İş Sözleşmesi Sürerken Yapılan Arabuluculuğa Yargıtay Kararı
Giriş ve Olayın Özeti
İş hukukunda arabuluculuk, uyuşmazlıkların çözümünde önemli bir yol sunarken, bazı durumlarda bu süreçlerin hukuka uygunluğu tartışma konusu olabilmektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2021/12911 Esas, 2022/1387 Karar sayılı kararı, iş sözleşmesi devam ederken yapılan ihtiyari arabuluculuk anlaşmalarının geçerliliği hakkında kritik bir emsal niteliğindedir. Bu kararda, davacı işçi, iş sözleşmesi devam ederken, davalı işveren tarafından kötü niyetli olarak ve iradesi dışında bir arabuluculuk anlaşması imzalattırıldığını iddia etmiştir. İşçi, anlaşma kapsamındaki alacak miktarının gerçek alacağının çok altında olduğunu ve bilgisizliğinden faydalanıldığını ileri sürerek arabuluculuk tutanağının iptalini talep etmiştir. Davalı işveren ise anlaşmanın usulüne uygun yapıldığını, işçinin tecrübeli olduğunu ve iptal nedeninin bulunmadığını savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, dava konusu anlaşmada “gabin” (aşırı yararlanma) şartlarının objektif olarak bulunduğunu (anlaşılan tutar ile gerçek alacak arasında orantısızlık) kabul etse de, işçinin bilgisizliğinden veya tecrübesizliğinden faydalanıldığına dair somut delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, alt mahkemelerin kararlarını bozarak farklı bir hukuki değerlendirme yapmıştır. Yargıtay’a göre, davacı işçinin 01/01/2010 – 26/04/2019 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı ve dava konusu arabuluculuk tutanağının düzenlendiği 20/03/2019 tarihinde iş sözleşmesinin hala devam etmekte olduğu tespit edilmiştir. Anlaşma tutanağında, davacıya kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarına karşılık toplam 30.000,00 TL ödeneceği kararlaştırılmıştır. Ancak, iş sözleşmesi devam ederken kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti gibi, iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı tazminat ve alacakların ödeneceğinden söz edilmesi büyük bir çelişki oluşturmaktadır.
Kararda özellikle belirtildiği üzere, tutanakta yer alan “işten çıkış” ve “tekrar işe giriş” kayıtları gerçek bir fesih işlemi değil, avans niteliğindeki ödemeleri kıdem ve ihbar tazminatı olarak göstermeye yönelik formalite işlemleridir. İş sözleşmesi devam ederken kullandırılmayan yıllık izin hakkının parasal alacağa dönüştürülmesi de hukuken mümkün değildir. Yargıtay, gerçekte bir fesih olmaksızın, arabulucu önünde yapılan anlaşma ile işçiye ihbar ve kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemelerin “avans” niteliğini ortadan kaldırmayacağını ve iş sözleşmesi sona ermediği halde yıllık ücretli izin hakkının paraya tahvil edilemeyeceğini açıkça ifade etmiştir. Bu nedenlerle, arabuluculuk tutanağının geçersiz olduğuna karar verilmelidir.
Ayrıca Yargıtay, davanın niteliği gereği “tespit davası” olarak görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, harca esas değer gösterilerek açılsa dahi kısmi ıslah yoluyla “alacak davasına” dönüştürülmesinin mümkün olmadığını da vurgulamıştır.
Yorum
Yargıtay’ın bu emsal kararı, iş hukuku alanında arabuluculuk süreçlerinin doğru ve hukuka uygun yürütülmesi açısından önemli bir rehber niteliğindedir. Karar, iş sözleşmesinin devam ettiği durumlarda, sona ermeye bağlı hak ve alacakların (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti gibi) arabuluculuk yoluyla “anlaşma” adı altında ödenmesinin hukuka uygun olmadığını ve bu tür anlaşmaların geçersiz sayılacağını net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu durum, işçilerin haklarının korunması ve kanuna karşı hile yoluyla hak kaybına uğramalarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. İşverenlerin arabuluculuk süreçlerini yürütürken bu prensiplere dikkat etmeleri, olası hukuki uyuşmazlıkların ve anlaşmaların geçersizliği riskinin önüne geçmeleri için elzemdir. İşçiler için de, iş sözleşmeleri devam ederken kendilerine sunulan arabuluculuk anlaşmalarının içeriğini ve hukuki sonuçlarını iyi anlamaları, gerektiğinde uzman hukuki destek almaları hayati önem taşımaktadır. Bu karar, arabuluculuk kurumunun işlevselliği açısından kanunun ruhuna uygun hareket etmenin gerekliliğini bir kez daha hatırlatmaktadır.
Karar Künyesi
- Yargıtay: 9. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2021/12911
- Karar No: 2022/1387
- Karar Tarihi: 07/02/2022
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
-
İş devam ederken yapılan arabuluculuk anlaşması geçerli midir?
Yargıtay kararına göre, iş sözleşmesi devam ederken kıdem, ihbar ve yıllık izin gibi feshe bağlı haklar için yapılan arabuluculuk anlaşmaları geçersiz sayılabilir.
-
Çalışırken alınan tazminat ödemeleri hukuken ne anlama gelir?
İş sözleşmesi feshedilmeden, arabuluculuk tutanağıyla kıdem veya ihbar tazminatı adı altında yapılan ödemeler Yargıtay tarafından ‘avans’ niteliğinde kabul edilmektedir.
-
Yıllık izin ücreti iş ilişkisi sürerken paraya çevrilebilir mi?
Hayır, iş sözleşmesi devam ederken kullandırılmayan yıllık izin hakkının parasal alacağa dönüştürülmesi hukuken mümkün değildir ve bu yöndeki anlaşmalar geçersizdir.

