Kadastro Tespitine İtiraz Davası Nasıl Açılır

Kadastro Tespitine İtiraz Davası Nasıl Açılır?

Köyünüzde ya da mahallenizde kadastro çalışması yapıldı, tarlanızın sınırı komşunuza kaydırılmış, yüzölçümü eksik yazılmış ya da taşınmaz başka biri adına tespit edilmiş. Tapu kaydınıza güvenmeniz gereken yerde, bir tespit tutanağıyla karşı karşıya kaldınız ve bunun için ne kadar süreniz olduğunu, hangi mahkemeye gideceğinizi bilmiyorsunuz.

Bu yazıda kadastro tespitine itiraz davasının hangi sürede ve hangi mahkemede açıldığını, süre kaçırılırsa ne olduğunu, hangi iddiaların dinlendiğini ve davada hangi delillerin işinize yarayacağını güncel mevzuat üzerinden anlatıyoruz.

Kadastro Tespiti Nedir ve Neden İtiraz Gerekir

Kadastro çalışmasında ekipler taşınmazların sınırını, yüzölçümünü ve kimin adına kaydedileceğini yerinde tespit eder ve bunu kadastro tutanağına yazar. Tutanak kesinleştiğinde tapu kütüğüne bu tespite göre tescil yapılır. Yani tutanakta bir hata varsa ve zamanında itiraz edilmezse, hata artık tapu sicilinin kendisi haline gelir.

Bu yüzden kadastro tespiti, sıradan bir idari işlem gibi sonradan kolayca düzeltilemez. Tespite itiraz, süresi içinde açılan bir dava ile yapılır ve bu süre çok kısadır.

Askı İlanı ve Otuz Günlük İtiraz Süresi

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11. maddesine göre kadastro müdürlüğü, tespitlere dayanarak askı cetvellerini ve pafta örneklerini hem müdürlükte hem de muhtarın çalışma yerinde 30 gün süreyle ilan eder. İlanda, itirazı olanların bu süre içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceği de belirtilir.

Yani itiraz için elinizdeki süre, kural olarak askı ilanının başladığı günden itibaren otuz gündür. Bu süre bir dilekçeyle idareye başvurmakla değil, kadastro mahkemesinde dava açmakla korunur. Çalışma sırasında köyde ya da mahallede bulunmayan malikler ilanı kaçırabildiği için, taşınmazınızın bulunduğu yerde kadastro çalışması başladığında müdürlükten süreci takip etmek önemlidir.

Süre Geçerse Tespit Kesinleşir

Otuz günlük süre içinde dava açılmayan tutanaklardaki sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Kadastro Kanunu’nun 12. maddesi ayrıca şunu söyler: tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak tespite itiraz edilemez ve dava açılamaz.

Bu on yıllık süre bir hak düşürücü süredir; yani mahkeme bunu kendiliğinden dikkate alır ve süre geçtikten sonra haklı olsanız bile dava dinlenmez. Kadastro tespitinden sonra ortaya çıkan yeni bir sebebe dayanan talepler ise bu yasağın dışında kalır.

Süreler Bir Bakışta

Aşağıdaki tabloda itiraz sürecindeki temel süreleri görebilirsiniz.

Kadastro İtiraz Süreleri
AşamaSüreSonuç
Askı ilanı30 günBu süre içinde kadastro mahkemesinde dava açılır
Dava açılmazsa tespit30 günlük sürenin bitimiSınırlandırma ve tespit kesinleşir
Kesinleşmeden sonraKesinleşmeden itibaren on yılKadastrodan önceki sebeplere dayanarak dava açılabilir
On yıl geçtikten sonraOn yıllık sürenin bitimiKadastrodan önceki sebeplere dayanan dava açılamaz

Dava Nerede ve Kime Karşı Açılır

Kadastro tespitine itiraz davası, taşınmazın bulunduğu yerdeki kadastro mahkemesinde açılır. Kadastro mahkemesi, asliye hukuk mahkemesinin bu iş için ayrıca görevlendirildiği hâldir; bu nedenle davayı genel hukuk mahkemesine değil, kadastro sıfatıyla görev yapan mahkemeye açmanız gerekir.

Davanın tarafları, itiraz ettiğiniz tespitin kimin lehine yapıldığına göre belirlenir. Tespit komşunuz adına yapılmışsa komşuya, taşınmaz Hazine adına ya da bir kamu kurumu adına tespit edilmişse Hazineye veya ilgili kurum adına davayı yöneltirsiniz. Birden fazla kişinin adına tespit varsa hepsinin davaya dahil edilmesi gerekir; eksik taraf, davanın reddine yol açabilir.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Hangi İddialarla İtiraz Edilebilir

Kadastro davalarında en sık ileri sürülen iddialar şunlardır. Sınırın yanlış çizildiği ve komşu taşınmaza kaydığı, yüzölçümünün eksik ya da fazla yazıldığı, taşınmazın yanlış kişi adına tespit edildiği ve miras hakkının gözetilmediği iddiaları. Hepsinde ortak nokta, tespitin yapıldığı tarihteki gerçek durumla tutanağın uyuşmadığını göstermektir.

Zilyetlikle mülkiyet kazanma iddiaları da bu davalarda gündeme gelir. Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle malik sıfatıyla elinde bulunduran kişi, Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesi uyarınca mülkiyet hakkının tescilini isteyebilir; bu şart, kadastro sırasında tespit edilen zilyetlik iddialarının da temelini oluşturur.

Davada Hangi Deliller İşe Yarar

Kadastro mahkemesi davayı genellikle yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesiyle çözer. Bu nedenle tapu ve vergi kayıtları, eski haritalar, hava fotoğrafları ve önceki yıllara ait belgeler dosyaya sunulmalıdır. Taşınmazı kaç yıldır kullandığınızı gösteren tanık beyanları da önemlidir; özellikle zilyetlikle kazanma iddiasında tanıklar, kullanımın kesintisiz ve çekişmesiz olduğunu anlatmalıdır.

Keşifte sınırı gösteren komşu malikler, muhtar ve bilirkişi hazır bulunur. Sınır işaretlerinin, yani taş, ağaç, duvar ya da yol gibi izlerin, bulunduğu yeri önceden fotoğraflamak ve keşfe bu fotoğraflarla gelmek, bilirkişinin doğru saha bilgisine ulaşmasını kolaylaştırır.

Kadastro Çalışması Sırasında Neler Yapmalısınız

En iyi itiraz, tespit yapılırken başlar. Kadastro ekibi taşınmazınıza geldiğinde yerinde bulunmak, sınırı kendiniz göstermek ve elinizdeki tapu, vergi kaydı, eski harita gibi belgeleri ibraz etmek, tutanağın doğru düzenlenmesini sağlar. Tutanağı imzalarken yanlış yazılan bir sınır ya da yüzölçümü varsa itirazınızı tutanağa geçirtmeniz, sonradan açacağınız davada ispat kolaylığı sağlar.

Ekip yokken yapılan tespitlerde ise yapılabilecek en önemli şey, askı ilanını kaçırmamaktır. Müdürlükten ilanın başlangıç tarihini öğrenip otuz günlük sürenin son gününü takvimde işaretlemek, dava dilekçesini son güne bırakmamak için en pratik yoldur.

Dava Dilekçesinde Nelere Yer Verilmelidir

Dilekçede taşınmazın ada ve parsel numarası, kadastro tutanağının tarihi ve sıra numarası, itiraz ettiğiniz tespitin ne olduğu ve dayandığınız hukuki sebep açıkça yazılmalıdır. Sınıra itiraz ediyorsanız hangi noktadan hangi noktaya kadar olan kısmın tartışmalı olduğunu belirtmek, bilirkişinin işini kolaylaştırır. Zilyetlik iddiasındaysanız kaç yıldır taşınmazı kullandığınızı ve kullanımın kesintisiz olduğunu tanık ve belgelerle desteklemeniz gerekir.

Dilekçeye eklenecek belgeler arasında tapu veya vergi kaydı, varsa eski kadastro ya da tapulama tutanağı, harita ve fotoğraflar, miras yoluyla gelen taşınmazlarda mirasçılık belgesi yer alır. Eksik belge, davanın uzamasına yol açtığı gibi, keşifte yanlış yer gösterilmesine de neden olabilir.

Yargılama Nasıl İlerler

Dava açıldıktan sonra mahkeme taşınmaz üzerinde keşif yapar, bilirkişiden sınır ve yüzölçümü konusunda rapor alır ve tanıkları dinler. Kadastro mahkemesi tespitin doğru olup olmadığını bu bulgulara göre belirler. Karar verildiğinde tespit ya aynen onaylanır ya da davacının iddiasına uygun biçimde düzeltilir.

Karara karşı kanun yoluna başvuru süreleri, kararın tebliğ edilmesiyle işlemeye başladığı için tebliğ tarihini not etmek önemlidir. Bozma ya da düzeltme yönünde bir karar çıktığında, kesinleşen karara göre tapu kütüğü de düzeltilir.

Tespite İtiraz Yerine Tapu Kaydının Düzeltilmesi Ne Zaman Gündeme Gelir

Kadastro tespiti kesinleştikten ve on yıllık süre geçtikten sonra bile, tapu kaydındaki bazı hatalar farklı bir dava türüyle düzeltilebilir. Kişi adının yanlış yazılması ya da kimlik bilgilerinin nüfus kaydıyla uyuşmaması gibi yazım hataları için tapu kaydının düzeltilmesi davası açılabilir; bu dava, kadastro tespitine itirazdan farklıdır ve kadastrodan önceki bir hukuki sebebe dayanmaz.

Bu nedenle sorununuzun sınır ya da malik hatası mı, yoksa yazım hatası mı olduğunu baştan doğru belirlemek, doğru dava türünü ve sürelerini seçmeniz için gereklidir.

Örnek Bir Durum

Bir köyde tarla malikinin, kadastro sırasında sınırın komşu parsele yüz metre kayacak şekilde çizildiğini sonradan öğrendiğini düşünelim. Askı ilanı otuz gün sürmüş ve süre bitmiştir. Malik dava açmamışsa tespit kesinleşmiştir. Ancak kesinleşmeden henüz on yıl geçmediği için, sınırın tarihi bir tapu kaydına ya da eski bir haritaya dayanan yanlışlığını ispatlayabilirse kadastro mahkemesinde dava açabilir.

Aynı malik on yıldan sonra öğrenmişse, kadastrodan önceki bir sebebe dayanan dava artık açılamaz. Bu yüzden sınırdan şüphelendiğiniz anda hukuki desteği geciktirmemek, on yıllık sürenin her gününün değerli olduğunu bilmek gerekir. Miras yoluyla intikal eden ve aile içinde uzun yıllar paylaşılmadan kalan taşınmazlarda bu süre farkında olmadan dolabilir.

Dava Masrafları ve Süre Beklentisi

Kadastro davaları, keşif ve bilirkişi incelemeleri nedeniyle olağan davalardan daha uzun sürebilir. Keşif giderleri ve bilirkişi ücreti davanın en önemli masraf kalemleridir; bu masraflar yargılama sırasında davacıdan avans olarak istenir. Dava süresi, taşınmazın sayısına, tarafların çokluğuna ve keşfin yapılacağı arazinin yapısına göre değişir; uzun süreceğini baştan bilmek ve masraf avansını zamanında yatırmak, davanın gereksiz yere uzamasını önler.

Sık Karşılaşılan Durumlar

Askı ilanı süresi geçtikten sonra haberdar olan malikler sık karşılaşılan bir gruptur. Kadastro tespiti kesinleştiyse ve henüz on yıl geçmediyse, kadastrodan önceki bir sebebe dayanarak dava açmak hâlâ mümkündür; ancak ispat yükü ağırlaşır ve mahkeme kesinleşmiş tespiti kolay kolay bozmaz.

Miras kalan bir taşınmazın tespitte yalnızca bir mirasçı adına yazılması da yaygındır. Bu durumda diğer mirasçılar, tespit tarihinden itibaren on yıl dolmadan miras payları için dava açabilir. Kadastro davasına konu bir taşınmazın başka hukuki sorunlarını, örneğin orman vasfı ihtimalini de satın alınan arsa orman çıkarsa neler yapılabileceğini anlattığımız yazıdan okuyabilirsiniz.

Tapu iptalinde zamanaşımının ve hakkın kötüye kullanılmasının rolü ise ayrı bir konudur; bunun için tapu iptalinde zamanaşımı yazımıza bakmanız yararlı olur.

Sonuç

Kadastro tespitine itiraz, askı ilanı süresi olan otuz gün içinde kadastro mahkemesinde açılan bir dava ile yapılır. Bu süre kaçırılırsa tespit kesinleşir ve kesinleşme tarihinden itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki sebeplerle dava açma yolu kapanır. Bu yüzden ilk otuz gün ve sonraki on yıl, taşınmazınızın kaderini belirleyen iki kritik eşiktir.

Tapunuzdaki sınırın, yüzölçümünün ya da malikin yanlış tespit edildiğini düşünüyorsanız, süreleri kaçırmadan dosyanızı değerlendirmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Kadastro tespitine itiraz için ne kadar süre var?

    Askı ilanı süresi olan 30 gün içinde kadastro mahkemesinde dava açmanız gerekir; dava açılmazsa tespit kesinleşir.

  • Süre geçtikten sonra kadastro tespitine karşı dava açılabilir mi?

    Kesinleşmeden itibaren on yıl dolmamışsa kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılabilir; on yıl geçtikten sonra bu yol kapanır.

  • Kadastro davası hangi mahkemede açılır?

    Taşınmazın bulunduğu yerdeki kadastro mahkemesinde açılır; bu mahkeme, kadastro işleri için görevlendirilen asliye hukuk mahkemesidir.

  • Kadastro tespitine itirazda hangi belgeler gerekir?

    Tapu kaydınız, varsa eski tapu ve vergi kayıtları, taşınmazı kullandığınızı gösteren belgeler, harita ve fotoğraflar ile taşınmazı bilen tanıklar önemlidir. Mahkeme genellikle yerinde keşif yaparak bilirkişi raporu alır. Bu nedenle iddianızı destekleyen belge ve tanıkları önceden hazırlamak gerekir.

  • Kadastro askı ilanı nedir?

    Kadastro tutanakları, tespit sonuçlarını duyurmak için belirli bir süre ilan edilir. Bu süre içinde tutanakları inceleyebilir ve itiraz edebilirsiniz. İlan süresi genellikle otuz gündür, bu nedenle bölgenizde kadastro çalışması yapıldığını öğrendiğinizde ilan tarihini ve süreyi hemen kontrol etmelisiniz.

  • Kadastro tespitine itiraz davasında mahkeme keşif yapar mı?

    Evet. Kadastro mahkemesi çoğu zaman taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapar, sınırları ve kullanım durumunu inceler ve bilirkişi raporu alır. Keşifte komşuların ve yerel tanıkların beyanı da dinlenir. Keşifte hazır bulunmak ve iddianızı somut olarak göstermek dava için çok önemlidir.

  • Kadastro tespitine kimler itiraz edebilir?

    Tespitten etkilenen taşınmaz maliki, hak iddia eden kişi veya komşu itiraz edebilir. Hazine gibi kamu kuruluşlarının da hak iddia etmesi durumunda süreçte taraf olması mümkündür. İtiraz hakkı, yasal sürenin kaçırılmaması şartına bağlıdır.

İLGİLİ YAZILAR