İhalenin Feshi Davası Açarsam Para Cezası Öder miyim?
İcradan satılan malınızın çok düşük bir bedelle satıldığını düşünüp ihalenin feshi davası açmayı planlıyorsanız, bu davayı kaybetmeniz durumunda bir para cezası ödeyip ödemeyeceğinizi bilmeniz önemli.
İhale bedelinin %10’una kadar para cezasının hangi durumlarda kesildiğini, %5 teminat yatırma zorunluluğunu ve TOKİ ile konut kredili satışlardaki %20’lik riski anlatıyoruz.
İhalenin Feshi Davasında Para Cezası Nedir ve Neden Uygulanır? (Hukuki Altyapı)
Bir icra ihalesinin iptali için İcra Mahkemesine başvurduğunuzda açtığınız dava, hukuken “İhalenin Feshi” şikâyetidir. Devletin resmi organları eliyle yapılan ihalelerde temel prensip, ihaleye katılan alıcıların sisteme güven duyması ve ihalenin hızla kesinleşerek satış bedelinin alacaklıya ödenmesidir. Ancak geçmiş yıllarda, borçluların veya konuyla hiçbir ilgisi olmayan üçüncü kişilerin, sırf alıcının tapuyu almasını geciktirmek, süreci yıllarca uzatmak ve alıcıyı bezdirip haraç istemek amacıyla hiçbir hukuki dayanağı olmayan ihalenin feshi davaları açtığı sıklıkla görülmüştür.
İşte yasa koyucu, adliyenin ve icra sisteminin bu şekilde suistimal edilmesini (kötü niyetli olarak kilitlenmesini) önlemek amacıyla İcra ve İflas Kanunu (İİK) Madde 134/5 hükmünde oldukça caydırıcı bir yaptırım öngörmüştür.
Bu maddeye göre mahkeme, belirli şartlar altında ihalenin feshi talebini reddederse, davayı açan kişiyi ihale bedeli üzerinden ciddi bir para cezasına mahkûm etmektedir. Ancak 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun reformu ile, bu cezanın uygulanma şartları ve oranları çok daha adil ve orantılı bir yapıya kavuşturulmuştur.
İcra Hukuku pratiğimizde malvarlığını korumak isteyen borçluların, bu cezanın hangi ihtimallerde kesileceğini çok iyi bilmesi gerekmektedir.
İhale Bedelinin %10’una Kadar Para Cezası Hangi Durumlarda Kesilir?
Yeni ve güncel yasal düzenlemeye göre, İcra Mahkemesi’nin bir kişiye para cezası verebilmesi için ihalenin feshi talebinin reddedilmiş olması tek başına yeterli değildir. Kanun, mahkemenin para cezasına hükmedeceği durumları üç katı şarta bağlamıştır. Eğer talebiniz bu üç nedenden biri yüzünden reddedilirse, hâkim sizi ihale bedelinin “yüzde onuna kadar” para cezasına mahkûm etmek zorundadır.
1. İşin Esasına Girilerek Talebin Reddedilmesi (En Kritik Şart)
Borçluları en çok ilgilendiren ve en çok para cezası kesilen durum budur. “İşin esasına girmek” demek; mahkemenin sizin şikâyet dilekçenizdeki iddiaları (Örneğin; “Bana satış ilanı tebliğ edilmedi”, “İhaleye fesat karıştırıldı”, “Kıymet takdiri hatalıydı”) ciddiye alıp, delilleri toplaması, bilirkişi incelemesi yapması ve davanın özünü incelemesidir.
Eğer mahkeme tüm dosyayı, ihale tutanaklarını ve tebligatları derinlemesine inceler ve sonucunda “Hayır, iddia ettiğiniz gibi bir usulsüzlük yoktur, ihale tamamen kanuna uygun yapılmıştır” diyerek davanızı haksız bulur ve “esastan reddederse”, işte o zaman ihale bedelinin %10’una kadar para cezası ödemek zorunda kalırsınız. (Örneğin; 3.000.000 TL’ye satılan bir ev için esastan kaybettiğiniz bir davada 300.000 TL’ye kadar devlete ceza ödemeniz gerekebilir).
2. Aktif Husumet Ehliyeti Olmayan (İlgisiz) Kişilerce Dava Açılması
Kanun koyucu ihalenin feshini isteyebilecek kişileri tek tek saymıştır: Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun (malın) resmi sicilinde kayıtlı olan ilgililer, sınırlı ayni hak sahipleri ve ihaleye pey sürenler (teklif verenler).
Eğer bu sayılan yasal grup dışında kalan bir kişi (örneğin borçlunun amcası, konuyla ilgisi olmayan bir komşu veya tapuda resmi şerhi olmayan adi bir alacaklı) gidip ihalenin feshi davası açarsa mahkeme davayı “Senin bu davayı açma hakkın (aktif husumetin) yok” diyerek usulden reddeder. 7343 sayılı yasa değişikliğiyle birlikte artık bu şekilde yetkisiz ve ilgisiz kişilerce açılan davaların reddi hâlinde de, bu kişilere %10’a kadar para cezası kesilmektedir.
3. İlgisiz Kişilerin Davadan Feragat Etmesi
Yukarıda saydığımız yasal hak sahipleri dışındaki ilgisiz kişiler, davayı açtıktan sonra “Ben davadan vazgeçiyorum (feragat ediyorum)” deseler bile, mahkemeyi gereksiz yere meşgul ettikleri için kanun onları affetmez ve yine %10’a kadar para cezasına mahkûm eder. (Ancak dikkat: Davayı bizzat borçlu açmış ve esasa girilmeden feragat etmişse, borçluya para cezası kesilmez).
Dava Usulden Reddedilirse Borçlu Para Cezası Öder Mi?
Borçluların ve avukatların en çok tereddüt yaşadığı nokta “Usulden Ret” kararlarıdır. Örneğin; ihalenin feshini talep etmek için kanuni süreniz ihaleyi öğrendiğiniz tarihten itibaren 7 gündür. Siz veya avukatınız bu süreyi kaçırıp 10. gün dava açarsanız, mahkeme iddialarınızın (işin) esasına hiç girmeden davanızı “Süre Aşımı (Usulden)” nedeniyle reddedecektir.
Yargıtay’ın emsal kararlarına ve İİK Madde 134/5’in net lafzına göre; şikâyet hakkı bulunan borçlunun açtığı davanın süreden, harç eksikliğinden veya görevsizlik gibi nedenlerle “işin esasına girilmeden usulden reddedilmesi” hâlinde, mahkeme borçlu aleyhine para cezasına hükmedemez. Yani sadece süreyi kaçırdığınız için davanız reddedilirse eviniz satılmış olur ancak ekstradan devlete para cezası ödemekten kurtulursunuz. Para cezası kural olarak davanın “esastan (haksız bulunarak) reddi” hâllerinde doğar.
Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.
Dava Şartı: %5 Teminat Yatırma Zorunluluğu Nedir?
7343 sayılı Kanun, sistemi kilitlenmekten kurtarmak için sadece para cezasıyla yetinmemiş, bir de “Teminat” şartı getirmiştir. Ancak bu şart herkes için geçerli değildir.
- Eğer ihalenin feshini isteyen kişi; satış isteyen alacaklı, borçlu, resmi sicilde kayıtlı ilgili (ipotek/haciz sahibi) veya sınırlı ayni hak sahibi ise, dava açarken hiçbir teminat ödemez. (Yani eviniz satıldıysa, borçlu sıfatıyla dava açarken sizden %5 teminat istenmez).
- Fakat bu sayılan kişilerin dışında kalan kişiler ihalenin feshini istiyorsa, sırf ihaleyi kilitlemediklerini ispatlamak için ihale bedelinin %5’i oranında teminatı mahkeme veznesine peşin olarak depo etmek zorundadırlar. Dava kaybedilirse ve para cezası kesilirse, devlet bu cezayı doğrudan o teminattan tahsil eder.
TOKİ ve Konut Kredilerinde Devasa Risk: %20 Para Cezası
Genel kural para cezasının ihale bedelinin %10’una kadar uygulanmasıdır. Ancak hukuk sistemimiz, konut finansmanı sektörünü korumak adına bu kurala devasa bir istisna getirmiştir.
İİK Madde 134/6 uyarınca; 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPK) 38/A maddesinde tanımlanan Konut Finansmanından (Konut Kredilerinden) kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının (TOKİ) rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, ihalenin feshi davasının esastan reddi hâlinde uygulanacak para cezası “yüzde onuna kadar” değil, doğrudan ve kesin olarak yüzde yirmi (%20) olarak uygulanır.
Yani bankadan çektiğiniz konut kredisi veya TOKİ borcunuz nedeniyle eviniz satıldıysa ve haksız bir ihalenin feshi davası açıp kaybederseniz, hâkimin takdir yetkisi olmaksızın ihale bedelinin tam %20’si oranında yıkıcı bir cezaya çarptırılırsınız.
Yargıtay Yaklaşımı: Ölçülülük İlkesi ve Cezanın İndirilmesi
Eskiden kanun maddesinde para cezası “yüzde on oranında uygulanır” şeklinde kesin bir ifade taşıyordu ve hâkimlerin indirim yapma yetkisi yoktu. Ancak 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7343 sayılı yasa ile bu ibare “yüzde onuna kadar” şeklinde değiştirilmiş ve icra hâkimlerine büyük bir takdir yetkisi tanınmıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin güncel ve yerleşik içtihatlarına göre mahkemeler artık bu para cezasını otomatik olarak %10 kesemez. Hâkim, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen “Ölçülülük İlkesi” gereğince şu kriterleri dikkate alarak ceza oranını belirlemek zorundadır:
- Borçlunun davayı sırf ihaleyi uzatmak amacıyla kötü niyetle açıp açmadığı,
- İhale konusu malın satış bedelinin, muhammen değerin (tahmini değerin) %50’si ve satış masraflarını karşılayıp karşılamadığı,
- Borçlunun ileri sürdüğü iddiaların haklılık payı olup olmadığı.
Yargıtay 12. HD, İlk Derece Mahkemelerinin otomatik olarak %10 ceza verdiği dosyaları temyiz aşamasında inceleyerek, eğer davanın kötü niyetle uzatma amacı taşımadığına kanaat getirirse, bu ceza oranını %5’e kadar (veya daha aşağıya) indirerek “düzelterek onama” kararları vermektedir. Bu içtihat değişikliği, hakkını aramak isteyen iyi niyetli borçlular için son derece hayati bir güvencedir.
| Yol | Süre | Merci | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Ödeme emrine itiraz | 7 gün | İcra dairesi | İİK m.62 |
| Gecikmiş itiraz | Engelin kalktığı günden 3 gün | İcra mahkemesi | İİK m.65 |
| İtirazın kaldırılması | 6 ay | İcra mahkemesi | İİK m.68 |
| İtirazın iptali davası | 1 yıl | Genel mahkeme | İİK m.67 |
| İcra inkar tazminatı | Hükmolunan meblağın en az %20’si | Mahkeme | İİK m.67 |
| İhtiyati haczin infazı | Karardan itibaren 10 gün | İcra dairesi | İİK m.261 |
İtirazın kaldırılması için altı ay içinde başvurulmazsa yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m.68).
Avukat Değerlendirmesi: Para Cezası Riskinden Korunarak İhalenin Feshi Nasıl İstenir?
İhalenin feshi davası açarsam kesin para cezası öderim düşüncesi doğru değil. Kanun, ancak dava esastan incelenip haksız bulunarak reddedilirse ihale bedelinin yüzde 10’u, konut kredilerinde yüzde 20’ye kadar bir cezaya hükmediyor.
Elinizde satış ilanının usulsüz tebliği, UYAP sürelerine uyulmaması veya ihaleye fesat karıştırılması gibi somut deliller varsa, bu davayı açmak evinizi kurtarmanın tek yolu olabilir.
Fesih talebinin reddi halinde doğacak yükümlülükler, bu davayı açmadan önce mutlaka hesaplanmalıdır. İcra ve İflas Kanunu’nun 134. maddesi, satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerin fesih talebini ihale bedeli üzerinden nispi harca bağlamıştır. Bu harcın yarısı talep sırasında peşin yatırılır; talep kabul edilirse iade edilir, reddedilirse hem yatırılan kısım iade edilmez hem de kalanı fesih isteyenden tahsil edilir.
Aynı kişiler için ayrıca ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterme zorunluluğu vardır ve bu teminat, ilgililerin muhtemel zararını karşılamak içindir. Talebin reddine ilişkin karar kesinleştikten sonra bir ay içinde genel hükümlere göre tazminat davası açılmazsa, hükmedilen para cezası 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere tahsil dairesine bildirilir. İhalenin feshi davasının şartlarını ayrıntılı olarak ele aldık. İcra Hukuku alanındaki deneyimimizle, fesih talebinizin masraf ve risk dengesini birlikte değerlendirmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
İhalenin feshi davası açınca kesinlikle para cezası öder miyim?
Hayır, bu yaygın bir yanılgıdır. Para cezası otomatik olarak kesilmez; hukuk sistemimiz adaleti arayan dürüst vatandaşı cezalandırmayı değil, hakkın kötüye kullanılmasını engellemeyi hedefler. Doğru gerekçelerle ve hukuki stratejiyle açılan davalarda para cezası korkusu yaşamanıza gerek yoktur.
-
İhalenin feshi davasında para cezası hangi durumlarda kesiliyor?
Para cezası, mahkeme ihalenin feshi talebinizi “işin esasına girerek” reddettiğinde, yani iddialarınızı haksız bulduğunda kesilir. Ayrıca, davayı açmaya yetkili olmayan ilgisiz kişilerin dava açması veya açtıktan sonra vazgeçmesi durumlarında da ceza uygulanabilir.
-
Davayı kaybedersem %10 para cezası ödemek zorunda kalacağım ‘işin esasına girilerek ret’ ne anlama geliyor?
Bu, mahkemenin sizin iddialarınızı (usulsüz tebligat, hatalı kıymet takdiri vb.) ciddiyetle incelemesi, delilleri toplaması ve sonucunda ihalede bir usulsüzlük olmadığına karar vermesi demektir. Eğer mahkeme tüm incelemeden sonra “ihale kanuna uygun” der ve davanızı haksız bulup reddederse, %10’a kadar para cezası ödemek zorunda kalabilirsiniz.
-
Eğer davam süreden veya başka bir sebeple “usulden reddedilirse” yine de para cezası öder miyim?
Hayır, şikâyet hakkı olan borçlular için bu durumda para cezası kesilmez. Kanuni süreyi kaçırmak, harç eksikliği gibi “işin esasına girilmeden” davanızın usulden reddedilmesi halinde, Yargıtay kararlarına göre para cezasına hükmedilemez.
-
TOKİ veya konut kredisi borcundan dolayı evim satıldıysa para cezası oranı daha yüksek mi oluyor?
Evet, bu özel bir durumdur. Konut finansmanı veya TOKİ kaynaklı alacaklarda açtığınız ihalenin feshi davası esastan reddedilirse, para cezası %10 yerine doğrudan ve kesin olarak %20 oranında uygulanır.
-
Yargıtay, ihalenin feshi davası cezasını indirebiliyor mu, her zaman %10 mu kesilir?
Evet, 2021 yılındaki yasa değişikliğiyle hâkimlere takdir yetkisi tanınmıştır. Yargıtay, davanın kötü niyetle açılmadığına kanaat getirirse, “ölçülülük ilkesi” gereğince %10 olan ceza oranını %5’e kadar (veya daha aşağıya) indirebilir.
-
İhalenin feshi davası açarken mahkemeye teminat yatırmam gerekiyor mu?
Genellikle borçlu veya alacaklı gibi doğrudan ilgili kişiler teminat yatırmaz. Ancak bu sayılanlar dışındaki kişiler ihalenin feshini istiyorsa, davanın kötü niyetle açılmadığını ispatlamak için ihale bedelinin %5’i oranında teminatı mahkemeye yatırmak zorundadır.
-
Haksız bir ihaleden dolayı malımı kaybettim, para cezası riski almadan ne yapmalıyım?
Böylesine riskli bir davada uzman hukuki destek almak çok önemlidir. Hangi itirazın ne şekilde yapılacağı, Yargıtay içtihatlarına hâkim bir avukatın stratejisiyle belirlenmelidir. Böylece hem haklarınızı arayabilir hem de yüksek para cezası riskini en aza indirebilirsiniz.




