Bonoda İmza Şirket Kaşesi Üzerindeyse Şahsen Sorumlu Olur Musunuz?
Şirket adına imzaladığınız bir bono yüzünden icra takibiyle karşı karşıya kaldıysanız ve şahsi mal varlığınızın riske girip girmediğini merak ediyorsanız, Yargıtay’ın bu kararı işinize yarayabilir. Kaşe üzerine atılan imzanın kimi bağladığı, aslında düşündüğünüzden daha net bir hukuki çerçeveye sahip. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin verdiği karar, bu konuda yol gösterici bir emsal niteliğinde.
Alacaklıysanız ve borç için şahsi teminat istiyorsanız, imza sahibinin şirket kaşesi dışında ayrıca kendi adına aval imzası atmasını mutlaka sağlayın.
Olayın Özeti
Bir şirkete karşı bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmış. Borçlular, bonodaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, ayrıca senette adı geçmeyen diğer borçlunun da şahsi bir sorumluluğu bulunmadığını çünkü her iki imzanın da şirket kaşesi üzerinde yer aldığını öne sürerek takibin durdurulmasını istemiş. İlk derece mahkemesi imza itirazını reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı onamış. Dosya, borçluların temyizi üzerine Yargıtay’a taşınmış.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay kararı iki ayrı noktada değerlendirmiş. Birincisi imza incelemesinin usulüne ilişkin. Mahkemeye göre imza incelemesi öncelikle senedin düzenlenme tarihinden önceki, borçluya ait uygulamaya elverişli imzaları taşıyan belgeler üzerinden yapılmalı. Bu tür belge yoksa daha sonraki tarihli veya duruşmada alınan imza örnekleri kullanılmalı.
En kritik nokta ise şu: fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamaz, incelemeye esas alınan belgelerin mutlaka asıllarının getirtilmesi gerekir. Somut olayda bilirkişi raporunda kullanılan 32 belgeden 20’sinin fotokopi olduğu, yalnızca iki belgenin asıl olarak fotoğraflanıp incelendiği tespit edilmiş. Yargıtay bunun sağlıklı bir sonuç için yetersiz olduğunu belirterek yeniden rapor alınması gerektiğine hükmetmiş.
İkinci ve asıl önemli nokta ise şirket yetkilisinin şahsi sorumluluğu. Türk Ticaret Kanunu’na göre bononun geçerli olması için düzenleyenin imzasını taşıması zorunlu. Şirket temsilcisinin şahsen sorumlu tutulabilmesi için ise şirket kaşesi dışında ayrıca kendi adına attığı bir imza bulunması gerekiyor.
Yargıtay’a göre bono üzerinde şirket kaşesi dışında atılan her imza aval sayılır ve aval veren kişi şahsen sorumlu olur. Ancak somut olayda düzenleyene ait her iki imza da şirket kaşesi üzerine atılmış, açıkta yani kaşe dışında bir imza yok. Bu durumda imzanın şirket adına atıldığı kabul edilir ve yetkilinin şahsi sorumluluğundan söz edilemez.
Bonoya, Türk Ticaret Kanunu m.778 hükmü uyarınca poliçeye ilişkin hükümler kıyasen uygulanır; bu çerçevede imza sahibinin şirket adına mı yoksa şahsen mi borçlandığı, imzanın şekline göre belirlenir.
İmza incelemesinde kullanılan belgelerin asıllarının getirtilmesi esastır; bu inceleme genellikle bir ay ila iki ay sürer. Kambiyo senedine dayalı icra takibine itiraz süresi beş gündür; imza itirazının incelenmesi için mahkeme genellikle altı ay içinde ek bir bilirkişi raporu alır.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece mahkemesi kararını bozarak dosyanın yeniden incelenmesine karar vermiş. Mahkeme önce sağlıklı bir bilirkişi raporuyla imza itirazını değerlendirecek, imzanın yetkiliye ait olduğu tespit edilirse şirket yönünden itiraz reddedilecek ama yetkilinin şahsi sorumluluğu bulunmadığı kabul edilecek.
Bu karar hem şirket yöneticileri hem de alacaklılar için önemli bir uyarı niteliğinde. Eğer şirket adına imza attıysanız ve imzanız kaşe üzerindeyse, kural olarak şahsi mal varlığınız risk altında değildir. Ancak alacaklıysanız ve borcun şahsi teminat altına alınmasını istiyorsanız, imza sahibinin kaşe dışında ayrıca aval imzası atmasını sağlamanız gerekir. Ayrıca icra sürecinde imza itirazına konu belgelerin fotokopi değil asıl nüsha olarak incelemeye sunulup sunulmadığına da dikkat etmek gerekir.
Kaşe üzerindeki imza şirketi bağlar
Bono üzerinde düzenleyene ait her iki imza da şirket kaşesi üzerindeyse, imzanın şirket adına atıldığı kabul edilir; yetkilinin şahsi sorumluluğu doğmaz.
Aval için kaşe dışında ayrı imza şart
Şirket temsilcisinin şahsen sorumlu tutulabilmesi için kaşe dışında, açıkta ayrıca kendi adına attığı bir imzasının bulunması gerekir.
Fotokopi ile imza incelemesi geçersiz
İmza itirazı incelemelerinde mukayeseye esas belgelerin mutlaka asıllarının getirtilmesi gerekir, fotokopi üzerinden yapılan inceleme sağlıklı kabul edilmez.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay 12. Hukuk Dairesi | 2020/5987 | 2021/1647 | 17.02.2021 | Bonoda imza itirazı ve şirket yetkilisinin şahsi sorumluluğu |
Kambiyo Senedi Uyuşmazlıklarında Haklarınızı Koruyun
Bono, çek veya senetten kaynaklanan icra takipleri ve imza itirazları konusunda uzman desteği için bize ulaşın.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSIKÇA SORULAN SORULAR
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin, icra takiplerinde fotokopi belgelerle imza incelemesi yapılamayacağına ve şirket kaşesi üzerine atılan çift imzanın şahsi sorumluluk doğurmayacağına ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:
-
Fotokopi belgeler üzerinden bilirkişi eliyle imza incelemesi yapılması hukuken geçerli midir?
Hayır, geçerli değildir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin emsal kararına göre, fotokopi üzerinden sıhhatli bir imza incelemesi yapılması teknik olarak mümkün değildir. İcra mahkemelerindeki imza itirazlarında, mukayeseye (karşılaştırmaya) esas alınacak tüm belgelerin asıllarının getirtilmesi ve bilirkişi heyetinin incelemeyi mutlak suretle asıl belgeler üzerinden yapması zorunludur.
-
Bonoda şirket kaşesi üzerine atılan iki imza, şirket yetkilisini şahsen borçlu yapar mı?
Hayır, yapmaz. Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca, şirket kaşesi dışındaki boş alana atılan ikinci imza ‘aval’ (şahsi kefalet) şerhi sayılsa da, eğer senetteki her iki imza da şirket kaşesinin üzerine atılmışsa aval olgusundan söz edilemez. Bu durumda, her iki imzanın da yalnızca şirketi borçlandırma iradesiyle atıldığı kabul edilir ve yetkilinin şahsi sorumluluğu doğmaz.
-
Alacaklıların şirket yetkilisini de şahsen sorumlu tutabilmesi için imzayı nasıl alması gerekir?
Eğer alacaklı taraf şirketin yanı sıra şirket yetkilisinin de senede dayalı olarak şahsen sorumlu olmasını (avalist olmasını) istiyorsa, yetkilinin imzalardan birini şirket kaşesi üzerine, diğer imzasını ise kaşenin tamamen dışındaki açık ve boş bir alana atmasını sağlamalıdır.
-
Emsal karara konu olan dosyada bilirkişi raporu neden kuşkulu ve denetime elverişsiz bulunmuştur?
Davaya konu bilirkişi incelemesinde, mukayese amacıyla kullanılan 32 adet belgeden 20 tanesinin fotokopi olduğu, sadece 2 adet asıl belgenin fotoğraflanarak rapora dayanak yapıldığı saptanmıştır. Yargıtay, fotokopilerin çoğunlukta olduğu bu usulle sıhhatli bir denetim yapılamayacağını belirterek raporu geçersiz saymıştır.
-
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin bozma kararından sonra yerel mahkeme nasıl bir süreç izleyecektir?
İlk derece mahkemesi, Yargıtay’ın bağlayıcı kararı doğrultusunda mukayese belgelerinin asıllarını eksiksiz getirtecek ve imza incelemesini asıllar üzerinden yeniletecektir. İmza yetkiliye ait çıksa bile, iki imza da kaşe üzerinde olduğu için şirket yönünden takip devam edecek; ancak şirket yetkilisi hakkındaki şahsi icra takibi iptal edilecektir.

