İtirazın İptali Davası Hangi Mahkemede Açılır? Görevli ve Yetkili Mahkeme

İtirazın İptali Davası Hangi Mahkemede Açılır? Görevli ve Yetkili Mahkeme

Ticari işletmenizin faaliyetlerinden veya bireysel yaşantınızdan doğan haklı alacağınızı tahsil etmek umuduyla başlattığınız icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi, şüphesiz ki büyük bir hayal kırıklığı ve maddi zaman kaybı yaratır. Borcunu ödemekten kaçınan kötü niyetli borçluların, devletin yasal mekanizmalarını sırf zaman kazanmak ve mal kaçırmak amacıyla bir oyalama taktiği olarak kullanması, alacaklılar için son derece yıpratıcı bir süreçtir. Ödeme emrine yapılan bu itiraz, hiçbir yargılama olmaksızın icra takibinizi anında durdurur ve alacağınızı zorla tahsil etme (haciz) işlemlerinizin önünü keser. Ancak endişelenmeyin; hukuk sistemimiz, hakkına ulaşması engellenen alacaklıyı bu asılsız itirazlara karşı koruyan “İtirazın İptali Davası” adlı son derece güçlü bir yasal silah öngörmüştür. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, alacaklarınızın tahsili sürecinde karşılaştığınız tüm bu haksız engelleri profesyonel hukuki stratejilerle bertaraf ediyoruz.

İtiraz üzerine duran takibinizi yeniden canlandırmak, borçluyu köşeye sıkıştırmak ve %20 oranında ağır bir yasal tazminata mahkum ettirmek için açacağınız itirazın iptali davasında en hayati adım, davanın doğru mahkemede açılmasıdır. Türk hukuk sisteminde “Görevli ve Yetkili Mahkeme” kuralları kamu düzenindendir ve davanın yanlış mahkemede açılması; davanın usulden reddedilmesine, aylar sürecek zaman kayıplarına, binlerce liralık karşı taraf vekalet ücretini ödemenize ve en kötüsü yasal hak düşürücü süreleri kaçırarak alacağınızın tamamen yanmasına neden olabilir. Bu kapsamlı uzman yazımızda; itirazın iptali davasının hangi mahkemede açılacağını, İş Mahkemesi, Tüketici Mahkemesi ve Asliye Ticaret Mahkemesi gibi görev ayrımlarının nasıl yapılacağını ve Yargıtay’ın bu konudaki emsal içtihatlarını 2026 yılı güncel İcra Hukuku mevzuatı çerçevesinde derinlemesine inceleyeceğiz.

İtirazın İptali Davasında “Görev” ve “Yetki” Kavramlarının Önemi

Bir İtirazın İptali Davaları sürecini başlatmadan önce, hukuktaki iki temel sütunu çok iyi ayırt etmek gerekir: “Görevli Mahkeme” ve “Yetkili Mahkeme”.

  • Görevli Mahkeme: Uyuşmazlığın niteliğine, yani alacağın doğduğu hukuki ilişkinin konusuna (Örn: İşçi alacağı mı, ticari satım mı, kira sözleşmesi mi?) göre davanın HANGİ TÜR mahkemede (İş, Ticaret, Tüketici vb.) görüleceğini belirler.
  • Yetkili Mahkeme: Görevli mahkeme türü belirlendikten sonra, davanın coğrafi olarak HANGİ İL veya İLÇEDEKİ mahkemede (Örn: İstanbul Bakırköy mü, Ankara mı?) açılacağını ifade eder.

Davacı alacaklının bu iki unsuru da kusursuz bir şekilde tespit edip dava dilekçesini o adrese yöneltmesi, yargılamanın esasına (borcun varlığına) geçilebilmesi için ön şarttır.

İtirazın İptali Davasında Görevli Mahkeme Nasıl Belirlenir?

İtirazın iptali davası için görevli mahkeme tek bir mahkeme değildir. Kanun koyucu bu davayı uyuşmazlığın temeline indirgemiş ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 1 ila 4 üncü maddeleri hükümlerine göre belirlenmesini emretmiştir. Takibe konu olan ve borçlunun itiraz ettiği alacak hangi hukuki ilişkiden doğmuşsa, dava o alana özel olarak kurulan mahkemede görülür.

İcra ve İflas mevzuatına göre görevli mahkeme ayrımları şu şekildedir:

1. Asliye Ticaret Mahkemesinin Görev Alanı (Ticari Davalar)

Eğer icra takibine konu alacak her iki tarafın (alacaklı ve borçlunun) ticari işletmesini ilgilendiren ticari bir davadan kaynaklanıyorsa, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi’dir.

  • Hangi Alacaklar Girer? İki limited veya anonim şirket arasındaki fatura alacakları, cari hesap mutabakatları, ticari kredi sözleşmelerinden doğan banka alacakları, şirketler arası sözleşme ihlallerinden kaynaklanan cezai şartlar ve ticari satımdan doğan uyuşmazlıklar bu mahkemenin görev alanına girer. Ticari davalarda ayrıca dava açmadan önce “Zorunlu Ticari Arabuluculuk” şartının yerine getirilmesi hukuki bir zorunluluktur.

2. İş Mahkemesinin Görev Alanı (İşçi-İşveren Uyuşmazlıkları)

İlamsız icra takibi, işçi ile işveren arasındaki bir iş sözleşmesinden, yani iş hukukundan kaynaklanmakta ise, itirazın iptali davasının açılacağı yer İş Mahkemesi’dir.

  • Hangi Alacaklar Girer? İşçinin ödenmeyen maaş (ücret) alacakları, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı veya fazla mesai ücretlerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine işverence itiraz edildiğinde, itirazın iptali talebi mutlaka İş Mahkemesine yöneltilir. Bu davalarda da zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaktadır.

3. Tüketici Mahkemesinin Görev Alanı (Tüketici İşlemleri)

Bir tarafın mesleki ve ticari amaçlarla hareket ettiği (satıcı/sağlayıcı), diğer tarafın ise ticari olmayan kişisel ihtiyaçları için mal veya hizmet aldığı (tüketici) uyuşmazlıklara ilişkin takiplerde görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi’dir.

  • Hangi Alacaklar Girer? Bankaların bireysel müşterilerine kullandırdığı ihtiyaç kredisi veya kredi kartı borçları, bir beyaz eşya mağazasından alınan televizyonun taksitlerinin ödenmemesi veya bir müteahhitten ev alan vatandaşın açacağı alacak takiplerine yapılan itirazlar Tüketici Mahkemesinde görülür.

4. Sulh Hukuk Mahkemesinin Görev Alanı (Kira İlişkileri)

Takip konusu alacak; kira ilişkisinden kaynaklanmakta ise, meblağın ne kadar yüksek olduğuna veya tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi’dir.

  • Hangi Alacaklar Girer? Ödenmeyen aylık kira bedelleri, aidat borçları veya kiralanan taşınmazdaki hor kullanma tazminatları bu kapsama girer.

5. Asliye Hukuk Mahkemesinin Görev Alanı (Genel Görevli Mahkeme)

Yukarıda sayılan Ticaret, İş, Tüketici veya Sulh Hukuk gibi özel mahkemelerin görev alanına girmeyen diğer tüm genel hallerde görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir-.

  • Hangi Alacaklar Girer? İki sıradan vatandaş arasındaki adi ödünç (borç) sözleşmeleri, haksız fiilden doğan zararların tazmini (örneğin ticari olmayan araçlar arası trafik kazası zararı), sebepsiz zenginleşme iddiaları bu mahkemenin görevindedir.

İtirazın İptali Davasında Yetkili Mahkeme ve İcra Dairesi Bağlantısı

Davanızı HANGİ mahkeme türünde açacağınızı bulduktan sonra, coğrafi olarak hangi il/ilçedeki adliyede davanın açılacağını bulmak gerekir. İtirazın iptali davalarında yetkili mahkemenin belirlenmesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki yetki kurallarının ilamsız icra takiplerine kıyasen uygulanması ile bulunur.

Yetki kurallarının temel esasları şunlardır:

  • Genel Yetki Kuralı: HMK’nın 6 ncı maddesine göre; ilâmsız icrada genel yetkili icra dairesi ve dolayısıyla mahkeme, borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) yerdir.
  • Sözleşmeden Doğan Para Borçlarında Yetki (Özel Kural): HMK’nın 10 uncu maddesi ile sözleşmeden doğan para borçlarının takibi için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer de yetkili kılınmıştır-. Türk Borçlar Hukukuna göre (sözleşmede aksine bir şart yoksa) para borçları “götürülecek borçlardan” olduğu için ödeme zamanında alacaklının yerleşim yerinde ödenmelidir. Dolayısıyla, bir sözleşmeye dayanan para alacağınız varsa, alacaklı olarak kendi yerleşim yerinizde bulunan icra dairesinde takip yapabilir ve iptal davasını da kendi ilinizde açabilirsiniz.

Hayati Kural: Geçersiz Takibe Dayalı İptal Davası Açılamaz!

Bir itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için temel şart; mahkemenin yargı çevresinde usulüne uygun, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunmasıdır-. Bu kural, icra hukukunun en acımasız ve hata affetmeyen kurallarından biridir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (HGK) kararlılık kazanmış içtihatlarına göre; itirazın iptali davasını gören mahkeme, işin esasına girmeden önce, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik bir itiraz varsa bunu öncelikle incelemek zorundadır-. Mahkemenin kendi yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisini inceleyerek kesin sonuçlandırmalıdır.

Eğer mahkeme, icra takibinin yetkisiz bir icra dairesinde başlatıldığını tespit ederse; yetkili icra dairesinde geçerli bir icra takibi bulunmadığından bahisle, “geçersiz takibe dayalı olarak itirazın iptali davası açılamayacağından” davanın usulden reddine karar vermelidir.

Borçlunun Kurnazlığına Dikkat Edin: Diyelim ki borçlu, icra dairesine verdiği dilekçede SADECE borca itiraz etti ve icra dairesinin yetkisine itiraz etmedi. Bu durumda borçlu icra dairesinin yetkisini zımnen kabul etmiş sayılır. Ancak Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin çok çarpıcı bir kararına göre (E. 2019/2385, K. 2019/4105); borçlunun icra dairesinin yetkisini kabul etmiş olması, itirazın iptali davasının görüleceği genel mahkemenin yetkisini de kabul ettiği anlamına gelmez!- Yani icra dairesinde yetkiye susan borçlu, mahkemede “Bu mahkeme yetkisizdir” diyerek usuli bir itirazda bulunma hakkına sahiptir. Bu tür çetrefilli taktikler, sürecin teknik bir uzmanlık gerektirdiğinin en büyük ispatıdır.

%20 İcra İnkar Tazminatı İçin Görevli ve Yetkili Mahkemenin Rolü

İtirazın iptali davasını kazanmanın alacaklıya sunduğu en büyük yasal kalkan, haksız yere itiraz edip icrayı durduran borçlunun borç meblağının en az %20’si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesidir.

Ancak bu tazminata hak kazanabilmeniz için Yargıtay’ın aradığı çok katı iki temel kriter vardır:

  1. Hak Düşürücü Süreye Riayet: Davanın, itirazın size tebliğinden itibaren tam 1 (bir) yıl içinde açılması zorunludur. Eğer davanızı yanlış görevli veya yetkisiz bir mahkemede açarsanız (Örneğin işçi alacağı için Asliye Hukuk’a giderseniz), mahkeme görevsizlik kararı verir. Bu kararın kesinleşmesi ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi aylar sürer. Bu usul hatalarıyla boğuşurken 1 yıllık yasal süreyi kaçırırsanız, %20 icra inkar tazminatı hakkınız tamamen yanar.
  2. Likit Alacak Şartı: Takibe konu alacağın belirlenebilir, hesaplanabilir, yani “Likit” nitelikte olması şarttır. Mahkemeye sunacağınız faturalar, sözleşmeler ve ticari defterler ile alacağınızın likit olduğunu doğru usul kurallarıyla ispatlamanız ancak alanında uzman mahkemenin huzurunda doğru argümanlarla mümkündür.

Hukuki Sürecin Hassasiyeti ve Avukat Değerlendirmesi

Yukarıdaki mevzuat ve Yargıtay içtihatlarından açıkça anlaşılacağı üzere, itirazın iptali davaları basit bir alacak-verecek kavgası değildir. Hangi mahkemenin görevli olduğunun tespit edilmesi (Asliye Ticaret mi, İş mi, Tüketici mi?), İcra dairesinin yetkisi ile mahkemenin yetkisi arasındaki o ince usul ayrımının Yargıtay kararlarına göre çözümlenmesi ve davanın usulden reddedilerek zaman ve para kaybı yaşanmasının engellenmesi, üst düzey bir hukuki satranç oyunudur.

Yetkisiz icra dairesinde başlatılan bir takip üzerine itirazın iptali davası açtığınızda; mahkemenin davanızı reddetmesi sadece zaman kaybına yol açmaz. Aynı zamanda borçlu tarafa binlerce lira avukatlık asgari ücret tarifesinden vekalet ücreti ödemenize ve en kötüsü, geçen süre zarfında borçlunun tüm malvarlığını üçüncü kişilere kaçırarak alacağınızı tahsil imkansızlığına sürüklemesine neden olur.

Alacaklarınızın enflasyon karşısında erimesine izin vermemek, borçlunun oyalama taktiklerini mahkeme nezdinde bertaraf etmek ve hakkınız olan asıl alacağı %20’lik icra inkar tazminatıyla taçlandırarak güvenle tahsil etmek için süreci şansa bırakmamanız gerekir. Sıfır hata prensibiyle çalışan deneyimli bir hukuk bürosu, sizi telafisi imkansız maddi ve hukuki kayıplardan koruyacaktır.

Ticari ilişkilerinizden, işçi-işveren uyuşmazlıklarından, tüketici işlemlerinden veya bireysel sözleşmelerinizden doğan alacaklarınız için başlattığınız icra takibine itiraz edildiyse, yasal sürelerin aleyhinize işlemesine müsaade etmeyin. En doğru görevli ve yetkili mahkemede agresif ve sonuç odaklı bir hukuki süreç başlatmak için vakit kaybetmeden bizimle irtibata geçin. Hakkınıza en hızlı şekilde kavuşmak için hemen İletişim sayfamızdan Türkyılmaz Hukuk Bürosu’nun alanında uzman avukat kadrosuna ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Borçlu icra takibime haksız yere itiraz ettiğinde bu itirazı iptal ettirmek için davayı hangi mahkemede açmalıyım?

    İtirazın iptali davasının açılacağı görevli mahkeme tek bir yer değildir; takibe konu olan alacağın hukuki niteliğine ve doğduğu ilişkiye göre belirlenir. Alacağınız ticari işlerden doğduysa Asliye Ticaret, işçi haklarındansa İş Mahkemesi, tüketici işlemlerindense Tüketici Mahkemesi, kira uyuşmazlıklarındansa Sulh Hukuk union genel hallerde Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.

  • Kira borcu union iş yeri alacağı gibi durumlarda görevli mahkeme kuralları nasıl ayrılır?

    Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda taraflar tacir veya şirket olsa bile meblağa bakılmaksızın görevli yer Sulh Hukuk Mahkemesidir. Şirketler arası fatura, cari hesap veya sözleşme ihlallerinde Asliye Ticaret Mahkemesi görevliyken, işçi maaş union tazminat alacaklarında mutlak surette İş Mahkemesi görev alanına girer.

  • Davanın yanlış görevli mahkemede açılmasının ne gibi ağır hukuki sonuçları union zararları olur?

    Dava yanlış mahkemede açılırsa hakim borcun esasına hiç girmeden davayı görevsizlik nedeniyle usulden reddeder. Bu durumda dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesi aylar sürer. Bu süreçte itirazın tebliğinden itibaren başlayan 1 yıllık kesin yasal hak düşürücü süreyi kaçırırsanız %20 icra inkar tazminatı hakkınız tamamen yanar union takibiniz düşer.

  • İtirazın iptali davasında davanın coğrafi olarak hangi il veya ilçede açılacağı (yetkili mahkeme) nasıl belirlenir?

    Genel kural uyarınca yetkili yer davalı borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak HMK m. 10 gereği sözleşmeden doğan para borçları götürülecek borç niteliğinde olduğundan, sözleşmede aksine hüküm yoksa alacaklının kendi ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkeme union icra dairesi de tam yetkilidir. Dolayısıyla alacaklı kendi şehrinde de dava açabilir.

  • Borçlu icra dairesinin yetkisine itiraz ettiyse bu durum açılacak olan davayı nasıl etkiler?

    İtirazın iptali davasını gören mahkeme borcun esasına geçmeden önce öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemek zorundadır. Eğer icra dairesinin yetkisiz olduğu kanaatine varılırsa, ortada usulüne uygun başlatılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanız doğrudan usulden reddedilir union eski takibiniz tamamen düşer.

  • Borçlu icra dairesinde yetki itirazı yapmadıysa mahkeme aşamasında mahkemenin yetkisine itiraz edebilir mi?

    Evet, edebilir. Borçlunun icra dairesine itiraz ederken yetki itirazında bulunmaması sadece icra dairesinin yetkisini kabul ettiği anlamına gelir union icra dairesinin yetkisi kesinleşir. Ancak Yargıtay içtihatlarına göre icra dairesinin yetkisini kabul etmek, itirazın iptali davasının açılacağı genel mahkemenin yetkisini de kabul etmek anlamına gelmez; borçlu mahkemede yetki itirazı yapabilir.

  • Doğru mahkemede açılan davada borçluyu %20 icra inkar tazminatına mahkum etmenin şartları nelerdir?

    Tazminat için davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde doğru mahkemede açılması, dilekçede tazminatın açıkça talep edilmesi, borçlunun haksız çıkması union en önemlisi alacağın u0022likitu0022 (net, belirli, hesaplanabilir) olması gerekir. Fatura, yazılı sözleşme, protokol union net maaş alacakları Yargıtayu005c’a göre likit kabul edilir union %20 tazminat hakkı doğurur.

İLGİLİ YAZILAR