Web Sitemi Yapan Yazılımcı İşi Yarım Bıraktı, Ödediğim Avansı Geri Alabilir miyim?
Web sitenizi yaptırdığınız yazılımcı işi yarım bırakıp ortadan kaybolduysa, ödediğiniz avans havada kalmış gibi hissedebilirsiniz. Ama hukuken bu para sizi bağlamıyor, geri alma hakkınız var.
Aşağıda yarım kalan bir yazılım projesinde sahip olduğunuz seçimlik hakları, avansın nasıl geri alınacağını ve davanın hangi mahkemede açılacağını anlatıyoruz.
Dijital Projelerin Hukuki Altyapısı: Web Yazılımı Bir “Eser” Midir?
| Durum | Süre | Başlangıcı | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde ayıp davası | 2 yıl | Teslim tarihi | TBK m.478 |
| Taşınmaz yapılarda ayıp davası | 5 yıl | Teslim tarihi | TBK m.478 |
| Yüklenicinin ağır kusuru varsa | 20 yıl | Teslim tarihi | TBK m.478 |
| Ayıbın bildirilmesi | Gecikmeksizin | Ayıbın ortaya çıktığı an | TBK m.477/3 |
| Gözden geçirme ve bildirim ihmal edilirse | Eser kabul edilmiş sayılır | Teslim | TBK m.477/2 |
| Kasten gizlenen ayıplarda | Kabul, yükleniciyi sorumluluktan kurtarmaz | Ayıbın öğrenilmesi | TBK m.477/1 |
Ayıp bildirimi ile dava zamanaşımı farklı şeylerdir: bildirim yapılmazsa eser kabul edilmiş sayılır ve dava süresi dolmamış olsa bile hak kaybedilir.
İşi yarım bırakan bir yazılımcıya veya yazılım ajansına karşı hukuki bir taarruz başlatmadan önce, aranızda imzalanan (veya dijital yollarla onaylanan) sözleşmenin hukuki niteliğini doğru teşhis etmek davanın kazanılması için atılacak en stratejik adımdır. Genellikle bilişim ve yazılım sektöründeki uyuşmazlıklarda, taraflar aralarındaki ilişkinin sıradan bir “hizmet” veya “danışmanlık” olduğunu zannederek yanlış hukuki yollara başvurmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun (TBK) 470. maddesine göre eser sözleşmesi, yüklenicinin (somut olayımızda yazılımcının) bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin (sizin) de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlenmiş olduğu bir sözleşmedir. Bir işin, borçlar hukuku bağlamında “eser” olarak nitelendirilebilmesi için, insan emeği sonucu oluşmuş olması, hukuki işlemlere konu edilebilir nitelikte bulunması, hukuki bir bütünlüğe ve ekonomik bir değere sahip olması şarttır.
Peki, dijital kodlardan ve piksellerden oluşan bir web sitesi veya e-ticaret yazılımı hukuken bir eser sayılır mı? Hukuk sistemimiz ve yerleşik içtihatlara göre, kanundaki “eser meydana getirme” kavramından anlaşılması gereken; objektif olarak tespiti mümkün olan, niteliği gereği “sonuç taahhüdüne” elverişli olan, maddi varlığı olan veya “olmayan” şeydir. Eser, maddi nitelikte olabileceği gibi “fikri eser” vasfında da olabilir.
Bir web sitesinin kodlanması ve tasarlanması, işin niteliği gereği sadece bir emek sarf etmeyi (vekâlet ilişkisi gibi elinden geleni yapmayı) değil, ortaya çalışan, hatasız ve sözleşmedeki şartnameye uygun dijital bir “sonuç” çıkarmayı gerektirir. Yazılımcı, “Ben haftalarca kod yazdım ama site çalışmadı” diyerek sorumluluktan kurtulamaz. Bu nedenle, web tasarımı ve yazılımını konu alan sözleşmeler tartışmasız bir biçimde “Eser Sözleşmesi” niteliğindedir.
Yazılımcının İşe Başlamaması veya Projeyi Sürüncemede Bırakması (Temerrüt)
Eser sözleşmelerinde yüklenicinin (yazılımcının), yapacağı işi iş sahibinin (sizin) haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorunluluğu vardır. Dijital projelerde zamanlama, piyasaya çıkış (go-to-market) stratejileri açısından büyük önem taşır.
Yazılımcının TBK’nın 473. maddesi gereğince işe zamanında başlama borcu bulunmaktadır. Eğer yazılımcı avansınızı almasına rağmen projenin mimarisini çizmeye başlamaz, kodlama işini yavaş yürütür, sürekli bahanelerle projeyi erteler ve edimini yerine getirmeyi açıkça ihmal ederse; teslim tarihinin gelmesini beklemenize dahi gerek kalmadan, iş sahibi olarak sözleşmeyi derhal feshedebilir ve TBK’nın 125. maddesindeki seçimlik haklarınızı kullanabilirsiniz.
Eğer sözleşmenizde sitenin teslimi (yayına alınması) için gün, ay ve yıl olarak yazılı bir teslim tarihi öngörülmüşse ve bu tarih gelmesine rağmen ek süre verilmesini gerektirecek haklı (mücbir) bir neden bulunmuyorsa, yazılımcı teslimde “temerrüde” (hukuki gecikmeye) düşmüş sayılır.
Yarım Kalan Yazılım Projesinde Sahip Olduğunuz Seçimlik Haklar Nelerdir?
Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmesinde temerrüde düşen borçluya (yazılımcıya) karşı, alacaklının (sizin) TBK’nın 125. maddesinde düzenlenen büyük güçte üç ayrı seçimlik hakkınız bulunmaktadır. Projenizin mevcut durumuna ve ticari stratejinize göre şu haklardan dilediğinizi kullanabilirsiniz:
| Aynen İfayı Beklemek ve Gecikme Tazminatı İstemek | Eğer yazılımcı projenin %90’ını bitirmişse ve sadece ufak entegrasyonlar kalmışsa, yazılımcıya “işi bitirmesi için” direnebilirsiniz. Bu bekleme süresinde, web sitenizin zamanında yayına girmemesi sebebiyle uğradığınız tüm ticari gecikme zararlarınızı (gecikme tazminatını) yazılımcıdan talep edebilirsiniz. |
| İfadan Vazgeçerek Müspet (Olumlu) Zararınızı İstemek | Yazılımcının işi bitiremeyeceği anlaşıldığında, artık sitenin o yazılımcı tarafından yapılmasından vazgeçebilirsiniz. Sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan “olumlu zararınızı” (örneğin e-ticaret siteniz açılsaydı o dönemde elde edeceğiniz kesin kâr mahrumiyetlerini ve projenin başka bir ajansa çok daha yüksek bir maliyetle yaptırılmasından doğan aradaki fiyat farkını) talep edebilirsiniz. |
| Sözleşmeden Dönmek ve Menfi (Olumsuz) Zararınızı İstemek | Eğer yazılımcı işin çok başındayken projeyi terk edip kaçmışsa veya ortaya çıkardığı kodlar hiçbir işe yaramayacak kadar hatalı (ayıplı) ise, sözleşmeyi tamamen feshederek (sözleşmeden dönerek) hukuki durumu en başa, sözleşmenin hiç yapılmadığı o ilk güne sarabilirsiniz. İşte ödediğiniz “avansın geri alınması” talebi, tam olarak bu hakkın kullanılmasıyla mümkündür. |
Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.
Ödenen Avansın İadesi: Geriye Etkili Fesih ve Sebepsiz Zenginleşme
Ticari hayatın dinamiklerinde, iptal olan bir proje için en acil beklenti, bağlanmış olan sermayenin (avansın) hızla geri kurtarılmasıdır. Ani edimli eser sözleşmelerinin, yüklenicinin (yazılımcının) temerrüdü nedeniyle sona ermesi hâlinde kural olarak feshin sonucu “geriye etkili” (geçmişe etkili) fesih doğurur.
Geriye etkili feshin hukuki anlamı şudur: Yazılımcı ile aranızdaki o web tasarım sözleşmesi sanki en başından beri hiç yapılmamış (yok) farz edilir. Taraflar, sözleşme ile üstlendikleri ifa yükümlülüklerinden tamamen kurtuldukları gibi, daha önce birbirlerine ifa ettikleri edimleri (sizin ödediğiniz avansı) geriye isteyebilirler.
Sözleşmeden geriye etkili dönülmesi durumunda yazılımcının iade etmesi gereken şey, iş sahibinin önceden ödediği iş bedelidir (avanstır). Bu iade talebinin hukuki temeli, Türk Borçlar Kanunu’nun “sebepsiz zenginleşme” hükümlerine dayanır.
Yazılımcı, size vaat ettiği web sitesini teslim etmediği (veya yarım bıraktığı) için, sizden peşinat olarak aldığı o parayı elinde tutmasının hiçbir haklı ve yasal dayanağı kalmamıştır. Sözleşme geçersiz hale geldiği an, sizin paranız onun malvarlığında “sebepsiz zenginleşme” teşkil eder ve bu parayı yasal faiziyle birlikte size kuruşu kuruşuna iade etmek zorundadır.
Üstelik sadece avansınızı almakla kalmazsınız. Sözleşmenin geçersiz hale gelmesi (yerine getirilmemesi) yüzünden boşa çıkan güveniniz dolayısıyla uğradığınız “olumsuz (menfi) zararları” da talep edebilirsiniz. Menfi zarar kavramına; sözleşmenin yapılması için harcadığınız noter veya ihtarname giderleri, proje için aldığınız ancak atıl kalan sunucu (server)/domain masrafları ve en önemlisi bu yazılımcıya güvenerek o dönemde piyasadaki başka bir yazılımcıyla sözleşme yapma fırsatını kaçırmanız dolayısıyla uğradığınız zararlar dâhildir.
Yargıtay Yaklaşımı ve Davanın Açılacağı Görevli Mahkeme (Kritik Strateji)
Web yazılımı ve bilişim projelerindeki uyuşmazlıklarda davanın hangi mahkemede açılacağı (Görevli Mahkemenin tespiti), usul hukukunun en çetrefilli ve davanızın kaderini belirleyen en kritik aşamasıdır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve yanlış mahkemede dava açılması, davanızın esasına dahi girilmeden usulden reddedilmesine, aylarca zaman ve harç kaybetmenize yol açar.
Bu noktada uygulamada sıkça yapılan ve avukatların dahi düştüğü büyük bir tuzak vardır: Bilişim dosyalarının tamamının otomatik olarak “Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi”ne açılması gerektiği yanılgısı. Oysa Yargıtay’ın bu konudaki yaklaşımı çok nettir ve kaynaklarımızda belirtilen emsal kural şöyledir:
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca bir davanın fikri haklar mahkemesinde görülebilmesi için, taraflardan birinin “fikri mülkiyet haklarına veya hak sahipliğine” (mali veya manevi haklara) dayanarak talepte bulunması şarttır.
Ancak şayet taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, örneğin web sitesinin kodlanması ve tasarlanması işinde, edimin ifa edilmemesi (işin yarım bırakılması) nedeniyle sadece avans olarak ödenen iş bedelinin iadesi talep edilmiş ise; bu talep, sözleşmenin (borçlar hukukunun) ihlaline dayandığından ve taraflarca FSEK ile korunan özel bir fikri/mali hakka dayanılmadığından, bu davaya bakmakla görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kabul edilemez.
Avans iadesi (eser sözleşmesinin ihlali) davasında görevli mahkeme, tarafların hukuki “sıfatına” göre belirlenir:
| Asliye Ticaret Mahkemesinin Görevi | E-ticaret sitenizi veya kurumsal web sitenizi yaptırmak için bir şirket/tacir olarak, yine bir ticari yazılım şirketi (ajans) ile anlaşmışsanız; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan bu dava mutlak bir ticari davadır (TTK m.4) ve görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. |
| Tüketici Mahkemesinin Görevi | Eğer kişisel bir blog, hobi amaçlı bir site veya ticari olmayan şahsi bir amaçla web sitesi kodlatmışsanız ve karşınızdaki yazılımcı ticari/mesleki amaçla (sağlayıcı olarak) hareket ediyorsa, bu bir tüketici işlemidir (6502 sayılı TKHK m.3) ve dava Tüketici Mahkemesinde açılmalıdır. |
| Asliye Hukuk Mahkemesinin Görevi | Taraflardan en az biri tacir değilse ve işlem tüketici işlemi kapsamına girmiyorsa, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri devreye girer. |
İspat Yükü, Delil Tespiti ve Kötü Niyetli Savunmaların Çürütülmesi
Eser sözleşmelerinde, işin sözleşmeye uygun yapılıp teslim edildiğini (kodların çalışır biçimde sunucuya yüklendiğini) ispat etme külfeti kural olarak yükleniciye (yazılımcıya); iş bedelinin (avansın) ödendiğini ispat külfeti ise iş sahibine (size) aittir. Yazılımcı “Ben kodları yazdım ama sunucuya yüklemedim” veya “Kodlar bende hazır ama o bana şifreleri vermedi” gibi asılsız savunmalar yaptığında, mahkemece konusunda uzman bilişim (IT) bilirkişilerinden rapor alınarak mevcut dijital durumun tespiti şarttır.
Özellikle avans olarak yapılan EFT/Havale dekontlarınızın açıklamasına “Web sitesi yazılım avans bedeli” gibi şerhler düşmüş olmanız, veya aranızdaki e-posta/WhatsApp yazışmalarını mahkemeye geçerli birer delil olarak sunmanız, sözleşme ilişkisinin ve ödemenin ispatı açısından büyük bir güç sağlar. Hâkim, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini (veya mail ortamındaki şartnameyi) bir anayasa gibi kabul ederek, yazılımcının “sonuç taahhüdünü” yerine getirip getirmediğini bu deliller ışığında tespit edecektir.
Profesyonel Hukuki Sürecin Önemi ve Sonuç
Web sitenizi yapan yazılımcının işi yarım bırakması, ödediğiniz avansın kaybolduğu anlamına gelmiyor. Hukuk, yazılım işlerini bir eser sözleşmesi olarak kabul ediyor ve zamanında, hatasız teslim edilmesini şart koşuyor.
Ödediğiniz avansı ve kaçırdığınız ticari fırsatların zararını geri almak için doğru mahkemenin (Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi veya Ticaret Mahkemesi) tespiti önemli.
Yazılım işini yarım bırakan tarafa karşı elinizdeki yol, eser sözleşmesinin genel hükümlerinden doğar. Türk Borçlar Kanunu’nun 473. maddesi, yüklenicinin işe zamanında başlamaması ya da işi sözleşmeye aykırı biçimde geciktirmesi hâlinde işsahibinin teslim gününü beklemeksizin sözleşmeden dönebileceğini söyler.
Sözleşmeden döndüğünüzde taraflar karşılıklı olarak aldıklarını iade eder ve ödediğiniz avansı geri isteyebilirsiniz. İşi başkasına tamamlatmak istiyorsanız aynı maddenin ikinci fıkrası yol gösterir: yükleniciye uygun bir süre verip aksi hâlde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere işin üçüncü bir kişiye verileceğini ihtar edebilirsiniz.
Yazılım işlerinde ispatın omurgasını iş tanımı, teslim takvimi, proje yönetim kayıtları ve kod deposundaki geçmiş oluşturur; bu nedenle ihtar çekmeden önce mevcut durumun ekran görüntüleri ve kayıtlarla tespit edilmesi gerekir. Ödenen avansın iadesi yollarını ayrıca anlattık. Eser Sözleşmesi Davaları alanındaki deneyimimizle, ihtar ve iade sürecinizi yürütmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Yazılımcı/ajans web sitemi yarım bıraktı veya teslim etmedi, ödediğim parayı geri alabilir miyim?
Evet, alabilirsiniz. Yazılım ve web tasarım işleri hukukta bir “sonuç garantisi” (eser sözleşmesi) kapsamında olduğu için, projenin teslim edilmemesi veya yarım bırakılması durumunda sözleşmeyi iptal ederek ödediğiniz avans ve peşinatın tamamını faiziyle birlikte geri talep edebilirsiniz.
-
Yazılımcının web sitemi geciktirmesi yüzünden kaçırdığım e-ticaret satışları ve ciro kayıplarını ondan isteyebilir miyim?
Evet, isteyebilirsiniz. Sözleşmede belirtilen tarihte sitenin teslim edilmemesi nedeniyle uğradığınız ciro kayıplarını (kâr mahrumiyetini) ve sitenin başka bir yazılımcıya daha yüksek fiyata yaptırılmasından doğan fiyat farkını maddi tazminat olarak talep etme hakkınız vardır.
-
Kodları veya yazılımı teslim etmeyen yazılımcıya karşı açılacak avans iadesi davası hangi mahkemede açılır?
Eğer siz bir şirket (tacir) olarak bir yazılım şirketiyle anlaştıysanız dava Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmalıdır. Eğer kişisel bir blog veya hobi sitesi için şahıs olarak bu hizmeti aldıysanız dava Tüketici Mahkemesinde görülür; sadece telif hakkı veya fikri mülkiyet uyuşmazlığı varsa Fikri Sınai Haklar Mahkemesi görevlidir.
-
Yazılımcıya verdiğim peşinatı/avansı mahkemede geri alabilmek için neleri delil olarak sunabilirim?
Yazılımcıya yaptığınız ödemelere ait banka EFT/havale makbuzları, aranızdaki yazılı sözleşme, projenin detaylarını içeren e-postalar ve işin bitirilmediğini gösteren WhatsApp yazışmaları mahkemede alacağınızı ispatlamak için geçerli ve güçlü delillerdir.
-
Yazılım ve web sitesi yapımı sözleşmeleri hukuken nasıl sınıflandırılır ve bu durum bana ne avantaj sağlar?
Hukukumuzda yazılım ve web tasarım işleri “Eser Sözleşmesi” olarak kabul edilir. Bu durum, yazılımcının sadece çaba göstermekle sorumluluktan kurtulamayacağı, size tamamen çalışan, hatasız ve amacına uygun bir dijital sonuç (web sitesi) sunmakla yasal olarak yükümlü olduğu anlamına gelir.
-
Yazılımcı ile sözleşme yapmadıysam avansımı geri alabilir miyim?
Evet. Yazılı sözleşme olmasa da ödeme dekontları, yazışmalar ve teslim edilen çalışmalar ile anlaşmanızı ispatlayabilirsiniz. Yazılımcı işi yapmadıysa veya yarım bıraktıysa avansın iadesini isteyebilirsiniz. Mesajlarınızı ve ödeme belgelerinizi saklamanız çok önemlidir.
-
Yazılımcıya verdiğim web sitesi kaynak kodlarını isteyebilir miyim?
Sözleşmede aksi belirtilmedikçe ödemesini yaptığınız işin teslimini ve kodlarını isteyebilirsiniz. Yazılımcı teslim etmezse ihtarname çekip mahkemeden teslim ve tazminat isteyebilirsiniz. Teslim edilecek dosyaları ve kapsamı önceden yazılı olarak belirlemek uyuşmazlıkları önler.




