Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Telefon Dolandırıcılığında Yargıtay’dan Emsal Karar

Giriş ve Olayın Özeti

Yargıtay kararları, Türk hukuk sisteminde emsal teşkil eden nitelikleriyle büyük önem taşımaktadır. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak, hukuki gelişmeleri yakından takip ederek müvekkillerimizi bilgilendirme misyonumuz kapsamında, Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin yakın tarihli bir “Dolandırıcılık” suçuna ilişkin onama kararını inceleyeceğiz.

Söz konusu olayda, sanıklar A, B ve C, katılan X’i dolandırma maksadıyla bir araya gelmişlerdir. Kendilerini “Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı görevlisi” olarak tanıtarak katılanı telefonla aramışlar, hesabının terör olaylarında kullanıldığını iddia etmişler ve gerçek suçluları yakalamak bahanesiyle belirtilen hesaplara para yatırmasını istemişlerdir. Katılan, bu hileli beyanlara inanarak, sanıklar adına açılan PTT, Ziraat Bankası ve Yapıkredi Bankası hesaplarına toplamda 16.030 TL nakit para göndermiştir. Gönderilen paralar sanıklardan biri tarafından çekilmiş, akabinde sanıklar benzer bir dolandırıcılık eylemi sırasında suçüstü yakalanmışlardır. Sanıklar savunmalarında suçlamaları reddetmiş, paraların suç mahsulü olduğunu bilmediklerini veya diğer sanıkları tanımadıklarını beyan etmişlerse de, Yargıtay; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırıcılık suçunu işlediklerini kabul etmiştir.

Hukuki Değerlendirme ve Karar

İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesi, bozma üzerine yeniden yaptığı yargılamada, 15.01.2020 tarihli kararıyla sanıkları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 157. maddesinin birinci fıkrası uyarınca “Dolandırıcılık” suçundan ayrı ayrı 1 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırmıştır.

Sanık müdafileri ile bir sanık, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sanıklar hakkında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığını, dolandırıcılık suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını, beraat kararı verilmesi gerektiğini veya lehe hükümlerin uygulanmasını talep ederek temyiz yoluna başvurmuştur.

T.C. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 15.05.2024 tarihli ve 2021/26715 Esas, 2024/6709 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesini tamamlamıştır. Daire, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığını, iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığını, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığını, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığını belirtmiştir. Eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıkların vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin mahkumiyet hükümlerinin oy birliğiyle ONANMASINA karar verilmiştir.

Yorum

Yargıtay’ın bu kararı, özellikle “telefon dolandırıcılığı” olarak bilinen ve toplumda büyük mağduriyetlere yol açan organize suçlarla mücadelede önemli bir işaret niteliğindedir. Karar, sanıkların suçlamaları reddetmelerine veya “paranın suç mahsulü olduğunu bilmediklerini” iddia etmelerine rağmen, olay örgüsü ve delillerin bütünlüğü içinde “fikir ve eylem birliği” ile hareket ettiklerinin tespit edilmesi halinde mahkumiyetin kesinleşeceğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu tür dolandırıcılık suçlarında, sanıkların rollerinin farklılaşabilmesine karşın, eylemin bütününe yönelik ortak kasıt ve iştirak iradesi, ceza tayininde belirleyici rol oynamaktadır. Karar, hukuka uygun toplanan delillerle desteklenen yargılama süreçlerinin, suçluların cezalandırılması noktasında ne denli sağlam temellere oturduğunu göstermektedir. Vatandaşlarımızın bu tür hileli çağrılara karşı dikkatli olmaları ve adli makamlarla ilgili şüphe durumunda doğrudan resmi kurumlarla iletişime geçmeleri hayati önem taşımaktadır.

Karar Künyesi

  • Mahkemesi: Yargıtay 11. Ceza Dairesi
  • Esas No: 2021/26715
  • Karar No: 2024/6709
  • Karar Tarihi: 15.05.2024
  • İlk Derece Mahkemesi: İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesi
  • İlk Derece Esas/Karar No: 2019/145 E., 2020/16 K.
  • Suç: Dolandırıcılık (5237 Sayılı TCK m. 157/1)
  • Hüküm: Mahkûmiyetin Onanması

Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin, kamu görevlisi unvanı kullanılarak gerçekleştirilen telefon dolandırıcılığı suçlarında iştirak iradesine, sanıkların “bilmiyordum” savunmalarının geçerliliğine ve onama kriterlerine ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:

  • Kendini savcı veya polis olarak tanıtarak para talep eden kişilerin işlediği suçun yasal cezası nedir?

    Yargıtay’ın incelediği somut uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesi bozma sonrası yaptığı yargılamada sanıkların eylemini TCK’nın 157. maddesinin birinci fıkrası kapsamında ‘Dolandırıcılık’ suçu olarak nitelendirmiştir. Bu doğrultuda sanıkların her birine ayrı ayrı 1 yıl 6 ay hapis cezası ve 2.500,00 TL adli para cezası takdir edilmiştir.

  • Telefon dolandırıcılığında sanıkların ‘paranın suçtan geldiğini bilmiyordum’ savunması mahkemece nasıl değerlendirilir?

    Yargıtay’ın emsal kararına göre, sanıkların birbirlerini tanımadıklarını veya hesaplarına yatan paranın suç mahsulü olduğunu bilmediklerini iddia etmeleri tek başına mahkûmiyeti engellemez. Olay örgüsünün bütünlüğü, paraların PTT ve banka hesaplarından çekilme şekli ve benzer bir eylem sırasında suçüstü yakalanma gibi somut deliller, sanıkların ‘fikir ve eylem birliği’ içinde kasten hareket ettiklerini kanıtlar.

  • Emsal karara konu olan olayda dolandırıcılar mağduru hangi hileli beyanlarla kandırmıştır?

    Sanıklar, katılanı telefonla arayarak kendilerini ‘Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı görevlisi’ olarak tanıtmışlardır. Katılana, banka hesabının terör örgütleri tarafından tehlikeli olaylarda kullanıldığını iddia etmişler ve gerçek suçluları yakalayacakları bahanesiyle kendilerine para gönderilmesini isteyerek toplamda 16.030 TL dolandırmışlardır.

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi yerel mahkemenin mahkûmiyet hükmünü hangi gerekçelerle onamıştır?

    Yüksek mahkeme, yargılama sürecindeki tüm işlemlerin usul ve kanuna uygun yürütüldüğünü saptamıştır. İddia ve savunmaların gerekçeli kararda eksiksiz tartışıldığı, eylemlerin sanıklarca gerçekleştirildiğinin somut verilerle saptandığı ve vicdani kanının dosya içeriğiyle tam uyumlu olduğu anlaşıldığından mahkûmiyet hükümleri oy birliğiyle onanmıştır.

  • Müştekinin paraları yatırdığı bankalar hangileridir ve bu davanın resmi künye bilgileri nelerdir?

    Mağdur, hileli beyanlara inanarak sanıklar adına açılan PTT, Ziraat Bankası ve Yapı Kredi Bankası hesaplarına ödeme yapmıştır. İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin (2019/145 E., 2020/16 K.) hükmünü inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 15.05.2024 tarihinde 2021/26715 Esas ve 2024/6709 Karar sayılı ilamıyla nihai onama kararını vermiştir.

İLGİLİ YAZILAR