İkinci Kez Mükerrir (İkinci Defa Tekerrür) Olanlar Şartla Tahliye Olabilir mi?

İkinci Kez Mükerrir (İkinci Defa Tekerrür) Olanlar Şartla Tahliye Olabilir mi?

İkinci kez mükerrir sayılan bir hükümlünün ailesi için uzun yıllar boyunca en belirsiz konu, tahliye diye bir tarihin olup olmadığıydı. Bir dönem bu kişilerin koşullu salıverilmeden hiç yararlanamayacağı, cezanın tamamının kurumda çekileceği kabul ediliyordu. Son yıllarda yapılan düzenlemelerle tablo değişti ve bu hükümlüler bakımından da gerçek bir tahliye takvimi kuruldu.

Bu yazıda ikinci defa tekerrürün ne anlama geldiğini, bu kişiler bakımından koşullu salıverilmenin uygulanıp uygulanmadığını, hangi oranın geçerli olduğunu, suç tarihinin bu hesaptaki rolünü, denetimli serbestlik ve açık kuruma geçiş aşamalarını, tahliye sonrası denetim süresini ve hesabın nasıl kontrol edileceğini anlatıyoruz.

İkinci Defa Tekerrür Ne Demek

İnfaz (Yatar) Hesaplama

Tahliye tarihinizin ne zaman olduğunu öğrenmek istiyorsanız infaz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Hesaplama aracını aç

İkinci defa tekerrür, kişinin daha önce iki kez kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmasına rağmen yeniden suç işlemesi halinde gündeme gelir. Türk Ceza Kanunu tekerrür kurumunu düzenlerken, tekerrürün tekrarlanması halini ayrıca ele alır ve infaz rejimini bir kez daha ağırlaştırır.

Bu belirlemenin yapılabilmesi için önceki mahkumiyetlerin kesinleşmiş olması ve TCK m.58/2’deki süre, yani beş yıldan fazla hapis cezasında beş yıl, beş yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasında üç yıl sınırlarının dolmamış olması gerekir.

Rejimin uygulanabilmesi için mahkeme kararında bu yönde bir belirleme bulunması gerekir. Kararda böyle bir ibare yoksa, infaz aşamasında sonradan uygulanması tartışmalıdır ve bu husus itiraz konusu yapılabilir. Bu kontrol, dosyanın en başında yapılması gereken işlerdendir.

Koşullu Salıverilme Uygulanır mı

İkinci defa tekerrürde koşullu salıverilme (5275 m.108)
Cezaİkinci defa tekerrürde kurumda çekilecek süre
Süreli hapisCezanın dörtte üçü (3/4)
Müebbet hapis33 yıl
Ağırlaştırılmış müebbet hapis39 yıl
Birden fazla süreli hapis cezasıEn fazla 32 yıl

Süreli hapis cezalarındaki dörtte üç oranı, 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanunla eklenmiştir. Aynı değişiklikle, tekerrür nedeniyle eklenecek sürenin tekerrüre esas cezanın en ağırını aşamayacağına dair sınır ikinci defa tekerrürde uygulanmaz hale gelmiştir. Ayrıca hükümde ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağının belirtilmesi zorunludur.

Bu sorunun cevabı uzun süre tartışmalı kalmış, uygulamada farklı yönde kararlar verilmiştir. Bir dönem ikinci defa mükerrir sayılan hükümlüler bakımından koşullu salıverilmenin hiç uygulanmayacağı, cezanın tamamının kurumda çekileceği kabul edilmiştir. Bu, kişiler açısından ucu açık bir infaz anlamına geliyordu.

Son yıllarda yapılan kanun değişiklikleriyle bu alan yeniden düzenlenmiş ve ikinci defa mükerrir sayılanlar bakımından da koşullu salıverilme yolu açılmıştır. Bugün bu hükümlüler için de bir tahliye takvimi kurulabilmekte, ancak oran genel rejime göre belirgin biçimde ağır uygulanmaktadır.

Süreli hapis cezalarında ikinci defa tekerrür halinde koşullu salıverilme oranı dörtte üçe çıkar. Bu, cezanın büyük bölümünün kurumda çekilmesi anlamına gelir.

Farkı somutlaştırmak gerekirse, on iki yıllık bir cezada genel oran altı yıl kurumda kalmayı gerektirirken, ikinci defa tekerrürde bu süre dokuz yıla çıkar. Aradaki üç yıllık fark, kişinin hayatında ve ailesinin düzeninde telafisi zor bir dönem oluşturur.

Suç Tarihi Neden Belirleyici

İnfaz mevzuatındaki değişiklikler yürürlük tarihine göre uygulandığından, hangi rejimin geçerli olacağını suçun işlendiği tarih belirler. Bu nedenle aynı durumda görünen iki kişi, suç tarihleri farklı olduğu için tamamen farklı rejimlere tabi olabilir ve tahliye tarihleri yıllarca farklılaşabilir.

Belirleyici olan, suçun işlendiği tarihtir; kararın verildiği ya da kesinleştiği tarih değildir. Yıllar süren bir yargılamanın ardından kesinleşen bir hükümde, uygulanacak rejim yine olayın yaşandığı tarihe göre belirlenir. Bu ayrım hesabın en başında kontrol edilmelidir.

Lehe kanun ilkesi de burada devreye girer. Sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme kişinin lehineyse kural olarak lehe hüküm uygulanır. Bu değerlendirme kendiliğinden yapılmayabilir; dosyaya dilekçe sunularak talep edilmesi gerekir.

Açık Kuruma Geçiş ve Denetimli Serbestlik

İkinci defa mükerrir sayılan hükümlüler bakımından açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları da ağırlaştırılmıştır. Kapalı kurumda geçirilmesi gereken süre daha uzundur ve kurul değerlendirmesi daha titiz yapılır.

Denetimli serbestlik bakımından da özel kurallar geçerlidir. Bu imkandan yararlanabilmek için kural olarak açık kurumda bulunmak gerektiğinden, açığa geçişin gecikmesi denetimli serbestlik tarihini de öteler.

Bu zincir nedeniyle takvim iki kez uzar: önce oran yükselir, sonra aşamalar gecikir. Bu iki etki üst üste bindiğinde, aynı ceza için kurumda geçirilen süre genel rejime göre çok daha uzun olur ve ailenin beklentisini buna göre kurması gerekir.

Tahliye Sonrası Denetim Süresi

Mükerrir hükümlüler bakımından kanun, cezanın infazından sonra da bir denetim süresi öngörülmesine imkan tanır. Bu, kişinin tahliyeden sonra da bir yıldan az olmamak ve beş yıla kadar uzatılabilmek üzere denetim altında kalması demektir ve ikinci defa tekerrür hallerinde bu süre daha uzun uygulanabilir.

Denetim süresinde kişiye bir eğitim programına katılma, belirli yerlere gitmekten kaçınma ya da denetimli serbestlik müdürlüğüne düzenli başvuru gibi yükümlülükler getirilebilir. Bu yükümlülüklerin ne olduğunun tahliye anında yazılı olarak öğrenilmesi, sonradan doğacak sorunları önler.

Yükümlülüklere uyulmaması yeni bir suç dosyası doğurmaz; ancak denetim süresinin uzatılması ya da tedbirlerin ağırlaştırılması sonucunu doğurabilir.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Hesap Nasıl Kontrol Edilir

Uygulanan oran ve tekerrür kaydı, infaz savcılığının düzenlediği müddetnamede gösterilir. Bu belge cezanın başlangıcını, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihlerini içerir.

Kontrol edilecek ilk şey, ikinci defa tekerrüre esas alınan dosyaların hangileri olduğudur. Ardından bu dosyalardaki cezaların türü, kesinleşme ve infaz tarihleri incelenir ve süre sınırının dolup dolmadığı hesaplanır. Dosya bilgilerine e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Mahsup edilen gözaltı ve tutukluluk günlerinin eksiksiz olup olmadığı da ayrıca kontrol edilmelidir. Oran yüksek olduğu için toplam süre uzun olur; bu nedenle mahsup edilen her gün tahliye tarihine doğrudan yansır.

Hata tespit edildiğinde infaz hâkimliğine başvurulur. Dilekçede hangi kalemin yanlış olduğu ve hangi belgeye dayanıldığı somut biçimde gösterilmelidir. Bu itiraz kabul edildiğinde oran düşebilir ve tahliye tarihi yıllarca öne çekilebilir.

Sık Karşılaşılan Durumlar

Yaygın bir yanılgı, ikinci defa mükerrir sayılan kişinin hiç tahliye olamayacağıdır. Bugünkü düzenlemeye göre bu hükümlüler bakımından da koşullu salıverilme uygulanır; yalnızca oran ağırdır ve süre uzundur. Bu bilgi, ailelerin gerçekçi bir beklenti kurabilmesi bakımından önemlidir.

Bir diğer yanılgı, sicildeki her kaydın tekerrüre esas alınacağıdır. Süre sınırı dolmuş, taksirli suçtan kaynaklanan ya da çocukken alınmış cezalar hesaba katılmaz. Bu kontrol yapılmadığında kişi haksız yere en ağır rejime tabi tutulabilir.

Sık karşılaşılan bir başka durum, kararda bu yönde bir belirleme bulunmamasıdır. Hüküm fıkrasında ikinci defa tekerrüre ilişkin bir ibare yoksa, rejimin infaz aşamasında uygulanması tartışılabilir.

Kazanılmış Hak Tartışması

İnfaz hukukunda kişi aleyhine sonuç doğuran değişikliklerin geçmişe yürütülmemesi esastır. Bu nedenle suç tarihinde yürürlükte olan ve kişi lehine sonuç veren bir düzenleme, sonradan değiştirilmiş olsa bile uygulanmaya devam edebilir. Uygulamada bu ilke, ikinci defa tekerrür dosyalarında en sık gündeme gelen tartışma konusudur.

Bu değerlendirme kendiliğinden yapılmayabilir. Kişi ya da avukatı, lehe kanun uygulanması talebiyle infaz savcılığına veya infaz hâkimliğine başvurduğunda hesap yeniden yapılır. Uzun süredir infazı devam eden dosyalarda bu talebin hiç yapılmamış olması, aylarca hatta yıllarca fazla kalınmasına yol açabilir.

Aynı şekilde, kesinleşmiş kararda yer almayan bir ağırlaştırmanın infaz aşamasında uygulanması da kazanılmış hakka aykırılık oluşturur. Kararın hüküm fıkrasında ikinci defa tekerrüre ilişkin bir belirleme bulunmuyorsa, bu husus itiraz dilekçesinin en güçlü dayanağıdır ve kabul edildiğinde uygulanan oran doğrudan değişir.

Uzun Süreli İnfazlarda Aile Takibi

Bu rejime tabi dosyalarda infaz uzun sürdüğü için ailenin takibi daha da önem kazanır. Yıllar içinde mevzuat değişebilir ve kişi lehine yeni bir düzenleme yürürlüğe girebilir. Bu değişiklikler kendiliğinden dosyaya yansımadığından, dönem dönem lehe kanun değerlendirmesi talep edilmesi gerekir.

İkinci olarak disiplin kayıtlarının takibi gerekir. Uzun süreli infazlarda disiplin cezası alma ihtimali de artar ve her ceza, zaten uzamış olan takvimi daha da öteler. Süresinde yapılan bir itirazla kaldırılan disiplin cezası, ileride yapılacak bütün kurul değerlendirmelerini olumlu yönde etkiler ve bu takip aileye düşen en somut görevdir.

Kanun Ne Diyor: İkinci Defa Tekerrür ve Dörtte Üç Oranı

İkinci defa tekerrür, 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve bu alanda 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanunla önemli bir değişiklik yapılmıştır.

Değişiklikten önce ikinci defa tekerrürde birinci fıkradaki süreler uygulanıyordu. Eklenen cümleyle birlikte artık süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır. Yani ilk tekerrürde üçte iki olan oran, ikinci tekerrürde dörtte üçe çıkar; on iki yıl ceza alan bir kişi için bu, dokuz yılın kurumda geçirilmesi anlamına gelir.

Aynı değişiklik ikinci fıkraya da bir cümle ekledi: tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair sınır, ikinci defa tekerrür halinde uygulanmaz. Kanun ayrıca hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağının hükümde belirtilmesini zorunlu tutar; hükümde bu ibare yoksa infazda resen uygulanamaz.

Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç

İkinci defa tekerrür, infaz hukukundaki en ağır rejimdir ve tahliye takvimini yıllarla ölçülen biçimde uzatır. Buna karşılık bu belirlemenin yerinde olup olmadığı çoğu dosyada hiç sorgulanmaz; oysa önceki dosyaların tarihleri incelendiğinde tekerrüre esas alınamayacak kayıtların hesaba katıldığı sıkça görülür.

Bu nedenle yapılacak ilk iş, müddetnamedeki kaydın dayanağını öğrenmek ve mahkeme kararının hüküm fıkrasını okumaktır. Bu iki kontrol, teknik bilgi gerektirmeden yapılabilir ve sonucunda ortaya çıkacak bir tespit, kurumda geçirilecek süreyi belirgin biçimde kısaltabilir.

İnfaz Hukuku alanındaki deneyimimizle, hakkınızda ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanıyorsa ve bu belirlemenin doğruluğunu kontrol ettirmek istiyorsanız, dosyanızı değerlendirmemiz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • İkinci kez mükerrir olanlar şartla tahliye olabilir mi, yani cezaevinden çıkabilirler mi?

    Evet, 04 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun ile yapılan reform sayesinde, ikinci kez mükerrir olanlar da belirli şartları sağladıklarında şartla tahliye (koşullu salıverilme) hakkına kavuşabiliyorlar. Bu yasal düzenleme on binlerce mahkûm için büyük bir müjdedir.

  • Yeni yasaya göre ikinci defa tekerrür durumunda hapis cezasının ne kadarı cezaevinde yatılıyor?

    Güncel yasaya göre, ikinci defa tekerrür hükümlerine tabi olan bir hükümlü, aldığı hapis cezasının dörtte üçünü (3/4’ünü, yani %75’ini) ceza infaz kurumunda “iyi hâlli” olarak geçirdiği takdirde şartla tahliye hakkı kazanır. Bu oran, yeni yasanın getirdiği büyük bir kolaylıktır.

  • İkinci kez mükerrirlere şartla tahliye imkanı sağlayan bu önemli yasa ne zaman değişti?

    Bu devrim niteliğindeki değişiklik, 04 Haziran 2025 tarihinde kabul edilen 7550 sayılı Kanun ile yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önce ikinci kez mükerrirler, cezalarının tamamını kapalı cezaevinde geçirmek zorundaydı.

  • Hukukta “ikinci kez mükerrir” veya “ikinci defa tekerrür” tam olarak ne anlama geliyor?

    Bir kişi, daha önce hakkında mükerrirliğe hükmedilmiş bir ceza kesinleştikten sonra, kanunun belirlediği süreler içinde yeniden kasıtlı bir suç işlerse “ikinci kez mükerrir” sayılır. Bu durum, suç işlemekte ısrarcı olanlara uygulanan en ağır statüdür.

  • Eğer 12 yıl hapis cezası alan biri ikinci kez mükerrir sayılırsa, yeni yasaya göre kaç yıl cezaevinde kalır?

    Yeni ve güncel yasa hükümlerine göre, 12 yıl hapis cezası alan ve ikinci kez mükerrir sayılan bir kişi cezasının dörtte üçünü (3/4’ünü) yatacaktır. Bu da 9 yıla tekabül eder, yani eski yasaya göre 3 yıl daha erken özgürlüğüne kavuşur.

  • İkinci kez mükerrir olanlar için eski sabıkadaki cezanın miktarı, yeni yatar oranını etkiler mi?

    Hayır, 7550 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemede, ikinci kez mükerrirler için eski sabıkanızdaki cezanın süresi ne olursa olsun, yeni aldığınız cezanın yatarı doğrudan ve net olarak 3/4 oranında hesaplanır. “En ağır ceza” kıyaslaması kuralı bu kişiler için geçerli değildir.

  • Mahkeme kararımda “ikinci defa tekerrür” ibaresi yazmıyorsa ne olur, bu durum yatarımı etkiler mi?

    Evet, bu çok önemli bir detaydır. Eğer mahkeme kararında açıkça “ikinci defa tekerrür” yazmayı unutmuşsa, bu sizin için “Usuli Kazanılmış Hak” oluşturur ve hukuken birinci kez mükerrir gibi kabul edilirsiniz. Bu durumda ceza yatarınız 3/4 yerine daha lehe olan 2/3 oranından hesaplanmak zorundadır.

  • İnfaz hesaplamalarında bir hata olduğunu düşünüyorsam ne yapmalıyım veya buna itiraz edebilir miyim?

    Evet, infaz hesaplamalarında sıkça hatalar yapılabilmektedir. Aleyhinize düzenlenen hukuka aykırı bir müddetnameye karşı, belgenin size tebliğ edilmesinden itibaren 15 gün içinde İnfaz Hâkimliğine Şikâyet yoluna başvurarak hatanın düzeltilmesini talep edebilirsiniz.

  • Şartla tahliye olduktan sonra ikinci kez mükerrirler için denetim süresi gibi ek şartlar oluyor mu?

    Evet, cezanızın 3/4’ünü yatıp tahliye olduğunuzda, İnfaz Hâkimi tarafından en az 1, en fazla 5 yıla kadar bir “denetim süresi” belirlenir. Bu süre boyunca size yüklenen denetim kurallarına uymanız gerekmektedir.

  • Denetim süresi boyunca kurallara uymazsam ne gibi sonuçlarla karşılaşırım?

    Denetim süresi boyunca infaz hâkiminin size yüklediği denetim kurallarına (imza atma, belirli yerlere gitmeme gibi) uymazsanız, ağır yaptırımlarla karşılaşırsınız. Kanuna göre, yükümlülüklere aykırı hareket eden mükerrirler, 15 günden az ve 3 aydan fazla olmamak üzere doğrudan Disiplin Hapsine tabi tutulabilir. Bu durum, basit bir ihlalde bile sizi tekrar cezaevine gönderebilir.

İLGİLİ YAZILAR