Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Avukatınız Duruşmada Yoktu mu, Ceza Kararınız Bu Yüzden Bozulabilir mi?

Beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren bir suçtan yargılanıyorsanız ve duruşmalarınızda avukatınız hazır bulunmadıysa, verilen ceza kararı hukuka aykırı sayılabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yeni kararı, bu durumda istinaf mahkemesinin dosyayı geri gönderme yetkisinin bulunduğunu net biçimde ortaya koyuyor. İşte bu kararın ayrıntıları.

Dikkat

Duruşmanızda avukat bulunmadıysa bu durumu mutlaka istinaf veya temyiz dilekçenizde açıkça belirtin, aksi halde hak kaybına uğrayabilirsiniz.

Olayın Özeti

Nitelikli hırsızlık suçundan yargılanan bir sanığa, Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesi 6 yıl 3 ay hapis cezası vermişti. Oysa bu suçun cezası, alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektirdiği için sanığa zorunlu olarak bir avukat (müdafi) atanması gerekiyordu. Sanık istinafa başvurunca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, zorunlu müdafi atanmadığı gerekçesiyle kararı bozdu.

Ancak ilk derece mahkemesi bozmaya rağmen aynı kararı verdi, istinaf mahkemesi bu kez başvuruyu reddetti. Dosya temyize gidince Yargıtay 2. Ceza Dairesi, istinaf mahkemesinin ilk bozma kararının kanunda sayılan sınırlı bozma nedenleri arasında olmadığını söyleyerek hükmü yine bozdu. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti ve konu Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na taşındı.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Ceza Genel Kurulu, Bölge Adliye Mahkemelerinin hangi hallerde bozma kararı verebileceğinin kanunda sınırlı sayıda belirtildiğini hatırlattı. Ancak bu sınırlı hallerden biri, duruşmada mutlaka bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılmasıdır. Kurul, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda hem müdafi atanmasının hem de bu müdafiin duruşmada hazır bulunmasının kanunun emredici bir gereği olduğunu vurguladı.

Bu zorunluluğa uyulmadan yapılan yargılama, kanunda sayılan mutlak hukuka aykırılık hallerinden biri olarak kabul edildi. Dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu gerekçeyle bozma kararı vermesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına oy birliğiyle karar verildi ve Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin bozma kararı kaldırıldı.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Bu karar, beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda avukatın duruşmada fiilen bulunmasının şekli bir zorunluluk değil, yargılamanın geçerliliği için hayati bir şart olduğunu gösteriyor. Eğer siz veya yakınınız böyle bir suçtan yargılanıyorsa ve duruşmalarda avukat hazır bulundurulmadıysa, bu durum istinaf aşamasında kararın bozulmasına yol açabilir. Böyle bir eksiklik fark ettiğinizde bunu istinaf dilekçenizde açıkça belirtmeniz, hak kaybı yaşamamanız açısından önemlidir.

1

Zorunlu müdafi şartı

Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda sanığa avukat atanması ve duruşmada hazır bulunması kanunen zorunludur.

2

Mutlak hukuka aykırılık

Zorunlu müdafi olmadan yapılan yargılama, kararın otomatik olarak bozulmasını gerektiren ağır bir usul hatası sayılır.

3

İstinaf mahkemesinin yetkisi

Bölge Adliye Mahkemesi, bu tür usul hatalarını tespit ettiğinde sınırlı bozma nedenleri kapsamında kararı bozabilir.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu2025/6572026/16411.03.2026CMK m. 150/3 ve m. 188/1 uyarınca zorunlu müdafi atanmadan veya hazır edilmeden yargılama yapılması durumunda bölge adliye mahkemesinin bozma yetkisi

Ceza Yargılamanızda Haklarınız Korunuyor mu?

Zorunlu müdafi hakkınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız, Sen Türkyılmaz Hukuk Bürosu olarak sürecinizi birlikte değerlendirelim.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

SIKÇA SORULAN SORULAR

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, zorunlu müdafi atanmadan veya duruşmada hazır bulundurulmadan yargılama yapılması durumunda bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisine ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:

  • Ceza hukukunda hangi durumlarda sanığa zorunlu müdafi (avukat) atanması yasal bir zorunluluktur?

    Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 150. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda, sanığın talebi aranmaksızın kendisine zorunlu bir müdafi görevlendirilmesi emredici bir yasal zorunluluktur.

  • Zorunlu müdafiin duruşmada hazır bulunmaması yargılamayı nasıl etkiler?

    CMK’nın 188/1. maddesi uyarınca, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin duruşmada hazır bulunması şarttır. Zorunlu müdafi atanmadan veya avukat hazır edilmeden duruşmaya devam edilerek hüküm kurulması, savunma hakkının ve adil yargılanma ilkesinin açıkça ihlali anlamına gelir.

  • İstinaf mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) avukatsız yapılan yargılamayı doğrudan bozabilir mi?

    Evet, bozabilir. CMK’nın 280/1-e maddesinin atıfta bulunduğu CMK m. 289/1-e uyarınca, duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması bir ‘mutlak hukuka aykırılık’ halidir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi, dosyayı esastan incelemeden doğrudan ilk derece mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verme yetkisine sahiptir.

  • Yargıtay Özel Dairesi ile Ceza Genel Kurulu arasında bu konuda yaşanan hukuki uyuşmazlık nedir?

    Yargıtay 2. Ceza Dairesi, zorunlu müdafi eksikliğinin istinaf mahkemesinin sınırlı (tahdidi) bozma yetkileri arasında yer almadığını savunarak yerel mahkeme kararını onaylamak istemiştir. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu durumun kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğu kapsamında mutlak bir bozma nedeni olduğunu tescil ederek Özel Dairenin kararını kaldırmıştır.

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bu emsal kararının pratik ve hukuki sonucu ne olmuştur?

    Bu karar, ilk derece mahkemelerinin ağır ceza gerektiren dosyalarda usul kurallarına ve savunma hakkına titizlikle uyması gerektiğini kesinleştirmiştir. Ayrıca, Bölge Adliye Mahkemelerinin mutlak hukuka aykırılık içeren bu tür durumlarda doğrudan bozma yetkisinin sınırlarını net bir şekilde çizerek sanık haklarını güvence altına almıştır.

İLGİLİ YAZILAR