Gözaltı ve Tutuklulukta Geçen Süreler Hapis Cezasından Nasıl Düşülür? (Mahsup İşlemi)
Yargılama boyunca aylarca tutuklu kalmış bir kişi için karar kesinleştiğinde akla ilk gelen soru şudur: içeride geçirdiğim o günler ne olacak? Bu soru sanıldığından çok daha önemlidir, çünkü o günler cezadan düşülür ve bazı dosyalarda infaz edilecek sürenin neredeyse tamamını karşılar. Buna karşılık uygulamada en sık atlanan kalem de yine budur.
Bu yazıda gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin cezadan nasıl düşüldüğünü, hangi sürelerin mahsup kapsamına girdiğini, farklı dosyalardaki tutukluluğun ne olacağını, adli para cezalarında mahsubun nasıl işlediğini, müddetnamede bu kalemin nasıl kontrol edileceğini ve eksik hesaplandığında nereye başvurulacağını anlatıyoruz.
Mahsup Nedir
Mahsup, kişinin yargılama süreci boyunca özgürlüğünden yoksun kaldığı günlerin, kesinleşen cezasından düşülmesidir. Türk Ceza Kanunu bu kuralı açıkça düzenler ve hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hallerde geçirilen sürelerin cezadan indirilmesini öngörür.
Bu kuralın arkasındaki mantık basittir. Kişi henüz suçlu bulunmadan, yargılamanın gereği olarak özgürlüğünden yoksun bırakılmıştır; bu sürenin karşılıksız kalması adil olmaz. Bu nedenle mahsup bir lütuf değil, kanunun emrettiği bir sonuçtur ve talep edilmese bile uygulanması gerekir.
Uygulamada ise bu kalem sıkça eksik hesaplanır. Farklı tarihlerde yaşanan kısa süreli gözaltılar, başka bir ilde geçirilen tutukluluk ya da yurt dışında geçen gözaltı süreleri gözden kaçabilir. Bir günlük eksik hesap bile fazladan bir gün kurumda kalmak anlamına geldiğinden, bu kalemin kontrolü ihmal edilmemelidir.
Hangi Süreler Mahsup Edilir
Birinci sırada gözaltında geçen süreler yer alır. Yakalanma anından serbest bırakılmaya ya da hâkim önüne çıkarılmaya kadar geçen bütün süre bu kapsamdadır. Kısa süreli ve farklı tarihlerde yaşanan gözaltılar tek tek toplanmalı ve hepsi hesaba katılmalıdır.
İkinci sırada tutuklulukta geçen süreler bulunur. Tutuklama kararının infazından tahliyeye kadar geçen bütün dönem cezadan düşülür. Yargılama uzun sürmüşse bu süre çoğu zaman infaz edilecek sürenin önemli bir bölümünü karşılar.
Üçüncü sırada, şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran diğer haller yer alır. Kişinin sağlık kurumunda gözlem altında tutulduğu süreler ya da yakalama sonrası nakil için geçen zaman gibi dönemler de bu kapsamda değerlendirilebilir.
Adli kontrol tedbirleri bakımından ise durum farklıdır. İmza yükümlülüğü ya da yurt dışı çıkış yasağı gibi tedbirler kural olarak mahsup edilmez, çünkü kişi özgürlüğünden yoksun bırakılmış değildir. Buna karşılık konutu terk etmeme gibi ağır tedbirler bakımından farklı değerlendirmeler gündeme gelebilir.
Farklı Dosyadaki Tutukluluk Ne Olur
Sık karşılaşılan bir durum, kişinin bir dosyadan tutuklanıp o dosyadan beraat etmesi ya da takipsizlik kararı verilmesidir. Bu halde tutuklulukta geçen süre boşa gitmez; kanun, mahsup edilemeyen bu sürelerin kişinin başka bir dosyadaki cezasından düşülebileceğini kabul eder.
Bu imkanın uygulanabilmesi için sürenin başka bir dosyada mahsup edilmemiş olması gerekir. Aynı gün iki kez sayılamaz; her gün yalnızca bir kez düşülür. Bu nedenle birden fazla dosyası bulunan kişilerde hangi sürenin hangi ilamdan düşüldüğünün ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
Hiçbir dosyada mahsup edilemeyen tutukluluk süreleri bakımından ise tazminat yolu gündeme gelir. Haksız yere tutuklanan ya da beraat eden kişiler devletten maddi ve manevi tazminat isteyebilir.
Adli Para Cezalarında Mahsup
Mahsup yalnızca hapis cezaları bakımından işlemez. Kişi hakkında adli para cezasına hükmedilmişse, gözaltında ve tutuklulukta geçirilen günler bu cezadan da düşülür. Kanun, bir günlük özgürlük kaybının para cezasından ne kadar düşüleceğini belirler ve hesap buna göre yapılır.
Bu, uygulamada çoğu zaman hiç gündeme gelmeyen bir kalemdir. Ödeme emri eline ulaşan kişi, tutuklulukta geçirdiği günlerin düşülüp düşülmediğini kontrol etmelidir.
Hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği hallerde de aynı kural geçerlidir. Çevrilen cezanın hesabında mahsup edilecek günlerin dikkate alınması gerekir ve bu hesap yapılmadığında kişi aslında ödemesi gerekmeyen bir tutarla karşılaşabilir.
Müddetnamede Bu Kalem Nasıl Kontrol Edilir
Tahliye tarihinizin ne zaman olduğunu öğrenmek istiyorsanız infaz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Hesaplama aracını açMahsup edilen gün sayısı, infaz savcılığının düzenlediği müddetnamede ayrı bir satır olarak gösterilir. Belge eline geçen herkesin bakması gereken ilk kalemlerden biri budur.
Kontrol yöntemi basittir. Kişi hangi tarihlerde ne kadar süre gözaltında ve tutuklu kaldığını bilir; bu toplam ile belgede yazan gün sayısı karşılaştırılır. Aradaki fark, eksik hesaplanmış gün sayısını gösterir ve bu fark doğrudan tahliye tarihine yansır.
Belgede uygulanan orana ve toplam ceza miktarına da bakılmalıdır. Mahsup doğru olsa bile oran yanlışsa tarih yine hatalı çıkar.
Eksik Hesaplandığında Nereye Başvurulur
Mahsup hatasına karşı başvurulacak merci infaz hâkimliğidir. Başvuru yazılı olarak yapılır ve hangi tarihler arasında ne kadar süre özgürlükten yoksun kalındığı somut biçimde gösterilir. Genel ifadelerle yazılan itirazlar, incelemeyi zorlaştırdığı için sonuç vermeyebilir.
Dilekçeye dayanak belgeler eklenmelidir. Yakalama ve gözaltı tutanakları, tutuklama ve tahliye kararları, kurum giriş çıkış kayıtları bu belgelerin başında gelir. Dosya ve karar bilgilerine e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı üzerinden ulaşabilirsiniz.
İnfaz hâkimliğinin kararına karşı da itiraz yolu açıktır. Bu aşamada dosya bir üst merci tarafından incelenir ve hesabın yeniden yapılmasına karar verilebilir. Uygulamada bu yolla düzeltilen ve aylarca fazla kalınmasının önüne geçilen çok sayıda dosya bulunmaktadır.
Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.
Sık Karşılaşılan Durumlar
Yaygın bir yanılgı, mahsubun kendiliğinden ve eksiksiz yapılacağıdır. Kanun bunu emretse de, hesabı yapan makam ancak dosyada görünen kayıtları esas alır. Başka bir ildeki kısa gözaltı ya da farklı bir soruşturmadaki tutukluluk dosyaya yansımamışsa hesaba katılmaz.
Bir diğer yanılgı, denetimli serbestlikte geçen sürenin de mahsup edileceğidir. Denetimli serbestlik zaten cezanın infaz edildiği bir dönemdir; ayrıca mahsup söz konusu olmaz.
Sık karşılaşılan bir başka durum, infazın ertelendiği dönemin cezadan sayılacağının sanılmasıdır. Erteleme süresinde geçen zaman infazdan sayılmaz; bu, mahsuptan tamamen farklı bir kurumdur.
Yurt Dışında Geçen Gözaltı ve Tutukluluk
Kişi hakkındaki soruşturma nedeniyle yurt dışında yakalanmış ve iade sürecinde orada tutulmuşsa, bu süreler de mahsup kapsamına girer. İade işlemleri bazen aylarca sürdüğünden, yabancı ülkede geçirilen bu dönem hiç de kısa olmayabilir. Ancak bu süreler Türkiye’deki dosyaya kendiliğinden yansımaz; iade evrakının ve yabancı makamın tuttuğu kayıtların dosyaya sunulması gerekir.
Aynı durum, yurt dışındaki bir yakalama kaydı nedeniyle havalimanında ya da sınır kapısında geçirilen süreler için de geçerlidir. Kısa görünen bu dönemler toplandığında günlere ulaşabilir. Bu nedenle kişinin süreç boyunca özgürlüğünden yoksun kaldığı bütün anları bir liste halinde çıkarması ve belgeleriyle birlikte dosyaya sunması, hesabın eksiksiz yapılmasını sağlar.
Nakil sırasında geçen süreler de gözden kaçan bir kalemdir. Bir ilden diğerine sevk edilen kişinin yolda ve nezarethanede geçirdiği zaman, özgürlüğün kısıtlandığı bir dönemdir ve hesaba katılması gerekir. Bu kayıtlar kolluk ve kurum tutanaklarında yer alır; talep edildiğinde dosyaya getirtilebilir.
Beraat Halinde Mahsup Edilemeyen Süreler
Kişi tutuklu kaldığı dosyadan beraat etmiş ve başka bir dosyada da cezası yoksa, bu süre hiçbir cezadan düşülemez. Bu halde geriye tazminat yolu kalır. Kanun, kanuna aykırı yakalanan veya tutuklanan kişiler ile yargılama sonunda beraat eden ya da haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişilere devletten maddi ve manevi tazminat isteme hakkı tanır.
Bu talep için tanınan süre kısadır ve kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren işler. Süre kaçırıldığında talep esasa girilmeden reddedilir. Bu nedenle beraat kararı kesinleştiğinde, tutuklulukta geçen sürelerin karşılığının istenip istenmeyeceğine hemen karar verilmeli ve başvuru zamanında yapılmalıdır.
Kanun Ne Diyor: TCK m.63
Mahsup, Türk Ceza Kanunu’nun 63. maddesinde düzenlenmiştir ve maddenin kapsamı çoğu kişinin sandığından geniştir. Metne göre hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir.
Buradaki anahtar ifade şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hallerdir. Yani yalnızca tutukluluk değil, gözaltında geçen süre de, yakalama nedeniyle geçen süre de bu kapsamdadır. Aynı şekilde başka bir dosyadan tutuklu kalınıp o dosyadan beraat edilmişse, orada geçen süre de kural olarak mahsup edilir.
Adli para cezasına hükmedilmesi durumunda da mahsup yapılır. Kanun burada somut bir karşılık belirler: bir gün beş yüz Türk lirası sayılmak üzere bu cezadan indirim yapılır. Bu hesabın müddetname üzerinde doğru yapılıp yapılmadığı kontrol edilmeli, hata varsa infaz hakimliğine başvurulmalıdır.
| Konu | Süre / Oran | Dayanak |
|---|---|---|
| Denetimli serbestlik (genel kural) | 1 yıl | 5275 m.105/A |
| 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlarda | 3 yıl (en az 3 ay açık kurumda kalma şartıyla) | 5275 Geçici m.10 |
| 30 Mart 2020 ve öncesinde işlenen suçlarda | 3 yıl (istisna listesi geniştir) | 5275 Geçici m.6 |
| Kurumda geçirilmesi gereken süre şartı | En az onda biri, en az 5 gün (yalnız 7550 sayılı Kanundan sonra işlenen suçlarda) | 5275 m.105/A (7550 s.K.) |
| Açık kuruma ayrılma | Toplam ceza 10 yıldan azsa 1 ay, 10 yıl ve üzeriyse cezanın onda biri kapalıda | Ayrılma Yönetmeliği m.6 |
| İkinci defa tekerrürde koşullu salıverilme | Dörtte üç | 5275 m.108 (7550 s.K.) |
| Gebelik ve doğum | Doğumdan itibaren 1 yıl 6 ay | 5275 m.16/4 |
| Kamuya yararlı işte çalışma | 2 saat çalışma 1 güne karşılık, günlük en az 2 en fazla 8 saat | 5275 m.106/3 |
| Çağrı kâğıdı | Tebliğden itibaren 10 gün | 5275 m.19 |
Denetimli serbestlik süresini belirleyen şey fiilin işlendiği tarihtir; kesinleşme tarihi değil.
Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç
Mahsup, infaz hesabının en kolay kontrol edilebilen ama en sık eksik kalan kalemidir. Teknik bilgi gerektirmez; kişi kendi yaşadığı süreleri bildiği için toplamı karşılaştırarak hatayı fark edebilir. Bu basit kontrol, çoğu dosyada aylarla ölçülen bir fark yaratır.
Özellikle birden fazla dosyası bulunan ya da farklı illerde işlem görmüş kişilerde bu kontrol daha da önemlidir. Bir dosyada beraat edilmiş olsa bile o dosyadaki tutukluluk süresi başka bir cezadan düşülebilir; bu imkanın hiç kullanılmaması yaygın bir hak kaybıdır.
İnfaz Hukuku alanındaki deneyimimizle, gözaltı ve tutuklulukta geçirdiğiniz sürelerin cezanızdan eksiksiz düşülüp düşülmediğini kontrol ettirmek ya da tespit ettiğiniz bir eksikliğe itiraz etmek istiyorsanız, müddetnamenizi değerlendirmemiz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Yargılanırken haksız yere gözaltında veya tutuklu kaldığım süreler, kesinleşen hapis cezamdan düşülür mü, bu işleme ne denir?
Evet, hukuk sistemimiz bu sürenin cezanızdan düşülmesini öngörür. Bu işleme “Mahsup” (cezadan düşme) adı verilir ve özgürlüğünüzden mahrum kaldığınız her saniye cezanızın infazından düşülmek zorundadır.
-
Cezamdan düşülecek bu sürelerin hesabını kim yapar ve ben bu hesaba güvenebilir miyim?
Mahsup işlemini İnfaz Savcılığı yapar ve “Müddetname” (süre belgesi) ile ne kadar cezaevinde kalacağınızı belirler. Ancak bu hesap otomatik ve hatasız yapılmayabilir; yanlış hesaplar veya atlanan süreler, daha fazla cezaevinde kalmanıza yol açabilir.
-
Hapis cezası yerine adli para cezası alırsam, gözaltında veya tutuklulukta geçirdiğim günler yine de bir işe yarar mı?
Evet, kesinlikle işe yarar. Adli para cezası aldığınızda, yargılama aşamasında tutuklu veya gözaltında kaldığınız her bir gün, 100 TL üzerinden hesaplanarak toplam para cezanızdan düşülür ve borcunuz azalır.
-
Yargılanırken cezaevinde geçirdiğim süreler, alacağım cezanın yatarını veya tamamını zaten karşılamışsa tekrar içeri girer miyim?
Hayır, tekrar cezaevine girmezsiniz. Hukuki adıyla “Mevkufen İnfaz” denilen bu durumda, infaz savcısı sizin yeniden cezaevine girmenizi engeller ve gerekli tahliye işlemlerinizi kağıt üzerinde tamamlar.
-
Haksız yere, aldığım cezadan daha uzun süre cezaevinde kaldıysam veya beraat ettiysem devletten tazminat alabilir miyim?
Evet, alabilirsiniz. Haksız tutuklama veya gözaltı nedeniyle fazla yattığınız her gün için maddi ve manevi tazminat davası açma hakkınız vardır. Bu hakkı kullanmak için karar kesinleştikten sonra belirli yasal süreler içinde Ağır Ceza Mahkemesine başvurmanız gerekir.
-
Suç işleyen çocuklarda gözaltı veya tutuklulukta geçen süreler de yetişkinlerle aynı şekilde mi düşülür, yoksa onlara özel bir durum var mı?
Çocuklar için çok özel ve büyük bir avantaj vardır. 15 yaşından küçük çocukların tutuklu kaldığı her 1 gün 3 gün, 15-18 yaş arasındaki çocukların ise 1 günü 2 gün olarak hesaplanarak cezalarından düşülür.
-
İnfaz savcısının yaptığı süre hesabında hata veya eksiklik olduğunu düşünüyorsam ne yapmalıyım, nereye itiraz edebilirim?
Eğer size tebliğ edilen “Müddetname”de (süre belgesinde) bir hata veya eksiklik fark ederseniz, bunu öğrendiğiniz tarihten itibaren 15 gün içinde İnfaz Hâkimliğine şikâyette bulunmalısınız. İnfaz Hakimi bu şikayeti inceleyip hatayı düzeltebilir.
-
Mahsup işlemleri ve itirazlar neden bir avukat yardımıyla yapılmalı, tek başıma yapamaz mıyım?
Mahsup işlemleri son derece teknik olup, bürokratik hatalar veya atlanan yasal süreler özgürlüğünüze mal olabilir. Uzman bir avukat, hesaplamaların doğru yapılmasını sağlar, olası hatalara itiraz eder ve tazminat haklarınızı kaybetmemeniz için size destek olur.




