Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Siber Güvenlik Başkanlığı Kadrolarına CBK Yetkisiyle AYM Onayı

Giriş ve Olayın Özeti

Anayasa Mahkemesi (AYM), Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri tarafından açılan önemli bir iptal davasını karara bağladı. Dava, 24/12/2025 tarihli ve (192) numaralı Siber Güvenlik Başkanlığı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde (CBK) Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 4. maddesine ekli Liste ile (2) numaralı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne ekli (I) Sayılı Cetvel’in Siber Güvenlik Başkanlığı bölümünün yeniden düzenlenmesine ilişkindi. 137 milletvekili tarafından açılan davada, söz konusu düzenlemenin Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 8., 11., 104., 128., 153. ve 161. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali ve yürürlüğünün durdurulması talep edilmişti.

İptali istenen kural, Siber Güvenlik Başkanlığı bünyesindeki çeşitli kadroların sınıf, unvan, derece ve adetlerini yeniden düzenlemekteydi. Bu düzenlemeler arasında Başkan, Başkan Yardımcısı, Genel Müdür, Daire Başkanları, Hukuk Müşavirleri, Mali Hizmetler Uzmanları, Şube Müdürleri, Bilgisayar İşletmenleri, Koruma ve Güvenlik Görevlileri, Avukatlar, Mühendisler ve Hizmetliler gibi pozisyonlar yer almaktaydı. Toplamda 204 kadronun yeniden düzenlenmesi söz konusuydu.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

Anayasa Mahkemesi, ilk inceleme toplantısında dosyanın eksiksiz olduğuna karar vererek işin esasına geçilmesine hükmetti ve yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanacağını belirtti. Esas incelemede AYM, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri’nin anayasal çerçevesini ve yargısal denetim ilkelerini hatırlattı.

Konu Bakımından Yetki Yönünden İnceleme (Anayasa m. 104)

Mahkeme, dava konusu kuralın öncelikle Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında belirtilen konu bakımından yetki kurallarına uygunluğunu ele aldı. AYM, kamu tüzel kişiliğini haiz Siber Güvenlik Başkanlığı kadrolarının yeniden düzenlenmesinin, idarenin teşkilat yapısıyla ilgili olduğunu ve yürütme yetkisine ilişkin konulardan sayıldığını belirtti. Anayasa Mahkemesi, daha önceki kararlarında da bakanlıklar ve bağlı kuruluşların, CBK ile kurulan kamu tüzel kişiliklerinin kadro ihdası ve iptaline ilişkin düzenlemelerin CBK’larla yapılmasının konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya uygun olduğunu ifade etmişti (örn. E.2020/8, K.2021/25). Mahkeme, mevcut davada bu kararlardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulmadı. Ayrıca, kuralın kanunda açıkça düzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı ve Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı olmadığı sonucuna varıldı. Bu kısımda karar, dört üyenin karşıoyuyla oyçokluğuyla reddedildi.

İçerik Yönünden İnceleme (Anayasa m. 2)

AYM, kuralın içerik yönünden incelenmesinde Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesini ve bu ilkenin temel unsurlarından olan belirlilik ilkesini göz önünde bulundurdu. Kararda, Siber Güvenlik Başkanlığı’nın yeniden düzenlenen kadrolarının herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık, net ve anlaşılır şekilde düzenlendiği, bu nedenle belirlilik ilkesine aykırı bir yönünün bulunmadığı ve öngörülebilir olduğu ifade edildi. Bu kısımda karar, oybirliğiyle reddedildi.

Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi iptal talebini hem konu bakımından yetki hem de içerik yönünden reddederek, söz konusu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi. Yürürlüğün durdurulması talebi de iptal talebinin reddedilmesi nedeniyle oybirliğiyle reddedildi.

Yorum

Anayasa Mahkemesi’nin Siber Güvenlik Başkanlığı kadrolarının Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden düzenlenmesine ilişkin bu kararı, yürütme organının CBK çıkarma yetkisinin kapsamını bir kez daha gündeme getirmiştir. Mahkemenin oyçokluğuyla aldığı “konu bakımından yetki” kararı, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının yorumlanmasındaki farklı yaklaşımları ortaya koymaktadır.

Karşıoy gerekçeleri, bu konuda ciddi anayasal endişeler taşımaktadır. Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan, benzer düzenlemelere ilişkin daha önceki karşıoy gerekçelerine atıfta bulunarak, kadro ihdası ve eklenmesi yönündeki kuralların “yasak alanda” düzenleme yaptığı ve Anayasa’nın 104. maddesinin 17. fıkrasının 3. cümlesine aykırı olduğunu belirtmiştir. Üyeler Engin Yıldırım ve Kenan Yaşar’ın ortak karşıoy gerekçeleri ise, kadro ihdası ve iptalinin, kamu hizmetlerinin yürütülme biçimini ve kamu personel rejiminin yapısını doğrudan etkileyen asli nitelikte düzenlemeler olduğunu vurgulamıştır. Bu üyeler, Anayasa’nın 128. maddesi uyarınca kamu personel rejiminin temel unsurlarının münhasıran kanunla düzenlenmesi gerektiğini, ayrıca kadro düzenlemelerinin kamu maliyesi ve bütçe hakkı (Anayasa m. 161) üzerinde de sonuç doğurması nedeniyle yasama yetkisinin devredilemezliği ve kuvvetler ayrılığı ilkeleriyle çeliştiğini ifade etmişlerdir. Üye Yusuf Şevki Hakyemez de, daha önceki kararlardaki karşıoy gerekçelerine atıfta bulunarak, kadro ihdasının Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenmesinin Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı olduğu kanaatinde olduğunu belirtmiştir.

AYM çoğunluğunun kararı, yürütme organına, kamu tüzel kişiliklerinin teşkilat yapısı ve kadro düzenlemeleri konusunda geniş bir CBK çıkarma yetkisi tanımaktadır. Ancak karşıoy gerekçeleri, bu tür düzenlemelerin Anayasa’nın 128. ve 161. maddeleri kapsamında yasama organının münhasır yetki alanına girdiği ve dolayısıyla Anayasa’nın 104. maddesindeki CBK çıkarma yetkisinin sınırlarını aştığı yönündeki kuvvetli argümanları öne sürmüştür. Bu durum, yürütme ve yasama arasındaki yetki paylaşımının anayasal sınırlarındaki tartışmaların devam ettiğini göstermektedir. Özellikle kadro ihdası ve iptali gibi kamu maliyesi ve kamu personel rejimi açısından kritik öneme sahip konuların sadece CBK ile düzenlenmesinin, Anayasa’daki “kanunla düzenleme” ilkesine aykırılık teşkil edip etmediği, hukuki çevrelerde tartışılmaya devam edecektir.

Karar Künyesi

  • Esas Sayısı: 2026/18
  • Karar Sayısı: 2026/26
  • Karar Tarihi: 12/2/2026
  • R.G. Tarih-Sayı: 21/5/2026-33260

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri (CBK) kanalıyla Siber Güvenlik Başkanlığı kadrolarında gerçekleştirilen unvan, sınıf ve derece düzenlemelerinin anayasal sınırlarını denetlediği emsal karara dair merak edilenler:

  • Siber Güvenlik Başkanlığı memur kadroları Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenebilir mi?

    Evet, düzenlenebilir. Anayasa Mahkemesi’nin emsal kararına göre, kamu tüzel kişiliğini haiz Siber Güvenlik Başkanlığı’nın kadro yapılarının ihdası, iptali veya yeniden biçimlendirilmesi idarenin teşkilat yapısıyla doğrudan ilgilidir. Yürütme yetkisine dahil olan bu konular, kanunda açıkça düzenlenen başka bir kural bulunmadığı müddetçe CBK ile ihdas edilebilir.

  • Dava konusu düzenleme hangi idari unvanları ve kaç adet kadroyu kapsamaktadır?

    İptali istenen (192) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Siber Güvenlik Başkanlığı bünyesinde görev yapan Başkan, Başkan Yardımcısı, Genel Müdür, Daire Başkanları, Hukuk Müşavirleri, Mali Hizmetler Uzmanları, Şube Müdürleri, Mühendisler, Avukatlar, Bilgisayar İşletmenleri, Koruma ve Güvenlik Görevlileri ile Hizmetliler dahil olmak üzere toplam 204 kadronun sınıf, unvan, derece ve adetleri yeniden düzenlenmiştir.

  • Karşıoy kullanan AYM üyeleri kadroların CBK ile düzenlenmesine neden karşı çıkmıştır?

    Karşıoy kullanan dört üye; kadro ihdas ve iptal işlemlerinin sadece teknik bir teşkilatlanma meselesi olmadığını, kamu personel rejiminin yapısını (Anayasa m. 128) ve bütçe hakkını (Anayasa m. 161) doğrudan etkilediğini savunmuşlardır. Bu nedenle, söz konusu düzenlemelerin ‘yasak alanda’ kaldığını, münhasıran TBMM tarafından kanunla yapılması gerektiğini ve kuvvetler ayrılığı ilkesini zedelediğini ileri sürmüşlerdir.

  • Anayasa Mahkemesi kuralı ‘belirlilik ilkesi’ ve ‘hukuk devleti’ yönünden nasıl incelemiştir?

    Mahkeme, içerik yönünden yaptığı değerlendirmede, Siber Güvenlik Başkanlığı’nın yeniden düzenlenen kadrolarının, unvanlarının ve derecelerinin listeler üzerinde herhangi bir tereddüde yer bırakmayacak biçimde son derece açık, net, anlaşılır ve öngörülebilir olduğunu saptamıştır. Bu gerekçeyle kuralın, Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan ‘hukuk devleti’ ve ‘belirlilik’ ilkelerine aykırı olmadığına oy birliğiyle hükmetmiştir.

  • Siber Güvenlik Başkanlığı kadrolarına ilişkin bu iptal davasını kimler açmıştır ve kararın künyesi nedir?

    İptal davası, TBMM üyeleri Murat Emir, Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır ile birlikte 137 milletvekili tarafından açılmıştır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun 12.02.2026 tarihli kararı, 2026/18 Esas ve 2026/26 Karar sayılı dosya üzerinden verilerek 21.05.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

İLGİLİ YAZILAR