Avukatınız Başka Bir Müvekkiline Daha Hızlı Davrandıysa Onu Azledebilir Misiniz?
Avukatınızın aynı borçluya karşı yürüttüğü başka bir dosyada çok daha hızlı ve etkili yöntemler kullandığını, ancak sizin dosyanızda tahsilatı geciktirdiğini fark ettiyseniz, bu durumun onu azletmek için haklı bir neden oluşturup oluşturmadığını merak edebilirsiniz. Yargıtay’ın bu kararı, tam olarak bu duruma açıklık getiriyor.
Olayın Özeti
Bir avukat, aynı borçluya karşı iki farklı müvekkil adına icra takibi yürütmüştür. Bu dosyalardan birinde, üçüncü şahıslara haciz ihbarnamesi göndererek alacağı hızlı ve kolay bir şekilde tahsil etmiş, ancak diğer müvekkilinin dosyasında bu yöntemi kullanmayıp sadece taşınmaz hacizlerini tercih ederek tahsilatı geciktirmiştir. Tahsilatı geciken müvekkil, bu durumu haklı azil nedeni olarak göstererek avukatı azletmiş, avukat ise ücret alacağı için icra takibi başlatmıştır.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, avukatın aynı borçluya karşı bir dosyada hızlı tahsilat yöntemlerini kullanırken diğer dosyada bu yöntemleri tercih etmemesinin, tahsilat sürecini geciktiren özensiz bir davranış olduğunu tespit etmiştir.
Avukatlık mesleğinin güvene dayalı bir vekalet ilişkisi olduğunu, avukatın kendisine tevdi edilen işlerde özensiz davranmasının müvekkilin güvenini sarstığını vurgulamıştır. Avukatlık Kanunu’nun 174. maddesi uyarınca, avukatın kusur veya ihmalinden dolayı azledilmesi halinde ücretin ödenmesi gerekmediğini hatırlatarak, somut olayda azlin haklı olduğuna ve avukatın ücret talep edemeyeceğine karar vermiştir.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Avukatınızın, aynı borçluya karşı yürüttüğü başka bir müvekkilinin dosyasında daha hızlı ve etkili yöntemler kullanırken sizin dosyanızda bunu yapmadığını somut olarak gösterebiliyorsanız, bu durum onu haklı nedenle azletmeniz için yeterli olabilir. Böyle bir durumda avukat, tamamlamadığı iş için ücret talep edemez.
Özen Yükümlülüğü Her Müvekkil İçin Eşit Olmalı
Bir avukat, aynı koşullardaki farklı müvekkillerine eşit özen ve dikkat göstermek zorundadır.
Yavaş Yöntem Tercihi Tek Başına Yetmez
Sorun, avukatın yavaş bir yöntem seçmesi değil, elinde daha hızlı bir yöntem varken bunu bir müvekkili için kullanıp diğeri için kullanmamasıdır.
Haklı Azilde Ücret Hakkı Doğmaz
Avukat kendi kusuru veya ihmali nedeniyle azledilirse, tamamlanmamış işler için ücret talep edemez.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi | 2009/8351 | 2009/14675 | 14.12.2009 | Avukatın aynı borçluya karşı farklı müvekkillerine eşit özen göstermemesinin haklı azil sebebi oluşturması |
Avukatınızın Özen Yükümlülüğünü mü Sorguluyorsunuz?
Durumunuzu birlikte değerlendirelim.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSIKÇA SORULAN SORULAR
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin, avukatın müvekkiline karşı özen ve sadakat borcuna, aynı borçluya karşı farklı icra dosyalarında çifte standart uygulanmasının hukuki sonuçlarına ve haklı azil hâlinde vekâlet ücreti hakkına ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:
-
Bir avukatın aynı borçluya karşı yürüttüğü iki farklı takipte bir müvekkili kayırması azil için haklı sebep midir?
Evet, kesinlikle haklı sebeptir. Yargıtay’ın emsal kararına göre avukat, üstlendiği tüm işlerde müvekkillerine karşı eşit, tarafsız ve en üst düzeyde özen göstermekle yükümlüdür. Aynı borçluya karşı yürüttüğü dosyalardan birinde banka haczi gibi hızlı yöntemlerle tahsilat yaparken, diğer müvekkilinin dosyasında sadece taşınmaz haczini seçerek süreci yavaşlatması özen yükümlülüğünün açık ihlali sayılır ve müvekkile haklı azil yetkisi verir.
-
Kusuru veya ihmali nedeniyle haklı olarak azledilen avukat vekâlet ücreti alabilir mi?
Hayır, alamaz. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 174. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, avukatın kendi kusuru, ihmali veya sözleşmeye aykırı özensiz davranışları nedeniyle müvekkili tarafından azledilmesi hâlinde kendisine herhangi bir vekâlet ücreti ödenmesi gerekmez.
-
Emsal davaya konu olan icra takipleri ve taraflar arasındaki uyuşmazlık tam olarak nasıl gelişmiştir?
Davacı avukat, bir icra takibindeki alacağın davalı müvekkile temlik edilmesiyle takibi devralmıştır. Müvekkil, avukatın aynı kooperatif borçlusuna karşı yürüttüğü babasının dosyasında banka hesaplarına haciz koyarak parayı kolayca tahsil ettiğini, kendi dosyasında ise etkili yöntemleri (üçüncü şahıslara haciz ihbarnamesi gibi) kullanmayıp tahsilatı kasten geciktirdiğini fark ederek avukatı azletmiştir. Avukatın ücret takibi başlatması üzerine uyuşmazlık yargıya taşınmıştır.
-
İlk derece mahkemesinin avukat lehine verdiği karar Yargıtay tarafından neden usul ve yasaya aykırı bulunmuştur?
Asliye Hukuk Mahkemesi, avukatın açtığı itirazın iptali davasını kısmen kabul ederek müvekkilin tazminat ve ücret ödemesine hükmetmiştir. Ancak Yargıtay, avukatın iki ayrı dosyada sergilediği yaklaşım farkının mesleki özen borcuna aykırı olduğunu, müvekkilin güvenini sarstığını ve azlin tamamen haklı olduğunu saptayarak yerel mahkemenin hatalı kararını davalı müvekkil yararına bozmuştur.
-
Avukatlık mesleğinde özen yükümlülüğünün sınırlarını çizen bu Yargıtay ilamının resmi künye bilgileri nelerdir?
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını denetleyerek bozma hükmü kuran T.C. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi, kararını 14.12.2009 tarihinde vermiştir. Vekâlet hukukunda köşe taşı niteliğinde olan bu emsal ilam, adli kayıtlara 2009/8351 Esas ve 2009/14675 Karar numaraları ile geçmiştir.

