengeleyici güvenceler aranmalı; ByLock/Eagle gibi dijital kalıntılar da tek başına değil, destekleyici delillerle birlikte değerlendirilmelidir.

  • Bilirkişi raporlarındaki hangi eksiklik ihlale yol açtı?

    Raporların çoğunlukla belirli bir döneme odaklanıp hesabın açılış tarihi ile örgüt liderinin talimatı öncesi/sonrası işlem hacmini karşılaştırmaması, hareketlerin neden u0022mutatu0022 sayılamayacağının yeterince ortaya konulamamasına yol açmıştır.

  • Bu kararın sonucu ne oldu?

    AYM, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar vererek, delillerin AYM’nin belirlediği ilkeler doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi için ilgili mahkemelere gönderilmesine hükmetmiştir.

İLGİLİ YAZILAR