Alacağınız iflas masasına kaydedilmeden dosya kapatılabilir mi?
Müflis bir şirketten alacağınız varsa ve bu alacağın iflas masasına kaydedilip kaydedilmediğinden emin değilseniz, bu yazı tam size göre. Yargıtay, tek bir alacak başvurusu bile incelenmeden iflasın kapatılamayacağını açıkça ortaya koydu. Kararın detaylarını ve size sağladığı hakları aşağıda anlatıyoruz.
Müflis şirketten olan alacağınızı yasal süresi içinde iflas masasına kaydettiremediyseniz panik yapmayın. İİK m.236 uyarınca, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verilene kadar geç kalan müracaat dilekçesiyle alacak kaydınızı talep edebilirsiniz. İflas idaresi bu başvuruyu incelemek ve sıra cetveline almak zorundadır.
Olayın Özeti
Müflis bir şirketin iflas tasfiyesinin tamamlandığı gerekçesiyle iflas müdürlüğü, İcra ve İflas Kanunu’nun 254. maddesi uyarınca iflasın kapatılmasını talep etmiştir. Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, müflise ait taşınır taşınmaz malvarlığı bulunmadığını, banka hesaplarındaki bedellerin tasfiye masraflarını bile karşılamadığını ve tüm alacaklılar için aciz vesikalarının düzenlendiğini tespit ederek iflasın kapatılmasına karar vermiştir.
Bu karar alacaklılar ve müdahil Gümrük Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmiş, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Gümrük Müdürlüğü vekili ise, alacaklarının iflas masasına kaydı için başvuruda bulunmalarına rağmen alacaklılar arasında yer almadıklarını belirterek kararı temyiz etmiştir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, iflas dairesinin iflasın kapatılmasını isteyebilmesi için iflas tasfiyesini bitirmiş olması gerektiğini vurgulamıştır. Tasfiye, masadaki malların satılması, paraların dağıtılması ve alacağını alamamış alacaklılara aciz vesikası verilmesiyle tamamlanır.
İİK’nın 254/3 maddesi gereğince iflasın kapanmasına karar verebilmek için bütün hak ve alacakların tasfiyede değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olayda Gümrük Müdürlüğü’nün 13.02.2020 tarihli yazısıyla alacak başvurusunda bulunduğu, ancak bu başvuru hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği ve alacağın sıra cetvelinde yer almadığı tespit edilmiştir.
İİK’nın 236. maddesi uyarınca, vaktinde deftere kaydedilmeyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur. Yargıtay, Gümrük Müdürlüğü’nün başvurusunun geç kalan müracaat kapsamında değerlendirilip karara bağlanması gerekirken bu işlemler yapılmadan iflasın kapanmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiş, kararı bozmuştur.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Bu karar, iflas idarelerinin tasfiye sürecini aceleye getirerek alacak kayıtlarını göz ardı etmesinin önüne geçmektedir. Sıra cetvelinde yeri netleşmemiş, hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmemiş tek bir alacak dahi kalsa, tüm kapatma kararı usulden bozulabilir.
Eğer müflis bir şirketten alacağınız varsa ve süresinde kaydettiremediyseniz, İİK m.236’nın sunduğu haktan yararlanarak iflasın kapatılmasına karar verilene kadar geç kalan müracaat dilekçesiyle başvurabilirsiniz. İflas idaresi bu başvuruyu incelemek ve sıra cetveline almak zorundadır.
Tüm Alacaklar İncelenmeli
İflas masasına yapılan her alacak başvurusu, olumlu ya da olumsuz şekilde karara bağlanmadan iflas kapatılamaz.
Geç Kalan Başvuru Hakkı
İİK m.236 uyarınca, süresinde kaydedilmeyen alacaklar iflasın kapanma anına kadar kabul edilebilir.
Malvarlığı Yokluğu Mazeret Değil
Müflisin hiçbir malı olmasa bile, alacak başvuruları incelenmeden tasfiye usulen kapatılamaz, önce aciz vesikası düzenlenmelidir.
Karar Künyesi
| Daire | Esas No | Karar No | Tarih | Konu |
|---|---|---|---|---|
| Yargıtay 6. Hukuk Dairesi | 2025/2401 | 2025/3013 | 22.09.2025 | İflasın kapatılması ve geç kalan alacak başvurularının değerlendirilmesi |
İflas Sürecinde Alacağınızı Kaybetmeyin
İflas masasına alacak kaydı, geç kalan müracaat veya iflas kararlarına itiraz konusunda hukuki destek almak için bize ulaşın.
WhatsApp’tan yazınHemen İletişime GeçinSIKÇA SORULAN SORULAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin, iflasın kapatılması isteminde tüm alacak başvurularının eksiksiz değerlendirilmesi ve geç kalan müracaatların hukuki durumuna ilişkin verdiği emsal karara dair merak edilenler:
-
İcra ve İflas Kanunu’na (İİK) göre iflas tasfiyesi ne zaman tamamlanmış sayılır?
İİK’nın 254. maddesi uyarınca iflas dairesinin iflasın kapatılmasını isteyebilmesi için tasfiye sürecinin tamamen bitmesi gerekir. Tasfiye; iflas masasındaki tüm malların satılması, elde edilen paraların kesin olarak dağıtılması ve alacağını tamamen alamamış alacaklılara aciz vesikası verilmesiyle eksiksiz şekilde tamamlanır.
-
İflas sıra cetveli ilan edildikten sonra geç kalan alacak başvuruları kabul edilir mi?
Evet, kabul edilir. İİK’nın 236. maddesi uyarınca, vaktinde deftere kaydettirilmeyen alacaklar, iflasın kapanmasına kadar geç kalan müracaat kapsamında kabul olunur. Bu başvuruların dayanakları iflas dairesince incelenerek alacağın kabul edilip edilmeyeceğine dair olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi zorunludur.
-
Bir alacak başvurusu karara bağlanmadan mahkemece iflasın kapatılmasına karar verilebilir mi?
Hayır, verilemez. İİK’nın 254/3 maddesi gereğince iflasın kapanmasına hükmedilebilmesi için bütün hak ve alacakların tasfiyede değerlendirilmiş olması şarttır. Bir alacaklının (örneğin Gümrük Müdürlüğü’nün) başvurusu hakkında sıra cetvelinde hiçbir değerlendirme yapılmadan iflasın kapatılması hukuka aykırıdır.
-
Müflisin hiçbir malvarlığı olmaması durumunda alacak kaydı işlemleri atlanabilir mi?
Hayır, atlanamaz. Müflis şirketin taşınır/taşınmaz malvarlığının bulunmaması veya mevcut paranın tasfiye masraflarını karşılamaması alacak inceleme prosedürünü ortadan kaldırmaz. Alacağı karşılayacak tasfiye malvarlığı mevcut olmasa dahi, öncelikle alacak başvurusu incelenmeli ve ardından alacaklı adına aciz vesikası düzenlenmelidir.
-
Konuya ilişkin Yargıtay emsal kararının alacaklılar açısından önemi nedir?
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin bu emsal kararı, iflas dairesi tarafından alacaklar tam olarak incelenmeden yangından mal kaçırır gibi iflasın kapatılamayacağını tescil etmiştir. Geç kalan alacak başvurularının dahi iflasın kapanma anına kadar korunmasını zorunlu kılan bu içtihat, kamu kurumlarının ve diğer alacaklıların mağduriyetini önleyen hukuki bir güvencedir.


