Taşıdığınız yük yolda hasar gördüyse gerçekten sorumlu değil misiniz?
Nakliyeci olarak yük hasarında sorumluluğun sadece yükleme veya ambalajlamayla sınırlı olduğunu düşünüyorsanız, bu görüşünüzü gözden geçirmeniz gerekebilir. Yargıtay, güzergah seçimi ve yol koşullarının da taşıyıcının nezaret yükümlülüğü kapsamında değerlendirildiğine dikkat çekti. Somut bir uyuşmazlıkta verilen karar, konuyu net biçimde ortaya koyuyor.
Taşıma senedine güzergah değişikliği veya yük özellikleriyle ilgili ihtirazi kayıt düşmemek, ileride açılacak rücu davalarında taşıyıcı aleyhine kusur belirlenmesine yol açabilir.
Olayın Özeti
Nakliyat emtia abonman sigorta poliçesiyle sigortalanan bir yük, davalı taşıyıcı tarafından taşınırken hasar gördü. Alıcıya teslim sırasında yapılan boşaltmada hasar tespit edilip tutanağa geçirildi. İddiaya göre hasar, taşıma güzergahının değiştirilerek kötü yollardan geçilmesi ve sürüş hatalarından kaynaklanmıştı. Sigortalıya ödeme yapan sigorta şirketi, ödediği bedeli taşıyıcıdan geri almak için icra takibi başlattı, itiraz üzerine de itirazın iptali davası açtı.
Taşıyıcı ise hasarın ambalajlama ve istifleme hatasından kaynaklandığını, CMR Konvansiyonu gereği bundan gönderenin sorumlu olduğunu, kendisinin herhangi bir kusuru bulunmadığını savundu. Yerel mahkeme davayı ilk etapta reddetti ancak Yargıtay bu kararı bozdu. Bozma sonrası mahkeme, taşıyıcının yüzde on oranında müterafık kusurlu olduğuna karar verdi. Bu sefer de davacı taraf kararı temyiz etti.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, yüzde on oranındaki müterafık kusur belirlemesinin olaya uygun düşmediğine karar verdi. CMR Konvansiyonu’nun 17. maddesi uyarınca taşıyıcının, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar geçen sürede kaybından ve hasarından sorumlu olduğu hatırlatıldı. Konvansiyon’un 8. maddesi ve Dairenin yerleşik uygulamaları gereği, yükleme taşıyıcıya ait olmasa bile taşıyıcının işletme güvenliğine aykırı yükleme ve sabitleme yapılıp yapılmadığını denetleme, yani bir nezaret yükümlülüğü bulunduğu vurgulandı.
Yargıtay, davalı taşıyıcının aracına gabarisi yüksek eşya yüklenmesine karşı çıkmadığını, gümrük kontrolünden kaçınmak için güzergah değiştirip bozuk yollardan geçtiğini ve bu durumun hasara yol açtığını tekrar hatırlattı. Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesi gereği tazminatın kusurun ağırlığına göre belirlenmesi gerektiğinden, yüzde on oranının bu olayda yetersiz kaldığına hükmedildi. Sonuç olarak, müterafık kusur oranının yeniden belirlenmesi için karar bozuldu.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Bu karar, taşıyıcının sorumluluğunun sadece yükleme boşaltma anıyla sınırlı olmadığını, taşıma sürecinin tamamına yayılan bir nezaret yükümlülüğü içerdiğini gösteriyor. Taşıyıcı, yükün araca uygunluğunu denetlemeli, güvenli bir güzergah seçmeli ve güzergah değişikliğinin risklerini değerlendirmeli, yol koşullarına karşı gerekli tedbirleri almalıdır.
Nakliyeciler bu tür riskleri en aza indirmek için taşıma senedine gerekli ihtirazi kayıtları düşmeli ve operasyonel süreçlerini bu doğrultuda planlamalıdır. Sigorta şirketleri açısından ise bu karar, rücu davalarında taşıyıcıyı sadece ambalajlama hatasından değil, genel nezaret ve güzergah yönetimi kusurlarından da sorumlu tutabilmek için güçlü bir dayanak sunuyor.
Nezaret Yükümlülüğü Geniştir
Taşıyıcının sorumluluğu yükleme ve boşaltma anıyla sınırlı değil, taşımanın tüm sürecini kapsar.
Güzergah Seçimi Kusur Sayılabilir
Gümrük kontrolünden kaçınmak için güzergah değiştirip kötü yollardan geçmek, taşıyıcı kusuru olarak değerlendirilebilir.
Kusur Oranı Somut Olaya Göre Belirlenir
Mahkemenin belirlediği düşük kusur oranı, olayın özelliklerine uymadığı gerekçesiyle bozulabilir.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay 11. Hukuk Dairesi | 2022/3351 | 2023/2875 | 10.05.2023 | Taşıyıcının nezaret yükümlülüğü ve müterafık kusur oranının belirlenmesi |
Nakliyat Sigortası ve Rücu Davalarında Uzman Desteği Alın
Taşıyıcı sorumluluğu, müterafık kusur oranı veya rücu davalarıyla ilgili sorularınız için hukuki destek almak üzere bizimle iletişime geçin.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSIKÇA SORULAN SORULAR
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin, uluslararası taşımacılıkta gabari kontrolünden kaçınmak için güzergah değiştiren taşıyıcının nezaret yükümlülüğüne ve müterafik kusur oranının adil belirlenmesine ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:
-
Yükleme ve istifleme hatasından gönderen sorumlu olsa dahi taşıyıcı ceza alabilir veya kusurlu sayılabilir mi?
Evet, sayılabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin emsal kararına göre, CMR Konvansiyonu uyarınca yükleme işlemi gönderene (ihracatçıya) ait olsa bile, taşıyıcının aracın işletme güvenliğine aykırı yükleme ve sabitleme yapılıp yapılmadığını denetleme yükümlülüğü (nezaret görevi) bulunmaktadır. Bu görevin ihlali durumunda taşıyıcıya tali de olsa müterafik kusur yüklenir.
-
Taşıyıcının gümrük kontrolünden kaçınmak amacıyla güzergah değiştirmesi hukuken neyi ifade eder?
Taşıyıcının yasal gabari kontrollerinden kaçmak amacıyla planlanan rotanın dışına çıkması, riskli ve bozuk yolları tercih etmesi nezaret ve taşıma güvenliği yükümlülüğünün ağır bir ihlalidir. Bu süreçte yol koşulları nedeniyle malların hasar görmesi durumunda, taşıyıcı ‘hasardan sorumlu değilim’ savunması arkasına sığınamaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi yerel mahkemenin belirlediği %10’luk kusur oranını neden yetersiz bulmuştur?
Yargıtay, davalı taşıyıcının aracına gabarisi yüksek eşya yüklenmesine sessiz kalmasını ve Özbekistan gümrüğündeki kontrolden kaçmak için güzergah değiştirerek kötü yollara girmesini ağır bir operasyonel kusur olarak görmüştür. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca tazminatın kusurun ağırlığına göre adil belirlenmesi gerektiğini hatırlatan daire, %10’luk oranı somut olayın vahametine kıyasla çok az bularak kararı bozmuştur.
-
Emsal karara konu olan hasar süreci nasıl gelişmiştir?
Nakliyat emtia abonman sigorta poliçesiyle korunan yük, davalı taşıyıcı tarafından taşınırken alıcının adresindeki boşaltma esnasında hasarlı çıkmıştır. Davacı sigorta şirketi, sigortalısına hasar bedelini ödedikten sonra sürüş ve güzergah hatalarını gerekçe göstererek davalı taşıyıcıya karşı rücuen icra takibi başlatmış, itiraz üzerine dava açılmıştır.
-
Bu emsal kararın nakliyat sigortası rücu davaları açısından önemi nedir?
Bu karar, sigorta şirketlerinin taşıyıcılara açtığı rücu davalarında çok güçlü bir emsal teşkil eder. Taşıma esnasında meydana gelen hasarlarda taşıyıcının sorumluluğunun sadece ambalaj / istif kontrolüyle bitmediğini; güzergah seçimi, gümrük kurallarına uyum ve gabari uygunluğu gibi operasyonel kararların da nezaret yükümlülüğü kapsamında olduğunu net bir şekilde tescillemiştir.

