Kamulaştırmasız El Atmada Mülkiyet Hakkı İhlaline AYM Kararı
Giriş ve Olayın Özeti
Anayasa Mahkemesi (AYM), 4 Mart 2026 tarihinde Resmi Gazete”de yayımlanan 2020/19019 başvuru numaralı “A.A. ve Diğerleri Başvurusu” kararında, kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. Bu karar, mülkiyet hakkının korunması ve yargısal süreçlerde gerekçelendirme yükümlülüğünün önemi açısından dikkat çekicidir.
Başvurucular, hissedarı oldukları Ankara”nın Yenimahalle ilçesindeki bir taşınmaza Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) tarafından yüksek gerilim hattı yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını iddia ederek kamulaştırmasız el atma tazminat davası açmıştır. İdare ise, enerji nakil hatları ve direk yerleri için taşınmazın altlığını oluşturan kök parselde 1957 yılında kamulaştırma yapıldığını ve bedelin o zamanki maliklere ödendiğini savunmuştur. Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi, taşınmaz üzerinde daha önce irtifak hakları tesis edildiği ve başvurucuların bu hakları bilerek hisse satın aldığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Temyiz sürecinde Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kamulaştırma belgeleri, ödeme kayıtları ve özellikle önceki maliklere ilişkin ferağ belgelerinin eksikliği nedeniyle dosyayı birden fazla kez geri çevirmiştir. Ancak sonrasında, önceki maliklerin ferağ verdiklerinin anlaşıldığı belirtilerek hükmün onanmasına karar verilmiş ve karar düzeltme talebi de reddedilmiştir. Başvurucular, bu nihai kararın ardından bireysel başvuru yoluna gitmiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Anayasa Mahkemesi, başvuruyu mülkiyet hakkı kapsamında incelemiş ve müdahalenin niteliği konusunda bir tartışma bulunmadığını belirtmiştir. AYM, Anayasa”nın 13. ve 35. maddelerine göre mülkiyet hakkına müdahalenin Anayasa”ya uygun olabilmesi için kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ölçülülük ilkesine riayet edilmesi gerektiğini hatırlatmıştır. Anayasa”nın 46. maddesi kapsamında, kamulaştırmanın anayasal ögeleri arasında gerçek karşılığın kural olarak peşin ve nakden ödenmesinin, malikler lehine özel bir güvence olduğu vurgulanmıştır.
Uyuşmazlığın esasını, önceki maliklerin ferağ belgesi verip vermediği noktasında toplayan AYM, başvurucuların ferağ belgesinin bulunmadığı iddiasını ve ilgili tapu müdürlüğünün cevabi yazısında ferağ belgelerine rastlanılmadığı bilgisini dikkate almıştır. Ayrıca, başvurucuların aynı taşınmaza ilişkin farklı hissedarlar tarafından açılan davalarda derece mahkemelerinin kamulaştırmasız el atma kararlarının Yargıtay tarafından onandığını gösteren emsal kararları sunduğu belirtilmiştir. AYM, başvurucuların iddialarını somut verilere dayandırdığını tespit etmiştir.
Yüksek Mahkeme, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi”nin onama kararında sadece “önceki maliklerin ferağ verdiklerinin anlaşıldığı” ifadesinin kullanıldığını, ancak bu sonuca nasıl ulaşıldığına dair ilgili ve yeterli bir gerekçe sunulmadığını vurgulamıştır. Bu durumun, mülkiyet hakkının korunmasında usule ilişkin güvencelerin yerine getirilmemesi anlamına geldiğine hükmedilmiştir. Sonuç olarak, başvurucuların mülkiyet hakkı ile müdahalenin dayandığı kamu yararı arasında adil dengenin başvurucular aleyhine bozulduğu ve mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz olduğu kanaatine varılarak Anayasa”nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verilmiştir.
Yorum
Anayasa Mahkemesi”nin bu kararı, yargısal süreçlerde gerekçelendirme yükümlülüğünün ve adil yargılanma hakkının mülkiyet hakkı ile doğrudan ilişkisini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Özellikle kamulaştırmasız el atma gibi, idarenin özel mülkiyete müdahalesini içeren davalarda, yargı mercilerinin iddiaları ve delilleri titizlikle incelemesi, verdikleri kararların dayanaklarını açık ve anlaşılır biçimde ortaya koyması hukukun üstünlüğü ilkesi açısından büyük önem taşımaktadır. Mülkiyet hakkı, anayasal bir güvence altında olup, bu hakka yönelik her türlü müdahalenin hukuka uygunluğu ve ölçülülüğü, ilgili tüm bilgi ve belgelerin eksiksiz değerlendirilmesiyle sağlanabilir.
Yüksek Mahkeme”nin yeniden yargılama kararı, derece mahkemesine, ihlal kararına konu eksiklikleri gidererek, anayasal güvenceler ışığında ve yeterli gerekçelerle yeni bir karar verme sorumluluğu yüklemektedir. Bu karar, benzer durumdaki mülkiyet hakkı sahipleri için emsal teşkil edecek önemli bir hukuki gelişmedir ve yargısal gerekçelendirmenin hukuki güvenilirlik ve öngörülebilirlik açısından vazgeçilmez olduğunu hatırlatmaktadır.
Karar Künyesi
- Karar Numarası: 2020/19019
- Karar Tarihi: 4/3/2026
- Resmi Gazete Tarihi ve Sayısı: 19/6/2026 – 33285
- Başkan y.: Yusuf Şevki HAKYEMEZ
- Üyeler: Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL
- Raportör: Tahir Hami TOPAÇ
- Başvurucular Vekili: Av. Serhat MENZİLCİOĞLU
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
AYM’nin kamulaştırmasız el atma davasındaki son kararı nedir?
Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ve davanın reddedilmesinin ölçüsüz olduğuna hükmederek yeniden yargılama kararı vermiştir.
-
Kamulaştırmasız el atma davasında ‘ferağ belgesi’ neden önemlidir?
Ferağ belgesi, taşınmazın idareye devrinin ve bedelinin ödendiğinin kanıtıdır. Bu belgenin eksikliği, mülkiyet hakkının korunmadığını gösterebilir.
-
AYM’ye göre mülkiyet hakkı müdahalesi ne zaman hukuka uygun olur?
Müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ölçülülük ilkesine riayet etmesi şarttır.

