Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

İftira Suçunda TCK 267 ve Hukuki Sorumluluğa Yargıtay Onaması

Giriş ve Olayın Özeti

Hukukumuzda bireylerin şikayet ve ihbar hakları önemli bir yer tutarken, bu hakların kötüye kullanılması durumunda ciddi hukuki sonuçlar doğurabilmektedir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin yakın tarihli 2024/19973 E., 2024/7737 K. sayılı kararı, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 267. maddesinde düzenlenen iftira suçu kapsamında bu dengeyi gözler önüne sermektedir. Karara konu olayda, bir vatandaş oğlunun disiplin cezası alması üzerine BİMER aracılığıyla dönemin kaymakamı hakkında şikayette bulunmuştur. Bu şikayette, kaymakamın “görevini kötüye kullandığı”, “FETÖ silahlı terör örgütünün bir bireyi olduğu” ve kendisinin AK Parti taraftarı olması nedeniyle “intikam aldığı” iddia edilmiştir.

Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesi tarafından ilk olarak 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılan sanık hakkında, Yargıtay’ın ceza miktarındaki hukuka aykırılık gerekçesiyle bozma kararı verilmişti. Yeniden yargılama sonucunda sanık bu kez 6.000,00 TL adli para cezasına çarptırıldı. Sanık müdafiinin bu kararı da temyiz etmesi üzerine dosya tekrar Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin önüne gelmiştir.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

İftira suçu (TCK 267), bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat ederek, hakkında soruşturma, kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla, işlemediğini bildiği halde, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunmakla oluşur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, dosya kapsamındaki delilleri değerlendirerek, sanığın olay tarihinde kaymakam olan katılana “görevini kötüye kullanma” suçunu isnat ettiğini tespit etmiştir. Sanık, savunmasında oğluna yönelik disiplin soruşturması ve okul değiştirme yaptırımı nedeniyle olayın verdiği kızgınlıkla bu isnatta bulunduğunu ifade etmiştir.

Yargıtay, yapılan yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığını, toplanan tüm delillerle birlikte iddia ve savunmaların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığını, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğunu ve vicdani kanaatin dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğunu belirtmiştir. Özellikle, sanığın kaymakama yönelttiği suçlamaların mesnetsiz olduğu ve kızgınlık anında yapılmış olsa dahi, iftira suçunun unsurlarının oluştuğu kabul edilmiştir. Ankara Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğü’nün şikayet dilekçesinin işleme konulmamasına karar vermesi iftira suçunun oluşmasına engel teşkil etmemiştir; zira suçun tamamlanması için idari veya adli sürecin başlaması yeterlidir, sonucunun ne olacağı önemli değildir.

Bu çerçevede, Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin sanık hakkında verdiği 6.000,00 TL adli para cezası kararı, Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından oy birliğiyle ONANMIŞTIR. Böylece, sanık müdafiinin cezaya ilişkin itirazları ve eksik araştırma iddiaları yerinde görülmemiştir.

Yorum

Bu karar, kamu görevlilerine veya diğer bireylere yönelik yapılan şikayet ve ihbarların hukuki sınırlarını bir kez daha çizmektedir. BİMER/CİMER gibi platformlar aracılığıyla şikayet hakkının kullanılması büyük önem taşımakla birlikte, bu hakkın kötüye kullanılarak mesnetsiz ve haksız ithamlarla kişilerin lekelenmesine yol açılmaması gerekmektedir. Yargıtay, bu kararıyla, bir şikayetin idari açıdan işleme konulmaması durumunda dahi, isnat edilen fiilin hukuka aykırı olması ve isnat eden kişinin bunu bilerek yapması halinde iftira suçunun oluşabileceğini vurgulamıştır. Özellikle “FETÖ üyeliği” gibi ağır ve ciddi isnatların, somut delillere dayanmadan, sadece kişisel husumet veya öfke nedeniyle yapılması, iftira suçunun ağırlaşmış hali olarak değerlendirilebilecek nitelikte olup, ciddi hukuki yaptırımlarla karşılaşılabileceğinin açık bir göstergesidir. Vatandaşların şikayet ve ihbarlarını yaparken, iddialarının doğruluğundan emin olmaları ve kişisel önyargılardan uzak durmaları büyük önem taşımaktadır. Aksi halde, hak arama mücadelesi iftira suçuna dönüşebilir ve cezai sorumluluğu beraberinde getirebilir.

Karar Künyesi

  • Mahkemesi: Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesi
  • Esas No: 2023/643 E.
  • Karar No: 2024/116 K.
  • Suç: İftira (5237 Sayılı TCK m. 267)
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi Esas No: 2024/19973 E.
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi Karar No: 2024/7737 K.
  • Karar Tarihi: 16.10.2024

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • İftira suçu nedir ve hangi durumlarda oluşur?

    Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesine göre iftira suçu, bir kişinin işlemediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara ihbar veya şikayet ederek o kişi hakkında adli veya idari süreç başlatmaya çalışmasıyla oluşur.

  • BİMER veya CİMER üzerinden yapılan asılsız şikayetler suç mudur?

    Evet, BİMER veya CİMER gibi platformlar aracılığıyla bir kimseye bilerek ve isteyerek işlemediği bir suçun isnat edilmesi iftira suçunu teşkil eder ve cezai yaptırım doğurur.

  • Şikayetin yetkili makamlarca işleme konulmaması iftira suçunu engeller mi?

    Hayır, Yargıtay kararına göre suçun oluşması için asılsız ihbarın yapılması ve bir sürecin tetiklenmesi yeterlidir; idari makamların şikayeti reddetmiş olması suçun oluşmasına engel değildir.

  • Kızgınlık anında yapılan asılsız suçlamalar cezayı ortadan kaldırır mı?

    Hayır, kişinin kızgınlık veya öfke nedeniyle asılsız suçlamalarda bulunması iftira suçunun unsurlarını ortadan kaldırmaz; hukuki sorumluluğu ve cezayı beraberinde getirir.

İLGİLİ YAZILAR