Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir? Dava Ne Kadar Sürer, Tek Celsede Biter mi?
Eşinizle anlaşmalı boşanmaya karar verdiyseniz, sürecin dışarıdan göründüğü kadar basit olmadığını bilmeniz önemli. Kanunun aradığı şekil şartlarına uyulmadan hazırlanan bir protokol, ileride ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Anlaşmalı boşanma protokolünün nasıl hazırlanması gerektiğini, davanın gerçekten tek celsede bitip bitmediğini ve mahkemede imzaladığınız protokolden sonra kararınızdan dönüp dönemeyeceğinizi bu yazıda anlatıyoruz.
Anlaşmalı Boşanma Nedir ve Temel Hukuki Şartları Nelerdir?
Hukuk sistemimizde boşanma davaları, genel hatlarıyla çekişmeli ve anlaşmalı olmak üzere ikiye ayrılır. Anlaşmalı boşanma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenmiş özel ve mutlak bir genel boşanma sebebidir. Mutlak bir boşanma sebebi olması, kanunun aradığı şartların eksiksiz gerçekleşmesi hâlinde, hâkimin evliliğin gerçekten çekilmez hâle gelip gelmediğini araştırmasına veya tarafların kusur oranlarını incelemesine gerek kalmaksızın boşanmaya karar vermesini ifade eder.
Bir davanın Aile Hukuku standartlarına göre “anlaşmalı boşanma” olarak kabul edilip tek celsede sonuçlanabilmesi için, kanun koyucu aşağıdaki dört temel şartın aynı anda ve eksiksiz olarak varlığını aramaktadır:
| Evliliğin En Az Bir Yıl Sürmüş Olması | Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için resmi nikâh tarihinden itibaren en az 1 (bir) tam yıl geçmiş olmalıdır. Bu bir yıllık süre, davanın açıldığı (dilekçenin mahkemeye sunulduğu) tarihte dolmuş olmalıdır; karar tarihinde bir yıllık sürenin dolması hukuken yeterli kabul edilmez. Hâkim bu süreyi re’sen (kendiliğinden) araştırır. Şayet dava açıldığı tarihte 1 yıllık süre dolmamışsa, dava usulden anlaşmalı boşanma olarak görülemez ve evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı çekişmeli boşanma davası (TMK m. 166/1-2) olarak devam ettirilir. |
| Eşlerin Birlikte Başvurması veya Davayı Kabul Etmesi | Eşler mahkemeye birlikte verecekleri ortak bir dilekçe ile başvurabilecekleri gibi; eşlerden birinin açtığı boşanma davasındaki tüm talepleri diğer eşin bizzat kabul etmesi yoluyla da anlaşmalı boşanma süreci başlatılabilir. Eşlerin birlikte başvurmaları hâlinde, anlaşmalı boşanma davaları adli tatilde dahi görülebilen istisnai davalardandır. |
| Hâkimin Tarafları Bizzat Dinlemesi | Anlaşmalı boşanmanın en önemli ve esnetilemez şekil şartı, hâkimin tarafları mahkeme huzurunda aynı anda ve “bizzat” dinlemesidir. Bu husus doğrudan kamu düzenindendir. Taraflar, “Ben avukatıma vekâlet verdim, mahkemeye gitmek istemiyorum” veya “Yazılı beyan sundum, imzamı onaylattım” diyerek duruşmaya katılmaktan imtina edemezler. Vekilin beyanıyla, yazılı dilekçeyle veya başka bir mahkemeye talimat yazılarak ifade alınması yoluyla anlaşmalı boşanmaya karar verilemez. Hâkimin tarafların boşanma iradelerini hiçbir baskı altında kalmadan, serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesi zorunludur. (İstisnai olarak hükümlü olan kişiler cezaevinden ses ve görüntü nakli -SEGBİS- suretiyle dinlenebilir). |
| Boşanmanın Mali Sonuçları ve Çocukların Durumunda Anlaşma Sağlanması | Eşlerin sadece “boşanıyoruz” demesi yeterli değildir. Boşanmanın mali sonuçları olan yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat ile varsa müşterek çocukların velayeti, çocukla kişisel ilişki günleri ve iştirak nafakası konularında tarafların eksiksiz bir şekilde anlaşmış olmaları ve bu anlaşmayı hâkime sunmaları şarttır. |
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanmalıdır?
Ödenecek nafakanın ne kadar olabileceğini öğrenmek istiyorsanız hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Nafaka hesaplama aracını açAnlaşmalı boşanma davasının kalbi, mahkemeye sunulan “Boşanma Protokolü”dür. Protokol, boşanma sonrası eşlerin hayatını düzenleyen temel bir sözleşmedir. TMK 166/3 maddesi gereğince hâkim, tarafların uzlaştığı bu protokolü incelemekle yükümlüdür.
Hâkimin Protokole Müdahale Yetkisi: Hâkim, sunulan protokolü olduğu gibi kabul etmek zorunda değildir. Tarafların, özellikle de müşterek çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Örneğin; tarafların belirlediği iştirak nafakasını çocuğun ihtiyaçları için çok yetersiz bulursa miktarı artırabilir veya velayet düzenlemesini çocuğun üstün yararına aykırı bulursa değiştirebilir. Ancak hâkimin yaptığı bu değişikliklerin, taraflarca mahkeme huzurunda “kabul edilmesi” şarttır. Taraflar bu değişiklikleri onaylarsa boşanmaya hükmolunur; onaylamazlarsa dava derhâl çekişmeli boşanma davasına dönüşür.
Protokolde Mal Paylaşımı ve Ziynet Eşyası Zorunlu mu? Anlaşmalı boşanma protokolünde evlilik içinde edinilen malların tasfiyesi (mal rejiminin tasfiyesi) ile düğünde takılan ziynet eşyalarına (altınlara) ilişkin anlaşma yapılması kanunen zorunlu değildir. Ancak eşler bu konuları da protokole dahil edip anlaştıklarını belirtirlerse, bu hükümler mahkemece karar altına alınmak zorundadır.
Şayet protokolde mal paylaşımı ve tazminatlara ilişkin “tarafların birbirlerinden hiçbir maddi ve manevi tazminat veya malvarlığı talebi yoktur, tüm haklarımızı aldık ve birbirimizi ibra ettik” şeklinde bir madde varsa, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra artık boşanma sebebiyle maddi/manevi tazminat veya mal paylaşımı davası açılamaz.
Ayrıca mahkeme, kısa kararında “protokolün aynen tasdikine” diyerek yüzeysel bir hüküm kuramaz. İnfazda (icra aşamasında) hiçbir karışıklık veya tereddüt yaratmayacak şekilde, protokoldeki nafaka, tazminat, velayet ve mal rejimine dair tüm maddelerin hâkim tarafından hüküm fıkrasına tek tek, açıkça yazılması yasal bir zorunluluktur.
Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.
Kısıtlılar ve Akıl Hastalarının Anlaşmalı Boşanma Durumu
Toplumda çok sık karıştırılan konulardan biri de vesayet altındaki kişilerin anlaşmalı boşanma ehliyetidir. Hukuk sistemimizde boşanma davası açmak “şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardandır”. Bu nedenle:
- Ayırt Etme Gücüne Sahip Kısıtlılar: Sadece bir suçtan dolayı cezaevinde olduğu için kısıtlanmış, ancak akli melekeleri yerinde olan (ayırt etme gücüne sahip) kişiler, vasilerinin izni dahi olmadan bizzat şahsa sıkı sıkıya bağlı haklarını kullanıp anlaşmalı boşanma davası açabilir veya açılan davayı kabul edebilirler.
- Akıl Hastaları (Tam Ehliyetsizler): Ancak kişi akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanmışsa (tam ehliyetsiz durumdaysa), bu kişilerin irade beyanları hukuken geçersizdir. Akıl hastası bir bireyin “boşanmayı kabul ediyorum” demesi hukuki sonuç doğurmaz. Dolayısıyla, ayırt etme gücüne sahip olmayan kişi adına ne kendisi ne de yasal temsilcisi (vasisi) anlaşmalı boşanma davası açamaz veya anlaşmalı boşanma protokolünü kabul edemez. Bu tür durumlarda mahkeme, davanın vasinin katılımıyla “çekişmeli boşanma davası” olarak sürdürülmesine karar vermek zorundadır.
Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer? Tek Celsede Biter mi?
Anlaşmalı boşanma davasının en cazip yönü, sürecin eşsiz hızıdır. Şayet taraflar; evlilikte 1 yılı doldurmuşsa, hukuka uygun eksiksiz bir protokol hazırlamışsa ve duruşma günü her ikisi de mahkeme salonunda bizzat hazır bulunup iradelerini özgürce beyan ederlerse, mahkemenin yoğunluğuna da bağlı olmakla birlikte dava “Tek Celsede” karara bağlanır.
Dilekçenin mahkemeye tevzi edilmesinin ardından tensip zaptı düzenlenir ve taraflara duruşma günü verilir. Avukat aracılığıyla takip edilen dosyalarda, adliyenin iş yüküne göre birkaç hafta içinde duruşma günü alınabilmekte ve aynı gün içinde boşanma kararı verilebilmektedir. Karar verildikten sonra, gerekçeli kararın yazılması, taraflara tebliği ve tarafların istinaf kanun yolundan feragat ettiklerini bildirmeleriyle birlikte karar resmen “kesinleşir” ve nüfus müdürlüğüne bildirilir. Profesyonel bir avukat desteğiyle bu süreç birkaç hafta gibi çok kısa bir sürede baştan sona tamamlanabilir.
Anlaşmalı Boşanma Kararından Dönülebilir mi? (Yargıtay Yaklaşımı)
Anlaşmalı boşanma duruşmasında tarafların “boşanıyoruz” demesi ve hâkimin boşanma kararı vermesi, evliliğin o saniye bittiği anlamına gelmez. Kararın hukuki sonuç doğurabilmesi için “Kesinleşmesi” (itiraz sürelerinin dolması veya tarafların itiraz haklarından vazgeçmesi) gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre; anlaşmalı boşanma kararı verilmiş olsa dahi, bu hüküm kesinleşinceye kadar eşlerin bu iradelerinden dönmesini engelleyici hiçbir yasal hüküm bulunmamaktadır. Taraflardan birisi duruşmada boşanmayı kabul etse bile, mahkeme kararı yazıldıktan sonra tebliğ aşamasında fikrini değiştirip karara itiraz ederse (istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurursa), bu durum anlaşmalı boşanma iradesinden “rücu” (vazgeçme) niteliğindedir.
Örneğin, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin (2020/4611 E., 2020/4904 K.) sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere; davalı erkeğin, anlaşmalı boşanma kararı verildikten sonra bu kararı temyiz etmesi, anlaşma iradesinden döndüğü anlamına gelir ve mahkemenin verdiği anlaşmalı boşanma hükmü tamamen ortadan kalkar. Bu andan itibaren mahkeme, taraflara iddia ve savunmalarını bildirmeleri için süre vermeli ve davaya “çekişmeli boşanma davası” olarak baştan başlamalıdır.
Bununla birlikte, Yargıtay’ın (2020/1714 E., 2020/5488 K.) kararına göre; anlaşmalı boşanma kararı bir kez kesinleştikten sonra ise, artık protokolde yer alan yükümlülükler boşanmanın ayrılmaz bir parçası hâline gelir. Kesinleşmiş bir kararda taraflardan birinin edimini (örneğin nafaka veya mal devri ödemesini) yerine getirmemesi, diğer tarafa “protokolü iptal etme” hakkı vermez; ancak icra yollarına başvurma hakkı doğurur.
Bu yazıda anılan hükümlerin tam metnine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun resmî yayınından ulaşabilirsiniz.
Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç
Anlaşmalı boşanma hızlı görünse de, protokolün velayet, nafaka ve tazminat konularını eksiksiz ve doğru düzenlemesi gerekiyor. İnternetten kopyalanmış hazır protokoller çoğu zaman mahkemeden dönüyor veya karara bağlansa bile eşlerin gelecekteki maddi bağımsızlığını riske atıyor.
Hakim, duruşmada sizi ve eşinizi ayrı ayrı dinleyip iradenizin gerçekten serbest olduğuna kanaat getirmeden protokolü onaylamaz; bu yüzden duruşmaya hazırlıksız gitmek, tek celsede bitmesi gereken bir davanın ertelenmesine bile yol açabiliyor. Anlaşmalı boşanmayı düşünüyorsanız, protokolü imzalamadan önce bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
Anlaşmalı boşanma nedir, çekişmeli boşanmadan farkı ne?
Anlaşmalı boşanma, eşlerin evliliklerini sonlandırma ve boşanmanın nafaka, velayet gibi tüm sonuçları üzerinde anlaşarak mahkemeye başvurduğu, hızlı ve medeni bir ayrılık yoludur. Çekişmeli boşanma uzun ve yıpratıcı olabilirken, anlaşmalı boşanmada her konuda mutabık kalındığı için süreç çok daha kısa sürer.
-
Anlaşmalı boşanmak için evliliğimizin ne kadar sürmüş olması gerekiyor?
Anlaşmalı boşanma davası açabilmek için resmi nikâh tarihinden itibaren en az 1 (bir) tam yıl geçmiş olması şarttır. Bu bir yıllık süre, davanın mahkemeye sunulduğu tarihte kesinlikle dolmuş olmalıdır.
-
Anlaşmalı boşanma davasında mahkemeye eşlerle birlikte mi gitmeliyiz?
Evet, anlaşmalı boşanmanın en önemli şartlarından biri hâkimin sizleri mahkeme huzurunda aynı anda ve bizzat dinlemesidir. Avukatınız aracılığıyla veya yazılı bir beyanla duruşmaya katılmak hukuken yeterli kabul edilmez.
-
Anlaşmalı boşanma protokolü nasıl hazırlanır, içinde mutlaka neler olmalı?
Anlaşmalı boşanma protokolü, boşanma sonrası yoksulluk nafakası, maddi/manevi tazminat, varsa çocukların velayeti, kişisel ilişki günleri ve iştirak nafakası gibi tüm konularda eşlerin tam olarak anlaştığını gösteren bir belgedir. Eksiksiz ve hukuka uygun hazırlanması, gelecekte sorun yaşamamanız için çok önemlidir.
-
Hakim bizim hazırladığımız boşanma protokolünü değiştirebilir mi?
Evet, hâkim tarafların, özellikle de müşterek çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak protokolde gerekli değişiklikleri yapabilir. Ancak hâkimin yaptığı bu değişikliklerin sizin tarafınızdan mahkeme huzurunda kabul edilmesi şarttır; kabul etmezseniz dava çekişmeliye döner.
-
Boşanma protokolünde mal paylaşımı veya düğün takıları (ziynet eşyası) hakkında anlaşmak zorunlu mu?
Kanunen boşanma protokolünde evlilik içi mal paylaşımı veya düğünde takılan ziynet eşyalarına ilişkin anlaşma yapılması zorunlu değildir. Ancak bu konuları da protokole dahil edip anlaştığınızı belirtirseniz, bu hükümler de mahkeme kararına eklenmek zorundadır.
-
Kısıtlı olan veya akıl hastası birisi anlaşmalı boşanabilir mi?
Cezaevinde olduğu için kısıtlanan ama akli melekeleri yerinde olan kişiler anlaşmalı boşanabilir. Ancak akıl hastalığı nedeniyle kısıtlı olan (tam ehliyetsiz) kişiler adına ne kendisi ne de vasisi anlaşmalı boşanma davası açamaz veya protokolü kabul edemez; bu durumda dava çekişmeli olarak görülmek zorundadır.
-
Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer, tek celsede biter mi?
Anlaşmalı boşanma davası, tüm yasal şartlar eksiksiz yerine getirilir ve taraflar duruşmaya bizzat katılırsa genellikle tek celsede sonuçlanır. Mahkemenin iş yoğunluğuna bağlı olarak duruşma günü birkaç hafta içinde alınabilir ve karar verilebilir.
-
Anlaşmalı boşanma kararı çıktıktan sonra fikrimizi değiştirip vazgeçebilir miyiz?
Mahkeme kararı kesinleşmeden önce, eşlerden biri fikrini değiştirip karara itiraz ederse (istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurursa) anlaşma iradesinden vazgeçmiş sayılır. Bu durumda anlaşmalı boşanma hükmü ortadan kalkar ve dava çekişmeli boşanmaya dönüşür.
-
Anlaşmalı boşanmada avukat tutmak neden önemli?
Anlaşmalı boşanma her ne kadar basit görünse de, yasanın aradığı katı usul ve şekil şartlarına tabidir ve hukuki bilgi eksikliğiyle yürütülemez. Hatalı hazırlanmış bir protokol, ileride velayet, nafaka veya mal paylaşımı gibi konularda telafisi imkansız maddi ve manevi kayıplara yol açabilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak ve süreci doğru yönetmek için uzman bir avukat desteği almak çok önemlidir.





