Ticari İtirazın İptali Davalarında Arabuluculuk Zorunlu Mu?

Ticari İtirazın İptali Davalarında Arabuluculuk Zorunlu Mu?

Ticari bir alacağınız için itirazın iptali davası açmaya hazırlanırken, doğrudan mahkemeye gitmenin sizi baştan reddedilme riskiyle karşı karşıya bırakabileceğini bilmelisiniz.

Arabuluculuk sürecinin nasıl işlediğini ve süresini, anlaşma sağlanamazsa dava ile %20 icra inkar tazminatını anlatıyoruz.

Ticari Alacakların Tahsili ve İcra Takibinin Durması

Ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikinden veya her türlü ticari ilişkiden doğan alacakların ödenmemesi durumunda, alacaklı şirketin başvuracağı en hızlı hukuki yol İcra Hukuku kapsamında “İlamsız İcra Takibi” başlatmaktır. İcra müdürlüğü aracılığıyla borçluya, borcunu ve fer’ilerini ödemesini emreden bir ödeme emri (Örnek No: 7) gönderilir.

İcra ve İflas Kanunu’na (İİK) göre; kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, tebliğ tarihinden itibaren kesin olarak yedi (7) gün içinde icra dairesine dilekçe ile veya sözlü olarak itiraz edebilir. Borçlu bu itirazında borcun tamamına, bir kısmına, faizine veya takibin yetkisine itiraz edebilir. Süresi içinde yapılan geçerli bir itiraz, icra takibini hiçbir mahkeme kararına gerek kalmaksızın kendiliğinden durdurur.

Takibin durmasıyla birlikte icra dairesi, borçlunun banka hesaplarına, araçlarına veya şirket üzerindeki gayrimenkullere haciz işlemi uygulayamaz. Kötü niyetli ticari borçluların “Nasıl olsa dava açmak masraflı ve uzun sürer, alacaklı pes eder” düşüncesiyle yaptıkları bu itirazı bertaraf etmenin yegane yolu İtirazın İptali Davaları açmaktır. Ancak, işte tam bu noktada Türk Ticaret Kanunu’nun getirdiği “dava şartı” devreye girer.

Ticari İtirazın İptali Davalarında Arabuluculuk Dava Şartı

Bir davanın görülebilmesi ve mahkemenin uyuşmazlığın esasına girebilmesi için kanunun aradığı zorunlu ön koşullara “dava şartı” denir. Türk hukuk sisteminde uyuşmazlıkların mahkemelere gitmeden, daha hızlı, barışçıl ve az masraflı bir şekilde çözülebilmesi amacıyla ticari davalarda “Zorunlu Arabuluculuk” kurumu ihdas edilmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 5/A fıkrası, ticari itirazın iptali davalarındaki arabuluculuk zorunluluğunu çok açık ve kesin bir dille hüküm altına almıştır. İlgili kanun maddesine göre; bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Bu emredici hükmün ticari alacaklılar açısından anlamı şudur: Eğer alacağınız ticari bir işten (örneğin iki şirket arasındaki faturadan, ticari sözleşmeden veya cari hesaptan) kaynaklanıyorsa ve başlattığınız icra takibine borçlu itiraz etmişse; duran takibi canlandırmak için Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın iptali davası açmadan önce mutlak surette adliyelerdeki Arabuluculuk Bürosuna başvurmak zorundasınız.

Hangi Davalar Ticari Dava Sayılır?

Arabuluculuğun zorunlu olup olmadığını belirleyen temel unsur, uyuşmazlığın “ticari dava” niteliğinde olup olmadığıdır. TTK madde 4 uyarınca; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava sayılır. Örneğin; iki limited veya anonim şirket arasındaki mal alım satımından doğan fatura borcu, taşıma sözleşmesinden doğan navlun alacağı, ticari kredi sözleşmesinden doğan banka alacakları tartışmasız olarak ticari davadır ve itirazın iptali süreci öncesinde arabuluculuğa tabidir.

Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler ve Süreler Nelerdir?

Zorunlu arabuluculuk süreci, alacaklıların gözünü korkutmamalıdır; aksine bu süreç, mahkeme aşamasından çok daha hızlı sonuçlanan, yasal sürelerle sıkı sıkıya sınırlandırılmış bir ön aşamadır.

Başvuru Merciiİtirazın tebliğinden sonra alacaklı veya vekili, yetkili adliyedeki Arabuluculuk Bürosuna başvurarak karşı tarafın borca itiraz ettiğini ve dava açmadan önce arabulucu atanmasını talep eder.
Arabulucunun Karar SüresiTTK madde 5/A’nın ikinci fıkrası uyarınca; arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırmak zorundadır.
Sürenin UzatılmasıBu 6 haftalık kesin süre, ancak taraflara ulaşılamaması veya görüşmelerin uzaması gibi zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta daha uzatılabilir. Yani bir ticari arabuluculuk süreci en kötü ihtimalle toplam 8 hafta (yaklaşık 2 ay) içinde yasal olarak son bulmak zorundadır.
Anlaşma veya AnlaşamamaTaraflar arabuluculuk masasında borç miktarı üzerinden anlaşırlarsa, arabuluculuk tutanağı bir mahkeme ilamı (kararı) hükmüne geçer ve icra dosyasına ödeme yapılarak uyuşmazlık biter. Ancak borçlu toplantıya katılmaz veya anlaşma sağlanamazsa, arabulucu “Anlaşamama Son Tutanağı” düzenler. Alacaklı bu tutanağın aslını dava dilekçesine ekleyerek Asliye Ticaret Mahkemesinde “İtirazın İptali Davasını” açar.

Arabuluculuğu Atlayıp Doğrudan Dava Açarsam Ne Olur?

Ticari alacaklarda yapılan en ölümcül usul hatalarından biri budur. Kanun koyucu, arabuluculuğa başvurulmasını esnetilemez bir “Dava Şartı” olarak belirlediği için; alacaklı arabuluculuk bürosuna hiç başvurmadan doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesine gidip itirazın iptali davası açarsa, mahkeme davanın esasına (borcun var olup olmadığına) hiç girmeden davayı “Dava Şartı Yokluğu” gerekçesiyle usulden reddeder.

Davanın usulden reddedilmesi, aylar sürecek bir zaman kaybı anlamına geldiği gibi, davacı alacaklının karşı tarafa (borçluya) binlerce liralık nispi/maktu vekalet ücreti ödemesine neden olur. Dahası, bu usul hatalarıyla uğraşırken 1 yıllık itirazın iptali davası açma süresi kaçırılabilir ve alacağın icra üzerinden tahsil edilme hakkı tamamen yanabilir.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Arabuluculukta Anlaşılamazsa: Dava ve %20 İcra İnkar Tazminatı

Zorunlu arabuluculuk aşamasında borçlunun uzlaşmaz tavrı devam eder ve “Anlaşamama Tutanağı” tutulursa, alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içinde Asliye Ticaret Mahkemesinde davasını açar.

Bu davanın ticari alacaklılara sunduğu en devasa yasal avantaj ve borçluların en büyük korkulu rüyası İcra İnkar Tazminatıdır. İİK madde 67 uyarınca, 1 yıl içinde açılan bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden (%20) aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir.

Yani 1 Milyon TL’lik faturasını ödememek için haksız itiraz eden bir firma, dava sonunda asıl borcu ve ticari temerrüt faizini ödemekle kalmaz, en az 200.000 TL de icra inkar tazminatı cezasını cebinden öder.

Ancak mahkemenin bu %20 tazminata hükmedebilmesi için Yargıtay’ın aradığı çok hayati bir şart vardır: Takibe konu edilen ticari alacağın mutlak surette “Likit (Belirlenebilir/Muayyen)” olması zorunludur.

Yargıtay Kararları Işığında Likit Alacak ve Tazminat İlişkisi

Ticari itirazın iptali davalarında tazminatın kaderini “likit alacak” kriteri belirler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre genel bir kavram olarak likit alacak; “tutarı belli, bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır”. Yargıtay’a göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir.

Ticari uyuşmazlıkların temelini oluşturan faturalara, cari hesaplara, teslim fişlerine ve ticari sözleşmelere dayalı alacaklar Yargıtay tarafından tartışmasız olarak likit kabul edilmektedir. Emsal bir Yargıtay kararında; “Satış sözleşmesi uyarınca düzenlenen faturaya dayanan alacak baştan bilinebilir (likit, muayyen, hesap edilebilir) nitelik taşıdığından davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken.” denilerek faturanın likit vasfı kesinleştirilmiştir.

Dolayısıyla, arabuluculuk masasında anlaşmaya yanaşmayan borçlu şirket, elinizdeki fatura veya ticari sözleşmenin likit niteliği karşısında mahkemede çaresiz kalacak ve %20 oranındaki icra inkar tazminatını yasal bir zorunluluk olarak size ödeyecektir.

Hangi alacakta icra inkar tazminatı istenebilir
Alacak türüLikit sayılır mıİcra inkar tazminatı
Çek, bono, poliçe gibi kambiyo senetleriEvetİstenebilir
Kredi sözleşmesi ve cari hesap ekstresine dayalı banka alacağıEvetİstenebilir
Süresinde itiraz edilmemiş fatura (irsaliye ve kayıtlarla desteklenirse)Evetİstenebilir
Bedeli rakamla belirlenmiş sözleşme veya protokol alacağıEvetİstenebilir
Bordroda görünen ücret alacağıEvetİstenebilir
Fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil alacaklarıHayır (hesap tartışmalı)İstenemez
Trafik kazası ve haksız fiil zararlarıHayır (kusur ve takdire bağlı)Kural olarak istenemez
Manevi tazminatHayır (tamamen hâkim takdiri)İstenemez
Cezai şart talepleriTartışmalı (hâkim indirim yetkisi var)Riskli

İcra ve İflas Kanunu m.67 uyarınca tazminat oranı hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden az olamaz ve hesapta takip talebi ya da davadaki talep esas alınır; sonradan yapılan artırmalar dikkate alınmaz.

Hukuki Sürecin Hassasiyeti ve Avukat Değerlendirmesi

Uyuşmazlık TTK madde 4 kapsamında ticari bir dava sayılıyorsa, itirazın iptali davası açmadan önce 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mutlaka arabuluculuk başvurusu yapılması gerekiyor. Arabuluculuk süreci en fazla 8 hafta sürebiliyor.

Bu dava şartının atlanması, 1 yıllık sürenizin boşa gitmesine, davanın usulden reddine ve bu süre içinde borçlunun malvarlığını kaçırmasına zemin hazırlayabilir.

Ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında arabuluculuk dava şartıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi, bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı sayar.

Görüldüğü gibi itirazın iptali davası maddede açıkça sayılmıştır. Süreç de kısadır: aynı maddenin ikinci fıkrası, arabulucunun yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandıracağını, bu sürenin zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabileceğini söyler.

Şart yerine getirilmeden açılan dava esasa girilmeden usulden reddedilir. Bir noktayı da bilmek gerekir: ticari nitelikte olmayan alacaklarda bu şart aranmaz, ancak kira ilişkisinden doğan alacaklarda bu kez Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/B maddesi devreye girer. Görevli mahkeme kurallarını ayrı bir yazıda ele aldık. İtirazın İptali Davaları alanındaki deneyimimizle, talebinizin arabuluculuk kapsamında olup olmadığını belirlemek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Ticari bir alacak veya fatura borcu için açılacak itirazın iptali davasında arabuluculuk zorunlu mu?

    Evet, kesinlikle zorunludur. Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca, konusu bir miktar para olan ticari davalarda, alacak ve tazminat taleplerine dayanan itirazın iptali davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması katı bir yasal dava şartıdır.

  • Uyuşmazlığın “ticari dava” sayılması ve zorunlu arabuluculuğa tabi olması için hangi şartlar aranır?

    Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava kabul edilir. İki şirket arasındaki mal alım-satım faturaları, cari hesap borçları, ticari sözleşmeler veya ticari kredilerden doğan icra itirazları doğrudan bu kapsama girer.

  • Zorunlu arabuluculuk aşamasına başvurmadan doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açarsam ne olur?

    Bu durum telafisi güç bir usul hatasıdır. Mahkeme, kanunun emrettiği arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını tespit ettiğinde davanın esasına hiç girmeden davayı “Dava Şartı Yokluğu” gerekçesiyle usulden reddeder. Zaman ve harç kaybı yaşayacağınız gibi borçlu şirkete vekalet ücreti ödemek zorunda kalırsınız.

  • Ticari alacaklarda zorunlu arabuluculuk süreci yasal olarak en fazla kaç gün içinde sonuçlanmalıdır?

    Kanuna göre arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren başvuruyu en geç 6 hafta içinde sonuçlandırmak zorundadır. Zorunlu ve istisnai hallerde bu süre arabulucu tarafından en fazla 2 hafta daha uzatılabilir. Yani ticari arabuluculuk süreci toplamda azami 8 hafta (yaklaşık 2 ay) içinde tamamlanmalıdır.

  • Arabuluculuk görüşmelerinde uzlaşma sağlanamazsa itirazın iptali davası açma süresi ne kadardır?

    İcra ve İflas Kanunu uyarınca borçlunun icra itirazını iptal ettirmek için yasal süre 1 yıldır. Bu 1 yıllık hak düşürücü süre, borçlunun itiraz dilekçesinin size resmi olarak tebliğ edilmesiyle başlar. Arabuluculuk bürosuna başvurulması ve görüşmelerin sürmesi, dava açma süresini durdurur ve anlaşılamama tutanağının tutulmasıyla süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.

  • Arabuluculuk masasında anlaşılamayıp açılan davada borçludan %20 icra inkar tazminatı alabilir miyim?

    Evet, alabilirsiniz. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaz ve açılan itirazın iptali davasında borçlunun haksızlığı ortaya çıkarsa, mahkeme borçluyu en az %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum eder. Bunun ön şartı, faturaya veya yazılı sözleşmeye dayanan alacağınızın Yargıtay standartlarında “likit” (hesaplanabilir) olmasıdır.

  • Arabuluculuk toplantısında borçlu şirketle anlaşmaya varırsak bu kararın yasal gücü nedir?

    Arabuluculuk görüşmeleri neticesinde tarafların imzaladığı “Anlaşma Belgesi” hukuken tam bir mahkeme kararı (ilam) niteliğindedir. Borçlu şirket bu tutanaktaki şartlara ve vadeye uyarak ödeme yapmak zorundadır; aksi halde alacaklı sıfırdan dava açmakla uğraşmaz, bu tutanağı doğrudan icraya koyarak ilamlı takip ile haciz işlemlerini başlatabilir.

İLGİLİ YAZILAR