Yargıtay ve Danıştay karar incelemesi görseli

Kartımı Kaybettim Demek Dolandırıcılık Suçlamasından Kurtarır Mı?

Banka hesabınıza bir dolandırıcılık parası yatmışsa ve savunmanız kartımı ya da kimliğimi kaybettim şeklindeyse, bunun tek başına sizi mahkumiyetten kurtarıp kurtarmayacağını merak edebilirsiniz. Yargıtay’ın bu kararı, bu savunmanın ne zaman yeterli, ne zaman yetersiz sayıldığını gösteriyor.

Önemli

Bu tür davalarda hesap veya kart bilgilerinizin başkası tarafından kullanıldığını fark eder etmez, kaybı ilgili mercilere hemen ve yazılı olarak bildirmeniz ileride savunmanızı güçlendirir.

Olayın Özeti

Kendisini emniyet mensubu olarak tanıtan bir kişi hileli yöntemlerle mağduru kandırmış, mağdur parasını sanığın banka hesabına yatırmıştır. Sanık, banka kartını kaybettiğini, olayla ilgisinin bulunmadığını savunmuş ancak bu iddiasını destekleyecek somut bir delil sunamamıştır. Yerel mahkeme, katılanın beyanı, sanığın nüfus cüzdanını suç tarihinden sonra kaybettiğini bildirmiş olması ve hesaba yatırılan paranın bir kısmının ATM’den çekilmiş olması gibi unsurları dikkate alarak mahkumiyet kararı vermiştir.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, mahkumiyet hükmünü onamıştır. Sanığın savunmasını destekler nitelikte hiçbir delil bulunmadığını, buna karşılık dosyada mağdur beyanı, hesap hareketleri ve sanığın kimlik kaybını suç tarihinden sonra bildirmesi gibi somut olgular bulunduğunu vurgulamıştır. Yargıtay, hesap sahibinin sadece bilgim yok veya kartımı kaybettim şeklindeki savunmasının, bu tür somut delillerle çelişiyorsa yeterli görülmeyeceğini belirtmiştir.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor?

Banka hesabınız bir dolandırıcılıkta kullanıldıysa, sadece kartımı kaybettim demeniz sizi mahkumiyetten kurtarmaz. Bu savunmayı somut delillerle, örneğin kaybı suçtan önce bildirdiğinize dair belge ile, desteklemeniz gerekir. Aksi halde hesap hareketleri ve diğer olgular aleyhinize değerlendirilebilir.

1

Savunma Somut Delille Desteklenmeli

Kartımı kaybettim şeklindeki bir savunma, bunu destekleyen bir belge veya kayıt olmadan tek başına yeterli görülmeyebilir.

2

Kayıp Bildirim Tarihi Önemli

Kimlik veya kart kaybını suç tarihinden sonra bildirmiş olmanız, savunmanızın inandırıcılığını zayıflatabilir.

3

Hesap Hareketleri Aleyhe Delil Olabilir

Hesabınıza gelen paranın bir kısmının sizin tarafınızdan çekilmiş olması, mahkumiyet için güçlü bir emare sayılabilir.

Karar Künyesi

DaireEsas NoKarar NoTarihKonu
Yargıtay 11. Ceza Dairesi2021/169092024/373219.03.2024Dolandırıcılıkta banka hesabı sahibinin kartımı kaybettim savunmasının delille desteklenmesi zorunluluğu

Hesabınız Bir Dolandırıcılıkta mı Kullanıldı?

Savunma stratejinizi birlikte oluşturalım.

WhatsApp’tan yazınHemen İletişime Geçin

SIKÇA SORULAN SORULAR

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin, telefon dolandırıcılığı suçlarında haksız kazancın aktarıldığı banka hesabı sahiplerinin cezai sorumluluk sınırlarına ve “kartımı/kimliğimi kaybettim” savunmalarının hukuki geçerliliğine dair verdiği emsal karara dair merak edilenler:

  • Telefon dolandırıcılığında banka hesabı sahibinin ‘kartımı kaybettim’ savunması hangi durumlarda yetersiz kalır?

    Yargıtay’ın emsal kararına göre, sanığın sadece banka kartını veya şifresini kaybettiğini ileri sürmesi mahkûmiyeti engellemeye yetmez. Hesap sahibinin bu iddiasını destekleyici somut ve inandırıcı yasal deliller sunması gerekir. Mağdurun parayı o hesaba yatırması, paranın bir kısmının ATM’den fiilen çekilmesi ve sanığın kayıp bildirimlerini suç tarihinden sonra yapması halinde bu savunma geçersiz kabul edilir.

  • Emsal davaya konu olan telefon dolandırıcılığı vakası nasıl gerçekleşmiştir?

    Dava konusu olayda, kimliği belirlenemeyen bir şahıs mağduru (katılanı) telefonla arayarak kendisini emniyet mensubu (polis) olarak tanıtmıştır. Gerçekleştirdiği hileli ve ikna edici beyanlarla mağdurun korku veya güven duygusunu istismar etmiş, parayı sanık adına açılmış olan banka hesabına yatırmasını sağlamıştır.

  • Dava sürecinde Asliye Ceza ile Ağır Ceza Mahkemeleri arasında nasıl bir görev değişimi olmuştur?

    Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesi ilk olarak basit dolandırıcılıktan mahkûmiyet kurmuştur. Ancak hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’la, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtıp dolandırıcılık yapma fiili TCK 158/1-L maddesiyle nitelikli hal kapsamına alındığından, Yargıtay kararı bozmuş ve dosyayı görev yönünden Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermiştir.

  • Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülen davada sanığa ne kadar ceza verilmiştir?

    Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamada, taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır. Mahkeme, sanığın eylemini sabit görerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçu uyarınca sanığa 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 5.000,00 TL adli para cezası vermiştir.

  • Hesap sahibinin cezasını onayan Yargıtay daire bilgisi ve resmi karar künyesi nedir?

    Yerel mahkemenin mahkûmiyet hükmüne karşı yapılan temyiz başvurusunu inceleyen T.C. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 19.03.2024 tarihinde verdiği kararla hükmü oy birliğiyle onamıştır. Hukuk literatürüne giren bu karar, 2021/16909 Esas ve 2024/3732 Karar sayıları ile kayıt altındadır.

İLGİLİ YAZILAR