Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi Nedir? Cezaevinde Ne Kadar Kalırım?

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi Nedir? Cezaevinde Ne Kadar Kalırım?

Kararında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına yazan bir hükümlünün ailesi, bu cümlenin ne anlama geldiğini çoğu zaman kuruma girildikten sonra öğrenir. O ana kadar hesaplanan bütün tarihler geçersiz hale gelir, çünkü bu rejim yalnızca oranı değil, infazın bütün aşamalarını değiştirir. Bu nedenle cümlenin ne getirdiğinin baştan bilinmesi gerekir.

Bu yazıda mükerrirlere özgü infaz rejiminin ne olduğunu, koşullu salıverilme oranını nasıl değiştirdiğini, açık kuruma geçiş ve denetimli serbestlik aşamalarına etkisini, ikinci defa tekerrür halinde durumun nasıl ağırlaştığını, tahliye sonrası denetim süresini ve bu rejime itiraz imkanlarını anlatıyoruz.

Bu Rejim Neyi Değiştirir

İnfaz (Yatar) Hesaplama

Tahliye tarihinizin ne zaman olduğunu öğrenmek istiyorsanız infaz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Hesaplama aracını aç

Mükerrirlere özgü infaz rejimi, daha önce mahkum olmuş ve yeniden suç işlemiş kişiler hakkında uygulanan ağırlaştırılmış bir infaz düzenidir. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun bu rejimi düzenler ve etkisi cezanın miktarında değil, cezanın nasıl çekileceğinde ortaya çıkar.

Rejimin uygulanabilmesi için mahkeme kararında bu yönde bir belirleme bulunması gerekir.

Değişen üç şey vardır: koşullu salıverilme oranı yükselir, açık kuruma geçiş ve denetimli serbestlik aşamaları farklı kurallara tabi olur ve tahliye sonrasında ayrıca bir denetim süresi öngörülebilir. Bu üçü bir araya geldiğinde, kurumda geçirilen süre ile tahliye sonrası dönem birlikte uzar.

Koşullu Salıverilme Oranındaki Değişim

Kurumda çekilmesi gereken süre karşılaştırması
CezaGenel rejimMükerrir rejimiİkinci defa tekerrür
Süreli hapisCezanın yarısıCezanın üçte ikisiCezanın dörtte üçü
Müebbet hapis24 yıl33 yıl33 yıl
Ağırlaştırılmış müebbet30 yıl39 yıl39 yıl
Birden fazla süreli hapisToplam ceza üzerindenEn fazla 32 yılEn fazla 32 yıl

Koşullu salıverilme oranı zaten üçte ikiden fazla olan suçlarda, tekerrür ayrıca ağırlaştırma yapmaz; o suçun kendi oranı uygulanır. İkinci defa tekerrürdeki dörtte üç oranı 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanunla getirilmiştir.

Süreli hapis cezalarında genel oran cezanın yarısı iken, mükerrirler bakımından bu oran üçte ikiye yükselir. Bu, aynı cezayı almış iki kişiden mükerrir olanın kurumda belirgin biçimde daha uzun kalması demektir.

Farkı somutlaştırmak gerekirse, dokuz yıl hapis cezası alan bir kişi genel oranda dört buçuk yıl kurumda kalırken, mükerrir olduğunda bu süre altı yıla çıkar. Aradaki fark bir buçuk yıldır ve buna denetimli serbestlik takviminin kayması da eklenir.

Müebbet hapis cezalarında ise oran değil sabit süreler uygulanır ve bu süreler tekerrür halinde uzar. Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet cezalarında kanunun öngördüğü yıl sayısı, mükerrirler bakımından ayrıca belirlenmiştir.

Açık Kuruma Geçiş ve Denetimli Serbestlik

Mükerrir hükümlüler bakımından açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları da farklı uygulanır. Kapalı kurumda geçirilmesi gereken süre daha uzundur ve kurul değerlendirmesi daha titiz yapılır.

Denetimli serbestlik bakımından da özel kurallar geçerlidir. Bu imkandan yararlanabilmek için kural olarak açık kurumda bulunmak gerektiğinden, açığa geçişin gecikmesi denetimli serbestlik tarihini de öteler.

Bu zincir nedeniyle mükerrir hükümlülerde tahliye takvimi, genel rejime tabi dosyalara göre iki kat uzayabilir. Oran yükselmesi ve aşamaların gecikmesi üst üste bindiğinde, aynı ceza için kurumda geçirilen süre belirgin biçimde artar.

İkinci Defa Tekerrür

Kanun, tekerrür halinde yeniden suç işleyen kişiler için daha da ağır bir rejim öngörmüştür. İkinci defa tekerrür söz konusu olduğunda süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı dörtte üçe çıkar.

Bu oran, cezanın büyük bölümünün kurumda çekilmesi anlamına gelir. On iki yıllık bir cezada genel oran altı yıl kurumda kalmayı gerektirirken, ikinci defa tekerrürde bu süre dokuz yıla çıkar. Aradaki fark üç yıldır ve bu, kişinin hayatında telafisi zor bir dönem oluşturur; aile düzeni, çalışma hayatı ve çocukların bakımı bakımından sonuçları çok daha ağır olur.

Son yıllarda yapılan kanun değişiklikleriyle bu alanda düzenlemeler yapılmış ve infaz rejimi yeniden belirlenmiştir. Hangi rejimin uygulanacağını yine suçun işlendiği tarih belirler; bu nedenle her dosyada geçici hükümlerin ayrıca kontrol edilmesi gerekir. Lehe kanun ilkesi gereği, sonradan yürürlüğe giren ve kişi lehine sonuç veren bir düzenleme varsa bunun uygulanması talep edilebilir; bu talep yapılmadığında kişi aslında yararlanabileceği bir rejimden habersiz kalır.

Tahliye Sonrası Denetim Süresi

Mükerrir hükümlüler bakımından kanun, cezanın infazından sonra da bir denetim süresi öngörülmesine imkan tanır. Bu, kişinin tahliyeden sonra da bir yıldan az olmamak üzere denetim altında kalması anlamına gelir; infaz hakimi bu süreyi en fazla beş yıla kadar uzatabilir ve bu, genel rejimden ayrılan önemli bir noktadır.

Bu süre içinde kişiye bir eğitim programına katılma, belirli yerlere gitmekten kaçınma ya da denetimli serbestlik müdürlüğüne düzenli başvuru gibi yükümlülükler getirilebilir. Amaç, tahliye sonrası uyum sürecini desteklemek ve yeniden suç işlenmesini önlemektir.

Yükümlülüklere uyulmaması yeni bir suç dosyası doğurmaz; ancak denetim süresinin uzatılması ya da tedbirlerin ağırlaştırılması sonucunu doğurabilir.

Kendi Dosyanız İçin

Ne yapılabileceğini birlikte konuşalım. Bize yazmanız yeterli.

Bu Rejime İtiraz Edilebilir mi

Mükerrirlik kaydının yerinde olup olmadığı her zaman tartışılabilir. Önceki mahkumiyetin kesinleşme ve infaz tarihleri incelendiğinde, TCK m.58/2’deki süre, yani beş yıldan fazla hapis cezasında beş yıl, beş yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasında üç yıl sınırının dolduğu ortaya çıkabilir. Bu halde karardaki mükerrirlik ibaresinin kaldırılması talep edilebilir.

Önceki cezanın taksirli bir suçtan kaynaklanması ya da fiilin çocukken işlenmiş olması da tekerrürü ortadan kaldırır. Bu hususların hiç kontrol edilmemesi, uygulamada sık rastlanan bir hak kaybı sebebidir.

Ayrıca mahkeme kararında bu yönde bir belirleme bulunmuyorsa, rejimin infaz aşamasında uygulanması tartışmalıdır. Bu durumda kazanılmış hak tartışması gündeme gelir ve infaz hâkimliğine başvurulabilir.

Sık Karşılaşılan Durumlar

Yaygın bir yanılgı, mükerrir sayılan kişinin hiçbir imkandan yararlanamayacağıdır. Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik uygulanmaya devam eder; yalnızca oranlar ve süreler ağırlaşır.

Bir diğer yanılgı, sicildeki her kaydın tekerrür doğuracağıdır. Süre sınırı dolmuş, taksirli suçtan kaynaklanan ya da çocukken alınmış cezalar tekerrüre esas alınmaz. Dosya bilgilerini e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı üzerinden kontrol edebilirsiniz.

Sık karşılaşılan bir başka durum, birden fazla ilamın bulunmasıdır. İlamlar birleştirilirken hangi cezanın tekerrür rejimine tabi olduğu ayrı ayrı gösterilmelidir; aksi halde genel orana tabi bir ceza da haksız yere ağırlaştırılabilir.

Kurumda Geçen Süreyi Kısaltan Unsurlar

Mükerrir rejimine tabi olmak, hükümlünün elinde hiçbir imkan kalmadığı anlamına gelmez. İyi hal değerlendirmesi bu dosyalarda da geçerlidir ve kurumda çalışma, eğitim ile meslek edindirme faaliyetlerine katılım kurul kararını doğrudan etkiler. Bu faaliyetlere düzenli katılım, açık kuruma geçişin ve denetimli serbestliğin gecikmeden gerçekleşmesini sağlayan en somut unsurdur.

Buna karşılık disiplin cezaları bu dosyalarda daha ağır sonuç doğurur. Zaten uzamış olan takvim, alınacak bir disiplin cezasıyla birlikte aylarca daha ötelenebilir. Bu nedenle disiplin süreçlerine sessiz kalınmaması ve süresinde itiraz edilmesi, mükerrir hükümlüler bakımından çok daha kritik bir konudur.

Mahsup edilecek günler de bu dosyalarda büyük fark yaratır. Oran yüksek olduğu için toplam kurum süresi uzun olur; buna karşılık yargılama sürerken tutuklulukta geçirilen günlerin eksiksiz düşülmesi, tahliye tarihini belirgin biçimde öne çeker. Bu kalemin kontrolü ihmal edilmemelidir.

Ailenin Takip Etmesi Gerekenler

Mükerrir rejimine tabi bir yakını bulunan aile için ilk adım, müddetnamenin temin edilmesi ve uygulanan oranın hangi dosyaya dayandırıldığının öğrenilmesidir. Bu bilgi olmadan tahliye tarihi doğru tahmin edilemez ve aile aylarca yanlış bir takvim bekler. Belgede tekerrür kaydının dayanağı açıkça gösterilmelidir.

İkinci adım, mahkeme kararının hüküm fıkrasının okunmasıdır. Kararda mükerrirlere özgü infaz rejimine ilişkin bir belirleme yoksa, bu husus itiraz için somut bir dayanak oluşturur. Bu kontrol, aile tarafından da yapılabilecek kadar basit olmasına rağmen çoğu dosyada hiç yapılmaz ve kişi gereksiz yere ağırlaştırılmış rejime tabi tutulur.

Kanun Ne Diyor: 5275 Sayılı Kanun m.108

Mükerrirlere özgü infaz rejiminin rakamları 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesindedir. Tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı mahkum olunan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuz dokuz yılının, müebbet hapis cezasının otuz üç yılının, birden fazla süreli hapis cezasına mahkumiyet halinde en fazla otuz iki yılının, süreli hapis cezasının ise üçte ikisinin kurumda iyi halli olarak çekilmesi gerekir.

Aynı fıkra bir sınır daha koyar: koşullu salıverilme oranı zaten üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından o suçun kendi oranı uygulanır. Yani tekerrür ile suç tipine bağlı ağırlaştırma üst üste binmez. İkinci fıkraya göre tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.

Rejimin en çok gözden kaçan yanı tahliye sonrasıdır. Maddenin dördüncü fıkrasına göre infaz hakimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler; bu süre en fazla beş yıla kadar uzatılabilir. Bu süre içinde yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler infaz hakimi kararıyla disiplin hapsine tabi tutulur ve disiplin hapsinin süresi on beş günden az, üç aydan fazla olamaz.

Avukat Değerlendirmesi ve Sonuç

Mükerrirlere özgü infaz rejimi, tahliye takvimini kökten değiştiren bir belirlemedir. Oranın yükselmesi, aşamaların gecikmesi ve tahliye sonrası denetim süresi bir araya geldiğinde, aynı ceza için kurumda ve denetim altında geçirilen toplam süre belirgin biçimde uzar.

Buna karşılık bu kaydın yerinde olup olmadığı çoğu dosyada hiç sorgulanmaz. Önceki dosyanın tarihleri, cezanın türü ve kararda bu yönde bir belirleme bulunup bulunmadığı incelendiğinde, aslında uygulanmaması gereken bir rejimin uygulandığı ortaya çıkabilir.

İnfaz Hukuku alanındaki deneyimimizle, hakkınızda mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanıyorsa ve bu kaydın doğruluğunu kontrol ettirmek istiyorsanız, dosyanızı değerlendirmemiz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Mükerrirlere özgü infaz rejimi ne anlama geliyor?

    Bu, daha önce suç işleyip ceza almış ancak tekrar kanunlara uymayan kişilere uygulanan, normalden çok daha katı bir ceza infaz sistemidir. Hukukta “tekerrür” olarak bilinir ve sabıkalı olma durumunu ifade eder.

  • Sabıkalı olmak (mükerrir sayılmak) cezaevinde kalacağım süreyi nasıl etkiler?

    Sabıkalı olmak, yani mükerrir sayılmak, hapis cezanızın cezaevinde geçireceğiniz süresini (yatarını) önemli ölçüde artırır. Normalde daha az yatan kişilere göre daha uzun süre cezaevinde kalmanıza neden olur.

  • Mahkeme kararımda “mükerrir” yazması, cezamın tamamını indirimsiz yatacağım anlamına mı geliyor?

    Hayır, mükerrir sayılmanız cezanızın tamamını indirimsiz yatacağınız anlamına gelmez. Tekerrür hukuku; geçmişteki suçun türü, suçlar arasındaki süreler, yaşınız ve mahkeme kararlarındaki teknik ifadeler gibi birçok detaya bağlı karmaşık bir hesaplamadır.

  • Bir kişi ne zaman “mükerrir” (tekerrür) sayılır?

    Tekerrür, daha önce işlediğiniz bir suçtan aldığınız ceza kesinleştikten sonra, kanunun belirlediği süreler içinde yeniden suç işlemeniz durumudur. Hukuk sistemi, önceki cezanın sizi ıslah etmediğini düşünerek yeni suçunuza daha ağır bir infaz rejimi uygular.

  • Mükerrir sayılmam için belirli şartlar var mı?

    Evet, mükerrir sayılmanız için bazı katı şartlar vardır. Önceki cezanızın yeni suçu işlemeden önce kesinleşmiş olması, kanuni zamanaşımı sürelerinin geçmemiş olması, suçların kasıtlı veya taksirli olup olmamasına göre ayrım yapılması gerekir.

  • 18 yaşından küçükken işlediğim bir suç, daha sonra mükerrir sayılmama neden olabilir mi?

    Hayır, hukukumuzda çocuklar için büyük bir istisna vardır. İlk suçu işlediğiniz sırada 18 yaşını doldurmamışsanız, bu suçunuz daha sonra yetişkin olarak işleyeceğiniz suçlar için tekerrüre esas alınamaz.

  • Mükerrir olmak cezaevinde geçireceğim sürenin hesaplamasını nasıl değiştirir?

    Normalde ilk kez suç işleyenler hapis cezasının yarısını (1/2) yatarken, mükerrirler genellikle cezanın üçte ikisini (2/3) cezaevinde geçirmek zorundadır. Bu durum, sabıkalı olmanız halinde yatarınızın önemli ölçüde artmasına neden olur.

  • Tekerrürden dolayı fazladan yatacağım sürenin bir üst sınırı var mı?

    Evet, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesine göre, tekerrür nedeniyle cezanıza eklenecek miktar, sizi mükerrir yapan eski cezanızın en ağırından fazla olamaz. Yani, eski cezanız çok hafifse, tekerrürden dolayı fazladan yatacağınız süre o eski cezanın süresiyle sınırlıdır.

  • 2025 öncesinde “ikinci defa mükerrir” olanların durumu nasıldı?

    2025 yılından önce, ikinci kez mükerrir sayılan kişiler şartlı tahliye hakkından hiçbir şekilde yararlanamazdı. Aldıkları hapis cezasının tamamını, hiçbir indirim olmaksızın cezaevinde geçirmek zorundaydılar.

  • 2025 yılındaki yeni yasa (7550 Sayılı Kanun) “ikinci defa mükerrir” olanlar için ne gibi değişiklikler getirdi?

    04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun ile, ikinci kez mükerrir olan kişilerin de şartlı tahliye hakkından faydalanabilmesi sağlandı. Artık bu kişiler, süreli hapis cezalarının dörtte üçünü (3/4) iyi halli olarak cezaevinde geçirdikten sonra tahliye olabiliyorlar.

  • Cezaevinden mükerrir olarak tahliye olduktan sonra hukuki süreç tamamen biter mi?

    Hayır, cezaevinden çıktıktan sonra mükerrir olan kişiler hakkında ayrıca bir “denetimli serbestlik tedbiri” uygulanması zorunludur. Bu süre, tahliye olduktan sonra başlar ve infaz hâkimi tarafından 1 yıldan az, 5 yıldan çok olmamak üzere belirlenir.

  • Mükerrir olarak denetimli serbestlik kurallarını ihlal edersem ne olur?

    Denetim süresi içinde infaz hâkiminin koyduğu kurallara uymazsanız, 15 günden az 3 aydan fazla olmamak üzere doğrudan “disiplin hapsine” tabi tutularak yeniden cezaevine gönderilebilirsiniz.

  • Mahkeme kararında “mükerrir” ibaresi yazmayı unutulursa bu benim lehime olur mu?

    Evet, eğer mahkeme hâkimi kararında “mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına” dair bir cümle yazmayı unutursa, bu durum sizin lehinize “usuli kazanılmış hak” yaratır. Böyle bir durumda, sabıkanız olsa bile normal bir kişi gibi (1/2 indirimle) cezaevinde yatarsınız.

  • Tekerrür hesaplamalarında yanlışlık yapılırsa itiraz edebilir miyim?

    Evet, tekerrür hesaplamalarında ve uygulamalarında sıkça hatalar yapılabilir. Bu tür hukuka aykırılıklar tespit edildiğinde derhal “İnfaz Hâkimliğine Şikâyet” veya “Kanun Yararına Bozma” yoluyla itiraz edebilirsiniz.

  • Tekerrürle ilgili sorunlarım için neden bir avukata danışmalıyım?

    Tekerrür hukuku çok teknik ve karmaşık olup, hatalı hesaplamalar sizi haksız yere yıllarca fazla cezaevinde tutabilir. Uzman bir avukat, adli sicilinizin mükerrir sayılmaya uygun olup olmadığını denetler, “kazanılmış hak” gibi durumlarla yatarınızı düşürtür ve yasal haklarınızı sonuna kadar kullanmanızı sağlar.

İLGİLİ YAZILAR