Borçlu Şirketini veya Dükkanını Başkasına Devrederse Alacağımı Nasıl Tahsil Ederim?

Borçlu Şirketini veya Dükkanını Başkasına Devrederse Alacağımı Nasıl Tahsil Ederim?

Borçlu şirketin işletmesini ya da dükkânını bir başkasına devrettiğini öğrenmek, alacağınızın kaybolduğu hissini verir. Çoğu zaman devir, tabela değiştirilerek aynı adreste, aynı işle ve aynı çalışanlarla sürer. Kanun bu duruma karşı alacaklıya özel bir kolaylık tanır.

Kısa cevap şudur: aciz belgeniz varsa tasarrufun iptali davası açabilirsiniz ve ticari işletme devrinde devralanın kötü niyetini ayrıca kanıtlamanız gerekmez. Bu yazıda karinenin nasıl işlediğini, dava şartlarını, süreyi ve mal başkasına geçtiyse sonucun ne olacağını anlatıyorum.

İİK 280 Ticari İşletme Devrinde Ne Söyler?

İcra ve İflas Kanununun 280. maddesi, malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı işlemlerin, diğer tarafın bu durumu bildiği ya da bilinmesini gerektiren açık emareler bulunduğu hâllerde iptal edilebileceğini söyler.

Ticari işletmeler için ayrıca özel bir karine vardır. Ticari işletmenin ya da işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan, yahut bir kısmını alıp işyerini sonradan işgal eden kişinin, borçlunun alacaklıları zarara uğratma kastını bildiği kabul edilir. Borçlunun da bu kastla hareket ettiği varsayılır.

Yani devralanın kötü niyetini siz kanıtlamak zorunda değilsiniz. Devrin kapsamını ve işyerinin fiilen kim tarafından işletildiğini göstermeniz yeterlidir.

Ticari işletme devrinde tasarrufun iptali
KonuKuralDayanak
Ticari işletme devriDevralanın zarar verme kastını bildiği ve borçlunun da bu kastla hareket ettiği kabul edilirİİK m.280
Karinenin çürütülmesiDevirden en az 3 ay önce alacaklıya yazılı bildirim veya levha ve Ticaret Sicili Gazetesi ilanıİİK m.280
Haciz veya iflas takibiTasarruftan itibaren 5 yıl içinde yapılmış olmalıİİK m.280/1
Dava hakkı süresiTasarruf tarihinden itibaren 5 yılİİK m.284
Yargılama usulüBasit yargılama usulü, alacaklının talebiyle ihtiyati hacizİİK m.281
Mal elden çıktıysaDavalı, alacağı aşmamak üzere nakden tazmine mahkûm edilirİİK m.283

Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.277 ve devamı.

Karine Nasıl Çürütülür?

Devralan kişi bu karineyi çürütebilir, ama kanun bunun için ağır bir şart arar. Devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay önce olayın alacaklıya yazılı olarak bildirildiğini ispatlaması gerekir. Alternatif olarak işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhalar asıp Ticaret Sicili Gazetesiyle ilan yaptığını göstermesi gerekir. Bu mümkün değilse, bütün alacaklıların haberdar olmasını sağlayacak uygun vasıtalarla ilan yapılmış olmalıdır.

Mal kaçırmak için yapılan devirlerde bu bildirimler genellikle yapılmaz. Bu yüzden ticari işletme devirleri, tasarrufun iptali davalarında alacaklının en güçlü olduğu durumlardan biridir.

Karinenin işlemesi için borçlunun malvarlığının borçlarına yetmediği ortaya konmalıdır. Ayrıca tasarruftan itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olması gerekir. Bu sınır 280. maddenin birinci fıkrasında yer alır.

Dava Açmak İçin Hangi Şartlar Aranır?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 18.06.2026 tarihli 2025/655 E., 2026/384 K. sayılı kararında tasarrufun iptali davasına özgü dava şartlarını saydı. Bunlar dört tanedir: davacının borçluda gerçek bir alacağının bulunması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptal konusu tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış bir aciz belgesinin bulunması.

Aciz belgesi geçici ya da kesin olabilir. İİK m.277, bu davayı elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan her alacaklının açabileceğini söyler. Haciz sırasında borçlunun adresinin boşaltıldığı veya haczedilecek mal bulunmadığı tutanağa geçmişse, aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağı da yeterli olur.

Aynı kararda bir başka önemli nokta var. Davacının dilekçede hangi maddeye (278, 279 veya 280) dayandığını göstermesi zorunlu değildir. Mahkeme bunlardan birine bağlı kalmadan diğerine dayanarak da iptal kararı verebilir. Karar, 24 Aralık 2025’te 7571 sayılı Kanunla 278. maddenin değiştirildiğini de kayda geçirdi. Bu nedenle ivazsız tasarruflara ilişkin eski bilgiler güncel metinle karşılaştırılmalıdır.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Dava Süresi Ne Kadardır?

İİK m.284, iptal davası hakkının batıl tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş sene geçmekle düştüğünü söyler. Bu süre hak düşürücü süredir. Bu nedenle devir tarihini devir sözleşmesinden, ticaret sicili kaydından veya fatura tarihlerinden doğru tespit etmek gerekir.

Süre işlemeye devir tarihinden başlar, sizin devri öğrendiğiniz tarihten değil. Devri geç öğrendiyseniz kalan süreyi hemen hesaplamalı ve aciz belgesi alma sürecini gecikmeden başlatmalısınız.

Paravan Şirketle Devir Nasıl Anlaşılır?

Uygulamada devir her zaman bir devir sözleşmesiyle yapılmaz. Bazen borçlu şirketin içi boşaltılır ve aynı adreste, aynı işte, borçlunun çalışanı veya yakını adına yeni bir şirket kurulur. Bu durumda kötü niyeti göstermek için şirketler arasındaki bağlantıyı ortaya koyan delillere ihtiyacınız olur.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 06.05.2026 tarihli 2025/4791 E., 2026/3157 K. sayılı kararı bu konuda bir örnektir. Dava, vergi borcu nedeniyle 6183 sayılı Kanun kapsamında açılmıştı ama mantık aynıdır. Borçlu sağlık şirketinin hastane ruhsatı ve kadroları üçüncü şirkete, o da bir dördüncü şirkete devretmişti.

Daire, devralan dördüncü şirketin borçlu şirketle bağlantılı grup şirketleri aracılığıyla ilişkili olduğunu, borçlu şirkete bina kiraladığını ve ona karşı icra takipleri başlattığını dikkate alarak, borçlunun mali durumunu ve alacaklıları zarara uğratma kastını bilebilecek kişilerden olduğunu belirtti. Diğer davalılar yönünden ise borçlunun mali durumunu bildiklerini gösteren delil bulunmadığı için dava reddedilmeliydi. Daire bu gerekçelerle kararı bozdu.

Mal Dördüncü Kişiye Satıldıysa Ne Olur?

Borçlular tek devirle yetinmeyebilir. Mal önce paravan bir şirkete devredilir, o da malı gerçekten iyi niyetli bir başka kişiye satar. İİK m.282, iptal davasının iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarını ihlal etmeyeceğini söyler. Yani iyi niyetli alıcının elindeki mala dokunamazsınız.

Ama alacağınız yok olmaz. İİK m.283’e göre dava elden çıkarılmış malın yerine geçen değere ilişkinse, kötü niyetli üçüncü kişi bu değer oranında, alacağınızı aşmamak üzere nakden tazmine mahkûm edilir. 12. Hukuk Dairesi yukarıdaki kararında bu tazminatın tutarının, malın elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değeri olduğunu belirtti.

Yargılama Nasıl İlerler?

İİK m.281 uyarınca mahkeme iptal davalarını basit yargılama usulüyle görür ve uyuşmazlıkları hal ve şartlara göre serbestçe takdir eder. Hâkim, alacaklının talebi üzerine iptale tabi tasarrufların konusu mallar hakkında ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın gerekliliğini ve miktarını mahkeme takdir eder. Davanın elden çıkarılmış mallar yerine geçen değere ilişkin olması hâlinde teminat gösterilmeden ihtiyati haciz kararı verilemez.

Davalılardan biri sizin alacağınızı öderse dava reddedilir. Bu, davanın amacının devri bozmak değil, alacağınızı tahsil etmek olduğunu gösterir. Yukarıda andığım iki dosyada da dava asliye hukuk mahkemesinde görülmüştür. Yetki konusunda genel kural, davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

Devir Bedelsiz veya Çok Düşük Bedelliyse

Devir hiç bedel ödenmeden ya da çok düşük bir bedelle yapıldıysa, 278. madde de gündeme gelir. Güncel metne göre aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği veya iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.

Aynı madde bazı tasarrufları bağışlama sayar. Örneğin, sözleşmenin yapıldığı sırada borçlunun kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre ivaz olarak pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler aksi ispatlanmadıkça bağışlama kabul edilir. Altsoy, üstsoy, üçüncü derece dahil kan hısımları ve ortak konutta yaşayan kişiler arasındaki tasarruflar ise gerçek değerine uygun biçimde ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılır. Bu hükümler 7571 sayılı Kanunla yenilenmiştir.

279. madde ise borcunu ödemeyen borçlunun, hacizden veya aciz hâlinden önceki bir yıl içinde yaptığı bazı işlemleri batıl sayar. Parayla veya mutat ödeme vasıtasıyla yapılmayan ödemeler ve vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler bu gruptadır. Dükkân devri bir alacağın ödenmesi karşılığında yapıldıysa bu hüküm de devreye girebilir.

Kamu Alacağı Söz Konusuysa

Yukarıdaki 12. Hukuk Dairesi dosyasında davacı Hazine idi ve dava 6183 sayılı Kanunun 24. maddesi ve devamına göre açılmıştı. Dairenin ifadesiyle bu davalarda dava kabul edildiğinde tasarruf tarihine kadar olan vergi borcunun fer’ileriyle hesaplanması ve iptalin bu miktar üzerinden yapılması gerekir. Mahkeme bu hesabı yaptırmadan karar verdiği için dosya bozuldu.

Alacaklınız özel bir kişi ise İİK hükümleri, kamu kurumu ise 6183 sayılı Kanun uygulanır. Hangi kanuna göre dava açacağınız alacağın niteliğine bağlıdır.

Dava Dilekçesinde Nelere Dikkat Edilir?

Dilekçede borçlunun mali durumunu, devrin tarihini ve kapsamını, devralanın borçluyla bağlantısını ve aciz belgesini açıkça yazın. Davada talebiniz, devredilen mal üzerinde alacağınızla sınırlı olarak cebri icra yetkisi verilmesi olmalıdır. Mal elden çıktıysa bedele dönüşecek tazminat talebini de ayrıca ileri sürebilirsiniz.

Davalı olarak yalnızca devralanı değil, borçluyu da göstermelisiniz. İİK m.282 iptal davasının borçluya, borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişilere ve kötü niyetli üçüncü kişilere karşı açılacağını söyler.

Sık Yapılan Yanlışlar

İlk yanlış, aciz belgesi almadan dava açmaktır. İİK m.277 davayı açma yetkisini aciz belgesi olan alacaklıya tanır, belge yoksa mahkeme davayı dava şartı yokluğundan reddeder. İkinci yanlış, devir tarihinden itibaren beş yılı hesaba katmamaktır. Üçüncü yanlış, devralanın ticari işletmeyi gerçekten devralıp devralmadığını incelemeden dava açmaktır. Karine, işletmenin ya da emtianın tamamının veya mühim bir kısmının devriyle ilgilidir; küçük bir eşya satışı bu karineyi tek başına doğurmaz.

Dördüncü yanlış, devralanın alacağınızı ödemeyi teklif etmesine dikkat etmemektir. İİK m.281’e göre davalılardan biri alacağınızı öderse dava reddedilir. Bu durum aslında alacağınızı tahsil etmenin bir yoludur, ama masraf paylaşımı konusunda hâkimin takdiri olduğunu da unutmamak gerekir.

Ne Yapmalısınız?

İlk adım, icra takibinizin kesinleşmesini ve aciz belgesi ya da haciz tutanağı almanızı sağlamaktır. İkinci adım devrin tarihini ve kapsamını belgelemektir: ticaret sicili kaydı, faturalar, tabela ve adres değişikliği, çalışan listesi ve vergi kayıtları işe yarar. Üçüncü adım, devralanla borçlu arasındaki bağı gösteren delilleri toplamaktır.

Mal kaçırma riski yüksekse ihtiyati haciz talebini dava dilekçesinde baştan istemelisiniz. Tasarrufun iptali davalarının benzer yönlerini borçlunun malını başkasına devretmesi ve davadan sonra malın dördüncü kişiye satılması yazılarında da bulabilirsiniz.

Dosyanızda devir, süre ve aciz belgesi konularını birlikte değerlendirmek isterseniz iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Borçlu dükkanını veya işletmesini başkasına devrettiyse ne yapabilirim?

    Elinizde geçici veya kesin aciz belgesi (ya da aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağı) varsa İİK m.277 ve devamı uyarınca tasarrufun iptali davası açabilirsiniz. Dava kazanılırsa devredilen mal üzerinde cebri icra yoluyla alacağınızı tahsil etme yetkisi kazanırsınız.

  • Ticari işletmeyi devralan kişi kötü niyetini kendisi mi kanıtlamak zorunda kalır?

    Hayır, ispat yükü ters döner. İİK m.280’e göre ticari işletmenin veya ticari emtianın tamamını ya da mühim kısmını devralan kişinin, borçlunun zarar verme kastını bildiği kabul edilir. Devralan bu karineyi ancak yazılı bildirim veya ilan ile çürütebilir.

  • Karineyi çürütmek için ne gerekir?

    Devirden en az üç ay önce olayın alacaklıya yazılı olarak bildirildiğinin veya işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhalar asılıp Ticaret Sicili Gazetesiyle ilan edildiğinin ispatı gerekir. Bu mümkün değilse alacaklıların haberdar olmasını sağlayacak uygun vasıtalarla ilan yapılması gerekir.

  • Dava açma süresi ne kadardır?

    İİK m.284 uyarınca iptal davası hakkı, batıl tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer. Ayrıca m.280/1 uyarınca işlemden itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takip yapılmış olmalıdır.

  • Mal dördüncü kişiye de satılmışsa ne olur?

    İptal davası iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarını ihlal etmez (İİK m.282). Mal iyi niyetli dördüncü kişiye geçmişse dava, elden çıkan malın yerine geçen değere dönüşür ve devreden kötü niyetli kişi alacağınızı aşmamak üzere nakden tazmine mahkûm edilir.

  • Yeni kurulan şirket borçlu şirketle aynı adreste çalışıyorsa bu yeterli midir?

    Tek başına yeterli sayılmayabilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, devralan şirketin borçlu şirketle grup şirketi ve kiracı kiraya veren ilişkisi içinde olması gibi bağları kastı bilebilecek kişilerden olmasının göstergesi saydı. Bağlantı gösteren delil bulunmayan davalılar yönünden dava reddedildi.

  • Tasarrufun iptali davası hangi mahkemede açılır?

    İİK m.281 uyarınca davalar basit yargılama usulüyle görülür. Yukarıdaki iki Yargıtay dosyasında dava asliye hukuk mahkemesinde görüldü. Yetki bakımından genel kural davalının yerleşim yeridir.

  • Alacaklı olarak davadan önce ne yapmalıyım?

    İcra takibinin kesinleşmesini, aciz belgesinin veya haciz tutanağının alınmasını ve devre ilişkin ticaret sicili, fatura ve tabela kayıtlarının toplanmasını sağlayın. Mal kaçırma ihtimali varsa İİK m.281 uyarınca ihtiyati haciz talep edilebilir.

İLGİLİ YAZILAR