Kadro İptal ve İhdasına İlişkin CBK Kararına AYM Değerlendirmesi
Giriş ve Olayın Özeti
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri tarafından açılan önemli bir iptal davasında Anayasa Mahkemesi (AYM), 2026/17 Esas, 2026/24 Karar sayılı kararıyla, bazı bakanlık ve kamu kurumlarında kadro iptali ve ihdası öngören bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) hükmünü Anayasa’ya uygun bulmuştur. Bu karar, kamu yönetimindeki kadro düzenlemelerinin hukuki çerçevesi ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin yetki alanı açısından dikkat çekici değerlendirmeler içermektedir.
Dava konusu, 24/12/2025 tarihli ve (191) numaralı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 18. maddesiydi. Bu maddeyle;
- Hazine ve Maliye Bakanlığı merkez teşkilatında Risk Analizi Genel Müdürü, Genel Müdür Yardımcısı ve Daire Başkanı unvanlarında toplam 13 kadro iptal edilmiş,
- Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı merkez teşkilatında Milli Teknoloji Genel Müdürü unvanında 1 kadro iptal edilmiş,
- Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı merkez teşkilatında Milli Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü ile Daire Başkanı unvanlarında toplam 2 kadro ihdas edilmiş,
- Gelir İdaresi Başkanlığı merkez teşkilatında Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı, Gelir İdaresi Daire Başkanı ve Gelir İdaresi Grup Başkanı unvanlarında toplam 11 kadro ihdas edilmiştir.
İptal davasını açan 137 milletvekili, bu tür kadro ihdası ve iptali düzenlemelerinin kanunla yapılması gerektiğini, yürütme yetkisinin anayasal çerçeve dışında kullanıldığını, yasama yetkisinin devredilemezliği, kuvvetler ayrılığı ve Anayasa’nın birçok maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Hukuki Değerlendirme ve Karar
Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı iki temel başlık altında incelemiştir: kuralların konu bakımından yetki yönünden ve içerik yönünden Anayasa’ya uygunluğu.
1. Konu Bakımından Yetki Yönünden İnceleme: AYM, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasında belirtilen CBK çıkarma yetkisinin sınırlarını esas almıştır. Mahkeme, önceki kararlarına atıfta bulunarak, bakanlıkların ve bağlı kuruluşlarının kadrolarının ihdası ve iptaline ilişkin düzenlemelerin idarenin teşkilat yapısıyla ilgili olduğunu ve yürütme yetkisine ilişkin konulardan sayıldığını belirtmiştir. Bu tür düzenlemelerin Anayasa’da CBK ile düzenlenmesi yasaklanan hak ve ödevlerle ilgili olmadığı, Anayasa’nın 106. maddesinin on birinci fıkrası ve 123. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleriyle uyumlu olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, dava konusu kurallarla aynı alanda hüküm ifade eden, kanunla yapılmış açık bir düzenleme tespit edilemediği için, kuralların Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasına aykırı olmadığına oyçokluğuyla karar verilerek iptal talebi reddedilmiştir.
2. İçerik Yönünden İnceleme: Mahkeme, hukuk devleti ilkesinin temel unsurlarından olan belirlilik ilkesi bağlamında, iptal ve ihdas edilen kadroların herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık, net ve anlaşılır şekilde düzenlendiğini tespit etmiştir. Bu nedenle kuralların, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesine aykırı bir yönünün bulunmadığına oybirliğiyle karar verilerek iptal talebi bu yönden de reddedilmiştir.
Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi, söz konusu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün hem konu hem de içerik yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmetmiş ve iptal taleplerini reddetmiştir. Yürürlüğün durdurulması talebi de bu kararlar doğrultusunda reddedilmiştir.
Yorum
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yürütme organının kadro ve teşkilat yapısı üzerindeki düzenleme yetkisinin kapsamını bir kez daha teyit etmiştir. Karar, kamu kurumlarının dinamik ihtiyaçlarına hızlı yanıt verebilme kapasitesi açısından yürütme organına geniş bir takdir yetkisi tanıdığını göstermektedir. Özellikle Anayasa’nın 106. ve 123. maddelerine yapılan atıflar, bakanlık ve kamu tüzel kişiliği teşkilatlanmalarının CBK ile düzenlenebileceği ilkesinin, bu kurumların kadro yapılarının ihdası ve iptaline de yansıtıldığını ortaya koymaktadır.
Ancak, karardaki “oyçokluğu” ibaresi ve karşıoy gerekçeleri, meselenin hukuki boyutunun karmaşıklığını ve Anayasa hukukçuları arasında süregelen temel tartışmaları yansıtmaktadır. Karşıoy kullanan üyeler, kadro ihdası ve iptalinin yalnızca teknik bir teşkilatlanma meselesi olmadığını, bilakis kamu personel rejiminin temel unsurlarını belirleyen, kamu hizmetine girme hakkını etkileyen ve kamu maliyesi üzerinde doğrudan sonuç doğuran düzenlemeler olduğunu vurgulamışlardır. Anayasa’nın 128. maddesi uyarınca kamu görevlilerinin statülerinin “kanunla düzenleneceği” ilkesi ile 161. maddesindeki “bütçe hakkı”nın TBMM’ye ait olduğu gerçeği, CBK ile yapılan bu tür düzenlemelerin yasama yetkisinin münhasıran ait olduğu alana girdiği ve kuvvetler ayrılığı ilkesini zedelediği yönündeki eleştirilerin temelini oluşturmaktadır. Bu görüşler, yürütme yetkisinin sınırları ve “kanunla düzenlenmesi gereken konular” ile “CBK ile düzenlenemeyecek konular” arasındaki hassas dengenin korunmasının önemini ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak, AYM çoğunluğu, kadro düzenlemelerinin idarenin genel teşkilat yapısı içinde değerlendirilmesi gerektiğini kabul ederken, karşıoylar bu tür düzenlemelerin kamu personel hukuku ve mali hukuk bağlamında daha derin anayasal ilkelerle bağlantısını kurarak kapsamlı bir tartışma alanı açmıştır. Bu karar, gelecekteki benzer kadro düzenlemelerinin hukuki denetimi açısından bir referans noktası teşkil edecek olup, yasama ve yürütme arasındaki yetki paylaşımına ilişkin anayasal tartışmaların süreceğini göstermektedir.
Karar Künyesi
- Esas Sayısı: 2026/17
- Karar Sayısı: 2026/24
- Karar Tarihi: 12/2/2026
- R.G. Tarih-Sayı: 21/5/2026-33260
- İptal Davasını Açan: Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Murat EMİR, Gökhan GÜNAYDIN, Ali Mahir BAŞARIR ile birlikte 137 milletvekili
- İptali İstenen Kurallar: 24/12/2025 tarihli ve (191) numaralı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 18. maddesiyle ekli (1) ve (2) sayılı listeler.
Hukuki süreçleriniz hakkında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri (CBK) aracılığıyla bakanlık ve kamu kurumlarında gerçekleştirilen kadro ihdas ve iptal işlemlerinin anayasal sınırlarını denetlediği emsal karara dair merak edilenler:
-
Bakanlık ve kamu kurumlarındaki memur kadrolarının iptal veya ihdası Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapılabilir mi?
Evet, yapılabilir. Anayasa Mahkemesi’nin emsal kararına göre, bakanlıkların ve bağlı kuruluşların kadro yapılarındaki düzenlemeler idarenin teşkilat yapısıyla doğrudan ilgilidir. Yürütme yetkisine ilişkin bu konular, temel hak ve ödevleri ihlal etmediği ve aynı alanda açık bir kanuni düzenleme bulunmadığı sürece CBK ile düzenlenebilir.
-
Anayasa Mahkemesi bu davada hangi kurumların kadro değişikliklerini incelemiştir?
Dava kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesindeki Risk Analizi Genel Müdürü ve Daire Başkanı gibi 13 kadronun iptali, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndaki Milli Teknoloji Genel Müdürü kadrosunun iptali ile Milli Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü dahil 2 kadronun ihdası ve Gelir İdaresi Başkanlığı’ndaki 11 kadronun ihdası incelenmiştir.
-
Muhalif milletvekilleri kadro düzenlemelerinin CBK ile yapılmasına hangi gerekçelerle karşı çıkmıştır?
İptal davasını açan 137 milletvekili, kadro ihdası ve iptalinin yürütmenin anayasal sınırlarını aştığını, yasama yetkisinin devredilemezliği ve kuvvetler ayrılığı ilkelerine aykırı olduğunu savunmuşlardır. Karşıoy kullanan üyeler de bu durumun kamu personel rejimi (Anayasa m. 128) ve TBMM’nin bütçe hakkı (Anayasa m. 161) ile doğrudan bağlantılı olduğunu, dolayısıyla münhasıran kanunla düzenlenmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir.
-
AYM, dava konusu kararnamenin ‘belirlilik ilkesi’ ve ‘hukuk devleti’ yönünden incelemesini nasıl yapmıştır?
Mahkeme, içerik yönünden yaptığı incelemede iptal ve ihdas edilen tüm idari kadroların herhangi bir şüpheye yer bırakmayacak biçimde son derece açık, net ve anlaşılır listeler halinde düzenlendiğini saptamıştır. Bu netlik sebebiyle, kuralların Anayasa’ın 2. maddesinde yer alan ‘hukuk devleti’ ve ‘belirlilik’ ilkelerine aykırı olmadığına oy birliğiyle karar vermiştir.
-
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne karşı iptal davası kimler tarafından açılmıştır ve kararın künyesi nedir?
İptal davası, TBMM üyeleri Murat Emir, Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır ile birlikte 137 milletvekili tarafından açılmıştır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun 12.02.2026 tarihli kararı, 2026/17 Esas ve 2026/24 Karar sayılı dosya üzerinden verilerek 21.05.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

