Şahsın Hukuku İlamlarında Vekalet Ücreti İçin Kesinleşme Şartı
Giriş ve Olayın Özeti
Türk hukuk sisteminde ilamların (mahkeme kararlarının) icrası, belirli hukuki prosedürlere ve şartlara tabidir. Özellikle yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin icraya konulması konusunda, ilamın esasının kesinleşip kesinleşmediği hususu büyük önem taşır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2014/9061 E., 2014/8377 K. sayılı kararı, bu alandaki kritik bir prensibi bir kez daha vurgulamıştır.
Somut olayda, borçlu vekili, takibe konu Bakırköy 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2013/39 esas 2013/41 karar sayılı ilamının, patent belgesinden doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ref’i ile maddi ve manevi tazminat talepli bir asıl dava ve tasarımın hükümsüzlüğü talepli bir karşı davaya ilişkin olduğunu belirtmiştir. Şahsın hukukuna ilişkin ilamların kesinleşmeden takibe konulamayacağı gerekçesiyle takibin iptalini talep etmiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi, asıl davanın reddine, birleşen davanın ise konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini belirtmiştir. Mahkeme, bu ilamda yer alan vekalet ücretinin takip konusu yapıldığını, karar içerik itibarıyla kabul niteliğinde olmadığından infazı için kesinleşmesinin gerekmediğini ifade ederek davanın reddine karar vermiştir.
Ancak Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin bu kararını bozmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (HGK) 05.10.2005 tarih ve 12-534 E., 2005/554 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, ilamın yargılama giderine ve vekalet ücretine ilişkin bölümü, davanın kabulü ya da reddine ilişkin bölümüyle bir bütündür. Bu kalemlerin kesinleşmesi ve infazı, ancak bir bütün olarak ilamın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. Dolayısıyla, ilamın esasına ilişkin hüküm kısmı kesinleşmeden yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı da icra takibine konu edilemez.
Yargıtay, takibe konu olan Bakırköy 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ilamını incelediğinde, asıl davanın patent hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i, maddi ve manevi tazminat ile ilan istemine; birleşen davanın ise patent belgesinin hükümsüzlüğüne yönelik olduğunu tespit etmiştir. Bu nitelikteki ilamların, 6100 sayılı Kanun’a eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 443/4. maddesi (güncel Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 367/2. maddesi) kapsamında “şahsın hukukuna ilişkin ilamlardan” olduğunu belirtmiştir. Bu tür ilamların infazı için kesinleşmesi gerektiğinden, şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddedilmesinin hatalı olduğuna hükmetmiştir.
Yorum
Yargıtay’ın bu kararı, ilamların icraya konulması noktasında sıkça karşılaşılan bir yanılgıyı gidermesi açısından büyük önem taşımaktadır. Karar, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin, esas davanın akıbetinden ayrı düşünülemeyeceğini ve özellikle “şahsın hukukuna ilişkin ilamlar” kategorisine giren kararlarda, kararın tüm hükümlerinin kesinleşmesinin, vekalet ücreti dahil tüm kalemlerin icrası için mutlak bir şart olduğunu ortaya koymuştur.
Fikri ve Sınai Haklar Hukukundan kaynaklanan patent hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, tazminat gibi davalar ile patentin hükümsüzlüğü gibi davaların, HMK’nın 367/2. maddesi kapsamında şahsın hukukuna ilişkin ilamlar olarak kabul edilmesi, bu tür uyuşmazlıklardan doğan kararların kesinleşmeden icraya konulamayacağı anlamına gelmektedir. Bu durum, yalnızca fikri ve sınai haklar hukukunda değil; aile hukuku (boşanma, velayet gibi), taşınmaz malların aynına ilişkin davalar (tapu iptali ve tescil gibi) ve kişilik haklarını ilgilendiren diğer davalarda verilen kararların da kesinleşmeden icraya konulamayacağı genel prensibini pekiştirmektedir.
Hukuk uygulayıcıları, bir ilamın icrasına girişmeden önce, ilamın niteliğini ve “şahsın hukukuna ilişkin” olup olmadığını dikkatlice değerlendirmelidir. Aksi takdirde, kesinleşmemiş bir ilama dayalı icra takipleri, borçlunun şikayeti üzerine iptal edilme riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Bu karar, hukuki güvence ve öngörülebilirlik açısından önemli bir kılavuz niteliğindedir.
Karar Künyesi
T.C. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/9061
Karar No: 2014/8377
Karar Tarihi: 28.04.2014
Mahkemesi: Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi
Tarihi: 03/02/2014
Numarası: 2014/20-2014/116
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Vekalet ücreti ve yargılama giderleri kesinleşmeden icra edilebilir mi?
Eğer davanın aslı şahsın hukukuna, taşınmazın aynına veya aile hukukuna ilişkinse, bu davanın vekalet ücreti ve yargılama giderleri de asıl hüküm kesinleşmeden icraya konulamaz.
-
Hangi mahkeme kararlarının icrası için kesinleşme şarttır?
Kişilik haklarına, aile hukukuna, taşınmaz malların mülkiyetine ve patent gibi fikri sınai haklara ilişkin ilamların icrası için kararın kesinleşmiş olması yasal bir zorunluluktur.
-
Patent ve haksız rekabet davalarında icra süreci nasıl işler?
Yargıtay kararlarına göre patent haklarına tecavüz ve haksız rekabet davaları şahsın hukukuna ilişkin kabul edildiğinden, bu kararlar kesinleşmeden ne tazminat ne de vekalet ücreti yönünden takibe konu edilebilir.
-
Kesinleşmeden başlatılan icra takibi iptal edilebilir mi?
Evet, infazı için kesinleşme şartı aranan bir ilam henüz kesinleşmeden takibe konulursa, borçlu tarafın icra mahkemesine yapacağı şikayet üzerine icra takibi iptal edilir.

