Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

İş Kazası Tazminatında Kusur Değerlendirmesine Yargıtay Kararı

Giriş ve Olayın Özeti

Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, iş hukuku alanındaki güncel gelişmeleri ve Yargıtay kararlarını yakından takip ederek müvekkillerimizi bilgilendirmeye devam ediyoruz. Bu bağlamda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2024/7396 E., 2025/5574 K. sayılı kararı, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında önemli prensipleri tekrar vurgulamıştır. Söz konusu dava, bir işçinin pres makinesinde sensör eksikliği ve yetersiz eğitim nedeniyle yaşadığı iş kazası sonucu parmağında kopma, sinir ve his kaybı meydana gelmesi üzerine açılmıştır. İlk derece mahkemesi, işvereni %60, işçiyi ise %40 kusurlu bularak, işçiye 6.000 TL manevi tazminat hükmetmiş, sürekli iş göremezlik oranının %0 olması nedeniyle maddi tazminat talebini ise reddetmiştir. İstinaf mahkemesi de bu kararı onamıştır. Ancak davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay, hem kusur oranları hem de maddi tazminat yönünden kararı bozmuştur.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, kararında işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri çerçevesinde detaylıca ele almıştır. İşverenin, mesleki riskleri önleme, eğitim verme, gerekli araç gereçleri sağlama, risk değerlendirmesi yapma ve tehlikeli bölgelere yetersiz bilgiye sahip çalışanların girmesini engelleme gibi yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu yükümlülüklere uyulmaması, işverenin kusurlu davranışının objektifleştirilmesi olarak kabul edilmektedir. Yargıtay, iş kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının somut verilere dayalı ve her türlü şüpheden uzak bir şekilde belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Mevcut kararda, pres makinesinde durdurucu sensörlerin bulunmaması, çift el kumanda sisteminin kullanımının çalışanın inisiyatifine bırakılması ve ayak pedalı kullanımının engellenmemesi gibi işverenin ağır ihmallerine rağmen işverene %60 kusur atfedilmesinin, olayın oluş şekline uygun düşmediğini belirtmiştir. Ayrıca, işçinin sürekli iş göremezlik oranının %0 olarak belirlenmesi durumunda dahi, iş kazası nedeniyle bir süre çalışamamış olmasından kaynaklanan “istirahat dönemi ücret kaybı”nın maddi zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. Bu dönemde çalışamayan sigortalının %100 iş gücü kaybına uğradığı kabul edilerek maddi zararının hesaplanması gerektiği ifade edilmiştir. Yargıtay, eksik inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırarak, ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. Mahkemeye, dosyanın A sınıfı İş Güvenliği Uzmanlarından oluşacak bir heyete tevdi edilerek kusur raporundaki çelişkilerin giderilmesi ve istirahat dönemindeki ücret kaybının hesaplanarak maddi tazminat talebinin yeniden değerlendirilmesi talimatını vermiştir.

Yorum

Yargıtay’ın bu kararı, iş kazası davalarında işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin ne denli titizlikle ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur. Özellikle tehlikeli iş ekipmanlarında (pres makinesi gibi) gerekli koruyucu donanımların (sensörler gibi) bulunmaması, işverenin kusur oranının takdirinde belirleyici bir faktör olarak kabul edilmektedir. Karar, aynı zamanda, sürekli iş göremezlik oranının %0 olması durumunda dahi, iş kazası nedeniyle geçici olarak çalışılamayan sürelere ilişkin “istirahat dönemi ücret kaybı”nın maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini açıkça belirtmesiyle emsal niteliğindedir. Bu durum, işçilerin uğradığı zararların kapsamının genişletilmesi ve hakkaniyete uygun tazminatların belirlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. İşverenlerin, olası iş kazalarının önüne geçmek ve hukuki sorumluluklarını minimize etmek adına iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmesi, risk analizlerini düzenli olarak yapması ve çalışanlarına yeterli eğitimleri vermesi hayati öneme sahiptir. İşçiler ise, yaşadıkları iş kazalarında tüm haklarını eksiksiz bir şekilde talep edebilmek için hukuki destek almaktan çekinmemelidir.

Karar Künyesi

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2024/7396
  • Karar No: 2025/5574
  • Karar Tarihi: 10.04.2025
  • Mahkemesi: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
  • İlk Derece Mahkemesi: Bolu İş Mahkemesi

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin, iş kazalarında işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği sorumluluk sınırlarına, koruyucu donanım eksikliklerine ve maluliyet oranı %0 çıksa dahi geçici iş göremezlik tazminat haklarına dair verdiği emsal karara dair merak edilenler:

  • İş kazası davasında sürekli iş göremezlik oranının %0 çıkması maddi tazminat hakkını tamamen ortadan kaldırır mı?

    Hayır, tamamen ortadan kaldırmaz. Yargıtay’ın emsal kararına göre, kazazede işçinin kalıcı maluliyet oranının %0 olarak saptanması durumunda dahi yerel mahkeme maddi tazminat istemini doğrudan reddedemez. İşçinin kaza nedeniyle tedavi gördüğü ve raporlu olduğu ‘istirahat dönemi ücret kaybı’ maddi zarar kapsamında değerlendirilerek hesaplanmalıdır.

  • İş kazası sonrası raporlu (istirahatli) olunan dönem için maddi tazminat hesabı nasıl yapılır?

    İşçinin kaza yüzünden geçici süreyle fiilen çalışamadığı istirahat döneminde, %100 iş gücü kaybına uğradığı hukuken kabul edilir. Bu süreçte mahkemenin, işçinin uğradığı net ücret kaybını (varsa geçici iş göremezlik ödenekleri ile arasındaki farkı) uzman bilirkişi kanalıyla hesaplatarak maddi tazminat olarak hüküm altına alması gerekir.

  • Yargıtay, pres makinesindeki kazada yerel mahkemenin kusur dağılımını neden hukuka aykırı bulmuştur?

    İlk derece mahkemesi işvereni %60, işçiyi %40 kusurlu bulmuştur. Yargıtay ise pres makinesinde durdurucu sensörlerin bulunmamasını, çift el kumanda sisteminin işçinin inisiyatifine bırakılmasını ve tehlikeli ayak pedalı kullanımının engellenmemesini işverenin ağır ihmali saymıştır. Bu ağır ihlallere rağmen işverene sadece %60 kusur verilmesini olayın oluş şekline aykırı bulmuştur.

  • Kusur raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi için mahkemenin nasıl bir yol izlemesi gerekir?

    Yargıtay, kusur oranlarının somut verilere dayalı ve her türlü şüpheden uzak belirlenmesini şart koşmuştur. Mahkemenin, dosyadaki çelişkili veya yetersiz raporları bertaraf etmek adına, uyuşmazlığı doğrudan ‘A sınıfı İş Güvenliği Uzmanlarından’ oluşturulacak yeni ve ehil bir bilirkişi heyetine tevdi etmesi gerekmektedir.

  • Emsal karara konu olan iş kazası davasının tarafları, mahkemeleri ve karar künyesi bilgileri nelerdir?

    Dava, pres makinesinde parmağı kopan ve sinir kaybı yaşayan bir işçi tarafından Bolu İş Mahkemesi’nde açılmıştır. Sakarya BAM 11. Hukuk Dairesi’nin onama hükmünün ardından temyiz incelemesini yapan Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 10.04.2025 tarihinde 2024/7396 Esas ve 2025/5574 Karar sayılı ilamıyla yerel kararı bozmuştur.

İLGİLİ YAZILAR