Yaralanma Bölgeniz Belirsizken Emniyet Kemeri İndirimi Uygulanabilir mi?
Emniyet kemeri takıp takmadığınız belirsizse, sadece tahmine dayanarak tazminatınızdan indirim yapılabilir mi? Yargıtay bu soruyu cevapladı.
Olayın Özeti
Bir trafik kazasında yolcu olarak bulunan kişi yaralandı ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep etti. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, başvuruyu kısmen kabul ederek tazminata hükmetti; ancak İtiraz Hakem Heyeti, yaralanmanın kafa bölgesinden olduğu gerekçesiyle emniyet kemeri takılmadığı varsayımıyla müterafik kusur indirimi uygulayarak tazminatı düşürdü. Ayrıca dosyada, davacının maluliyet oranına ilişkin iki farklı üniversite hastanesi raporu arasında ciddi bir çelişki vardı: biri yüzde 24, diğeri yüzde 10 engellilik oranı belirlemişti.
Yargıtay Ne Dedi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, kararı iki ayrı gerekçeyle bozdu. Birincisi, çelişkili sağlık raporlarıyla ilgiliydi: mahkemenin, iki farklı orandaki raporlardan birine neden itibar ettiğini gerekçelendirmesi veya çelişkiyi giderecek üçüncü, tarafsız bir rapor alması gerektiğini belirtti.
İkincisi ve asıl kritik nokta, müterafik kusur indirimiyle ilgiliydi: Yargıtay, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının dosyada aslında belirsiz olduğunu, yaralanmanın da kafadan değil ağız ve dudak bölgesinden olduğunun anlaşıldığını tespit etti. Somut ve kesin bir delile dayanmadan, sadece varsayıma dayalı olarak yapılan müterafik kusur indiriminin hatalı olduğuna karar vererek, bu indirimin kaldırılmasını istedi.
Zarar görenin kendi kusurunun tazminattan indirim nedeni sayılması Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesinde düzenlenen müterafik kusur ilkesine dayanır. Bu maddenin uygulanabilmesi için, zarar görenin kusurlu davranışı ile zararın oluşumu veya artışı arasında somut ve kesin bir bağın dosyada gerçekten kanıtlanmış olması gerekir; yaralanmanın bölgesinden yola çıkan bir varsayım bu şartı karşılamaz.
Bu kararda ayrıca, çelişkili bilirkişi raporlarının da aynı titizlikle ele alınması gerektiği vurgulanmıştır; mahkeme, birbiriyle çelişen iki maluliyet oranından birini gerekçesiz seçemez, ya tercihini açıklamalı ya da bağımsız üçüncü bir rapor almalıdır.
Bu kararın gösterdiği ortak ilke, hem müterafik kusur indiriminde hem de çelişkili bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinde, mahkemenin varsayıma değil somut delile dayanması gerektiğidir; iki konu da aynı temel kurala, yani hükmün gerekçeli ve delile dayalı olması zorunluluğuna bağlanır.
Yaralanmanızın hangi bölgeden olduğu, kaza tutanağı yeterince ayrıntılı değilse hastane kayıtları ve tıbbi raporlarla ayrıca ortaya konmalıdır; bu belgeler, sonradan yapılacak bir müterafik kusur değerlendirmesinde sizin lehinize en güçlü kanıt olabilir.
Bu Karar Sizin İçin Ne Anlama Geliyor
Emniyet kemeri takıp takmadığınıza dair dosyada net bir delil yoksa, sadece yaralanma kafadan olduğu için kemer takmamış olmalı gibi bir varsayıma dayanarak tazminatınızdan indirim yapılması hatalı olabilir; müterafik kusur indirimi somut ve kesin delillerle desteklenmek zorunda. Ayrıca, maluliyet oranınıza ilişkin raporlar arasında ciddi bir fark varsa, mahkemenin bu çelişkiyi gerekçeli biçimde çözmesi veya bağımsız üçüncü bir rapor alması gerektiğini, bu konuda ısrarcı olmanız gerektiğini unutmayın.
Varsayıma Dayalı İndirim Yeterli Değil
Emniyet kemeri takılmadığına dair kesin delil yoksa, sadece yaralanma türüne bakarak indirim yapılması hatalı sayılabiliyor.
Yaralanma Bölgesi Yanlış Yorumlanabiliyor
Somut olayda yaralanmanın kafadan değil ağız/dudak bölgesinden olduğu anlaşılınca, indirimin dayanağı da çökmüş oldu.
Çelişkili Raporlar Ayrıca Çözülmeli
Farklı oranlar veren maluliyet raporları arasındaki çelişki, gerekçeyle veya üçüncü bir raporla mutlaka giderilmeli.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | 2023/3902 E. | 2025/4033 K. | Belirtilmemiş | Emniyet kemeri takılmadığına dair kesin delil olmadan varsayıma dayalı müterafik kusur indiriminin hatalı olması |
Tazminatınızdan Yapılan Bir İndirimin Somut Delile Dayanıp Dayanmadığını Kontrol Ettirin
Varsayıma dayalı haksız bir indirim itiraz edilerek düzelttirilebilir. Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak tazminat davalarınızda yanınızdayız.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSIKÇA SORULAN SORULAR
-
Bu davadaki temel sorun neydi?
Tek taraflı trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacının maluliyetine ilişkin raporlar arasında çelişki bulunması, tazminat hesabını zorlaştırmıştır.
-
Mahkeme çelişkili raporlar karşısında ne yapmalıdır?
Yargıtay, çelişkinin giderilmesi için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini vurgulamıştır.
-
Müterafik kusur indirimi bu davada nasıl uygulanmıştı?
Zarar görenin kusuru varsa, bu kusur oranında tazminattan indirim yapılması, ancak bu indirimin somut ve gerekçeli olması gerektiği belirtilmiştir.
-
Bu karar mağdurlar için neden önemli?
Sağlık raporları arasında çelişki varken mahkemenin bu çelişkiyi görmezden gelip karar veremeyeceğini, ek inceleme yaptırmakla yükümlü olduğunu netleştirmektedir.

