Gizli Soruşturmacı Sizi Suça Teşvik Ettiyse Deliller Geçerli mi?
Uyuşturucu davasında gizli soruşturmacı marifetiyle elde edilen delillerle karşı karşıyaysanız, bu delillerin her zaman hukuka uygun sayılmayabileceğini bilmelisiniz. Yargıtay, bir kolluk görevlisinin sizi suça azmettirmesi durumunda toplanan delillerin mahkûmiyete esas alınamayacağına dikkat çekiyor. Bu yazıda, konuyla ilgili emsal bir Yargıtay kararını inceliyoruz.
Gizli soruşturmacı veya muhbirin, suç hazırlığı olmayan bir kişiyi ısrarla suça teşvik etmesi durumunda elde edilen deliller hukuka aykırı sayılabilir; bu durum savunmada mutlaka öne sürülmelidir.
Olayın Özeti
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, bir grup sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi de istinaf başvurularını esastan reddederek bu kararı onamıştı. Dosya temyiz için Yargıtay 10. Ceza Dairesi’ne gitti. Yargıtay, sanıkları iki grup halinde ayrı ayrı değerlendirdi.
Birinci gruptaki sanıklar açısından mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunarak onandı. Ancak ikinci gruptaki sanıklar açısından dosyada ciddi bir sorun tespit edildi: Alıcı kılığına giren gizli soruşturmacılar, sanıklar henüz bir suç hazırlığı içinde değilken uyuşturucu madde isteyerek onları fiilen suça yönlendirmişti.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay, CMK’nın 288, 289 ve 294. maddeleri çerçevesinde yaptığı incelemede, gizli soruşturmacıların görevinin işlenmekte olan ya da işlenmesi muhtemel bir suçu pasif biçimde izlemek ve delillendirmek olduğunu vurguladı. Soruşturmacının, henüz suç işlemeye karar vermemiş bir kişiyi suça teşvik etmesi, azmettirme yasağının ihlali anlamına geliyor.
Bu tespitini yaparken Yargıtay, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Romanauskas/Litvanya ve Hun/Türkiye kararlarına atıf yaptı. Sonuç olarak, sanıkların iradesi üzerinde bu şekilde etkili olunarak elde edilen deliller hukuka aykırı kabul edildi. Hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağı ilkesi gereği, bu sanıklar yönünden verilen mahkûmiyet kararı bozuldu ve sanıkların salıverilmelerine karar verildi.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Bu karar, bir uyuşturucu davasında gizli soruşturmacı ya da muhbir marifetiyle elde edilen delillerin otomatik olarak geçerli sayılmadığını gösteriyor. Eğer bir kolluk görevlisi, siz henüz o suçu işlemeye karar vermemişken sizi buna yönlendirmiş, ısrarla talepte bulunmuşsa, bu şekilde toplanan deliller hukuka aykırı sayılabilir ve mahkûmiyete dayanak yapılamaz. Böyle bir durumla karşılaşan sanıkların, savunmalarında bu noktayı mutlaka gündeme getirmesi ve dosyadaki gizli soruşturmacı tutanaklarının detaylıca incelenmesini talep etmesi gerekir.
Pasif izleme esastır
Gizli soruşturmacı sadece işlenmekte olan suçu izleyip delillendirebilir, kişiyi suça yönlendiremez.
Azmettirme hukuka aykırı delil doğurur
Kolluk görevlisinin kişiyi suça teşvik etmesi halinde elde edilen deliller mahkûmiyete esas alınamaz.
AİHM içtihatları da dikkate alınıyor
Yargıtay, bu tür durumlarda AİHM kararlarına atıf yaparak uluslararası standartları gözetiyor.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay 10. Ceza Dairesi | 2021/14424 | 2022/3224 | 15.03.2022 | Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma (Gizli Soruşturmacının Yetki Aşımı ve Hukuka Aykırı Delil) |
Ceza Davanızda Uzman Desteği Alın
Gizli soruşturmacı delilleri veya hukuka aykırı delil iddialarıyla ilgili sürecinizde yanınızdayız.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSIKÇA SORULAN SORULAR
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin, uyuşturucu madde ticareti suçlarında gizli soruşturmacıların yasal sınırlarına, azmettirme yasağına ve kışkırtma sonucu elde edilen delillerin geçersizliğine ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:
-
Ceza yargılamasında gizli soruşturmacıların uyuşturucu davalarındaki yetki sınırı nedir?
Gizli soruşturmacıların temel görevi, işlenmekte olan veya işlenmesi muhtemel bir suçu pasif bir şekilde izlemek, incelemek ve delillendirmektir. Görevli kolluğun henüz suç işleme iradesi ve hazırlığı olmayan kişileri aktif hareketlerle suça teşvik etmesi, uyuşturucu madde isteyerek onları azmettirmesi yasal sınırların aşılması anlamına gelir.
-
Alıcı kılığındaki gizli soruşturmacının kışkırtmasıyla elde edilen deliller hukuken geçerli midir?
Hayır, geçerli değildir. Alıcı kılığındaki kamu görevlilerinin sanıkları suça teşvik ederek iradeleri üzerinde etkili olması sonucu elde edilen kanıtlar ‘hukuka aykırı delil’ niteliğindedir. Türk Ceza Muhakemesi Hukuku ve Anayasa uyarınca, hukuka aykırı yollarla üretilen veya elde edilen deliller hükme esas alınamaz.
-
Yargıtay 10. Ceza Dairesi emsal kararında hangi uluslararası mahkeme içtihatlarına atıfta bulunmuştur?
Yargıtay, kararında adil yargılanma hakkı ve kışkırtıcı ajan kullanımı konusundaki uluslararası standartlara vurgu yapmak amacıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) emsal niteliğindeki 05/02/2008 tarihli Romanauskas/Litvanya kararı ile 15/12/2009 tarihli Hun/Türkiye kararlarına referans vermiştir.
-
Aynı uyuşturucu davasında yargılanan tüm sanıklar hakkında aynı karar mı verilmiştir?
Hayır, Yargıtay sanıkları iki gruba ayırarak değerlendirmiştir. Birinci gruptaki iki sanık hakkındaki delilleri hukuka uygun bularak temyiz istemlerini reddetmiş ve mahkûmiyetlerini onamıştır. Ancak aralarında gizli soruşturmacının kışkırtmasıyla suç işleyen ikinci gruptaki üç sanık yönünden ise hükmü hukuka aykırılık gerekçesiyle bozmuştur.
-
Yargıtay’ın hukuka aykırı delil tespitinden sonra ikinci grup sanıkların hukuki durumu ne olmuştur?
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği mahkûmiyet ve bölge adliye mahkemesinin onama kararı bu sanıklar yönünden iptal edilmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, hukuka aykırı deliller dışlandığında sanıkların beraat etmesi gerektiğine hükmederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuş ve sanıkların derhal salıverilmelerine (tahliyelerine) karar vermiştir.

