Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Hukuka Aykırı Aramada Yargıtay’dan Beraat Kararı

Giriş ve Olayın Özeti

Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2021/1523 Esas ve 2022/7238 Karar sayılı önemli kararı, ceza muhakemesi hukukunda delillerin hukuka uygunluğu ve arama usulüne ilişkin temel prensipleri bir kez daha gündeme getirmiştir. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “kenevir ekme” ve “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçlarından mahkûmiyet alan sanıklar hakkında verilen kararlar, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddedilmesi üzerine temyiz edilmiştir.

Dava konusu olayda, sanıkların ikametgahında yapılan aramanın hukuka uygunluğu büyük bir önem taşımıştır. Arama emrinde belirtilen saatler ile aramanın fiilen yapıldığı saatler arasındaki çelişki, yargılamanın seyrini değiştiren temel bir hukuki problem olarak öne çıkmıştır.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, temyiz incelemesinde farklı sanıklar hakkında farklı değerlendirmelerde bulunmuştur:

  • Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükme yönelik temyiz istemi, sanığın temyiz hakkından vazgeçtiğini beyan etmesi nedeniyle incelenmemiştir.
  • Sanık … hakkında kenevir ekme suçundan verilen 5 yıl hapis cezası miktarı gözetilerek, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca temyiz yasağı kapsamında olduğu tespit edilmiş ve temyiz istemi reddedilmiştir.
  • Sanıklar … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz incelemesinde ise kritik tespitler yapılmıştır:
    • Arama Usulsüzlüğü: Cumhuriyet savcısı tarafından verilen yazılı arama emrinde arama izninin 15.00-17.30 saatleri arasında olduğu belirtilmesine rağmen, arama tutanağı ve bilirkişi raporları ile video kayıtları, aramanın 11.52-14.56 saatleri arasında yapıldığını ortaya koymuştur. Bu durum, aramanın hukuka aykırı olduğu sonucunu doğurmuştur.
    • Hukuka Aykırı Delillerin Niteliği: Yargıtay, hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin (Anayasa m. 38/6, CMK m. 206/2-a, 217/2, 289/1-i) hükme esas alınamayacağını vurgulamıştır. “Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir” ilkesi gereğince, hukuka aykırı arama sonucu elde edilen uyuşturucu maddelerin, suçun maddi konusu olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
    • İkrarların Etkisi: Sanıkların ikrarları olsa dahi, suçun maddi konusunun hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olması nedeniyle, suçun yasal kurucu unsurlarının oluşmadığına dikkat çekilmiştir. Bu nedenle mahkûmiyet kararı yerine beraat kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu tespitler doğrultusunda, Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin kararını bozarak sanıklar … ve …’nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan tahliyesine karar vermiştir. Başkan Vekili’nin değişik gerekçesinde ise, mevcut araştırmanın yeterli olduğu ve suçun maddi konusunun bulunmaması nedeniyle sanıklar … ve …’nin doğrudan beraatlerine karar verilmesi gerektiği ve bu durumun sanık …’a da sirayet etmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Yorum

Bu karar, Türk ceza yargılaması hukukunda delillerin hukuka uygunluğunun ne denli kritik bir öneme sahip olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Yargıtay, temel insan haklarının ve hukukun üstünlüğü ilkesinin korunması adına, arama gibi koruma tedbirlerinin yasal şartlara ve usullere sıkı sıkıya bağlı kalınarak uygulanması gerektiğini net bir şekilde belirtmiştir. Aksi takdirde, elde edilen delillerin geçersiz sayılması ve bunun neticesinde beraat kararı verilmesi kaçınılmaz hale gelmektedir.

Karar, özellikle kolluk kuvvetleri ve Cumhuriyet savcıları için arama ve el koyma işlemlerinde yasal prosedürlere titizlikle uyulmasının hayati olduğunu vurgulamaktadır. Hukuka aykırı delillerin “zehirli ağacın zehirli meyvesi” ilkesi uyarınca hükme esas alınamayacağı prensibi, yargısal güvencelerin temelini oluşturmaktadır. Bu durum, adil yargılanma hakkının güvencesi olarak kabul edilmektedir.

Karar Künyesi

  • Mahkemesi: Yargıtay 10. Ceza Dairesi
  • Esas No: 2021/1523
  • Karar No: 2022/7238
  • Karar Tarihi: 02/06/2022
  • Suçlar: Kenevir ekme, Uyuşturucu madde ticareti yapma
  • İlgili Kanun Maddeleri: T.C. Anayasası m. 38/6; 5271 sayılı CMK m. 206/2-a, 217/2, 286/2-a, 289/1-i, 298, 299, 302/2, 304/1, 306.

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Bu davada aramanın hukuka aykırı olduğu nasıl anlaşıldı?

    Savcının yazılı arama emrinde izin saati 15.00-17.30 olarak belirtilmişken, arama tutanağı ve video kayıtları aramanın aslında 11.52-14.56 saatleri arasında, yani izin verilen zaman diliminden önce yapıldığını ortaya koymuştur.

  • u0022Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidiru0022 ilkesi bu davada nasıl uygulandı?

    Arama hukuka aykırı olduğundan, bu arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddeler de hukuka aykırı delil sayılmış ve suçun maddi konusu olarak kabul edilememiştir.

  • Sanıkların ikrarda bulunması mahkûmiyet için yeterli midir?

    Hayır; suçun maddi konusu (uyuşturucu madde) hukuka aykırı yolla elde edildiğinden, sanıkların ikrarı olsa dahi suçun yasal unsurları oluşmamış sayılır ve beraat kararı verilmesi gerekir.

  • Kararın sonucu ne oldu?

    Yargıtay 10. Ceza Dairesi istinaf kararını bozarak sanıkların uyuşturucu madde ticareti suçundan tahliyesine ve beraatine karar vermiştir.

İLGİLİ YAZILAR